Sevgili
takipçilerim hepinize iyi bir Pazar geçirmenizi dilerim.Diyorsunuzdur şimdi
ZEKİ bey epeydir yazmıyordunuz ne vardı!
Kafam
bozuk,sigortalarım atık, canım çok sıkkın !Niye diyeceksiniz?
Niyesi
ülkeme bakıyorum son 40 yılda gelinen durum maalesef JURASIC PARK görüntüsü
veriyor,yada hatırlatıyor insana.
Canlı
bombalardan gelip geçtik elin İTLERİ KORNET TANKSAVAR silahı ile sınırdan 1000
mt mesafeden 155 mm kundağı motorlu topumuzu vuruyor,daha neye canım
sıkılmasınki.
Bunların
askeri ALAN İSTİHBARATI konularına girer, ilerideki yazılarımda devam edicem.
Arkadaşlarım
bülbül sesleri,kuşlar,güvercinler,altın ve yeşil başlı ördekler ,sincaplar
insanlardan korkmadan yaşayabiliyor.
Onları
normal insanlar vurmuyor,kendi hallerinde yaşıyorlar hatta insanlar onları
besliyor hemde çok taktik stratejik donanımla.
Geçen
hafta BALKANLARDA bir ORTODOKS ülkesindeydim,inanın havalimanlarında güvenlik
kapıları ve bagaj elektronik tarama cihazları sadece son uçağa binerken
var.Ondan evvel herşey serbest ne arama ne tarama hiçbir şey yok.
Allah
inandırsın ülkede herkesin yüzü gülüyor,sabahlara kadar sokaklarda kahkaha sesleri böyle bir ülke.Adres soruyorsun nerdeyse alıp seni adrese teslim
edicekler,dükkanlarda yediğin içtiğin yerlerde kimse seni
kazıklamıyor,hırsızlık,gabs,dolandırıcılık vs suçlar doğru düzgün yok.Fiatlar
çok ucuz.
Kızlar
ne diyorsun hepsi bir çiçek çirkin kız yok ON numara fıstık,fıstık!
Polisinden
sokaktaki en basit vatandaşına İngilizce biliyor cevap veriyor,yardımcı oluyor.
Ülkenin
durumumu dökülüyor eski binalar tadilat ve restorasyon olmamış,şehirdeki ulaşım
alt yapısı sağlıklı çalışıyor ama çok eski.
İnsanlar
çok zengin değil ama yaşıyorlar ,eğlenebiliyorlar lüks araba adeti az sanki
1960 yıllarındasın,AMA?
Bilader
herkes gülüyor???
Gülmek
ben bunu çok uzun zaman oldu unuttum,ülkemde unutturdular bana,çok yakında daha
derin şeyler anlatıcam.Bugün Pazar bizim teşkilat azar onun için eğlendireyim
sizi ,duygusal konulara gireyim ama
inanın A……sigortam çok atık!!!!
Meşhur
bir sinema yapıtı başrolünü sayın MÜJDE AR hanfendinin aktör sayın TARIK TARCAN
ile beraber oynadığı, FAHRİYE ABLA filmi!
Sanırım
1984 yılında çekilmişti ünlü şair merhum
AHMET MUHİP DRANAS beyfendinin şiirinden yola çıkılarak senaryoya dökülüp film
yapılmış…
İşte
eski istanbulda böyle ABLA hikayeleri ve efsaneleri vardır.
Benimde
bir ablam vardı,böyle FAHRİYE ABLA gibi çok güzel uzun boylu ,esmer güleç
yüzlü,espirili yerine göre ciddi ve sinirli tavırlı bir ABLA.
Aslen
adanalı gerçek ADI GÜLNAZ.THY (TÜRK HAVA YOLLARI) 1970 li yıllarda MERCEDES
olduğu yıllar zaten on tane uçak var öyle pilot olmak,hostes olmak kolay değil.
Hem
güzel olucan,hem sağlam arkanda HAVA KUVVETLERİNDEN seyir füzen olucakki THY
hostes olmalısın..
Gülnaz
abla THY hostes, eşide rahmetlik pilottu
O yıllarda ben GÜLNAZ ABLA ile tenis oynarken
tanıştım.Çok güzel bayan ve iyi bir tenis oyuncusuydu.
Tenis
sporu biraz AMBİANSLI spor olduğu için iyi oynayan bayan partner bulmuşsan bir
erkek tenisçi için kaymaklı ekmek kadayıfı.
Neden
iyi bayan tenisçi erkek tenisçiye daha yumuşak top atar erkek tenisçiye iyi
antreman çıkartır.
Tabi
birde esnetik hadisesi var olayın,güzel bir bayanla tenis oynuyorsan etrafta
konumun ALTIN olur,ambiance meselesi)).
Gülnaz
abla ile korta gireriz o zamanlar kortlar şimdiki gibi sentetik malzemeden
değil kırmızı kil toprak.
Fakat
halada en sıhhatli kortlar toprak ve çim olanlardır.
Gülnaz
ablayı beklerim iki günde bir gelir çünkü uçuşta,korta bir gireriz artık
nefesimiz tükenene kadar maç yapar antreman yaparız.
Bazen
kortta sıra olmaz bir saatimiz birkaç saat üst üste olur,o yıllarda artık
yorgunluktan bittiğimizde bırakır banka oturur dinlenir terimizi
silerdik.Havluyu yüzümüze vurduğumuz zaman havlu kıp kırmızı olur adeta üstümüz
başımız berbat bir kırmızı renk haline dönüşürdü.
Ben
hep mutsuz ve asabi çocuktum onla tenis oynadığım zaman yüzüm güler,neşeli
olurdum.Bana derdiki seninle tenis oynadığım zaman çocukluğuma tekrar geri
dönüyorum.
Kortta
bir birimizin toplarına yetişemediğimiz zaman kahkalar atar gülerdik.
Eşi
pilot SUHA ağbi aynı Amerikan film aktörü BURT REYNOLS*a benzer hatta kopyası
diyebiliriz çok iyi bir basketbolcu idi arkadaşları ağbilerimiz arasında takımları
vardı,hafta sonları boş zamanlarında basket maçları yaparlardı.
İşte
bir ara ne olduysa sanırım 1979 yılıydı SUHA ağbi THY ayrıldı.
O
aralar işe gitmediği için her gün tesislere gelip basket oynayıp denize
giriyordu.
Fakat
uzaktan keyfi olmadığı belli oluyordu.Gülnaz abla bazen söylüyordu barut gibi
ZEKİ , canı sıkılıyor diye anlatıyordu.
Biz
yine gülnaz ablanın programına göre tenisimizi oynuyoruz,bir gün tesislerin
orda yürüyorum SUHA ağbi rahmetli DEMİR ağbi birkaç kişi daha ağacın altında
sohbet ediyorlar ordan geçerken rahmetlik GÜLNAZ ablayı sordu eve gitti ağbi
dedim.
Gülümseyerek
ulan ZEKİ dedi işallah bizim hanıma sarkmıyorsundur!
Herkesin
içinde kıpkırmızı oldum başımı öne eğdim,yanındakiler hemen SUHA ne yapıyorsun
ZEKİ arslan gibi çocuktur diye takılıp olayı makaraya vurup benimde
utandığımdan dolayı gönlümü aldılar.
Birkaç
ay sonra SUHA ağbi avrupada özel bir havacılık şirketinde iş buldu pilot
olarak,yurt dışında uçmaya başladı.
Kötü
bulutlar hep üstümüzde vardı,her zaman
olduğu gibi kısa zamanlarda aylar içinde bu anlattıklarım SUHA ağbi AFRİKADA
sanırım KENYA oralarda bir yerde uçarken uçağı düşmüş ve hakkın rahmetine kavuşmuş ,bunun haberi
gelince tüm arkadaşları yıkıldı GÜLNAZ abla perişan oldu.
Artık
GÜLNAZ abla gelmemeye başladı,bizde tenis oynayamamaya başladık..
Önümüzdeki
sezonda SUHA ağbinin ismine SPOR MÜSABAKALARI düzenlendi tabi GÜLNAZ ablayıda
davet ettiler hatıra kupasını kendisine taktim etmek için.
Tören
yapılıyor herkese kupaları verildikten sonra HATIRA olarak verilecek kupa için
GÜLNAZ abla kürsüye davet edildi.
Konuşma
yapıldı kendisine HATIRA KUPASI taktim edildi,pisten inerken işaret ederek beni
yanına çağırdı.
Gittim
ZEKİ elimi tut iskeleye doğru yürüyelim dedi.Anlam veremedim peki dedim elinden
tuttum yürüyoruz baktım ağlıyor hıçkırarak,yürüdük bayağı açılana kadar,hiç
konuşmadık ne konuşabilirdikki.
Gülnaz
abla artık gelmez oldu,bizde yeni yeni yaşamın farklı formlarına savrulduk.
Otuz
altı yıl oldu GÜLNAZ ablayı görmeyeli,umarım sağlık sıhati yerindedir,gözümün
önüne hep hatırladığım o gülüşmelerimiz,kahkahalarımız gelir.
Onun
için bir ÜLKEDE insanların en çok ihtiyacı olan şeylerden biri mutlu olmak,gülmek,güldürmek,sevmek,sevdirmek.
Hepinize
iyi pazarlar.
SAYGILARIMLA,
ZEKİ
ARSLAN.


































































