6 Aralık 2018 Perşembe

ARAS TEHLİKEDE….!

30.11.2018
                                   


Sevgili takipçilerim,hepinize selam ederim.Bu yazıyı okurken bilinki benim YAŞAMIM TEHLİKE ve TEHDİT altında bulunuyor.
Bunu çok güvendiğim bir ARKADAŞIMA verdim şu anda benden haber alamadığı için YAYINA  koyuyor  ACİL okumanız için.
                        
Biliyorsunuz gerçek adım,ALP TUFAN. Ne kadar SAĞIR ODA dizinde ARAS DAĞLI ismini kullansalarda, bende yıllarca ZEKİ ARSLAN kod ismini kullansamda.
Arkadaşlarım şahsımın çok uzun yıllardır,büyük bir hadiseler zinciri içinden gelmesinden dolayı, sizlere şu ana kadar BEŞ YÜZ KIRBEŞ adet yazı yazdım BLOGGER ve FACEBOOK sayfamdan.
Şu anda ne kadar çok bu yazıyı paylaşırsanız, benim CAN GÜVENLİĞİMİ belki kurtaracaksınız ve inanın VATANA büyük bir hizmetiniz olucak.
                                 
Yazılarımdan anlıyacağınız gibi 2005 yılında başlayan KANLI bir hadiseler zinciri olan 2005 İÇ GÜVENLİK HAREKAT planı çerçevesi esnasında MİT istanbul  bölge başkanlığı KONTRİSPİYONAJ şubesi,RUS masasına bağlı ÖZEL HAT(261 33 XX) numaralı telefonum iptal edince,büyük sıkıntı içine girdim.
O dönemde bulunduğum bölgenin EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ilçe emniyet GÜVENLİK şube müdürü üstünden koruma kalkanı geliştirdim kendime.
Bunlar uzun hikaye ve maceralar bunlara girmeme şu anda VAKİT yok.
Biliyorsunuz hiç bir ideolojik ve siyasi yapıya dahlim yok ve olmamıştır.Bu sıkıntılı anlar esnasında,bir internet haberinden dönemin BAŞBAKANI bugünün sayın CUMHURBAŞKANINI ile ilgili bir haber okudum.
Bu haberde sayın CUMHURBAŞKANIMIZIN cep telefon numarası veriliyor ve bir yaşlı kadının arayarak sayın CUMHURBAŞKANIMIZA hemen ulaştığını anlatan bir  haber yer alıyor.
Hemen telefonu kaydettim.Akşam saatlerinde numarayı aradım ve karşıma bir beyefendi çıktı,dedim bu telefon sayın BAŞBAKANIMIZINMI.
Telefondaki kişi evet beyefendi ne sıkıntınız var dedi.
Ben size geri dönüş yapıcam dedim ve telefonu kapattım.
İki dakika sonra aynı telefon beni aradı ve kim olduğumu sordu.
ALP TUFAN olarak cevap verdim ve yüzüme kapattı.
            AYDINLIK GAZETESİNDEN ALINTI...
   !!!!!!(Isçi Partisi Genel Baskani Dogu Perinçek:

Tayyip Erdogan’in Wolfowitz’e mektubu suç kanitidir

Isçi Partisi Genel Baskani Dogu Perinçek bugün (24 Ocak 2004) 11.30’da Ankara’da IP Genel Merkezi’nde, Tayyip Erdogan’in Paul Wolfowitz’e yolladigi mektup konusunda bir basin toplantisi düzenledi.
Perinçek basin toplantisina Tayip Erdogan’in Wolfowitz’e yazdigi mektubu okuyarak basladi:


MEKTUP

Dr..Paul Wolfovitz
Savunma Bakan Vekili
Pentagon
Washington DC, 20301
Ford
4 Kasim 2002

Degerli Dr.Wolfowitz,
Ülkelerimiz arasindaki tarihsel ortaklik ve dostlugun gelecekte de sürmesi ümidimi paylasmak için, bu mesajimi ortak dostlar araciligiyla dogrudan size ulastirmak isterim.

Seçim sonuçlarinin bizim genelkurmay saflarinda biraz rahatsizlik yaratmis olabileceginden, resmi konumunuz geregi, hiç kuskusuz haberdarsinizdir. Bilmenizi isterim ki, onlarin Türkiye’nin müreffeh, seküler (çagdas) ve birinci dünya toplulugunun güvenilir bir üyesi olmasi ümitlerini partim ve ben de paylasiyoruz. Ve geçmiste hiç olmadigi kadar birlesmis olan ülkemizin çikarlari için en iyisi olacak sekilde birlikte çalisabilecegimiz kanaatindeyim.

Bu amaçla, Org. Özkök ile mümkün oldugu kadar kisa sürede mahrem, özel bir toplanti yapabilmeyi ümit ediyorum. Özel cep numaram sudur: 0533 7...

Bu yardim ve ülkeme geçmiste gösterdiginiz dostluk için çok tesekkürler.
Sizinle kisisel olarak görüsmeyi sabirsizlikla bekliyorum.
Samimiyetle sizin olan,

Recep Tayip Erdogan
Genel Baskan

YALANLANMADI VE CEVAP VERILMIYOR
Bu mektup, 17 Ocak 2004 günü Star gazetesinde Hayrullah Mahmud’un kösesinde yayimlandi. Ingilizceden çevirisinde hatalar oldugu için, yeniden çevirerek bu sayfaya aldik.
Sekiz gündür her sabah, Basbakanligin yalanlama yazisini okumak için, Star gazetesini açiyoruz. Ve her sabah haber ajanslarinin bültenlerini inceliyoruz, bir açiklama var mi diye. Sekiz gündür ne yalanlama var, ne açiklama. Mektubun dogrulugunu, Ulusal Kanal ve Aydinlik, 18 Ocak 2004 günü Basbakanliga yaziyla sormus. Bu soruya da alti gündür cevap verilmemis bulunuyor.
Susanlar, mektubu dogrulamis oldular.

KURYE ARACILIGIYLA
Tayyip Erdogan, 3 Kasim 2002 seçiminin sabahinda ABD Savunma Bakan Yardimcisina bir mektup yazmaktadir. Mektup, postayla veya normal iletisim yollarindan degil, “ortak dostlar araciligiyla dogrudan” gönderilmektedir. Gizli bir mektuptur bu ve kurye kullanilarak ulastirilmistir. Ayrica iliskinin Türkiye halkinin bilgisi disinda yürütülmesi için özel cep telefonu numarasi da verilmektedir.

TÜRKIYE BASBAKANINI ATAMA MAKAMI
Mektubu yazan, basbakan olmak istiyor ve bunun için ABD Savunma Bakan Yardimcisi’na basvuruyor. Bu mektup, Türkiye basbakaninin Washington’dan belirlendigini gösteren son kanit oluyor.

TEK TARAFLI HIZMET AKTI
Mektup, bir amir-memur iliskisini yansitmaktadir. Mektubu yazan, memur konumunu benimsemistir ve hitap ettigi ABD Savunma Bakan Yardimcisi Wolfowitz’i amiri olarak görmektedir. Tayyip Erdogan, açikça sadakat sözü vermektedir. “Bana güvenin, sizinle birlikte çalismaya hazirim” mesajini senet haline getirmis ve altini imzalamistir. Bu mektup, bir bakima tek tarafli bir hizmet akti veya is dilekçesidir. Tek tarafli akit olur mu diyeceksiniz. Hizmet yükümlülügünü üstlenen kisi, hizmet aktini imzalamis ve kendisine is verecek makama sunmustur.

OLAYLAR DA DOGRULUYOR
Mektubun içerigi, 4 Kasim 2002’den bu yana yasanan olaylarla da dogrulanmistir. Tayyip Erdogan, seçimden sonra hiçbir resmi sifat tasimadigi, parti baskani ve milletvekili olmadigi halde, Genelkurmay Baskani Org. Hilmi Özkök tarafindan 14 Kasim 2002 günü kabul edilmistir. Bu kabulü, Türkiye’nin kanunlari ve devlet yönetimi gelenekleri içinde açiklayamamis ve israrla elestirmistik.
Daha sonra Türk Anayasasi ve kanunlar delik desik edilmis, Anayasa Mahkemesi hiçe sayilmis, Yüksek Seçim Kurulu’ndan istenen kararlar çikartilmis, Siirt seçimleri görülmedik yöntemlerle iptal edilmis, uzatmayalim Wolfowitz’e arzedilen dilekçedeki talep uygulanmis, Tayyip Erdogan’in isbasina getirilmesi muameleleri tamamlanmistir. Bu süreçte Türkiye Cumhuriyeti Anayasasi’ndan ve kanunlarindan baska her sey vardir.

“TÜRKIYE’YI VER KURTUL” PROJESININ BELGELERINDEN
Bu mektup, Türkiye’yi ver kurtul projesinin belgelerinden biri olarak ihanetler tarihine geçecektir. “Kibris’i ver kurtul” dayatmasi, aslinda “Türkiye’yi ver kurtul” projesinin ifadesidir. Her gün bu projenin hangi tertiplerle ve entrikalarla yürütüldügünün yeni bir kanitiyla karsilasiyoruz. Bu kadar büyük ve yogun bir ihanet, Türkiye tarihinin hiçbir döneminde bu kadar dar bir zamana sikistirilmamisti. Hainler o kadar arsiz ki, ellerinden gelse ihanet sözcügünü Türkçe sözlükten çikaracaklar.
Su mektup Türkiye devletinin dagilmakta oldugunun son kanitlarindan biridir. Eger Türkiye Cumhuriyeti diye bir devlet varsa, o devletin meclisi varsa, o devletin yargi organlari varsa, hiç olmazsa su mektuptan sonra varolduklarini göstermelidirler.
Yoksa halktan baska bize ait hiçbir kurum kalmamis midir?

EN AGIR SUÇ
Bu mektup ayni zamanda TCK’da tanimlanmis en agir suçlarin islendigini göstermektedir. Tayip Erdogan yabanci bir büyük devletle isbirligi yaparak Türk devletinin egemenligine müdahale amaçli tertiplere zemin hazirlamakta ve hizmet sunmaktadir.
dperincek@ip.org.tr
ALP TUFAN EK(YUKARDA GEÇEN TELEFONUN BENDEKİ TAMAMI!(05337483254)DİKKAT DİKKAT 2005 ARALIK AYI İLE 2010 HAZİRAN AYINA KADAR BU HAT NUMARA ŞAHSIMCA UZUN MESAJLARLA BİLGİLENDİRİLMİŞTİR ÖZELLİKLE TÜRKİYEYİ HAYATİ İLGİLENDİREN KONULARDA.)

            !!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!1
                                



                                  
O zaman rahatladım anladımki bu hat ciddi olarak aktif olan BAŞBAKANIN hattı. 2005 aralık ayında başlayan hadiseler içinde tüm türkiyeyi ilgilendiren konularda suikast,sabotaj dahil bu hattan uzun YAZILI MESAJ olarak bilgi verdim.
Buna DANIŞTAY saldırısıda dahil.Bir PROVAKATİF saldırının olucağını fakat bulunduğum yerdeki imkanlarla sadece  bir saldırının olucağını tam yerini kestiremediğimi ÜÇ GÜN evvelden bildirdim…

Kendi telefonum olan 1996 yılının başında aldığım 05322533483 numaralı hattım ve sayın CUMHURBAŞKANIMIZ ın 05337483254 numaralı cep hattına 2005 yılının aralık ayından 2010 yılının şahsıma 22 nisan 2010 tarihinde yapılan komplo operasyondan kurtulup serbest kaldıktan sonra bile devamlı şekilde uzun bilgilendirici ve istihbari bilgileri aktardım.
Helal olsun vatan sağolsun.

Ama konu şahsıma yapılan haksızlık tekrar yapıldı bu sefer yıllarca mücadele verdiğim TÜRKİYEDEKİ ANGLASAKSON SİYONİS yapı ile dönemin BAŞBAKANI bugünün sayın CUMHURBAŞKANI beraber olarak yine benim gibi hasta yatağından kalkmış YALNIZ BİR TÜRK e bu komplo operasyonu yaptılar ve şahsımın olan bazı emanetlere yakınlarımı tehdit ederek onlardan alarak el koydular.

Bunlar ULUSLARARASI alanda çok önemli yeri olan sadece ŞAHSA ÖZEL kullanabilirliği olan mataryellerdir.

Kısa yazıcam bu operasyonu İSTANBUL emniyetinden ALİ FUAT YILMAZER,TUFAN ERGÜDER MİT müsteşarlığından sayın EMRE TANER ve bugün müsteşar olan sayın DR.HAKAN FİDAN beyefendi.
                              

İstanbul MİT bölge başkanı tarihi misyon, şahsım ile ilgili konusu olan  sayın İSMAİL NİŞANCI ve 1980 li yıllardan sonra semptimiz YEŞİLYURTA  yerleşen MİT müsteşar yardımcısı sayın MUHAMMET DERVİŞOĞLU bu operasyondan sonra KGT(KAMU GÜVENLİĞİ MÜSTEŞARI) oldu.
                       

Başbakanlıktan bu operasyona katılan DANIŞMAN sütatüsünde bizzat sayın İBRAHİM KALIN ve emniyette iken başım duvara dayalı iken ,TÜRKİYENİN RUSYA ilişkilerini konuşan ve konunun benle ilgisini emniyet müdürü sayın TUFAN ERGÜDER beye anlatan şu andaki CUMHURBAŞKANI danışmanı.

Diğer dönemin BAŞBAKAN DANIŞMANI sayın MUSTAFA VARANK bu konuda komplo operasyon içinde geçen hayatımda hiç tanımadığım İLYAS ARDAL,ŞABAN ARDAL isimli kişileri konunun  içine oturtan.
                             ( ORJİNAL BELGE)

Yeşilköy ve Yeşilyurt semptleri içinde gayrinizami operasyonları götüren sayın İBRAHİM KALIN ve sayın MUSTAFA VARANK a yol açan sayın MUHAMMET DERVİŞOĞLUNUN avukat kızı ve eşi  sayın SERKAN YAZICI.
                            

Bu komplo operasyondan çıktıktan sonra 1999 senesinden sonra  ikinci kere gasb edilmem ve sayın CUMHURBAŞKANIMIZA ülkemin iyi yönde istikamet alması için bilgi verirken şahsıma bu operasyon yapılması,evime misafir gelen insanların evimi basması çok ağrıma gitti.
Bu olaydan sonra tüm bu operasyonu çözmek için ciddi anlamda yine KANUN ile önüm tıkandığı halde ciddi istihbarat faliyeti yaparak tüm sahada ve tepedeki bu size kısa anlattığım yapıyı çözdüm.
                      

2013 yılı 17 OCAK saat 14.00 satinde MİT resmi sitesinden sayın DR.HAKAN FİDAN beyefendiye yaptıklarının yanlış olduğunu izah eden bir mektup yazdım ve şu anda bu mektup BLOGGER ve FACEBOOK sayfamda durmakta. ( T.C BAŞBAKANLIK MİT MÜSTEŞARLIĞI rumuzlu)
                    http://derinistihbarat.blogspot.ru/2017/10/tc-basbakanlik-mit-mustesarligi_16.html

Daha sonra bu konuları YENİ ŞAFAK gazetesi genel yayın yönetmeni sayın İBRAHİM KARAGÜL ve sayın CEM KÜÇÜK beylerle çok sohbet ederek ve internet üstünden  konuşarak görüştük.
                    

Kısadan hisse şu anda ne olduğumu bir dostunuz olarak beni uzun zamandır takip eden bir insan olarak bilmeyeceksiniz.
Onun için bu yazımı paylaşırsanız  ve içindeki orijinal belgeleri kendi gözünüzle görerek bana inanıcaksınız belkide hayatta kalmamı sağlıyacaksınız.

Hepinize selam ederim.
TANRI TÜRKLERİ KORUSUN.
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN,kod adı:)
ARAS DAĞLI,kod adı:)
ALP TUFAN, GERÇEK İSİM:)

2 Aralık 2018 Pazar

İSA ile GELENLER-3


                           

Sevgili takipçilerim,hepinize iyi pazarlar dileyerek İSA ile GELENLER yazımın üçüncüsü ile devam etmek istiyorum.
Dostlarım şahsım adına yazdığım konuların bir özetini kitap haline getirerek bu yazıları aslında sonlandırmak istiyorum.
Bizler dünya içindeki büyük hadiselere İMZA attık.
                       

İMZALARI sahtekarlıkla,soygunculukla vs şuçlarla atmadık.
Bu yaşadığımız hadiselerin hepsinin üstümüzden geçmesinin sebebi,bizlerin yaptıkları ve gücümüzü gasb etmek için hertürlü çamuru üstümüze şıçratan çoluğu çocuğu ahlaksız, ÜLKEMİZDE bizden olmayan ÇAKMA DERİN yapı,ÜST AKIL…!

Güvenlik şube müdürü HİKMET beyle görüşüyoruz konuyu yanımda SİVİL SAVUNMADAN arkadaşım S.Ş de var,HİKMET bey müfettişler gelecek
                       

 burda tespit yapıcaklar  emniyet müdürümüz A.G ile beraber ARAS bey dedi.ALİ.G eski ÖZEL HAREKAT  daire başkanlığında görevde bulunmuş uzun yıllar, HİKMET bey bahsetti.

Sanmıyorum ,gelmezler iptal ederler dedim.
Şaşırdı neden diye sordu..
Bu İSA ların yaptığı hadise basit bir kaçakçılık faliyeti değil.Ben bazı kaynaklarımdan haber aldım.Bunlar diyarbakırdan bazı silah ve teçhizatlar alıp getirmişler ,muhtemelen kendisininde anlattığı şekilde DIRTY ACTİON(kirli operasyon) dediğimiz hadiseleri gerçekleştirdikleri  belli oluyor…

Peki neden sana bunları anlattı diye bana hikmet bey sordu.
Çünkü eninde sonunda bir yerde satılacağını biliyordu.O zaman konuşamazda ama güvenilir bir insana anlatırsa onu gerçek anlamda ne yaptığını anlatır bu düşünce ile bana ip uçları verdi,ailesi hakkındada doğru bilgi verdi diye söyledim.
Bir bakayım ARAS bey dedi ayrıldı..
İki gün sonra geldi,dediğiniz doğru çıktı,müfettişler gelmeyecek fakat senin dediğin gibi bela bir işler var bu sıkıntıyı nasıl POLİS olarak önleyeceğimi bende bilmiyorum dedi.

Dedim ALMAN polisi bir müddet sonra buraya gelir ve benle görüşür beni bulurlar dedim.DÜŞÜNDÜ?

TEK BAŞIMA KALMIŞTIM herkes dağaldı yanımdaki personeller bir daha işe gelmediler,her işe kendim bakmaya başladım çok zor ve yorucu oluyor,bir yerden iş bir yerden sıkıntılı olaylar durum berbat.

Arada bir hikmet bey geliyor görüşüyoruz.
Bir gün tramvay kafede cumartesi yemek yemek için oturduk,hemde sohbet edelim,kapıda bir koruma ve polis aracı var.
Tam yemeğimizi yerken YEŞİL PARKELİ hırpani bir adam bize sürünerek geldi hemen bitişiğimizdeki çok yakın mesafedeki masaya oturmadı çöktü.
Bize bakıyor ve elinde bir bloknot ve kalem bizi kesiyor.Bizim masamızda telsiz var ve açık devamlı anons geliyor.

Hikmet beye kalkalım dedim göz attım,kalktık OFİSE geçtik.
Ne iş ya dedi,biz buna niye kimlik sormadıkki diye bana çıkıştı..
Dedim HİKMET bey ne olduğunu daha bilmiyoruz,adamlar DAĞDAN BAYIRDAN inmişler ne yapacaklarını kestiremeyiz diye anlattım ve örnek verdim.

Dedim kimliği sorsak bu aniden silahını çekse bir sana bir bana dışardada bunların adamları vardır,onlarda koruma polisine sıkar veya yaralar biz şehit oluruz,birde anons geçerler,TERÖRİSTLER polise saldırı gerçekleştirdiler,olayıda artık hangi uygun TERÖR örgütü varsa ona bindirler onlar selamet biz IŞIK a gideriz:)
Aras bey vallahi haklısın dedi.

Cep telefonum çaldı eşim ARAS MC DONALDS ta arkadaşlarımızla oturuyordum iki bayan çantamı çalarak BMW marka bir araçla kaçtılar,ALLAHTAN cüzdanım içinde değildi eşyalarım vardı:)
Canın sağolsun takma kafana dedim..

Hikmet bey bu adamlar etrafımızı sardı?Endişeli suratıma baktı..
ALLAHIN İZNİ ile devamı sonra…
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN

23 Kasım 2018 Cuma

İSA ile GELENLER-2


                                    

Sevgili takipçilerim hayırlı cumalar ve mutlu,huzurlu,eğlenceli bir haftasonu geçirmenizi dilerim.
İsa ile gelenler yazımın ikinci bölümü ile devam ediyorum.
Dostlarım bir tür şuç yapılanması vardır,bunların sınıfı DOKUNULMAZLARIN organize ettiği,bunu kendilerinin istediği şekilde yönettiği ve bu tip şuçlara DEVLET OPERASYONU adını bile verecek tarihi yapılar vardır ve bunların başlangıç ve gelişimleri bulundukları devletleri bile uçuruma,yok olmaya götürecek cinstendir.

Çünkü suç işlendikçe,onun üstünden ülkenin gizli gündemi ve stratejisi bir ray hattına sokulduğunda devasa içinden çıkılamıyacak bir hadiseye dönüşür ve organizma en yüksek yerlere bu sistem ile taşınır…
Evet başlıyalım yakışıklı BAŞKOMİSERİMİZ içeri girdi ve bankodaki hanıma biletin cezasını ödeyerek iptal ettirmek istediğini beyan etti.
Sordum hayırdır başkomiserim seyehatten niye vazgeçtiniz.Güldü,ben gitmeyecektim ordan gelecek bir bayan arkadaşıma bu bileti almıştım:)
Başkomiserim isminiz nedir buyrum bir çay ikram edeyim diye teklif ettim,güldü hafif çay içmem dedi.(ORGİNAL)

Ne ikram edeyim SICAK ÇUKULATA dedi,tamam dedim arkadaşlara söyledim yan kafeteryadan ısmarlasınlar.
Buyrun odama geçelim dedim,geçtik sıcak çukulata geldi yanına bir bardak su vermek için makinaya gittiğimde hemen ayağa kalktı arkamdan suyu doldururken kontrol etti beni,bu hareketi ile notumu verdim.Bu arkadaş POLİS ama vazifesi polislik değil..!!

Buralarda napıyorsunuz başkomiserim isminiz ne diye sorduğumda cevabı şu oldu.
Adım İSA TAŞPINAR daha evvel Beyoğlu emniyet müdürlüğünde görev yaptım deyince,tarihte verince bir anda hafızam beni doğruladı şahsı tanıdım.

1997 yılında önemli bir paşamızla görüşeceğim gün akşam saatlerinde onun akabilinde öğleden sonra belirli polislerin anlamsız bir hareketleri ile ciddi hadise çıkarmış, Beyoğlu emniyetine giderken İSTANBUL MİT BÖLGE başkanlığı emniyeti aramıştı.Emniyetten içeri girerken emniyet müdürü bizi karşılamış bu arkadaşta merdivenlerden inerken sivil kıyafetlerle bana göz kırpmıştı,HATIRLADIM…
Buralarda ne işin var İSA komiserim dedim.Ben Diyarbakır şehit ALİŞAN karakolunun şu anda amiriyim.
Burda ne işin var dedim,sevmiyorum polisliği dedi.Polis gördüğüm zaman KIRMIZI görmüş gibi oluyorum dedi:)
Hadi burdan yak..

Altı ay ücretsiz izin aldım,işlerim var istanbulda onları hallediyorum dedi.
Artık o günlerde arada bir uğruyor,kısa sohbet ediyoruz hemen yanımızda bizim teknik takipin çok kullandığı bir bina var dikkat ediyorum birkaç adamla devamlı o binada takılıyor.
Emniyet amiri HİKMET bey geldi,anlattım durumu güldü bizdede bir bulgu yok bir huzursuz durum yok bölgede bunların vardır bir işleri dedi,önemsemedi.
O aralar yine İSA geliyor sohbet ediyoruz ailesinden bahsediyor,küçük oğlunun bir gözünde sorun olduğunu ameliyat olucağını anlatıyor.
Bir gün eşi hanfendi ve oğluyla bizim orda bir pizzacıda gördüm aileye baktığında çok yüksek seviyede kaliteli bir aile eşi hanfendi ve çocuğu ile birbirlerine çok yakışmışlar.

Ama İSA bölgede dört dönüyor zaman zaman zulada bu itirafçı kılıklı adamlarla buluşuyor ve dağılıyorlar.
İsa başkomiserle konuşuyoruz, ben dedi normalde emniyet müdürü olmam gerekirdi iki üç kere sicil aldım bu rütbede kaldım dedi.
Sohbette enteresan olaylar anlattı,ben dedi polis akademisindeyken FETTULLAHÇI değildim,ama onlarlada hiç dalaşmadım aramı açmadım dedi.

İstanbulda şu andaki emniyet müdür muavini NARKOTİKTEN sorumlu TUFAN ERGÜDER yakın arkadaşım,istersen senide tanıştırayım dedi..
Sağol ,lazım olmaz dedim teşekkür ettim ama bu bende birkaç ay evvel aldığım DIŞ istihbaratı doğrular vaziyette.
O günler öyle bir durumdayızki ABD tut RUSYA ya insana dayalı istihbarat akıyor hiç hayra alamet değil.
Bu olaylar birkaç ay içinde gelişen hadiseler bir gün yine kısa sohbet ederken,İSA alaycı bir şekilde bir söz söyledi.
Sizin zamanınız geçti şimdi artık işler değişti dedi?
Ne varmış bizim zamanımızda dedim.
Sizin zamanınızda POLİS yeleklerini giyiyordunuz adamları alıp ormana götürüp kafasına sıkıyordunuz şimdi öyle değil dedi.
İsa bey dedim,biraz ciddileştim şahsımın bu konularla hiç alakası ve iştikali olmadı,bu tip kirli lafları pisikolojik harp ile bana uzun zaman yaptılar ama benim bu tip bir işle veya gurupla beraberliğim hiç olmadı.
Seni geriden birilerinin bu iftiralar ile bilgilendirdiği belli dedim?
Peki sizin zamanınızda nasıl oluyor bu işler dedim:)?

ARAS bey dedi şimdi HUKUKÇULAR senaryo yazıyor,eee dedim.Onlar film senaryosu gibi yapılacak operasyonu hazırlıyorlar,sonra ÇİFTÇİLER(tetikçiler) gidiyor sıkılacaklara sıkıyorlar,TEMİZLİKÇİLER ortamı temizledikten sonra geriden hukukçuların çalışması ile adli işlemleri yapanların önüne bu senaryo konuluyor,sen sağ ben selamet olay gürültü patırtı olmadan kapatılıyor…
İçimdeki sıkıntı iyice arttı çünkü ortam çok karışık,düşünmeye başladım?
İSMAİL askerde Manavgat ilçe jandarma komutanlığında.Bir cumartesi günü SİVİL SAVUNMADA görevli S.Ş ve eski haber elemanı Y.T ile oturuyoruz,sohbet ediyoruz.
Telefon çaldı telefonda sonuna kadar bağıran bir ses ARAS ağbi kurtar köyü MOSSAD bastı burda babamda dahil herkesi satın almışlar zor 
                             

durumdayım diye seslendi telefon kapandı.
                           (orginal resim merhum İSMAİL.Ç)

Aradan birkaç dakika geçti,bir telefon daha İSMAİL Ç. Babası evladım biraz rahatsız oğlum, dedim beyefendi bu çocuğun MANAVGAT ilçe jandarma komutanlığında olması gerek askere yolladık orda ne işi var.İzinli buraya geldi burda rahatsızlandı iyi değil doktora götürücez dedi ve kapattı.
İyice canım sıkıldı aramızda herkes ismaili tanır konuşurken İSA başkomiser geldi bizim suratımızdan sıkıntılı olduğumuzu anladı ve bana döndü ve söyle dedi.Senin eleman kafayımı yemiş?
Bu olay böyle kapandı,pazartesi İSA komiser geldi bana bir DİYARBAKIR bileti kesermisin,kestik ve nakit ödemesini yaptı ben diyarbakıra gidiyorum dedi birkaç gün içinde dönücem diye söyledi ve ayrıldı.
Döndükten sonra istanbulda enteresan ciddi cinayet haberleri geldi.
Bu konuya BEYNELMİNEL CİNAYET ŞEBEKELERİ yazımda kısa bir müddet önce değinmiştim. (https://derinistihbarat.blogspot.com/2018/10/beynelminel-cinayet-sebekeleri.html)
İsa başkomiser yine geldi ben ALMANYA ya gidicem biraz işlerim var,emekli olursamda alt yapısını hazırlıyorum oto tamirhanesi açıcam orda dedi.

Hadi sende gel ALMANYAYI gezmiş olursun dedi.Dedim kolaymı işi gücü bırak bir dakikada ALMANYAYA gitmek sağol dedim.
Sende ALMANYA biletide yok sadece RUSYA ve iç hat çalışıyorsun benim taksimde bir acentam var ordan alırım dedi.
Bu arada daha evvelde yazdığım bir mektup gelince şüphelerim iyice arttı.
Bu konuya TÜRKİYE GERÇEKLERİ KONYALI-2 yazımda uzun değindim daha önce.

Manavgat ilçe jandarma komutanlığına mektubu faksladım ve ertesi günü ŞEHİT ASLAN KULAKSIZ  BİNBAŞI ile uzun bir konuşmamız oldu ve ortalık iyice karıştı.

Şehit BİNBAŞI ismaili KONYA ASKERİ HAVA hastanesinde buldurdu.
Fakat sorgulamak için JANDARMA İSTİHBARATI ile aldıramadı,hastanedeki askeri personel sağlık sorununu öne sürerek İSMAİLİ teslim etmemiş.
Şehit ARSLAN KULAKSIZ bana geriye döndü kimler bizim önümüzü kesiyor dedi MİT adres gösterdim,tamam dedi.
Sonraki görüşmemizde ARAS bey kontrolü elimize aldık,sen rahat ol kardeşim dedi…
Bu olay olunca bu sefer çevrede bir boşalım oldu.
Fakat birkaç gün geçtikten sonra sivil savunmadan S.Ş geldi ARAS ağbi BAŞKOMİSER İSA TAŞPINAR SEKİZ BUÇUK KİLO eroinle ALMANYADA MÖŞÖNGLAHBAT şehrinde yakalanmış.
Ya manyaklaşmayın dedim,arkadan bir telefon daha geldi dediler İSA TAŞPINAR tüm televizyonlarda diye.
Hemen televizyona baktıkki hakikaten doğru?Tüm jetonlarım düştü.
Hemen GÜVENLİK ŞUBEYİ aradım,bende size geliyorum ARAS bey dedi.
Geldi bu arkadaştı değilmi dedi evet dedim bizede haberi geldi EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ bu konudan dolayı hop oturup hop kalkıyor MÜFETTİŞLER buraya gelecek dedi.
DEVAMI SONRA…
GÜNÜN NOTU:

GEÇMİŞİ BUGÜNE TAŞITMAMANIZ İÇİN,BAŞKALARININ HAYATINI,YAŞANTISINI,YAPTIĞI İŞLERİ KARARTMAMANIZ GEREKLİ.BAŞKALARINA ÇÖKEREK KENDİ ÇOCUKLARINIZIN VE AİLELERİNİNİZİ İSTİKBALİNİ BU KİŞİLER ÜSTÜNDEN KURMAMANIZ GEREKLİ..

Vis avec honneur et ton épée, mourir avec honneur…!
HAYIRLI CUMALAR..
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN..

                                                                                                    01.01.2022                           A...