Sevgili
takipçilerim hepinize iyi günler dilerim..Biliyorsunuz ben yazılarımı ideolojik
ve siyasi platformlardan uzak sadece analiz yapıyorum.
Öncelikle
TÜRKİYE içinde elli iki yaşıma gelene kadar toplumdaki DÜNYA ve onun gelişimine
göre değişimi ülkemiz içinde yaşayarak
ve çok geniş seviyede izleyerek TÜRKİYE nin değişimden DÖNÜŞÜM noktasına
geldiğini şu anda çok iyi anlıyorum...
Tabi
bu değişimin dönüşümüne dair uzun
sosyolojik,ekonomik,siyasi ve dünya düzeni ile ilgili fikir dökümü yaparsak MEYDAN
LARUCE gibi bir hadise karşımıza çıkar..
Bugünlerde
konumuz BAŞKANLIK için yapılacak referandurumda tabiki herkes EVET ve HAYIR oyu
için karşılıklı prokobanda ve pisikolojik harekat yürütüyor..
Demokrasi
içinde bu tip kampanyalar medya ve sosyal
medya üstünden yapılan tüm prokobandalar gayet doğal insanların demokrasi
çerçevesindeki hakları.
Buna
mitingiler ve medyada açık tartışma programlarını katarak dahada kamuoyunu AYDINLATICI seviyeye getirmekte büyük fayda
vardır..
Tabi
benden KANAAT istiyorsanız benim bu konudaki kanaatım BAŞKANLIK sistemine evet
fakat kesinlikle içinde EYALET ve buna bağlı çeşitli ülke içindeki etnik
yapılara yıkıcı faliyetler
getittirebilecek, ülkemizin ünüter yapısı ve toprak bütünlüğüne zarar vericek
yasaların eklenmesi veya eklenmesede içine VİRÜS olarak sokulabilecek başka
yasaların sonradan düzenlemeler yapılarak TÜRKİYEYİ bölüp parçalıyacak
hadiselere müsaade edebilecek düzenlemelere
karşıyım..
Bana
sorarsanız oyun ne olucak ZEKİ kardeşim diye, ben bugünün şartlarında FETÖ
terör örgütünün ülke kurumlarına başta güvenlik
kuvvetlerimiz içinde verdiği
tahribat ve bu yüzden zayıf düşmemizden dolayı önce ülke kurumlarının bir
RESTORASYON görmesi sıkı şekilde bundan sonrada toplumdaki negatif kamplaşmayı
yumuşatmak dünya konjöktörünün bu kadar sıkıntılı olduğu dönemde ,DÜNYADA tam
manası ile konuşlanmamızı gerektirecek DIŞ siyaset zeminin otutturulması ve en önemliside komşularımızla sorunlu durumlarımızın
tekrar eski dostluk sağlandıktan sonra BAŞKANLIK seçimlerine gidilmesinden
yanayım..
Bu
şekilde BAŞKANLIK şeçimleri için düşüncem olumlu, fakat önümüzdeki referandurum
iptal edilmezse, demokratik olarak sandığa gidersek açık söyleyeyim oyum, HAYIR
olacaktır..
1981
nufus sayımında ,sayım memuru olarak görev yaptım.Daha sonraki 1982 KURUCU
MECLİSİN bugünki ANAYASAMIZI yapan MECLİSİNDE
KONYA bölgesinden bir üyesi yeni
geçtiğimiz günlerde vefat etti,ALLAHTAN RAHMET dilerim mekanı cennet olsun
yakın görüştüğümüz bir büyümüzdü ,birde RİZE bölgesinin bir üyesi değerli bir
büyüğümüz ağbimiz kendisi, hayatta ALLAH uzun ömür versin onlarla devamlı
temasım olduğu için bu konulara genç yaşımdan itibaren yabancı değilim SİNEMA
gibi bu hadiseleri sıcak yaşadık…
1993
Malatyadan yola çıkan silahsız asker kafilesi ELAZIĞ BİNGÖL kırsalında
durdurularak araçtan indirilen 33 askerimiz kahpe ve kalleşçe şehit edildi..
O
günlerde bu hadiseyi öğrendiğimizde biliyordukki bu BARIŞIN önüne konan bir
büyük bombaydı.
Aslında
BARIŞA giden yolda başta jandarma genel komutanı EŞREF
BİTLİS dönemin
8.CUMHURBAŞKANIMIZ TURGUT ÖZAL aramızdan ayrıldılar ve arkasından GLADİO
(ERGENEKON,NATO ÜST AKIL) bu hain
eylemi yaptırarak PKK TERÖR ÖRGÜTÜ içindeki
uzantılarıyla bu sefer TÜRKİYE iç dinamiklerini kurumsal ve millet olarak
infiale bindirerek SAVAŞ ATEŞİNİ yeniden körükleyerek üstüne adeta BENZİN
döktü..
Hadise
PKK terör örgütünden şu anda tutuklu ŞEMDİN SAKIKA kalsada HAİN BEBEK KATİLİ
APO bu konuda SAKIKI yargılasada BEKAA kampında biz biliyordukki bu bir aslında
gösteri örgütün içinde bazı kimseleri örtmek için yapılan diskalifiye olayı idi…
O
günlerde CUMA kod HAİN örgüt yöneticisi CEMİL BAYIK sorgulandımı o günlerde
TÜRKİYE içindeki KONTGERİLLA faliyetini yönetenlerle aslında bu 33 asker
hadisesini en geri planda kendisimi dizay etmişti?
Buraya
nerden geldim bazı siyasetçi,gazeteci ve entelektüeller yaptıkları prokobandada
HAYIR oyunu kullananların PKK,FETÖ ve diğer terör örgütlerinin yanında olmuş
olacakları gibi topluma açıklamalar yaparak toplumun DEMOKRATİK düşünceleri
üstünde BASKI kuruyorlar..
Birincisi
bu bir suç teşkil eder kanunlar çeçevesinde herkes kendi demokratik hakkını
özgürce kullanmak ve düşünmekte serbestir DEMOKRASİLERDE.
İkincisi
yıllarca mağdur söylemi yaparak iktidar koltuklarında otururken DEMOKRATİK
hakkını kullanacak insanların üstünde bu tip söylem geliştirmeleri kanunların
dışında ETİK ve DÜRÜSTLÜKTEN uzaktır..
Üçüncü
olanıda bu konuda çok önemli STRATEJİK KONTRA bir örgütlenmenin işaretlerinide
bu söylemler gösterebilir,nedir stratejik kontra örgütlenme örtülü operasyon..!
Belirli
merkezlerde kurulan hücre yapısı içinde özellikle bilimsel akademik düşünce
yoğunluğu fazla, İSTİHBARATÇI ve bunlara destek veren çeşitli her türlü siyasi ,bürokratik ve özel sektör yapısı..
Belkide
bu tip bir yapılanma çok önceden 2010 yılından itibaren faliyete geçti ve
yaptığı tüm ÖRTÜLÜ ve KİRLİ istihbarat yöntemleri ile algıyı ve nizamı
yönlendirerek bizi bugün bu kargaşada sıkıntılarımız olduğu dönemde bu tip bir
ANAYASAYI kamuoyu üstünde fark edilmeyen bir baskı ile geçirerek son nihayi
hedeflenen şekle ülkeyi getirmek..
Belkide
bu ÖRTÜLÜ operasyon ülkemizde SİSTEM değiştirelim derken kırılma ile
bölünmeyide beraberinde getirecek..
Gladio
örgütlenmesinin geçmişte yaptığı gibi, PKKve FETÖ örgütünün içinden bilinçli
bir şekilde HAYIR PROKOBANDASI yaptırdığını düşünebilirmiyiz?
Eğer
bilebilseydik veya düşünebilip muktedir olsaydık, 1993 yılında 33 askerimizi
şehit vermezdik, biticek bir TERÖR organizasyonu olmazdı şimdi..
APO
elimizde ama 1999 dan beri ÖRGÜT tam gaz faliyetini götürüyor aynı şekilde FETÖ
de buna dahil,demekki karar mekanizmaları ÖRGÜT YÖNETİCİLERİNDE değil ÜST AKIL
veya ERGENEKON,GALADİO da diyebiliriz..
Onun
için DEMOKRATİK bir referandumda TERÖR ÖRGÜTLERİNİN söylemi üstünden halka
baskı yapmak yanlış ve aslında büyük
hata..
Bir
konuya daha gireceğim ve konuyu ileriki günlere bırakıcam..
Bu
günlerde kamuoyu gündemini tamamen bir tartışmaya götüren
HANLAR HANI II.ABDÜLHAMİT
HAN ın beşinci kuşak torunu sayın NİHAN OSMANOĞLU hanfendinin konuşmalarını bir
televizyon kanalında izledim..
Tabi
OSMANOĞLU ailesinin çektiği ızdırapları bilen bir insanım.Sebebide 1976 yılında
yurt dışından yeni gelen HANEDANLIK büyüklerinden birisinin rahmetli babamla
devlet bilgisi ve kontrolü ile uzun günler gizli not tutularak görüşülmesi.
Bu
konuya şahit uzaktan olmamla konunun çok
içinde olmadığım sadece şahit olduğumdan dolayı bu kadar vererek kesiyorum..
Tabii
çıkan sonuçtan bir müddet sonra rahmetli babamın bana tek söylediği hadise
SULTAN VAHİDETTİNİN kesinlikle hain olmadığı ve MİLLİ MÜCADELE için kendi şahsi
mücevherlerini ve atlarını satarak MİLLİ MÜCADELE ve ULU ÖNDER MUSTAFA KEMAL ATATÜRK e siyasi
desteğin yanında maddi destekte verdiği yönünde.
Tabi
çokta alımlı ve güzel olan sayın NİHAN OSMANOĞLU hanfendinin
haklı ve doğru
anlatımı ile konuyu anlatması hatta GALATASARAY kulübümüzün mülküne geçmiş SU
ADAYI istemesinin bence hiçbir
sakıncası yok isterimki haklı davasında
istediğini alsın..
Yalnız
şu var BAŞKANLIK referandurumuna giden bu yolda kendisini umarım birileri
dediğim bu yapı kendisine sezdirmeden bu kıritik günlerde bu açıklamaları
yaptırmıyorlardır..
Çünkü
yaptığı haklı açıklamaları bir yerden zihinlere tekrardan PAYİDAHT makamlarının Türkiye toplumunun beyninde yer
etmesini sağlayarak ,ŞUUR altına MİLLETİN BAŞKANLIK müessesini sokmayı arzulayan
güçlerin sonraki adımı REJİMİ,SİSTEMİ tamamen değiştirmek için yaptıkları
planlı bir organizasyona alet olmuyordur veya olmadığına emindir diye
düşünmesini tavsiye ederim..
Hatta
beklide kamuoyunun düşünemiyeceği uluslararası kamuoyunda yaptığı açıklamalarla
birilerinin bazı konularının üstünde ÖRTÜ oluyordur HANEDANLIK açıklamaları,
nede olsa MONARŞİ büyük batılı devletlerin bazılarında hala var?
Netice
itibari ile PROKOBANDANIN ve PİSİKOLOJİK HAREKATIN üstadı JOSEF GOEBBELS sözlerinden bir tane örnek…!
1- İnsanların
beyin tembelliğini gördükçe, her istediğimizi yapabileceğimizi anladık.
SAYGILARIMLA,
ZEKİ
ARSLAN.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder