31 Mart 2018 Cumartesi

BEBEK CAMİ İMAMI..


                                   

Sevgili takipçilerim dostlarım,hepinize iyi hafta sonu dilerim önümüzdeki haftanında bize mutluluklar,bolluk,bereket,sağlık getirmesini temenni ederim.
Dostlarım biliyorsunuz yazılarımda bazı insanların güvenliği için isimleri şifreli KOD adı kullanarak yazıyorum özellikle insanlarımıza zarar gelmemesi için bu konulara çok dikkat ediyorum.
Daha evvelki birkaç yazımda CEMİL kod adı ile erken yaşta kaybettiğimiz bir büyüğümüzden bahsetmiştim…
Tesadüf bu hafta bir dostumun ilettiği gazete haberi ile şaşırdım ve benim CEMİL kod adı ile bahsettiğim mekanı cennet olsun CUMA YAVUZ büyüğümüzden sayın MEHMET EYMÜR beyefendi ATİN ORG adlı sitede kendisinden bahsetmiş,bunuda YENİ ŞAFAK gazetesi 19 EKİM 2002 tarihinde haber olarak sunmuş,gazeteci sayın FERHAT ÜNLÜ beyefendide EYMÜRÜN AYNASI adlı kitabında sayın CUMA YAVUZ ve sayın MEHMET EYMÜR beyin görüşmelerine yer vermiş.
                                       (ORGİNAL RESİM)
                                       MERHUM CUMA YAVUZ..
                                       

Verilen bilgiler kısıtlı,ben konuyu dahada fazla açayım kendi yaşadıklarımdan,yazının linkinide yazımın bitimi ile en alta koyucam mukayesesini ikisinide okuyarak yaparsınız,aynı zamanda rahmetlinin bana verdiği bir vesikalık resmide koyucam ne kadar ciddi olduğumu yazılarımda anlayın.
Kendimle başlayayım rahmetli Cuma beyi 1986 yılında  tanıdım. Hayatta olan  derin  bir ağbim GEBZE DİLOVASI bölgesinde tanınan ZENCİ MUSA kod adlı H.T bey tarafından tanıştırıldım.
                               

Cuma bey çok nazik,girişken ve mert bir insan olup aynı zamanda MATAMATİK hocası olan bir büyüğümüzdü.
Kendisinin çok geniş bir çevresi ve o yıllarda çok önemli gözle görünmeyen bir yetkisi vardı.
O yıllarda yakın dost olduk , haftada birkaç gün sık sık görüşüyorduk,yemeğe çıkar ve topluca dostlarımızla sohbetlerimiz olurdu.
O yıllarda MÜCADELECİ denen 1970 li yıllarda milliyetçi mukatdesatçı  bir gurubun içinden gelen bir insandı.
O dönemde İSTANBUL da sayın MEHMET EYMÜR ve merhum HİRAM ABAS beyefendilerle aramızdaki köprülerden en önemlisi sayın CUMA YAVUZ beyefendiydi.

Eski yazılarımda anlattım ben o yıllarda çok gençtim,gece hayatı kavga gürültü patırtı olduğunda CUMA beyi arar  CUMA dayı sıkıntı var bir el at derdim.
Derdi ARAS yine nerde ne karıştırdın:)
                                    



Sayın MEHMET EYMÜR beyin dediği gibi rahmetli o dönemde banada kısa ziyaretlerinden birinde  o tarihler merhum ABDULLAH ÇATLI ile geldi fakat tanıştırırken o zaman başka bir isimle tanıştırdı..
Merhum CUMA bey o yıllarda ÖZEL HARP mensubları ve bazı subaylarlada arası çok iyiydi sayesinde onlarıda hep o günki yaşantımız içinde tanıdım.
1990 yılına geldiğimizde  sayın CEMİL ÇİÇEK beyefendi o yıllarda devlet bakanıydı,sayın MELİH GÖKÇEK beyefendi SOSYAL HİZMETLER ÇOCUK ESİRGEME KURUMU genel müdürüydü, merhumun kendiside İSTANBUL ÇOCUK ESİRGEME KURUMU il bölge müdürü oldu.

