Sevgili
takipçilerim hayırlı pazarlar hepinize.Dostlarım sıkıntılı günlerden geçiyoruz
biraz toplumsal özeleştiri yapmak zorundayız..
Bu
eleştiri üstünden tarihi bir açıklama yapıcam anlayabileceklere, bundan sonrada
herkes konuştuğunu bilecek çünkü herkes konuşuyor kimse doğruyu söylemiyor
medya ve sosyal medyada HALKI UYUTUP sistemi herkes kendine göre dizay ediyor..
Benim
yaşım küçükken ÇEK,SENET yoktu tüccar,esnaf vatandaş birbirine sözle borçlanır toplum
açık saçık şimdinin tabiri ile giyinsede NAMUS mefrumuna haddinden fazla önem
verilirdi..
Şimdi
herkes yorum yapıyor, maalesef o günlerileri sanırım yaşamadıkları için,şimdi
bugünlerde konuşanların o günleri iyi hatırlamasını isterim, biz halkla iç içe
yaşıyoruz ülkemizde olmasak bile her şeyden haberliyiz..
Bu
yozlaşma 1976 yılında başladı ve PLANLI ve PROGRAMLI tatbike sokuldu bugünlere
gelene kadar bir SİSTEM dahilinde ülke bu duruma
getirildi,ANARŞİ,TERÖR,KAOS,EKONOMİK KIRİZLER,İSTİKRARSIZLIK vs olumsuzluklar..
İşte
FENOMEN olmuş geçmişteki bir dizinin biraz gösterdiği 1975 yılında ABD
AMBARGOSU ile kurulan BARONLAR VADİSİ..
Farkındaysanız
son TERÖR ORGANİZATÖRÜ olarak geçen FETÖ yapılanmasının başındaki kişide 1975
yılında intizap etmiş BARONLAR VADİSİNDEKİ yerine,bir büyük gazetede çıkan
belgelerle önümüze serpildi..
Tabi
bu belgeleri onlara ulaştıranlarda muhtemelen aynı MASANIN KÖŞELERİNDE oturan
diğer BARONLAR..
Bunu
burada bırakıp şunları söylemek istiyorum,toplumdaki AHLAKİ erezyonla kelimelerin
anlamlarının değiştiğini gördüm hemde bu muhafazakar ortamda..
HIRSIZLIK
eş anlamlısı ,BULDUM..
GASB(resmi
ve gayrı resmi kurumları kullanmak dahil)GÜÇ KULLANMAK..
DOLANDIRICILIK
eş anlamlısı EKONOMİK ZEKA..
Diğerlerini
saymama gerek yok örnek olarak en önemlilerini veriyorum gerisini siz
bulursunuz..
Gelişmiş
ülkelerin DERİN DEVLET mensubları geniş ufuklara sahip stratejik hesaplamalar
yapıp ÜLKESİNİN önündeki engelleri aşarak ileriye gitmesini sağlayan
insanlardan oluşur,tabiî ki bu insanların bir ÖZELLİKLERİ,GELİŞİMLERİ diğer
insanlara göre farklı ve değişiktir..
Bizde
DERİN DEVLETİN işi sadece son kırk yılda DIŞARDAKİ müttefik yapılarla ülkeyi
içerden ve dışarıdan soyarak GÜÇ ODAĞI oluşturmak ,ülke içindeki çeşitli
kamusal düzenide kendine geniş ortak etmek..
Bu
tip DERİN DEVLET yapısı ile coğrafyamızda geldiğimiz nokta belli siyasetçiler
ve bunlarla bağlantılı STK(SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI) slogan konuşmalarla
topluma hitabet etselerde bizler toplumun içinde yaşıyoruz birbirimizi çok iyi
biliyor ve analizimizi yapıyoruz..
Arkadaşlarım
isim kullanmadan yazıyorum diye bugünlerde bana kızıyorlar bu bir mecburiyet
nedenini söylersem İSTİHBARİ bilgiler çok kesin olsada HUKUK a
yansıtamadığımızı bildiğimizden sinirimizden kendimizi yesekte açık isim konuşamıyacağımız
bir durum arz eder.
İnanın
çok büyük bir savaşın içinden maddi manevi TEK başıma geliyorum..
Şunu
açık söyleyeyim TÜRKİYE de bu DERİN ÇETELER hiçbir zaman vasfını kaybetmedi
aksine dahada güçlendi..
Ama
bugünlerde artık bazı şeyleri duyduğumda
ve okuduğumda dayanamıycağım noktaya geldi her şey, buna kesin bir sonuç
getirmek ve konuyu gerçek anlamda kapatmak gerekli olduğunu düşünüyorum..
Benim
DR AMCAMI ve BABAMI kim zehirleyip öldürttüyse, merhum 8.
CUMHURBAŞKANI TURGUT
ÖZAL beyefendiye suikast yaptıran ve sonrada zehirleyip öldürten BÜYÜK YAPININ o günlerdeki başı sayın CEM KÜÇÜK beyin bir
çok yazısında yazdığı İ.T isimli GLADİO yöneticisidir..
Sayın
KÜÇÜK bu konuya çok doğru yaklaşmış,kamuoyuna bu bilgileri dört yıl evvel uzun
uzun vermiş fakat kamuoyu bu konuyu açmamış kapatmıştır..
Mesele
çok derin İ.T yüksek düzeyde KİMYA
eğitimi almış bir DERİN kişiliktir..
Şu
anda yaşıyormu hayattamı LONDRA,NEWYORK veya BOĞAZDAKİ yalısındamı
bilmiyorum,bildiğim kurduğu sistemin aynen devam ettiği..
Sayın
AHMET ÖZAL beyefendi SSCB(RUSYA FEDERASYONU) hiç şuçlamasın 1988 yılındaki
suikastte ne dahli olabilirdi SSCB devletinin zehirlenme hadisesinde
gerçekleştirmiş olsun..
Ama
şunu söylesin o dönemde bu yapının özellikle AZARBAYCAN içinden bazı SSCB
mensubları ile ilişkilerinden dolayı bunlarında TÜRK DERİN DEVLETİNDE onlarla
temasının kimlerle olduğunu bilmemiz devlet kurumlarımızda ve KÖŞKE uzantılarından
kolay çözülür.
PETKİM,SEYDİŞEHİR
ALİMİNYUM,İSKENDERUN DEMİRÇELİK ALİAĞA gibi kuruluşların kurulmasındaki imzayı
atan hükümetlerin başı merhum DEMİREL beyefendiyi bulduğunuzda, yine gerisinde
İ.T ile karşılaşıcaksınız..
İpuçlarını
birleştirmeniz için SSCB son bitiminde İSTANBUL, ANKARA içinde o dönemde AZARBAYCAN uyruklu kişiler ve bunlarla teması
devamlı sağlayan TÜRK MİLLİ kuruluşları ve onların içinde temasları olan TÜRK
DÜNYASI ile İLMİ ve İSTİHBARİ temasları olan ve SOĞUK SAVAŞTA SSCB karşı
mücadele eden NATO nun uzantısı olan TÜRKİYE uyruklu kişiler vardı….
Gelişmiş
suikast tekniklerini bilenler bunlar vasıtası ile özel zehirler ve kimyasallar sağlamaları gayet doğal, ama ülkemizde bu işleri organize eden DERİN DEVLET yapısının
MOSKOVA ile düşmanlığı olduğu gibi zaman
zamanda çıkar ilişkilerinede tarih boyunca girmişlerdir. ABD, İNGİLTERE ve SİYONİZİM ile müttefik
olarak onların taşoronu gibi çalışırlar bu tip büyük çıkar ilişkilerinde
.
Fenomen
bir dizi olan KURTLAR VADİSİ dizisinde KGT(KAMU GÜVENLİĞİ TEŞKİLATI) isimli bir
birim vardı TÜRKİYEDE böyle birimler hiç oldumu bilmiyorum ama olsaydı sanırım
bir sonuca varılırdı..
KGT
sanırım sadece dizilerde kalmış PALAVRA bir yapı, ülkemizde olsaydı böyle bir
yapı bu kadar BİLGİ kirliliği,MEDYA ve SOSYAL MEDYA KAOSU olmazdı..))
2015
yılında TÜRK HAVA KUVVETLERİ tarafından düşürülen SU-24 uçağının meselesine
kafa yorarken bazı biyografik istihbarat çalışması
yaptığımda yolumuzun tarihi olarak
nerelerde kesiştiğini bazı kişiliklerle, hemde zatı muhterem bir komutanımızla bir yerde RAST geldiğimi
anımsamıştım,güldüm çok hemde çok düşündüm sayın komutanımız TSK intizap
etmeden kimya fakültesinden ayrılarak SİLAHLI kuvvetlere geçmiş geçtiği
tarihler ve HAVA HARP OKULU günleri enterasan hadiselerin ülkemizde özellikle İSTANBUL ilimizde
yaşandığı günler..!
Yani
arkadaşlar bunları açacak olan bizler değiliz, herkes BABASININ katili ve
katilleri için EMEK harcıyacak gerekirse ömrünü harcıyacak..
Bu
böyle MODA,YEŞİLYURT,,LİDO DENİZ KULÜPLERİNDE yan gelip yatmaya benzemez..
İNTİKAM,GURUR
ve HAKKINI aramak ve kollamak DENİZ KULÜPLERİNDE yan gelip yatarak
olmaz.İSTİHBARAT yan gelip yatılacak meslek değildir..
Böyle
ÇAKMA KAHRAMAN yaratan FENOMEN dizilerdeki gibi KGT(KAMU
GÜVENLİĞİ TEŞKİLATI)
yok ,bir ASLAN beyde yok uzun yıllar oldu ASLAN beyi bu yapı toprağa gömdü.
Bu
yapılar KOR u ateşten AL ırken herkesi maşa kullanır sonrada birbirine
vurdurur,vurduramıyorsa birilerine azmettirip kendileri vurdurtur..?
Özelikle
bu GLADİO şifrelerini çözmem 1997 yılında yapının bana saldırması ile MİT
içinde görevli iken geçmişte babam ile bir meseleyi öğrenmem ile oldu ondan
sonra çok sevilen ben, bir anda tukaka edilerek TARİHİN en ŞEREFSİZ saldırları
ile mücadele etmek zorunda kaldım bugünde bu konuda devam edenler bu hadiseye
GLADİO örgütlenmesinin yetiştirdiği insanların devamıdır..
Bunlar
delilleri ve onların izlerini DELİKANLI gibi takip edenlerle çıkıcak ve günümüze
ulaşıcak hadiselerdir kimlere ve nerelere uzanabileceğini kestiremezsiniz?
Sayın
MİT müsteşarımız DR HAKAN FİDAN beyefendinin 2010 yılından sonra bazı söylemleri
gibi değil..KOL KIRILIR YEN İÇİNDE KALIR..
İstihbarat
faliyetlerinde devamlılık esasdır açıklamaları DEVAMLILIK VATAN hizmetinde
olanların katledilmesimi,başkalarının yaptıklarının emeklerinin sömürülmesi
darma duman edilmesimi yoksa HOLANDA UNİ BANK taki bir insanın deşifre olması
yaşı geçmiş tüm bunlardan daha önemlimi, sayın DR HAKAN FİDAN bu kişi için
serzenişte bulunuyormuş deşifre oldu diye?
Bunları
kabul etmediğim olayların üstüne gittiğim içinmi SAHTE OPERASYONLA evimi
basarak beni çocuğumun yanında mahçup etmeye çalıştınız..
Ama
asıl önemlisi taşıdığım TARİHİ misyonumu
soyadımı ÇAMURA batırarak kendi oluşturdukları ÇETELEŞMEYE stratejik yol açmak.
Anlaşıldıki
tutulan ön istihbarat notları ve fezleke tutanaklardan beyfendiler bu konularda
çok eskiden peşimize düşerek bu BÜYÜK KOMPLO PLANI bulunduğumuz tüm çevrelerde
yürürlüğe sokup nihai sonuca FETÖ TERÖR ORGANİZASYONUNU maşa kullanarak
gerçekleştirmişler..
Aslında
planları kavmi birliktelikleri olarak DEVLET ve ÖZEL SEKTÖR içinde
oluşturdukları gayri nizami yapı ile çok geçmiş günlere gidiyor …
Zavallı
babaların şerefini kaybetme derecesinde yetiştirdiği ZAVALLI çocukları..
Çünkü
zavallılık SERVET ve MAKAM sahibi olmakla tedavi edilmez genetik yapı bozuk
olduğu için ZAVALLI BABALARIN ZAVALLI ÇOCUKLARI işte ancak kendinin olmayan
şeylere tenezzül eder..
Bu
operasyondakileri zamanı gelene kadar deşifre etmiyecem çolukları çocukları var
olduğu için..
2010
yılının nisan ayında yapılan SAHTE OPERASYONUN içini açtığınızda nasıl artık
SENARYO yazanların beceriksizleştiklerini görüp kendi kendilerini ele
verdiklerini anlıyacaksınız!!
Ama
şu bir gerçek zavallı ANNELERİ ve RAHATSIZ insanları bile kullanmaktan çekinmeyen onlara
TARİHİ şantaj yapılacak meselelerden şantaj ve tehdit ile kullanan ve olayları
MİT ve diğer kozmik kurumlarla örtebilen bu SOSYETİK SEMPTLERİN taksi
duraklarında tüneyerek vazife gören çünkü içine giremeyip hayatı boyunca SİNEMA
vaziyeti seyredebilen ve bu kompleksleri ile ordu oluşturmuş kimseleri TARİHE
unutturmuyacam?
Çalarak,çırparak,dolandırarak,cinayet
,sabotaj,suikast yani şuçun tamamını kullanan kozmik görevliler sağladıkları karlarla,
HOLDİNG oldular adını koyamıyorlar dikkat çeker diye..!!
Özal
ailesi ve diğer mağdur ailelerde bunları göz önüne alsın.
Gladionun
stratejik devamlılığını sağlamak için TOPYÖKÜN çoluk çocuk çalışan aynı zamanda
mensub oldukları kavimleri ve bu kavimler içindeki tüm ideolojileri SİLAH
olarak kullanan SEKS ilişkileride dahil AHLAK EREZYONUNA GENETİK olarak uğramış
tek başına kimliksiz olduğunda ÇAPSIZ
insanlara dönüşen fakat onların dükkanın önüne koydukları BÜYÜK VİTRİNLERE kanan yazık GARİP GUREBA MİLLETİME..!
Arkadaşlarım
NAMUSU olan bu konuları yayar ve sayın AHMET ÖZAL beyde uyanır rahmetli
BABASININ ölümü konusunda tam gerçeğin üstüne gider ona göre yorum yapar konuşur..
Ben
yoruldum en kıralı üç gün çalışsa dördüncü gün bunların kucağına binip yol
alıyor sonra anlıyoruzki zaten bunlarıda bir koldan yetiştirip önümüze
getirmişler..
Arkadaşlar
bu mevzu bitmez kapanmazda benden patlamasa TARİH önünde bir gün patlar ülkede
durum ne olur bilmiyorum ama illaki GERÇEKLER gelişen bu ULTURA TEKNOLOJİK
dünyada birgün muhakkak aydınlanır suçlular suçu kanun önünde çekmesede TARİHE
düşücek sıfatları o zaman görürüz..
Ben
şimdi size TRAJİKOMİK anılarımdan bir bukle
ile bitireyim..
Yıl
sanırım 1983 veya 1984 yılı yaz günü idi ben o dönemlerde YENİKÖY CARLTON
otelini çok severdim KÖYBAŞI caddesi
üzerinde sabah saatlerinde yada akşam
üstleri çıkar evden oraya gider bir
şeyler içerim günün saat durumuna göre.
.
Çok
nezih ve keyifli bir yerdi o yıllarda otel sanırım 1984 yılı idi hafızam öyle
söylüyor yanıltmıyorsam, OTELİN dış cephesi restorasyona girmişti o yılın yaz
başında..
Bir
gün sabah saatleri hava çok güzel gideyim bir kahve içerim takılırım diye
çıktım evden CARLTON oteline gittim
kapıda polisler var içeri girdim ne oldu diye sormaya kalmadı bir baktım
polislerin durduğu dışarıda otelin plajı ile iskelelerin kurulduğu yerde üstü
masa örtüsü ile örtülmüş bir ceset..
Ne
oluyor yav dedim, işte mesele GARSON ların anlatımı ile o zaman başladı..
Bir
gece evvel otelde düğün varmış,düğün bittikten sonra GELİN ile DAMAT balayı
için otelde ayırttıkları odaya çıkmışlar..
Otelde
bu olayı bilen iki vatandaşımız bu hadiseyi takip etmişler birkaç sıra uzakta bir oda
tutmuşlar..
Gecede
barda yoğun alkol aldıktan sonra düğünü takip edip el ayak çekildikten sonra
odalarına çıkmışlar..
Odalarındaki
camdan bu sefer inşaat için kurulmuş İSKELE üstüne çıkıp, GELİN ile DAMATIN
zifaf gecesini RONTLAR iken TAKTİRİ İLAHİ İSKELE çökmüş ve hatırladığım üçüncü
kattan aşağıya düşmüşler, kafadarlardan biri olay yerinde can vermiş hemen, öbürünü
yaralı kaldırmışlar olayı fark edenler tarafından HASTANEYE..
Bunu
öğrenince gönlüm mumdar oldu,içeceğim TÜRK kahvesinide içmeyip otelden
ayrıldım.
Hepinize
iyi pazarlar,
DR:)
SAYGILARIMLA,
ZEKİ
ARSLAN.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder