3 Ocak 2022 Pazartesi

 

                                                                                                 01.01.2022

                          ANKARA - ERİVAN YOLU.

                               

                            


Sevgili takipçilerim 2022 yılının ilk gününde hepinize mutlu yıllar dilerim.

Geçtiğimiz seneler sıkıntı ile gerçekleşen bir çok konu umarım bu sene iyi yönde seyir alır.

TÜRK milleti her konunun en iyisine layıktır, ama doğru alınan kararlarla.

Türk milleti ile Ermeni milleti arasına nifak  sokulan OSMANLI DEVLETİNİN son yıllarındaki kötü hadiselerin hepsini biliyorsunuz, bunları sizlere anlatmayacağım çünkü sonuca ulaşamayız.

Osmanlıdan bugüne bir bilen olarak sizlere şunu aktaracağım.

Tarih boyu beraber yaşamış 1071 yılında SULTAN ALPARSLAN HANIN MALAZGİRT OVASINDA kazandığı büyük zaferde ALPARSLANA destek veren DOĞU ROMA kılıcı altında ezilmiş ERMENİ beyleri zaferin kazanımında büyük rol oynamışlardır, lojistik destek ve asker vererek.

Osmanlının son döneminde özellikle BATI projesi olan Ermeni ve Türk halklarını birbirine düşürme projesi başarılı olmuştur.

Özellikle TAŞNAK  ve HINÇAK (ERMENİ AŞIRI MİLLİYETÇİLERİ) büyük katliamlar yapınca TÜRK halkı ve OSMANLI ORDUSU tarafından büyük tehdit olarak algılanmış olayların dozu bugünlere kadar gelmiştir.

Aslında iki toplumun bilmediği pek tarihçiler tarafından anlatılmayan TAŞNAK partisinin bu katliamları özellikle başta İSTANBUL ve Ermenilerin yaşadığı  büyük illerde kendi halkına yapmasıydı.

Özelikle, İSTANBUL Kumkapı, Samatya, Cankurtaran semtlerinde TAŞNAK partisine yardım etmeyen ERMENİLERE menfur saldırılar gerçekleştiriliyor evler basılıyor, insanlar suikastlarla öldürülüyordu.

Cumhuriyet tarihinde büyük ÖNDER ATATÜRK ile bu konular düzeltilse bile halklar arsında  konuşulmayan  bir kin kalmış, bunlar artık rutin söylemlere dönüşmüştü.

Anadolu’dan mecburi göçe zorlanan ERMENİ halkı Suriye, Irak, Lübnan gibi bölgelere yerleşmiş, genel olarak sonrasında çoğunluk ABD(AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ) ve FRANSA,İNGİLTERE gibi ülkelere giderek orda yaşamlarına devam etmişler.

TÜRK ERMENİ meselesi binlerce sayfaya sığdırılmayacak bir mevzudur bunları bu yazımla anlatmama imkan yok size kısaca kendi biyografim  içinde yaşadığım konularla devam edeceğim.

Şunu kısa belirteyim özellikle BATI emperyalizm ve onun taşeronları TÜRLER ile ERMENİLER arasında dostluğu istemez hep aralarında düşmanlık olsun nifak sokulsun isterler.

Rahmetli HIRANT DİNK bu yüzden katledilmiştir, onun katillerini bulmanız için LOS ANGELES şehrinden Amerikan devletinden başlayıp, buraya kadar gelmeniz gerekir.

Bu konuda iyi bilgi sahibi olmak için 1973 ten itibaren ABD California  eyaletinden başlayıp, Paris, Lübnan, İstanbul hattında istihbarat faaliyetlerini TÜRK İSTİHBARATI için götürmen lazım.

Ama sadece TÜRK istihbaratı..

Yıl 1988 yer ATİNA Farlofarlore mahallesi, ASALA(ERMENİ kurtuluşu gizli ordusu) kurucu lideri AGOP AGOPYAN bir suikastla öldürüldü.

Yıllarca TÜRKİYE devletinin ASALA ile mücadelesi anlatılırken çok ciddi yalanlar, gazete, dergi ve kitap sayfalarını doldurdu.

Yıl 1989 yer yine ATİNA lüks bir otelin lobisi birkaç günlük insana dayalı istihbarat faaliyeti sonucunda dostane bir görüşme sağlanarak iki ASALA örgütü mensubu ile viski içerek görüştüm ve görüşmemiz sonucunda bu fraksiyon ERMENİ yapısı ile ülkeme düşmanlıktan başka hiçbir geri dönüşüm olmayacağını anladım.

Bu kişilerin ikisi ABD pasaportlu Lübnan kökenli ve dünya ermeni kiliseleri yetkilisi olarak ceplerinde kart taşıyan kimselerdi.

Atina’ya Avusturalya Sidney şehri üstünden giriş yapmışlardı.

Bunu böyle bırakalım SSCB(SOVYET SOSYALİST CUMHURİYETLER BİRLİĞİ) yıkıldıktan sonra gayrı resmi olarak ERMENİSTAN gizli servisinden bir kişi ile 1993 yılında İstanbul’da kendi bulunduğum yerde görüşmem oldu.

İşte ilk iyi niyeti orda algıladım, ERMENİ yetkili iki ülke arasında kapıların açılmasının iyi bir gelişme olacağını tarihi kinin yumuşayacağını ekonomik gelişmelerin iki ülke arasında refahı geliştirdiği anda kinlerinde unutulacağı konusunda ve diğer uluslararası diasporanın etkilerini konuştuk sohbet ettik.

Kısa bir zaman sonra değerli büyük devlet adamı rahmetli ALPARSLAN TÜRKEŞ beyefendi bu konuda tarihi adımlar attı, dönemin  Ermenistan devlet başkanı LEVON TER PETROSYAN beyle suyun altında barışın tesisi konusunda görüşmeler yaptı ve bunlar olumlu neticelenme sürecinde ERMENİ Taşnak  ‘partisinin yaptığı parlamento baskını ve hükümetin değiştirilmesi ile bu gelişmeler sonuçsuz kaldı.

Aslında bu bizim içimizde bir gurup tarafındanda istenmiyordu çünkü dostluğun olmadığı yerde ticaret varsa karaborsa vardı kar fazlaydı, tekelci anlayış vardı kısacası mafya vardı.

1997 küçük bir gurup yine bazı kendi kişisel faaliyetlerini götürüp ERMENİSTAN ile bazı kamusal bugün yapılan bazı faaliyetleri gerçekleştirebilmek için ön alıp konuyu RUS istihbarat servisleri ile paylaştı.

Akabinde merhum  9.CUMHURBAŞKANIMIZ Süleyman DEMİREL bey Moskova ziyaretinde toprağı bol olsun dönemin Rusya devlet başkanı BORİS YELTSİN beye ERMENİSTAN kapısını açmaya niyetiniz var mı dediğinde YELTSİN öyle bir şey yok nerden çıktı diye cevap verdi.

Adım adım gelirsek yıl 2018 yer Moskova, havalimanında gümrükten geçerken zarif bayan gümrük polisi sordu gülerek.

Yolculuk ERİVAN TÜRK pasaportu ile gidiyorsunuz, evet dedim bende tebessüm ettim.

Erivan havalimanına indiğimde, vize alabilmem için bankaya yöneldim, alan bomboş beyaz elbiseler içinde ayağında sabo tabir ettiğimiz terliklerle bir bayan dışardan elinde ABD pasaportunu sallayarak geldi ve yanımdaki banka kontuarına yanaştı ve bir demet ABD doları bozdururken o güzel beyaz yüzü ile bana devamlı tebessüm etti.

Neyse vizemi aldım ve gümrükten girdim ama kimsenin yüzü gülmüyor.

Gümrüksüz satış merkezine gittim, iki gün yetecek VOTKAMI aldım ve alanın hemen karşısındaki minibüs durağından minibüse binmek için gittim.

Orası biraz kalabalık alan, sanırım ERİVAN polisi bir sakatlık olmasın diye iki polis aracı ile gelerek orayı boşalttı bir ben birkaç yolcu ve minibüs kaldı.

Yirmi dakika sonra Erivan merkeze geldim, otelimi kolay bulmak için bir taksiye binerek, başkanlık sarayının karşısında bir otele yerleştim.

Kimse gülmüyor kimse konuşmuyor sadece herkes işini yapıyor.

Erivan merkezi zengin görünümlü  fakat arka mahalleleri fakirlikle boğuşan bir şehir.

Türkleri sevmiyorlar ,tamamen BATI emperyalizmi bankalar ve mağazalar ile Ermenistana ve Erivana  yerleşmiş.

ABD büyükelçiliğinin tabelası o kadar büyük ve çok merkezde nerden baksan görebiliyorsun.

Erivan adeta bir küçük ABD olmuş merkezde.

Jenosit park ve diğer her yeri gezdim. Otelde çalışan bir bayan sordu HAYMISINIZ.

Hay demek ermeni dilinde ERMENİDEN dönmemisiniz.

Yok dedim TÜRK oğlu TÜRKÜM Konyalıyım.

Sessizce memnun olmadan gitti.

Son gece muhteşem güzel odamda camın kenarında votkamla  ve o güzel ermeni mutfağının kebaplarını yerken büyük bir konvoyla ERMENİSTAN devlet başkanı SERJ SARKİSYAN geldi,İSVİÇRE’ de resmi ziyaretteymiş.

Dönme vakti geldiğinde randevu verdiğim taksi gelmedi Allahtan yardımıma yoldaş taksici gelerek beni havalimanına yetiştirdi.

Moskova’ya döndüm yaklaşık iki ay sonra günümüzün  Ermenistan devlet başkanı NİKOL PAŞİNYAN büyük bir halk hareketi ile iktidara geldi.

2016 yılında 15 temmuz hadisesinden yaklaşık yirmi gün sonra gazeteci sayın BAHATTİN ÇAĞDAŞ beyle zor şartlar altında yaptığımız röportajda kısa şunu söylemiştim.

Rusya Federasyonu ile gelişmiş her türlü ilişkiler  tüm komşu ülkeler ile barışı, dostluğu ve güçlü ticari ekonomik ilişkileri sağlar.

Bugüne geldiğimizde ERMENİSTAN ile karşılıklı resmi uçuşlarımızı başlatmış olmamız, Ermenistan hükümetinin tüm ticari kotaları kaldırması tarihi büyük bir adımdır.

Bu konuda TÜRKİYE CUMHURİYETİ hükümetini ve ERMENİSTAN devletinin bu başarısını kutlamak gerekli.

Dost RUSYA FEDERASYONU devletinin barışa katkılarını unutmamak gerekli.

Büyük ÖNDER ATATÜRKÜN dediği gibi, YURTTA SULH CİHANDA SULH.

Önümüzdeki 6 ocak ORTODOKS ve GREGORYAN Hristiyanların NOEL bayramlarını şimdiden kutlarım.

SAYGILARIMLA,

ALP TUFAN.

 

 

31 Aralık 2019 Salı

YENİ YILINIZI  KUTLAR,NİCE UZUN, MUTLU,HUZURLU,BOLLUK,BEREKETTLİ YILLAR DİLERİM,....🇹🇷❤️🙏
ZEKİ ARSLAN.

1 Temmuz 2019 Pazartesi

         ŞEREFLİ TÜRK İSTİHBARAT MENSUBLARI.

                ŞEHİT HİRAM ABAS :1932 -1990

                   MEKANI CENNET OLSUN.

                       

                   EM.MİT MÜSTEŞAR YARDIMCISI

                       SAYIN MEHMET EYMÜR.

           

YENİ KİTABI DEŞİFREYİ OKUYUN.ŞİFRELERİN BİR KISMINI DERİN İSTİHBARAT BLOGSPOT.COM da BULABİLİRSİNİZ.EMEKLERİNE SAĞLIK. HUZURLU VE MUTLU GÜNLER DİLERİM KENDİSİNE.

                 
 YOKLUĞUMDA BENİ ARAYAN SORAN TÜM ARKADAŞLARIMA VE DOSTLARIMA ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM.

ÖZELLİKLE ARAS DAĞLI TWETER HESABIMDAN BENİ TAKİP EDEN TAKİPÇİ DOSTLARIMA MİNNETTARLIĞIMI BURDAN SUNAR ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM.

                       

ALLAHIN İZNİ İLE UMARIM TEKRAR BİRLİKTE OLUCAZ.

SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.

ARAS DAĞLI,

A.T

TANRI TÜRKÜ KORUSUN...


6 Aralık 2018 Perşembe

ARAS TEHLİKEDE….!

30.11.2018
                                   


Sevgili takipçilerim,hepinize selam ederim.Bu yazıyı okurken bilinki benim YAŞAMIM TEHLİKE ve TEHDİT altında bulunuyor.
Bunu çok güvendiğim bir ARKADAŞIMA verdim şu anda benden haber alamadığı için YAYINA  koyuyor  ACİL okumanız için.
                        
Biliyorsunuz gerçek adım,ALP TUFAN. Ne kadar SAĞIR ODA dizinde ARAS DAĞLI ismini kullansalarda, bende yıllarca ZEKİ ARSLAN kod ismini kullansamda.
Arkadaşlarım şahsımın çok uzun yıllardır,büyük bir hadiseler zinciri içinden gelmesinden dolayı, sizlere şu ana kadar BEŞ YÜZ KIRBEŞ adet yazı yazdım BLOGGER ve FACEBOOK sayfamdan.
Şu anda ne kadar çok bu yazıyı paylaşırsanız, benim CAN GÜVENLİĞİMİ belki kurtaracaksınız ve inanın VATANA büyük bir hizmetiniz olucak.
                                 
Yazılarımdan anlıyacağınız gibi 2005 yılında başlayan KANLI bir hadiseler zinciri olan 2005 İÇ GÜVENLİK HAREKAT planı çerçevesi esnasında MİT istanbul  bölge başkanlığı KONTRİSPİYONAJ şubesi,RUS masasına bağlı ÖZEL HAT(261 33 XX) numaralı telefonum iptal edince,büyük sıkıntı içine girdim.
O dönemde bulunduğum bölgenin EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ilçe emniyet GÜVENLİK şube müdürü üstünden koruma kalkanı geliştirdim kendime.
Bunlar uzun hikaye ve maceralar bunlara girmeme şu anda VAKİT yok.
Biliyorsunuz hiç bir ideolojik ve siyasi yapıya dahlim yok ve olmamıştır.Bu sıkıntılı anlar esnasında,bir internet haberinden dönemin BAŞBAKANI bugünün sayın CUMHURBAŞKANINI ile ilgili bir haber okudum.
Bu haberde sayın CUMHURBAŞKANIMIZIN cep telefon numarası veriliyor ve bir yaşlı kadının arayarak sayın CUMHURBAŞKANIMIZA hemen ulaştığını anlatan bir  haber yer alıyor.
Hemen telefonu kaydettim.Akşam saatlerinde numarayı aradım ve karşıma bir beyefendi çıktı,dedim bu telefon sayın BAŞBAKANIMIZINMI.
Telefondaki kişi evet beyefendi ne sıkıntınız var dedi.
Ben size geri dönüş yapıcam dedim ve telefonu kapattım.
İki dakika sonra aynı telefon beni aradı ve kim olduğumu sordu.
ALP TUFAN olarak cevap verdim ve yüzüme kapattı.
            AYDINLIK GAZETESİNDEN ALINTI...
   !!!!!!(Isçi Partisi Genel Baskani Dogu Perinçek:

Tayyip Erdogan’in Wolfowitz’e mektubu suç kanitidir

Isçi Partisi Genel Baskani Dogu Perinçek bugün (24 Ocak 2004) 11.30’da Ankara’da IP Genel Merkezi’nde, Tayyip Erdogan’in Paul Wolfowitz’e yolladigi mektup konusunda bir basin toplantisi düzenledi.
Perinçek basin toplantisina Tayip Erdogan’in Wolfowitz’e yazdigi mektubu okuyarak basladi:


MEKTUP

Dr..Paul Wolfovitz
Savunma Bakan Vekili
Pentagon
Washington DC, 20301
Ford
4 Kasim 2002

Degerli Dr.Wolfowitz,
Ülkelerimiz arasindaki tarihsel ortaklik ve dostlugun gelecekte de sürmesi ümidimi paylasmak için, bu mesajimi ortak dostlar araciligiyla dogrudan size ulastirmak isterim.

Seçim sonuçlarinin bizim genelkurmay saflarinda biraz rahatsizlik yaratmis olabileceginden, resmi konumunuz geregi, hiç kuskusuz haberdarsinizdir. Bilmenizi isterim ki, onlarin Türkiye’nin müreffeh, seküler (çagdas) ve birinci dünya toplulugunun güvenilir bir üyesi olmasi ümitlerini partim ve ben de paylasiyoruz. Ve geçmiste hiç olmadigi kadar birlesmis olan ülkemizin çikarlari için en iyisi olacak sekilde birlikte çalisabilecegimiz kanaatindeyim.

Bu amaçla, Org. Özkök ile mümkün oldugu kadar kisa sürede mahrem, özel bir toplanti yapabilmeyi ümit ediyorum. Özel cep numaram sudur: 0533 7...

Bu yardim ve ülkeme geçmiste gösterdiginiz dostluk için çok tesekkürler.
Sizinle kisisel olarak görüsmeyi sabirsizlikla bekliyorum.
Samimiyetle sizin olan,

Recep Tayip Erdogan
Genel Baskan

YALANLANMADI VE CEVAP VERILMIYOR
Bu mektup, 17 Ocak 2004 günü Star gazetesinde Hayrullah Mahmud’un kösesinde yayimlandi. Ingilizceden çevirisinde hatalar oldugu için, yeniden çevirerek bu sayfaya aldik.
Sekiz gündür her sabah, Basbakanligin yalanlama yazisini okumak için, Star gazetesini açiyoruz. Ve her sabah haber ajanslarinin bültenlerini inceliyoruz, bir açiklama var mi diye. Sekiz gündür ne yalanlama var, ne açiklama. Mektubun dogrulugunu, Ulusal Kanal ve Aydinlik, 18 Ocak 2004 günü Basbakanliga yaziyla sormus. Bu soruya da alti gündür cevap verilmemis bulunuyor.
Susanlar, mektubu dogrulamis oldular.

KURYE ARACILIGIYLA
Tayyip Erdogan, 3 Kasim 2002 seçiminin sabahinda ABD Savunma Bakan Yardimcisina bir mektup yazmaktadir. Mektup, postayla veya normal iletisim yollarindan degil, “ortak dostlar araciligiyla dogrudan” gönderilmektedir. Gizli bir mektuptur bu ve kurye kullanilarak ulastirilmistir. Ayrica iliskinin Türkiye halkinin bilgisi disinda yürütülmesi için özel cep telefonu numarasi da verilmektedir.

TÜRKIYE BASBAKANINI ATAMA MAKAMI
Mektubu yazan, basbakan olmak istiyor ve bunun için ABD Savunma Bakan Yardimcisi’na basvuruyor. Bu mektup, Türkiye basbakaninin Washington’dan belirlendigini gösteren son kanit oluyor.

TEK TARAFLI HIZMET AKTI
Mektup, bir amir-memur iliskisini yansitmaktadir. Mektubu yazan, memur konumunu benimsemistir ve hitap ettigi ABD Savunma Bakan Yardimcisi Wolfowitz’i amiri olarak görmektedir. Tayyip Erdogan, açikça sadakat sözü vermektedir. “Bana güvenin, sizinle birlikte çalismaya hazirim” mesajini senet haline getirmis ve altini imzalamistir. Bu mektup, bir bakima tek tarafli bir hizmet akti veya is dilekçesidir. Tek tarafli akit olur mu diyeceksiniz. Hizmet yükümlülügünü üstlenen kisi, hizmet aktini imzalamis ve kendisine is verecek makama sunmustur.

OLAYLAR DA DOGRULUYOR
Mektubun içerigi, 4 Kasim 2002’den bu yana yasanan olaylarla da dogrulanmistir. Tayyip Erdogan, seçimden sonra hiçbir resmi sifat tasimadigi, parti baskani ve milletvekili olmadigi halde, Genelkurmay Baskani Org. Hilmi Özkök tarafindan 14 Kasim 2002 günü kabul edilmistir. Bu kabulü, Türkiye’nin kanunlari ve devlet yönetimi gelenekleri içinde açiklayamamis ve israrla elestirmistik.
Daha sonra Türk Anayasasi ve kanunlar delik desik edilmis, Anayasa Mahkemesi hiçe sayilmis, Yüksek Seçim Kurulu’ndan istenen kararlar çikartilmis, Siirt seçimleri görülmedik yöntemlerle iptal edilmis, uzatmayalim Wolfowitz’e arzedilen dilekçedeki talep uygulanmis, Tayyip Erdogan’in isbasina getirilmesi muameleleri tamamlanmistir. Bu süreçte Türkiye Cumhuriyeti Anayasasi’ndan ve kanunlarindan baska her sey vardir.

“TÜRKIYE’YI VER KURTUL” PROJESININ BELGELERINDEN
Bu mektup, Türkiye’yi ver kurtul projesinin belgelerinden biri olarak ihanetler tarihine geçecektir. “Kibris’i ver kurtul” dayatmasi, aslinda “Türkiye’yi ver kurtul” projesinin ifadesidir. Her gün bu projenin hangi tertiplerle ve entrikalarla yürütüldügünün yeni bir kanitiyla karsilasiyoruz. Bu kadar büyük ve yogun bir ihanet, Türkiye tarihinin hiçbir döneminde bu kadar dar bir zamana sikistirilmamisti. Hainler o kadar arsiz ki, ellerinden gelse ihanet sözcügünü Türkçe sözlükten çikaracaklar.
Su mektup Türkiye devletinin dagilmakta oldugunun son kanitlarindan biridir. Eger Türkiye Cumhuriyeti diye bir devlet varsa, o devletin meclisi varsa, o devletin yargi organlari varsa, hiç olmazsa su mektuptan sonra varolduklarini göstermelidirler.
Yoksa halktan baska bize ait hiçbir kurum kalmamis midir?

EN AGIR SUÇ
Bu mektup ayni zamanda TCK’da tanimlanmis en agir suçlarin islendigini göstermektedir. Tayip Erdogan yabanci bir büyük devletle isbirligi yaparak Türk devletinin egemenligine müdahale amaçli tertiplere zemin hazirlamakta ve hizmet sunmaktadir.
dperincek@ip.org.tr
ALP TUFAN EK(YUKARDA GEÇEN TELEFONUN BENDEKİ TAMAMI!(05337483254)DİKKAT DİKKAT 2005 ARALIK AYI İLE 2010 HAZİRAN AYINA KADAR BU HAT NUMARA ŞAHSIMCA UZUN MESAJLARLA BİLGİLENDİRİLMİŞTİR ÖZELLİKLE TÜRKİYEYİ HAYATİ İLGİLENDİREN KONULARDA.)

            !!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!1
                                



                                  
O zaman rahatladım anladımki bu hat ciddi olarak aktif olan BAŞBAKANIN hattı. 2005 aralık ayında başlayan hadiseler içinde tüm türkiyeyi ilgilendiren konularda suikast,sabotaj dahil bu hattan uzun YAZILI MESAJ olarak bilgi verdim.
Buna DANIŞTAY saldırısıda dahil.Bir PROVAKATİF saldırının olucağını fakat bulunduğum yerdeki imkanlarla sadece  bir saldırının olucağını tam yerini kestiremediğimi ÜÇ GÜN evvelden bildirdim…

Kendi telefonum olan 1996 yılının başında aldığım 05322533483 numaralı hattım ve sayın CUMHURBAŞKANIMIZ ın 05337483254 numaralı cep hattına 2005 yılının aralık ayından 2010 yılının şahsıma 22 nisan 2010 tarihinde yapılan komplo operasyondan kurtulup serbest kaldıktan sonra bile devamlı şekilde uzun bilgilendirici ve istihbari bilgileri aktardım.
Helal olsun vatan sağolsun.

Ama konu şahsıma yapılan haksızlık tekrar yapıldı bu sefer yıllarca mücadele verdiğim TÜRKİYEDEKİ ANGLASAKSON SİYONİS yapı ile dönemin BAŞBAKANI bugünün sayın CUMHURBAŞKANI beraber olarak yine benim gibi hasta yatağından kalkmış YALNIZ BİR TÜRK e bu komplo operasyonu yaptılar ve şahsımın olan bazı emanetlere yakınlarımı tehdit ederek onlardan alarak el koydular.

Bunlar ULUSLARARASI alanda çok önemli yeri olan sadece ŞAHSA ÖZEL kullanabilirliği olan mataryellerdir.

Kısa yazıcam bu operasyonu İSTANBUL emniyetinden ALİ FUAT YILMAZER,TUFAN ERGÜDER MİT müsteşarlığından sayın EMRE TANER ve bugün müsteşar olan sayın DR.HAKAN FİDAN beyefendi.
                              

İstanbul MİT bölge başkanı tarihi misyon, şahsım ile ilgili konusu olan  sayın İSMAİL NİŞANCI ve 1980 li yıllardan sonra semptimiz YEŞİLYURTA  yerleşen MİT müsteşar yardımcısı sayın MUHAMMET DERVİŞOĞLU bu operasyondan sonra KGT(KAMU GÜVENLİĞİ MÜSTEŞARI) oldu.
                       

Başbakanlıktan bu operasyona katılan DANIŞMAN sütatüsünde bizzat sayın İBRAHİM KALIN ve emniyette iken başım duvara dayalı iken ,TÜRKİYENİN RUSYA ilişkilerini konuşan ve konunun benle ilgisini emniyet müdürü sayın TUFAN ERGÜDER beye anlatan şu andaki CUMHURBAŞKANI danışmanı.

Diğer dönemin BAŞBAKAN DANIŞMANI sayın MUSTAFA VARANK bu konuda komplo operasyon içinde geçen hayatımda hiç tanımadığım İLYAS ARDAL,ŞABAN ARDAL isimli kişileri konunun  içine oturtan.
                             ( ORJİNAL BELGE)

Yeşilköy ve Yeşilyurt semptleri içinde gayrinizami operasyonları götüren sayın İBRAHİM KALIN ve sayın MUSTAFA VARANK a yol açan sayın MUHAMMET DERVİŞOĞLUNUN avukat kızı ve eşi  sayın SERKAN YAZICI.
                            

Bu komplo operasyondan çıktıktan sonra 1999 senesinden sonra  ikinci kere gasb edilmem ve sayın CUMHURBAŞKANIMIZA ülkemin iyi yönde istikamet alması için bilgi verirken şahsıma bu operasyon yapılması,evime misafir gelen insanların evimi basması çok ağrıma gitti.
Bu olaydan sonra tüm bu operasyonu çözmek için ciddi anlamda yine KANUN ile önüm tıkandığı halde ciddi istihbarat faliyeti yaparak tüm sahada ve tepedeki bu size kısa anlattığım yapıyı çözdüm.
                      

2013 yılı 17 OCAK saat 14.00 satinde MİT resmi sitesinden sayın DR.HAKAN FİDAN beyefendiye yaptıklarının yanlış olduğunu izah eden bir mektup yazdım ve şu anda bu mektup BLOGGER ve FACEBOOK sayfamda durmakta. ( T.C BAŞBAKANLIK MİT MÜSTEŞARLIĞI rumuzlu)
                    http://derinistihbarat.blogspot.ru/2017/10/tc-basbakanlik-mit-mustesarligi_16.html

Daha sonra bu konuları YENİ ŞAFAK gazetesi genel yayın yönetmeni sayın İBRAHİM KARAGÜL ve sayın CEM KÜÇÜK beylerle çok sohbet ederek ve internet üstünden  konuşarak görüştük.
                    

Kısadan hisse şu anda ne olduğumu bir dostunuz olarak beni uzun zamandır takip eden bir insan olarak bilmeyeceksiniz.
Onun için bu yazımı paylaşırsanız  ve içindeki orijinal belgeleri kendi gözünüzle görerek bana inanıcaksınız belkide hayatta kalmamı sağlıyacaksınız.

Hepinize selam ederim.
TANRI TÜRKLERİ KORUSUN.
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN,kod adı:)
ARAS DAĞLI,kod adı:)
ALP TUFAN, GERÇEK İSİM:)

2 Aralık 2018 Pazar

İSA ile GELENLER-3


                           

Sevgili takipçilerim,hepinize iyi pazarlar dileyerek İSA ile GELENLER yazımın üçüncüsü ile devam etmek istiyorum.
Dostlarım şahsım adına yazdığım konuların bir özetini kitap haline getirerek bu yazıları aslında sonlandırmak istiyorum.
Bizler dünya içindeki büyük hadiselere İMZA attık.
                       

İMZALARI sahtekarlıkla,soygunculukla vs şuçlarla atmadık.
Bu yaşadığımız hadiselerin hepsinin üstümüzden geçmesinin sebebi,bizlerin yaptıkları ve gücümüzü gasb etmek için hertürlü çamuru üstümüze şıçratan çoluğu çocuğu ahlaksız, ÜLKEMİZDE bizden olmayan ÇAKMA DERİN yapı,ÜST AKIL…!

Güvenlik şube müdürü HİKMET beyle görüşüyoruz konuyu yanımda SİVİL SAVUNMADAN arkadaşım S.Ş de var,HİKMET bey müfettişler gelecek
                       

 burda tespit yapıcaklar  emniyet müdürümüz A.G ile beraber ARAS bey dedi.ALİ.G eski ÖZEL HAREKAT  daire başkanlığında görevde bulunmuş uzun yıllar, HİKMET bey bahsetti.

Sanmıyorum ,gelmezler iptal ederler dedim.
Şaşırdı neden diye sordu..
Bu İSA ların yaptığı hadise basit bir kaçakçılık faliyeti değil.Ben bazı kaynaklarımdan haber aldım.Bunlar diyarbakırdan bazı silah ve teçhizatlar alıp getirmişler ,muhtemelen kendisininde anlattığı şekilde DIRTY ACTİON(kirli operasyon) dediğimiz hadiseleri gerçekleştirdikleri  belli oluyor…

Peki neden sana bunları anlattı diye bana hikmet bey sordu.
Çünkü eninde sonunda bir yerde satılacağını biliyordu.O zaman konuşamazda ama güvenilir bir insana anlatırsa onu gerçek anlamda ne yaptığını anlatır bu düşünce ile bana ip uçları verdi,ailesi hakkındada doğru bilgi verdi diye söyledim.
Bir bakayım ARAS bey dedi ayrıldı..
İki gün sonra geldi,dediğiniz doğru çıktı,müfettişler gelmeyecek fakat senin dediğin gibi bela bir işler var bu sıkıntıyı nasıl POLİS olarak önleyeceğimi bende bilmiyorum dedi.

Dedim ALMAN polisi bir müddet sonra buraya gelir ve benle görüşür beni bulurlar dedim.DÜŞÜNDÜ?

TEK BAŞIMA KALMIŞTIM herkes dağaldı yanımdaki personeller bir daha işe gelmediler,her işe kendim bakmaya başladım çok zor ve yorucu oluyor,bir yerden iş bir yerden sıkıntılı olaylar durum berbat.

Arada bir hikmet bey geliyor görüşüyoruz.
Bir gün tramvay kafede cumartesi yemek yemek için oturduk,hemde sohbet edelim,kapıda bir koruma ve polis aracı var.
Tam yemeğimizi yerken YEŞİL PARKELİ hırpani bir adam bize sürünerek geldi hemen bitişiğimizdeki çok yakın mesafedeki masaya oturmadı çöktü.
Bize bakıyor ve elinde bir bloknot ve kalem bizi kesiyor.Bizim masamızda telsiz var ve açık devamlı anons geliyor.

Hikmet beye kalkalım dedim göz attım,kalktık OFİSE geçtik.
Ne iş ya dedi,biz buna niye kimlik sormadıkki diye bana çıkıştı..
Dedim HİKMET bey ne olduğunu daha bilmiyoruz,adamlar DAĞDAN BAYIRDAN inmişler ne yapacaklarını kestiremeyiz diye anlattım ve örnek verdim.

Dedim kimliği sorsak bu aniden silahını çekse bir sana bir bana dışardada bunların adamları vardır,onlarda koruma polisine sıkar veya yaralar biz şehit oluruz,birde anons geçerler,TERÖRİSTLER polise saldırı gerçekleştirdiler,olayıda artık hangi uygun TERÖR örgütü varsa ona bindirler onlar selamet biz IŞIK a gideriz:)
Aras bey vallahi haklısın dedi.

Cep telefonum çaldı eşim ARAS MC DONALDS ta arkadaşlarımızla oturuyordum iki bayan çantamı çalarak BMW marka bir araçla kaçtılar,ALLAHTAN cüzdanım içinde değildi eşyalarım vardı:)
Canın sağolsun takma kafana dedim..

Hikmet bey bu adamlar etrafımızı sardı?Endişeli suratıma baktı..
ALLAHIN İZNİ ile devamı sonra…
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN

                                                                                                    01.01.2022                           A...