                                          

Arada gider ziyaret eder cağlolunda dayı nasılsın derdim sohbet ederdik.
Merhum CUMA bey için DİNDAR diyorlar ama o bilindik dindarlardan değil çok modern ve ileri görüşlü bir insandı.
Yıl 1993 yılına geldiğinde CUMA bey MELİH GÖKÇEK beyin ANKARA BELEDİYE başkanı olması ile ANKARAYA yerleşti fakat ani gelen bir KÖTÜ hastalıkla kendisini kaybettik mekanı cennet olsun ALLAH RAHMET EYLESİN.
Hayat devam ediyor tabiki 1994 yılının EYLÜL aylarına geldiğimizde ciddi anlama türkiyenin PKK TERÖRÜ ve bu konularla ilgili dünya devletleri arasında suyun altında yaşanan savaşlardan dolayı bir çok olayın içine girdim.
1994 yılında BİRİNCİ ÇEÇEN savaşı başlamadan evvel ciddi faliyetler ve çalışmalar içinde bulundum.
1995 yılının sonuna doğru eski CİA ve LİBERTE örgütünde AVRUPADA çalışmış TATAR YAKUP kod adlı merhum büyüğüm bir genç arkadaş getirdi bana.
Bu arkadaş o dönemde ayrılıkçı ÇEÇEN güçlerinin içinde faliyet gösteriyormuş,onlara lojistik destek sağlamak için istanbulda bulunuyormuş. Tanıştık ikisi birlikte gelip gitmeye başladılar,anlattığı annesi ÇEÇEN babası GÜRCÜ çok becerikli, bir gün şirketin santirali kitlendi panik yaptı personel, hemen bir tornavida varmı dedi verdik eline tornavidayı ON dakikada santraldaki arızayı tamir etti.
İçki içiyoruz ofisteki odamda sohbet ediyoruz, fakat anladımki bu arkadaş aslında RUS GİZLİ SERVİSİNİN bir elemanı hep bilmemezlikten geldim,oda benim için TATAR YAKUP ağbiye çok sağlam adam diye ranselman vermiş,gülmüştüm😊

Kim bu arkadaş TİMUR kod adlı GÜRCÜ vatandaşı RUSLAN PAPASKERİ.
Yakın zamanda KİEV de kendisine aracındayken bombalı bir saldırı yapılmış ve hayatını kaybetmiş.TOPRAĞI BOL OLSUN.
Birinci ÇEÇEN SAVAŞINDAN sonra hiç kendisini görmedim.2012 yılından sonra kendisi ile ilgili malumatları gazetelerden aldım.
Aynı dönemde CAHAR DUDAYEV öldükten sonra MİKAİL isimli bir arkadaş geldi.

Kahramanmaraş ilimize bağlı ÇEÇEN KÖKENLİ bir vatandaşımız, temiz yüzlü atletik yapılı.
Anlatmaya başladı RUS ORDUSUNA esir düşmüş ÇEÇENİSTAN da.
RUS ordusu askerlerinin kötü davranacağından korkmuş fakat iyi davrandıkları için çok mutlu olmuş ve bunun gibi konuları anlatarak birkaç defa daha uçakla KAFKASYA bölgesine gitti.
Tabi MİT SOVYET MASASI yetkililerinin kendisini sorguya aldıklarını geldikten sonra banada anlattı.

Fakat sonra benim yaptığım istihbaratta bu MİKAİL adlı arkadaşın NEC marka uydu telefonu CAHAR DUDAYEVE ulaştıran kişi olduğunun bilgisi bana geldi.

Bu arkadaşın bu bilgisi geldikten kısa bir müddet sonra İNGİLTERE ye giderek LONDRA ya yerleştiğinin haberini aldım…
Bu sohbetlerimiz esnasında TARIK ÜMİT kaybolmuştu daha çok yeni  olmuştu bu hadise.

Kafkas kökenli olduğundan belirli bir gurubun içinden bana geldiği için bilgisi olabileceğinden kendisine sorduğumda bana cevabı onu unutun ağbi o öldü diye cevap verdi?
Tabi o aralar gazetelerden okuduğumda bir şey dikkatimi çekmişti.
Çünkü TARIK ÜMİT ABAZ kökenli bir istihbarat elemanıydı en son göründüğü yer SELAMİ ÇEŞMEDE ŞİLİBOM pastanesi çok enteresan 1994 ve 1995 yıllarında bende em.MİT daire başkanı ÖNDER kod adlı bey ile bu pastanede sık sık görüşüyordum.ÖNDER beyde ABAZ kökenli olup MİT kurumuna bir çok ABAZ kökenli personelin alınmasına vesile olmuş bir insandı.
Derin devlette bir sistem vardır hayatta olmayan bazı hadiselerin içinde bulunmuş ve hayatını kaybetmiş insanların üstüne ne kadar kirli iş varsa yıkmak.Onun için emin olmadan sadece bir kişiyi şuçlamak hayatta yokken büyük hata olur bu işleri öğrenmek isteyen insanların dikkatini çekeyim.

O yıllarda rahmetli ABDULLAH ÇATLI ile ikamet ettiğimiz evimiz birbirimize çok yakın mesafedeydi.
Ortak dostlarımız var o yıllarda ATAKÖY de ofislerinde beraber çalıştıkları bir ANKARALI ülkücü ağbim var, fakat o yıllarda hiç karşı karşıya gelmedik.
Başka hayatta olmayan ülkücü büyüklerim var onlarda bana gider gelirler ama o yıllarda bizi hiç yanyana getirmediler:)
Fakat sistem öyle bir kurulmuşki herkes herkesten DERİN mekanizmalarda haberliydi.
Özellikle o yıllarda 1990 ve 1997 yılları arasında EMNİYET güçleri ile MİT ve TSK güçleri arasında çekişme vardı.
Yıllar geçti 2013 yılının başları gazeteci SAYIN CEM KÜÇÜK YENİŞAFAK gazetesine beni davet etti gazeteci FERHAT ÜNLÜ beyle tanıştırayım belki program canlı yaparsınız bazı önemli konularda diye,sağolsun.
Atladım gittim sayın KÜÇÜK ile otururken acil bir telefon aldı gitmek zorunda kaldı,birazdan FERHAT bey gazeteye gelicek dedi,özür dileyerek ayrıldı.

Kısa zaman içinde sayın FERHAT ÜNLÜ geldi sağolsun misafir etmek için gazetenin en üst katındaki TELEVİZYON programı odasına götürdü, çünkü sayın CEMALETTİN ÜMİT beyle TARIK ÜMİT hakkında program yapmak için randevulaşmışlar.

Program odasında kısa çaylarımızı içerken ranselman olsun diye bazı ABAZ istihbaratçıların ismini verdim sessiz kaldı.
Arkasından konular açılınca bir on dakika kadar daha kısa kendisine 1996 yılında yiğeninin kaybolduğunda MİKAİL isimli soyadını hatırlayamıyorum KAHRAMANMARAŞLI ÇEÇEN kökenli arkadaşın söylediğini naklettim.Soğuk kanlı bir insan sessiz kaldı.
Bende kısa bir sohbetten sonra sağolsun sayın FERHAT ÜNLÜ beyin nazik davranışı ile uğurlanarak televizyondan ayrıldım.
Bu MİKAİL isimli arkadaşın NEC telefonu CAHAR DUDAYEVE götürdüğünün bilgisi sanırım 1998 yılında birkaç gazetede yazınca dikkatimi çekmişti.

1996 yılında tanıdığım merhum MEDET ÜNLÜ beyin yardımcısı o yıllarda sohbet edip yemek yediğimiz bir beyefendi İ.Ş  rastlaştığımızda gazeteyi vermiştim sinirlenip donup kalmıştı.
2013 senesinin başlarında YENİŞAFAK gazetesinde olan bu görüşmeden sonra 2013 mayıs ayında ANKARA ilimizde MEDET ÜNLÜ ye suikast yapıldı ve akametinde hayatını kaybetti.

