Sevgili
takipçilerim,hepinize iyi bir Pazar günü diliyorum,mutlu,eğlenceli ve dinlenceli bir haftanın son günü olsun.
Yazının başlığı KARADENİZ PİDESİ ne alaka
eski günlerde araba tamircilerinin bir
kısmı FATİH semptimizde hemen şu andaki İstanbul itfaiyesinin arkasında büyük uzunlamasına
bir mahalledeydi…
O zamanki tamirciler hepsi eski İstanbul insanı,tabi
o yılların Yeşilçam klasiklerinden
merhum AYHAN IŞIK bey hayranı,davranışlar,sigara içmek,onun gibi araç sürmek
yani canlı
sinema.
Rahmetli babamla hafta sonları genelde
cumartesi günü aracımızı bakıma veya tamire götürürüz,emektar tamircimize
bırakır bir sohbetin arkasından babamın çok sevdiği fatihteki karadeniz
pidecisine gideriz,tarihi pidecide orda
oturur,köpüklü ayranla nar gibi kızarmış pideleri içine saf Trabzon tereyağını
akıtarak yeriz.
Babamı çok
severdim,babam olduğu için değil sadece BABA gibi BABAYDI.Belki bize gerekli
din öğretisini vermedi,ama,hırsızlığın,uğursuzluğun,çalmanın ayıp olduğunu çok
iyi öğretti.
Babam benle ciddiydi fakat
aynı zamanda çok iyi bir öğretmendi,beni
arslan parçası diye sever daha ilk okula giderken çok iyi silah kullanmasını
babam öğretti.Arkadaşlarım bilir silahı çok hızlı ve iyi kullanırdım….
Babamın yanında çok
büyük insanları ve olayları yaşadım ilerde bunlarıda size yavaş yavaş yazıcam…!!
Yıl 2001 ofiste içkimi
içiyorum geç saatte,çocuklar ismail ve hakan başımda bekliyorlar,ZEKİ ağbi yalnız
kalmasın ne olur ne olmaz alkol alıyor diye.
İçkim bitti kalkın
sizi FATİHE evlerinize bırakmadan evvel tarihi pidecide pidelerimizi yiyelim ordan
dağılırız.Tamam ağbi dediler de hala içimde uhte kısmet olmadı pideyi yemek.
Arabaya atladık
gidiyoruz pideciye,yakın bir yerde bir baktık büyük bir AMERİKAN arabası,çok
entresan üstünde diplomatik yeşil plaka ama bu aracın bu ülkeye ait olmasına
imkan yok çünkü o ülke dışişleri bakanlığı genelgesinde AMERİKAN malı araç
kullanmak,satın almak resmi olarak yasak..
Bu ülke yakın
temasımız olan bir yabancı devlet olduğu için konularıda biliyoruz,hemen
rahmetli ismaile git bir bak arabaya gitti geldi rutin park halinde ağbi ,dedi.
İsmail plakayı alalım
dedim,ağbi tornavida yok sök gel ismail dedim kopartıp geldi,plakayı…
Döndük araçla o
ülkenin konsolosluğunun önüne geldik,konsolosluğun kapısından içeri plakayı attık.
O esnada kapıdaki
polis ağbi tutanak,tutucaz ne attınız,ekiplere anons vermeye kalktı,dedim
aslanım başkomiserin RİZELİ ZABİT beye selam söylersin ZEKİ ağabey geldi
dersin,ortalığı ayağa kaldırma.Baktı amirlerini tanıyoruz tamam ağbi
dedi,ayrıldık hoş sohbet..
İsmail sabah içerden
bizim muhatabımız olan askeri ateşe yardımcısı ile bir görüş ne diycek.
Sabah oldu İSMAİL
geldi ağbi ne plakayı tanıyorlar,nede böyle bir araç ve sahibini sordum
konuştum dedi.
Ulan ne iş,açtım
KURUMUN BÜROSUNA telefon ,dedim böyle bir plaka varmı baktılar yok,dedim böyle
bir durum var,ALLAHALAH dediler,bakalım…!
İsmail bunlar bakalım
diyene kadar iş kaçar sen bir sempte akşam araştır kim bunlar,peki ağbi dedi
ertesi günü geldi ağbi bunlar orda galeri çalıştırıyor araba alıp satıyorlar
doğulu bu arkadaşlar,plakayı söküp sivil plaka yapmışlar bu sefer ön cama BASIN
kartı koymuşlar,dedim vay anasını ne işteyiz biz….?
Döndüm kuruma durum bu
dedim,onlarda bizde baktık bir şey çıkmadı bunlar galiba emniyet istihbaratın
haber elemanları bir işleri oldu tesadüfi bu plakayı şeçtiler,kafanıza takmayın
boş işler,eyvallah dedim..!
İsmail sen yinede
arada bir yokla,ismail arada bir haber getiriyordu birkaç defa araba alma
dümeni ile galeridekilerle konuşmuş,ama şüpheli bir durum yok…
Aradan uzun zaman
geçti beş yıl gibi o arada ismail hayatını kaybetti.Sanırım 2006 yılı bahar
ayları bir arkadaşım var,hızlı bir çocuktur kulağı delik, ZEKİ ağbi dedi
AKSARAY ve FATİH civarında bir tipler türemiş,baktım bunlar buranın adamı değil
başka vilayetten gelme tip herifler etrafa haber salıyorlarmış 50000 dolar
alıcağımız var,ALLAH izin verirse onu almaya geldik diye dolaşıyorlarmış,çok
garip tipler ağbi dedi,uyuz oldum dedi…
Aradan iki gün
geçti,gazetelerde bir haber fatihte bir araba galerisine gelen üç
şahıs,galeride çalışan görevliden 50000
dolar istemiş,görevli siz manyakmısınız burası dağ başımı geliceksiniz 50000
dolar verin diyceksiniz,siz kimsiniz,biz sizi tanımıyoruz PATRON burda
yok,PATRONUNU çağır demişler çalışan telefon etmiş ağbi gel burda birileri var
para istiyorlar bizden diye.
Bir TOYOTA marka
arabaya biniyorlar,plakayı görenler ifadelerinde polise plakanın eşgalini
veriyor,plaka çok entresan bir harf manzumesinden oluşuyor.
34 YIL 1998 entresan
bir plaka entresan bir tarih?
Ölen patron eski bir
HİZUBULLAH itirafçısıymış,sonra gazeteler yazdı.
ESKİ BİR ŞARKI VARDI.
ŞAÇLARIMIN ARASINA DOM
DOM KURŞUNU DEYDİ
BİR AVCI BENİ
VURDU,BİR AVCI BENİ YEDİ
HANÇER YARASI
DEĞİL,DOM DOM KURŞUNU DEYDİ.
HEPİNİZE İYİ PAZARLAR.
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN.

.jpg)



.jpg)

.jpg)



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder