Sevgili
dostlarım mutlu ve pırıltılı bir Pazar günü geçirmenizi dilerim..
Önce
yoğun ilgi ve alakanız gösterdiğiniz sevgi ve şefkat için çok teşekkür ederim..
Geçen
hafta yazımı bitirirken cevap yazıma gelirse devam ediceğimi söylemiştim aynı
konuya,fakat gelmedi onun için bu hafta başka anılarla karşınıza geliyorum.
Fakat
burda orijinal bir belge niteliği taşıyan materyel paylaşıyorum,geçtiğimiz
hafta ele aldığım konuya ilerki günlerde nasıl devam ediceğimi herkes anlasın
ve ciddiyetimizi fark etsinler..
Bu
ülkede hergün her kesim insanımızdan şehitlerimiz tarih boyunca var paylaştığım
zarfın üstündeki geçen isimlerin hepsi genç yaşında ŞEHİT .Bu insanlar
geçtiğimiz haftaki yazı içeriğine dikkat ederseniz fark edip sonraki tarihlerde
şehit olmuş insanları,zamanla anlıyacak ve kavrayacaksınız..
Yazıma
başlamadan evvel bazı TÜRKİYE deki kozmik merkezlerede huzurlarınızda mesaj
geçmek istiyorum..
Geçtiğimiz
son altı yılda ülkemizde yeni egemen olan bir gurup aslında gerisi berisi hep
var olan ama dükkanın ambalajı yeni olan tayfa özellikle ANKARA ve İSTANBUL
gibi merkezlerden bağarıyorlar..
Yok
öyle BABADAN OĞULA SALTANAT ve MİRAS diye bağıran arkadaşlar var, ben bu söylemi
yayan Galatasaray ve İstanbul Erkek liseli bir gurubun tarihten ne niyetler ve tiniyetler içinden bu konumlara
geldiğini iyi bilen bir insanım..
Onlara
ve kendilerine kalkan olucak güç merkezlerine söyliyeceğim nazikçe şu
olur,nazikçe diyorum neden bazen böyle güzel genç alımlı bayan yakınları ilede
mesaj geçiyorlar onun için ağzımı bozmadan söylem geliştiriyorum..
Arkadaşlar,malatyada
babandan kalma kayısı bahçesi,giresun trabzonda babanızdan kalma fındık bahçeleri,rizede
babandan kalma çay bahçesi,karsta babandan kalma yağlı kaşar fabrikası ve diğer
illerdeki ilgili konular sizlere MİRAS kaldığında ne yapıyorsunuz SEBİL diye
dağıtıyormusunuz..
Basında
ve sosyal medya,medyada her gün bu ülkede miras paylaşımı yüzünden kan
davalarını,hadiseleri ve kanlı olayları görüyoruz ve izliyoruz..
Sizlerde
MALATYADA,TRABZONDA bu milletin içindesiniz kendi evinizde bir menfatiniz
bozulsun bana bu lafı yüksek yerlerden söyleyemezsin babandan kalan miras için
öz kardeşlerinizin analarınızın yeri gelir TAŞ ile başını ezmeye kalkarsınız..
Mars
gezegeninde yaşamıyoruz burası TÜRKİYE…
Kimi
kandırıyorsunuz o yaydığınız senaryolarınız çakma,verdiğiniz talkım
çakma,sözleriniz çakma ama kapalı kapılar arkasındaki kirli konuşmalarınız
doğru onları iyi biliyorum..
Sovyet
masasını ELLİ yıl yaşamış ben, ülkemizde kimlerin ABD ve İNGİLİZ güvenli
evlerinde boynu bükük direktif aldığını iyi bildiğimi sizde bende biliyoruz
değilmi kolay gelinmiyor tabi bir yerlere..))
Unutmayın
her zaman bir bilen,duyan,gören çıkar?
Yazıyorum
BABADAN OĞULA mirasın önemini anlayın, icraatsız babaların,icraatsız yatay
geçiş yapan SANSARLARI…
10
TEMMUZ 1980 ERCAN HAVALİMANI KIBRIS…………
Hava
çok sıcak Lefkoşe ercan havalimanına araç geldi ailece Girneye doğru
seyrediyoruz..
Girnede
babam ilk defa DORANA otelde rezarvasyon yaptırmış.Sebebi otel yeni mefruşat
değiştirmiş tadilat yaptırmış aynı zamanda DOM otelin plajını kullanabileceğiz
gibi hemde daha ekonomik o günlerde.
Otele
girdik geniş lobi alanı çok serin KILİMALAR çok güzel çalışıyor ve servis
hizmet mükemmel.
Çünkü
lobide koltuğa oturur oturmaz seramik sürahilerde içi buz dolu hemen su
ve yanında kahve ikramı yaptılar..
O
gün ailece deniz ve gezme ile geçirdikten sonra ertesi gün sabahtan babamın
arkadaşı KIBRISLI ERGİN bey geldi(KOD ADI).
Sarıldı
OSMAN ağbi hoş geldin nasılsın sohbet ve muhabbet ediliyor bir yerden çeşitli
konularda iş görüşmeleri yapılırken,ERGİN ağbi şöyle dedi.
Osman
ağbi yarın DR SCHULTZ(BATI ALMAN) sizin gibi ailesi ile burda
olucak LEDRA
PALAS kapısından giriş yapıcak.
Babam
şaşırdı beklemiyordu böyle bir şey,hayırdır ERGİN dedi.
Ağbi
bir işim var onla o bir Mercedes araba ile gelicek aileside burda tatil yapıcak
dönerkende RUM kesiminden uçakla dönücekler arabayı burda bırakıcak küçük bir
işimiz var ağbi dedi.
Babam
hayırlı olsun ERGİN dedi, ağbi gel senle LAPTA ya kadar gidelim sana bir
hanfendiyi tanıştırıcam dedi.
Peki
dedi babam,anneme döndü sen kızı al çarşıya alışverişe git ZEKİ benle gelsin
dedi.
O
şekilde patlıcan rengi ford tanus cabrio (sport tek kapı) araçla sıcak havada
laptada beş parmak dağlarının eteklerinde bir villaya gittik..
Villanın
kapısını zarif bir İngiliz bayan açtı içerde bizi misafir etti kahve ve
sularımızı içerken sohbet ettiler ve sonra ERGİN ağbi İngiliz bayana dönerek
OSMAN beye bir gösterelimmi dedi.
İngiliz
bayan zarif bir şekilde gülümseyerek villanın ikinci katına bizi çıkardı ve
cebinden çıkarttığı anahtar ile bir
odanın kapısını açtı içeri girdik üstü
örtülü bir tablo ERGİN ağbi üstünü açtı ve
altından İSA hazretleri ile ilgili tasvirler olan büyük bir tablo çıktı bana göre o yaşta.(aslı
ikona)..
Babamın
biraz yüz ifadesi bozuldu ve sertleşti.Osman ağbi dedi ERGİN ağbi, DR SCHULTZ
bu kadına bu İKON için seksenbin tl ve bir Mercedes getiriyor 230E dedi.
Babam
fazla yorum yapmadı kafasını salladı..
Müsade
isteyerek arabaya bindik dönüyoruz ama babamın keyfi kaçtı ve bu konudan hiç
bahsetmeyip kendi ile alakalı konulara döndü.
Ergin
ağbi yarın için babamdan söz aldı DR SCHULTZ ve ailesi ile geliceğini beraber
olmamız için.
.
Babam
olur dedi ERGİN ağbi ayrıldı arkasından KEMAL ağbi geldi babam kendisini çok
severdi.
Kemal
ağbi babamla sohbet ederken babam kemal ağbiye çıkıştı bu ERGİN ne karıştırıyor
böyle diye.Kemal ağbi çok sağlam bir insandır yaşıyorsa halada öyledir,sorma
OSMAN ağbi dedi bu biraz burda fazla açıldı başını belaya sokucak diye sıkıntı
ifadesi yaptı..
Osman
ağbi dedi sen yarın onlarla beraber ol DR SCHULTZ madem geliyor, sonraki
günlerde ben seni misafir edicem adadan ayrılana kadarda seni ben gezdireceğim.
Babam
memnun oldu KEMAL ağbiyi severdi çok sağlam çocuk derdi.
Ertesi
günü DR SCHULTZ eşi ve iki oğlu geldiler oğullarından biri çocuk felci geçirmiş,
ne enteresan benim bir arkadaşım daha vardı tarık oda çocuk felci geçirmişti
oda almanyada yaşıyor onunda annesi alman babası Doktor BOŞNAKTI..
Otelde
kalabalık tüm misafirler ve ergin ağbinin ailesi yemek yedik uzun saatler daha
sonra ayrıldık..
Babam
DR SCHULTZ ve ERGİN ağbi ile akşam ayrılırken sizin işleriniz var ben bundan
sonra biraz tatil yapıp dinleneceğim ailemle adadan ayrıldıktan sonra
istanbulda görüşürüz yada mektuplaşıp haberleşiriz diyerek onları yolcu etti.
Adada
kemal ağbi bizi misafir etti gezdirdi,tatil bitince tekrar istanbula geri
döndük..
O
arada yine babam KIBRIS gidip geliyor yıl 1982 oldu ERGİN ağbiden bir haber
aldık aniden kıbrıstan ailesini alarak LONDRA ya yerleşmiş..
1983
yılı başında babam rahmete kavuştu.Kısa günler içinde DR SCHULTZ bana geldi ve
biraz oturduk.Kıbrısa geçiceğini söyledi biraz istekleri vardı onları
istanbulda temin etmemi söyledi ve dönüşte uğrayıp onları alacağını hazır
etmemi bana anlattı.
Peki
dedim kısa müddet içinde isteğini hallettim bir kenara koydum geldiğinde vermek
için..
Bir
hafta sonra geldi,fakat hiç keyfi yoktu morali bozuktu hazırlık yaptığım
materyelleride istemedi kalsın dedi ve ben gidiyorum dedi gitti.
Kısa
bir zaman sonra adadan rahmetlik ONUR ağbi geldi,nasılsın ağbi derken
konuşuyorum DR SCHULTZ dan bahsettim onunda ADA ya gidip geldiğini söyledim
güldü ZEKİ dedi onun işi bitti.
Nasıl
ağbi dedim KIBRIS FEDERE DEVLETİNE, adaya giremeyeceğini eğer girerse
tutuklanacağını söyledi.
Şaşırdım
neden dedim ses etmedi, peki ERGİN ağbi dedim oda dedi LONDRA dan döndüğü anda
tutuklanacak onun için gelemez dedi..
Zorladım
sebeb ne ağbi dedim,ONUR ağbi biraz zorlarsan tatlıydı dili açılırdı,dedi adada
AZİZ BARBANAS kilisesi vardır o
soyulmuştu 1980
yılının başında evet ağbi dedim oraya giren hırsızlar bazı
değerli İKONLAR ve önemli tarihi eserleri çalmışlar bu olayda bunlarında
parmağı var diyince bir anda aklım ve hafızam toplandı..
Onur
ağbi dedim LAPTA İngiliz kadın, güldü. ZEKİ çocuksun ARAS dedi..))
Uzun
yıllar geçti adaya uğramadım ama TÜRK DERİN DEVLETİ içinde konulara ilgiliysen,
devamlı KIBRISI takip etmen gerekir çok önemlidir..
1996
yılı adanın önemli gazeteci ve yazarı merhum KUTLU ADALI öldürüldü,ada halkı
tarafından KIBRISIN UĞUR MUMCUSU olarak tanınır..
Sonraki
aylarda eski bir ülkücü tanıdığım aradı ANKARA dan ZEKİ dedi naber iyiyim sen
nasılsın dedim,iyidir geçen seyahatteydik KIBRISA gittik JASMİN COURT otelde
kaldık çok eğlendik adada dedi.
İyi
yapmışın uzun yıllar oldu gitmedim bir kısmet olsada gitsem dedim.
Yeni
evlendim iş güç sıkıntı çok fazla o arada KIBRIS ile uluslararası bazı
gelişmeler oluyor bu benim uzmanlık alanım, konular hassaslaştıkça dikkatimi
çekiyor…
Kasım
ayı oldu düşünüyorum RUSYA pazarı varken KIBRISTAN oraya NARENCİYE ihraç
edebilirmiyiz diye düşünüyorum derin derin PORTAKAL,MANDALİNA,LİMON ..)))
Kıbrıstaki
güvenlik kadrosuda muhteşem BARIŞ
KUVVETLERİ KOMUTANI em.orgeneral sayın HASAN
KUNDAKÇI ,GÜVENLİK KUVVETLERİ KOMUTANI em.korgeneral sayın GALİP MENDİ MİT
(MİLLİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI) temsilcisi sayın EMRE TANER ada efsane güvenlik
mensubları ile dolu..
Konular
bu şekilde seyrederken en iyisimi dedim hanımı alayım yeni evliyiz kıbrısın o
muhteşem ikliminde biraz dinleneyim birazda ortam nasıl yerinde TEST edelim..
Kasım
1996 KKTC……
Uçağa
atladık doğru kıbrısa daha evvel LAPTA da çok klasik çok orijinal çok lüks ve çok misafirperver bir otele
rezarvasyon yaptırmıştım.
Ercan
havalimanından taksi ile direk LAPTA ya otele gittik.Odaya çıkarken rica ettim
bir araba kiralama şirketi bir araç yollasın.
Odadan
indik,bir kahve içerken araçta geldi teslim aldım ve öğlen yemeği yemek için
GİRNE sahiline gittik.Aracıda GİRNE belediye otaparkına çektim açık merkezde.
Sahilde
oturduk bir restorantta yemek yedik kalktık otaparka doğru gidiyoruz uzaktan
bir baktım birisi benim arabanın plakasına bakıyor.
Hemen
tanıdım kemal ağbi çok uzun zaman oldu görmeyeli ama o.
Hızlandım
bizi fark edince döndü gidiyor ama arabanın başına geldim ve seslendim KEMAL
ağbi..!
Döndü
meraba dedi,dedim ben kimim.Laptada bir arkadaş vardı eskiden omusun.))
Güldüm
ben rahmetli OSMAN beyin oğlu ZEKİ.Düşündü yutkundu ha hatırladım tamam dedi.
Ama
soğuk öyle olmasının nedeni sanırım adada son altı yedi ayda gelişen hadiseler.
Aslında
öyle olmaması gerekli sanırım ANA teşkilat YAVRU teşkilata gazı koymuş,CİNGÖZ
adaya indi iş peşinde.
Kısa
konuştuk ONUR ağbi rahmetli olmuş,ERGİN hala londrada yaşıyormuş,dedi nerde
kalıyorsun LAPTADA bu isimli otelde, iyi ben gelirim dedi eyvallah beklerim
dedim ayrıldım..
Tabi
laptada kaldığım otelin sahibi önemli bir LORD ingilterede, kendisi ve eşi çok
kibar insanlar ama birde o dönemde önemli bir yeni emekli paşamız ile sık sık
görüşüyorum oda geçmişte orda GÜVENLİK KUVVETLERİ komutanlığı yaptı adada çok
severler.
Fazla
sürmedi biz adayı gezerken iki yaşıtım arkadaşı KIBRIS teşkilatı bize
yaklaştırdı…
Günlük
konulardan konuşurken yavaş yavaş malumatta alıyorum..
Nasıl
oldu ALİ(kod adı) ve METİN(KOD ADI) bu merhum KUTLU ADALI cinayeti adada
dedim.
.
Değerli
bir insan adada kolay kolay böyle insan yetişmiyor dediler ve hadiseyi aynı kamuoyuna
yansıdığı şekilde anlattılar..
Aziz
Barnabas kilisesinde LAHİT MEZAR açılıyor ve içindeki sembol tarihi eserler
çalınıyor..
Bu
hadisenin üstüne merhum KUTLU ADALI ağır sözlerle ANA VATAN yetkililerini
suçladıktan kısa zaman sonra bu hadise vuku buluyor..
ANA
VATANDA ne oluyorsa maalesef YAVRU VATANDA da paralel hadiseler vuku bulmaya
başlamış!
Lahite
girenler MADENCİLİĞİ biliyorlarmış sabaha kadar dört beş kamyon toprak çıkmış..
Kıbrıs
gibi bir yerde tavuk vurulmazken bu olayların olması tabiki Kıbrıs halkının en
yetersiz bilgiye sahip olanının bile ne düşündüğünü tahmin etmek mesele değil..))
Tabi
benim gibi biriside SİKENDER ağbisinin anektot sözünü anımsayıp acı tebessüm
eder..
Türkiyede
tüm derinlerin kuyruğu birbirine DEĞER.Bunun yurt dışına taşınan adresleride bellidir..
Adaya
kısa zaman içinde dönmeye karar vererek harika bir tatil yaparak adadan
ayrıldım..
Adadan
ayrılırken kafamda şu soru işareti vardı..
1981
yılında HAKKARİDE bulunduğu söylenen BARBANAS İNCİLİ içeriğinin basit bir
şekilde bulunmasından birkaç yıl evvel bir büyüğüm tarafından bana
anlatılması çok garibime gitmişti..
Buda
şunu gösteriyor ya bu İNCİL daha evvel bulundu 1981 yılında tekrar bulunmuş
olarak kamuoyuna bir şekilde sızdırıldı.
Yada
birkaç kopya asıl olarak yazılmış bu kopyalardan içeriği bilenler var..
YIL
2000 İSTANBUL BEYOĞLU…..
Bir
beyefendi buldu beni oturduk sohbet ettik bazı tanıdığım isimleri
ranselman verdi büyükte benden kibar ve
eski bir insan kendisi gülerek bana dedi ben MİLLİ SİMBATIM..
Çok
benziyor hakikaten güldük,sohbetlerimiz bir müddet devam etti.
Barbanas
konusunu açtı ben pek dinler tarihi ile ilgilenmem,SULHİ bey(KOD ADI) kendisi Süryani
kökenli bir vatandaşımız olduğu için iyi şekilde ARAMİCE (Süryani dili lisanı)
biliyor kendisinin ifadesi belirli bir askeri karargaha götürülüp bu BARBANAS
İNCİLİ konuşmamızdan çok yıllar evvel gösteriliyor ve bazı bilgilerine
başvuruluyor..
Sanırım
benimle görüşmesinden anladığım acaba bu konu veya benzer ilgili konular
hakkında bir sakladığım malumat ve bilgi varmı birazda onu test etmek için
sohbetler etti kanatındayım..
Arkadaşlar
önemli olan bir hadise STRATEJİK olarakta haklı çıkmak ve hayatta ön almak.
Bugünlerde
sanırım TÜRKİYEMİZİN açılımlarından geldiğimiz noktayı ve yöneticilerimizin
açıklamalarından ne kadar iyi öngörü yaptığım meydana çıkıyor..
Kıbrıs
ile ilgili adaya kısa zaman içinde o tarihlerde döndükten sonra yine bazı enteresan
hadiseleri ileride dile getiricem..
En
başta mektuptaki İSMAİLİ şehit sayalım hayatının baharında kaybettik 2005 mayıs
ayında.
Mektuptaki
jandarma subayımız şehit ASLAN KULAKSIZ beyi hain bir terör pususunda eşinin
yanında 31 temmuz 2015 tarihinde MUŞ MALAZGİRT ilçesinde kaybettik.
7
haziran 2015 em.jandarma albay FEHMİ ALTINBİLEK eşinin yanında seçimlerin
yapıldığı gün şehit edildi..
Dahada
bir çok hadise şunu söylemek istiyorum İYİLERİN ve KÖTÜLERİN listelerini
tutmuyoruz kaybettiklerimiz gerçekte bize aksettirildiği şekildeki konular
yüzündenmi zamansız ayrıldılar yoksa hepsi farklı meseleleri ÖRTMEK içinmi…..?
Hepinize
iyi pazarlar..
DR:)
SAYGILARIMLA,
ZEKİ
ARSLAN


































Hiç yorum yok:
Yorum Gönder