Allah rahmet eylesin,mekanı cennet olsun.
Evet dostlarım size bilgileri dezenformasyon yapılmadan kendi yaşantımdan kesitlerle veriyorum.
Konuların içinde olanların çabuk kıymetlendirebileceği, meraklısı vatandaşlarımızında doğru yanıltıcı bilgi olmadan direk aldıkları bilgi olacaktır.
LİNK ADRESİ: ttps://www.yenisafak.com/arsiv/2002/ekim/19/g10.html

Hepinize iyi bir hafta sonu dilerim.
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN.


24 Mart 2018 Cumartesi

VİP ODA!


                                    

Sevgili takipçilerim hepinize iyi pazarlar dilerim.Haftanın son dinlence gününde umarım önümüzdeki haftaya bolluk,bereket ve huzur mutluluklarla girersiniz.
Bu hafta yoğun sizlerden mesajlar aldım,sorular,temenniler,örtülü tehtidler ve eski dostların seni buldum mailleri beni çok memnun etti.
Tehtidlere artık o kadar alıştıkki,VATAN SAĞOLSUN….
Arkadaşlarım biliyorsunuz ZEKİ ARSLAN rumuzu ile beş yıldır bu sayfadan yazarken aynı anda ZEKİ ARSLAN rumuzu ile tweetter sayfamdan sizlerle mesajlaşıyordum.
Bir ara tweet sayfam hacklenince ARAS DAĞLI sayfası ile sizlere tweet ortamından ve PERİSCOP yayınlarından ulaşıyorum şimdi.
Biliyorsunuz asıl ismim A.T bu gerçek ismimi kullanmamamın nedeni istihbarat jargonuna göre isim ve yüz yorulmasın diye.Bir zaman sonra umarım tamamen kendi ismimle sizlere yazıcam ve ulaşmaya çalışıcam.
Bu yazıları sizlere yazmamın nedeni gerçekleri öğrenmeniz ve VATANIMIZA ,MİLLETİMİZE içte ve dışta nasıl mihrakların düşman olduğunu göstermek.Bu mihrakların nasıl insanları yok ettiklerini ve etkisiz kıldıklarını anlamanız ve ömrümün uzun döneminde bu saldırılar ve çatışmalar ile geçen zamanı öğrenmeniz.
Yoksa bunlar benle kalsa ve yok olup gitseydi, hiçbir zaman gerçeklerin bildiğiniz gibi olmadığını öğrenemiycektiniz.
Geçen haftaki yazımda İKİNCİ DÜNYA HARBİNİN çok önemli nuaslarından bahsetmem ve ZEPLİN resimleri çok ilgi gördü.
                                     

Periscope yayınlarında çokça bu konu sorulsada içi çok açılmaya çalışılsada cevap veremedim.Millet için dediler cevabım şu oldu.
MİLLETİN bilmesi gereken ve eylemleri sınırlıdır.DEVLET bilgisi zaruri olmadığı müddetçe açıklanmaz.Sadece İNSAN HAYATI ve HAYATLARI önemli ise o zaman düşünülür..?

Hafta ortasında ARAS DAĞLI tweeter sayfamdan Sayın CÜNEYT ÖZDEMİR ve sayın SONER YALÇIN beyefendilere resimli olarak tweetler atarak kamuoyu önünde bazı sorular sordum.

Birde  MİT müsteşarımız sayın DR HAKAN FİDAN beyefendiye.
Sebebi özellikle TELEVİZYONLARDA oynayan fenomen birkaç dizi içeriği hakkında gerçek bilgileri vermemden dolayı yoğun vatandaştan ilgi geldiği için.
Onun içinde özellikle SAĞIR ODA dizisinin seneryosunu kimlerin sayın ÖZDEMİR ve sayın YALÇINA verdiklerini sormak istedim.
Çünkü bu dizi gerçekler üstüne otutturulmuş fakat gerçeklerin veriliş şekli başka ÜLKELERE hizmet eder bir duruma gelmişti.
Herkes dizinin bitiminin anlaşılamadığını söylemişti ama çok doğru bir şekilde dizi yapımcılar tarafından hastanede bitirilmişti gerçeğide öyle oldu ama ALLAH senaryoyu bir yerden gerçek hayatta bozdu.
Nasıl.
VİP dediğimiz ÖZEL işler vardır bütün devletlerin bu VİP işleride zaman zaman yapan insanlar vardır,her ülkede olduğu gibi bizim ülkemizdede.
Benimde anlattığım gibi ikinci dünya harbinde ailemin içinde olan VİP işler daha sonra babam ile 1983 yılında babamın ölümü ilede benle devam etti.
Tabi hep anlattığım gibi bir yerde yozlaşma,suç ve ağır ihanet gördüğüm andan itibaren bende yaşamıma giren bu tip insanlarla kopmalar ve mücadele başladı.

Bunu yaparken karşıdaki gücün çok kuvvetli olması ile bir çok kere üstüme atılan ÇAMUR OPERASYONLARLA karalanarak özellikle yurt dışındaki ÖZEL MERKEZLERE kötü gösterilerek içerde ve dışarda önüm kesildiği gibi haklarımın ve GÜCÜMÜN ÜSTÜNE çöküldü.
Biz dürüstçene çatışırken ummadığınız insanların ihanetleri ile karşılaştık. GÜÇ herkesin sahip olmak istediği ve bunu elde etmek için gözünü karartarak her türlü suçu işleyebilecek duruma ve VATANA İHANETİN doruk noktasına gelebilecek pozisyona gelebiliyor.
Rahmetli babam karekterli bir insandı bana öğrettiği şu oldu oğlum doğruluktan kaçınma,doğrunun yanında ol,HAKKINI HUKUKUNU savunmaktan kaçınma ailemizi KÖTÜLERDEN ve KÖTÜLÜKTEN,ŞEREFSİZLERDEN koru diye bana öğreti gösterdi.
ATA SÖZLERİ çok doğrudur ALTIN ÇAMURA DÜŞSEDE DEĞERİNDEN KAYBETMEZ,ALTIN ALTINDIR.

ÇAMURA bulanmış altına, suyu sıktınmı altın SARI SARI parlamaya başlar.
Bir defa komploya gelip üstüne çöküldümü sonrasında TÜRK MİLLİ yapısındaki seslerden şu gelir.
SEN KİMSİNKİ….

NE YAPTINKİ,gibi.
SENİNMİKİ vs cümleler,gülüyorum ŞAKA gibi…
Çok mütevazi bir hayatım ve yaşantım oldu ama son yirmi yılda TARİH beni hep haklı çıkardığı için son saatlere kadar tarih hep bana DÜ ŞEŞ attırıyor.

Bu üç kelimeyi büyük harfli yazdırdığım özellikle MİLLİ camia yapısındaki kişiler tüm eleman kadrolarınada söylettirirler kimi canlı hayatın içinde kimi medya veya sosyal medya yolu ile.
Tabi, arkalarındaki 1983 yılından sonra çok organize olarak özellikle dönemin MİT müsteşarı BURHANETTİN BİGALI ve bir kısım yapı ile,bunları daha açıklamıyorum günümüze kadar gelen yapıyı, hadisenin zevki kaçmasın  öyle bir yazayım bu ülkenin TEMELLERİ yerine otursun…
Biz kalktığımızda ÜLKE için ayağa, kimlerin masalarımıza oturduğu meydana çıksın.

Karnı tok,cebi dolu ama VİCDANLARI bitik,GÖZLERİ AÇ,ŞEREFİ ve UTANMASI olmayanlar ortaya çıksınlar…
                                

Bizlerin yaptığı işler ortaya çıkması MİT ve TSK ilgili kurumların kozmik arşiv bürolarında vardır.
Ben hep dediğim gibi yetiştirilmemizde bize  öğretilen HESABINI VEREMİYCEĞİMİZ bir iş  yapmak yoktur.


Hesap sorucak mercilerede her zaman yüreğimiz,aklımız ve vicdanımız açıktır.
Kimseyi kendi hayatımız ve sosyal yaşantımızı yönlendirecek veya müdahale edebilmesine izin vermeyiz son yirmi yılda çok yapıldı.
VİCDANI HÜR,AKLI HÜR MODERN CUMHURİYETİN akil savunucusu humanist yapıyı savunan insanlarız.
Sayın CÜNEYT ÖZDEMİR ve Sayın SONER YALÇIN beyin yaptığı bu dizide çok isterimki arka planındaki kurguyu gerçek hayatta kamuoyuna açıklamalarını.

Çünkü 2003 senesi DÖRT TEMMUZ çuval hadisesi ve arkasından gelen İKİZ İSTANBUL BOMBALI saldırılarından sonra gelişen hadiselerde ABD tarafından 2004 yılı nisan ayında FBI çalışan Ö.M.K yakın dostum ve uzaktan akrabam VAN kökenli birisi çalışma partneri olan bir ABD ERMENİSİ hanfendiyle sohbet amaçlı gelerek olan hadiseler ve gelişen konular hakkında fikrimi aldı ve fikrimi öğrendikten sonra memnuniyetsiz şekilde yanımdan ayrıldı.

Gelişen günlerden sonra öyle bir saldırı MİT kurumundan başlatıldıki önümüzdeki beş yıl yoğun tempoda benle uğraşıldı.
Kısa geçerek anlatıyorum 2006 yılının ağustos ayında SAĞIR ODA dizisinin fragmanını televizyonda görünce şok oldum vede veriliş şekli beni çok rahatsız etti ve bunu yazılı bazı yerlerede bildirdim.
2007 yılında Dizinin bitiminde tekrar ABD en tepe NSA çatı örgütü ve arkasından SIS ingiliz istihbarat örgütü yetkilisi iki bayan beni buldu ve görüştüler onlarda son benim kanatlerimi ve tahlilerimi raporlaştırıp kendi kurumlarına iletmişler.
İşte o ara yoğun stres,sıkıntı ve çok uzun saatler ayakta kalmam ve sigara alkolde akşam saatlerinde kullanmam vucudumu iyice halsiz düşürdü.
İşte o anda öksürük ile birlikte kan gelmeye ciğerlerimden başladı.
Bir buçuk yıl hastaneye gitmeden tek başıma idare ettim en sonunda 2009 yılında artık 53 kilo yatağa düştüğüm anda rahmetli MUHSİN YAZICIOĞLU helikopterle düşerek yaşamını kaybetti arkadaşları ile allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun.

Birkaç gün sonra benide artık gidiyor diyerek rahmetli babamın halinde hastaneye götürdüler fakat kader ağlarını farklı örmüş hastalığım zannettiğim gibi değil VEREM(tüberküloz) çıkınca ağarlaşmış bir buçuk sene tedaviden sonra ayağa kalkarak yeniden tamamen sağlığıma 
                                          

kavuştuğum hafta 20 NİSAN 2010 da bir komplo operasyon yapılarak içeriye alınarak bir pisliğin içine bulaştırıldım,bu yüzden üç tane davaya girdim.

Arkasından sayın BAYKALA kaset operasyonu.
Arkadaşlar gelişimini tamamlayamamış ülkelerin istihbarat örgütleri içindeki belirli guruplar mafyalaşıyor ve mafya gibi hareket ederek kendilerine rant ve uluslararası güç vehmediyorlar haksız yere.
1983 yılında BABAMIN kaybolması ile sistem kuran İSTİHBARAT örgütlenmesi bir zamandan sonra BABANIN OĞLU gelip babasının gücüne sahip çıkınca, bu İSTİHBARAT yapılanmasının menfatleri bozulacağı ve ellerindeki güç kaybolacağı için kendileri 1998 den itibaren şahsıma ilk APO teslim edilmesi esnasında OPERASYON yaparak sonrada etrafımda çevrilerek AKREP misali ateş çemberi kurarak saldırdılar.
                          

SAĞIR ODA dizisindeki KIRIMLI HOLDİNG mirasçılarının dediği gibi dizinin bir bölümünde KEDİ gibi DOKUZ CANLI .

Allahın yardımı ile 2010 nisanına kadar gelebildik.
Burda sayın MİT müsteşarımız DR.HAKAN FİDAN beyefendi bana yapılan operasyondan sonra ve sayın DENİZ BAYKAL beyin kaset kumpasından sonraki birkaç gün içinde MÜSTEŞARLIK makamına geldi.
                                     

O gün ve ondan evvelki günlerdeki yoğun takip ve tarassut altında İSTANBUL emniyeti resmi olarak operasyon yaparken gayri resmi olarak kurumunuz ve BAŞBAKANLIK yetkilileri bana ve aileme karşı kanunsuz ve zorlama ile yasal olmayan operasyon yaptımı.
Emniyette kafam duvardayken narin ve temiz türkçesi ile TÜRKİYENİN STRATEJİK dış politikasını emniyet müdürü TUFAN ERGÜDER isimli FETÖ terör örgütü mensubu emniyet müdürüne aktaran kimdi?
                                         

Bu sorularıma doğru cevap ne gazeteci,yazar ve bürokrat ve siyasetçinin cevap vereceğini zannetmiyorum şimdiye kadar vermediler.
Birisi olmazsa kimler ne kazanır bir POLİS için en kolay suçlu bulma tekniğidir…..

SAYGILARIMLA,
İYİ PAZARLAR.
ZEKİ ARSLAN.


18 Mart 2018 Pazar

İLK KURŞUN MİLLİ ÇETE…


                                  

Sevgili dostlarım hepinize iyi pazarlar ve yeni haftada mutlu,bolluk bereket dilerim.
Yazının başlığına bakınca aklınıza gelen şu olsun toplumumuzda çok uzun yıllardır haksızlık ve zulme karşı bir başkaldırı olmadığı için bunu yapan birilerinin, birisinin olması gerekli bende uzun zamandır onu yapıyorum.
Rahmetli gazeteci HASAN TAHSİN kod adı ile yunana ilk kurşunu İZMİR de sıkan OSMAN NEVREZ bey gibi.

İkinci dünya harbinin bitimi ile SOVYET DEVLET başkanı toprağı bol olsun STALİN ve yoldaş silah arkadaşlarının TÜRKİYE den istekleri oldu.
Neydi bu KARS,ARDAHAN SOVYETLERE verilecek İSTANBUL ve ÇANAKKALE boğazları üstünde ÜST verilecek.

Bir TÜRK olarak, bir karış toprağı için binlerce kanı akıtan milletten hiç savaşa girmemişken niye SOVYET yöneticileri bu toprakları ve üstleri istedi.

Muhakkakki bir sebebi vardı,bu çok konuşuldu ABD ve İNGİLİZ oyunu dendi TÜRKİYE yi kendi paktlarına çekmek için dendi ama hiçbir zaman gerçek çıkmadı.

Gerçek olan şuydu aslında İKİNCİ DÜNYA harbinin galipleri masada olan İNGİLTERE,AMERİKA ve RUSYA aralarındaki güç paylaşımı üstünde ABD ve İNGİLTERENİN baskısı ile RUSYA yı bu isteklerinden vazgeçirdiler yoksa RUSLARI engellemek mümkün değildi isteklerini o dönemde saldırarak yerine getirirlerdi.

2015 te RUSYA ile uçak kırizinde yaptığımız hataları geçmiştede yaptığımız aşikardı.

SAĞIR ODA dizisinde dediği gibi hikayede o günlerle benle ilgili başlıyor bugünlere kadar geliyor.

İnsanların kaderleri ile devletlerin kaderleri bazen birbirine paralel yürür.
Özellikle 1983 yılından sonra babamın ölümü ile tüm dünyam değişti yaşamtın esnasından bir çok şeyi kendi kendime ve YANLIZ BİR TÜRK olarak öğrendim.(ORGİNAL)

Bunları yaşarken  ve öğrenirkende devamlı HEDEFE tam yaklaştığımda bir ALLAHSIZ , KİTAPSIZ,EZANSIZLARIN arkamdan vurmaları ile yıkıldım,bugünde aynı şekilde saldırıyorlar…
1999 yılı OCAK ayına geldiğimde anladımki aslında babamın ölümünden itibaren etrafımı öyle bir sarmışlarki tam bir ÇAKAL ve SIRTLAN sürüsü.
Bu çatışma başladıktan sonra öğrendimki ülkeyi ANGLOSAKSON ve SİYONİST gücüne dayayarak burda ciddi anlamda ÇETECİLİK faliyetini götüren bir yapılanma var.
Bu yapılanma öyle bir NUFUZ etmişki devletin içine sizlere sundukları herkes vatansever ve popüler ,sunmadıkları yada hain olarak sunduklarıda aslında bunların sistemi ile çarpışanlar.


Bugünlerde dolandırıcılık hadisesi ile karşı karşıyasınız bu o kadar küçük bir hadiseki,bu dolandırıcılık yöntemini ülkemize sokan İNGİLİZ modeli üstünden 1980 ihtilali ile bu MİLLİ ÇETE 1999 APO operasyonu ile başlayan yeni versiyonu ile şu anda REJİMİ değiştirir duruma geldi siz farkında değilsiniz:)

Peki bu yapılanma ile nasıl bir husumetin var ARAS DAĞLI dediğinizde, işte bu yazımın başındaki gibi ikinci dünya harbinde başlayan bu kirli savaş benim hayat mücadelem ve yaptığım tarihi askeri ve istihbari operasyonlarla,bu tarihi MİLLİ ÇETENİN suçlarının ortaya çıkmasını bunlarıda benim öğrenmemle başladı.(ORGİNAL)


Yoksa bu MİLLİ ÇETE cinayetler,gasb,dolandırıcılık vs suçları işlediğinde ve buna DOKUNULMAZ KURUM KİMLİĞİ kazandırdığında kendini her şekilde kamufle ediyor ve özellikle FOTO,FİLM ve BELGEYE dayalı materyele elleri çok çabuk uzandığından ŞANTAJ metodunu ciddi anlamda ülke bütünlüğünün ve geleceğinin üstünde oyun kurabiliyorlar.
DİYARBAKIRDA,ANKARADA suikast esnasında TEK kurumundan ve yöneticilerinden hesap sormaya akıl edemeyen bir yapıya kavuşturan bu MİLLİ ÇETE savcı SELİM KİRAZ şehit edilirken tüm TÜRKİYENİN ELEKTİRİĞİNİ kesiyor yine hesap sorabilen bir mekanizma yok.

                       

1987 yılında MAMAK MUHABERE OKULUNDA HABER MERKEZ bölüğünde kullanılmayan boş yatakanedeki şiltenin altından 40 adet asker levhalı resmim çıkmış ve bu şoku bana yaşatıp uzun aramalar sonucunda herhangi bir bulguya ulaşamamıştık komutanlarımızla.
                              

2010 yılının NİSAN ayına geldiğimde arkamdaki anlamsız POLİS takibinin ŞAFAKTA basarız YATAKTA alırız sloganı ile hakikaten hasta yatağında almaları ve sonraki gelişmeleri istihbar ettiğimde şu anda medyadaki uzantıları ve devletin KOZMİK MEKANİZMALARINA giden şahsılarla OTUZBEŞ  YIL gelinen savaşta beni AB ve RUSYA da küçük düşürüp her zamanki MİLLİ ÇETE faliyetlerini götürmek isteyen gurubun tamamına ulaştım.

İstanbul YEŞİLYURT ta yapılan TARİHİ komlo planın anadoludaki üzdüşümlerini ortaya çıkarmak  bana ayrı bir zevk vericek.
Yazımı bitirirken tabiki TANRI müsaade ederse yavaş yavaş yazıcam ALLAH sizinle beraber olsun.
Bu aradada BUGÜN RUSYA FEDERASYONU seçimlerinde   DÜNYANIN en büyük lideri ST.PETERSBURG (eski ismi LENİNGRAD) şehrinin bir ferdi sayın BAŞKAN VİLADİMİR PUTİN beyi şimdiden tebrik ederim yeni BAŞKANLIK günleri için.

Yine bugün 18 MART 1915  ÇANAKKALE ZAFERİMİZİN YÜZ ÜÇÜNCÜ yıldönümünü kutlarım.Tüm ŞEHİTLERİMİZİN MEKANLARI CENNET OLSUN.
İYİ PAZARLAR,

SAYGILARIMLA.
ZEKİ ARSLAN.

                                                                                                    01.01.2022                           A...