Sevgili
takipçilerim,yine mutlu bir Pazar geçirmeniz dileği ile,belki bugün çok neşeli
bir anımı kaleme alamıycam sizleri hüzünlendirirsem,havanın kasvetine verin….
İnsan
hayatının çatallaştığı,yolların ikiye ayrılacağı ve bu ikiye ayrılma esnasında
senin tercih edeceğin bir hayat vardır,işte ben o yaşantıya çok erken
girdim,herşeyim imkanım var ama hayat yolu ikiye bölündü ,birinden gitmem
gerekli…
1980
li yılların ortalarına doğru çok bunalımlı günler geçiriyorum,yani tam
deprasyondayım ,kendimi yanlızlığa ve yine tek dostum dert arkadaşım alkole
verdim.
Hafta
yoğun gündemle ve çalışma ile geçiyor,akşamları iş sonrası yine gece hayatı,yalnız
kalabileceğim o günlerde cumartesi ve Pazar günleri var.
Cumartesi
özellikle saat sabah 11 sularında Sarıyer kavaklarda malum bir restoran var ona
gidiyorum daha evvelki yazılarımda yazdım YEDİGÜN balık lokantası çok seviyorum
orayı kurduruyorum masayı ağar,ağar tek başıma gece saat 01 olana kadar içiyorum,bazen bir büyük bitiyor, üstüne küçük
bittikten sonra kalkıyorum ayarımdaysam eve dönerim ayarımda değilsem hemen
yakında yeniköyde rahmetlik babaanneme
giderim orda vurur kafayı yatarım…
Tabi
bu tek başına uzun içkilerim boyunca boğazın manzarasını seyreder,boğazdan
geçen SOVYET bandıralı özellikle o yıllarda doğalgaz borusu yüklü gemileri
izler bazen Sovyet deniz kuvvetleri gemileri geçer,dalar,dalar giderdim.
İşte
hayırsız bir kızcağız var onun sonu ne olucak onu düşünüyorum,aklımda o var biz
yırtarızda hayatta o ne yapıcak!))
Artık
herkes beni restorantta tanıyor,bir öğlen yine martılara karşı dalmışım bir
yaşlıca bey geldi,oturabilirmiyim dedi tabi dedim buyrun kusura bakmayın üstüme
vazife değil ben sizi uzun zamandır takip ediyorum,yalnız buraya gelip çok uzun
saatler içiyorsunuz bir derdinizmi var dedi.
Dedim
var ağbi,nedir dedi hayatta nereye gideceğimi bilmiyorum,yanlızım onu
düşünüyorum yani sen dedi bu kadar içkiyi yalnız başına oturup kalkmayı onun
içinmi yapıyorsun dedi,evet
dedim,güldü...OH be dedi.
Ne
olduki ağbi oh dedin dedim,yav seni izliyorum haftalardır bu yaşta bu garibin
ne derdi varda böyle kendi,kendine takılıyor hiç konuşmadan saatlerce içiyor
ciddi manada bir derdi var diye düşünüyor üzülüyordum dedi içim rahatladı,güldü
keyfine bak dedi kalktı,ben buranın sahibiyim ne emrin olursa dükkan senin
hayatta hiçbir şeyi kafana takma hayat seni bir dalga gibi götürüyor,arada
arkadaşlarınlada gel, sizleri gülerek ağarlayalım,peki ağbi teşekkür ederim
dedim.
Aradan
bir zaman geçti BAHRİ ağbiyi İTO dan aldım bastım yine aynı mekana gittik,hafta
arası tabi yedik içtik gece saat 01 suları hesabı istedik,hesap geldi hesaba
baktım garson arkadaşa yanlış olmuş eksik bu hesap düzeltin getirin,beş dakika
sonra hesap geldi hesabın yanında iki adet kaymaklı ayva tatlısı ağbi dediler
hesapta bir yanlışlık yok doğru,öğle olunca ben bol bahşişle hesabı ödedim ve müsaade
ile kalktık.
Arabada
giderken BAHRİ ağbi ZEKİ sen biz yokken bir şeylermi yapıyorsun ne oldu ağbi
dedim oğlum üç otuz hesab geliyor yanlış olmuş diyorsun üstüne yok ağbi doğru
deyip kaymaklı ayva tatlısı geliyor,gülüyorum)))))
Bahri
ağbi sempte diyormuşki,yemeğin üstüne dükkanı üstümüze yapın desek onuda
yaparlardı bu ZEKİ ne yapıyor bileniniz varmı diye takılıyor,yerlere yatıyoruz
gülmekten.))))))
Bu
tek takılma hikayeleri bende çoktur yine yıl 1996 çok çalıştığım
günler,istanbulda bir istikameten geliyorum bir yat marinasında bir tanınmış
mekanı o yıllar şeçtim gidiyorum bara oturuyorum gece 24 ,01 sularından saat
üçe,dörde kadar içiyorum ordan doğru eve
yatıp sabah erken kalkıp işe.
Böyle
yer ettiğim barda dört,beş gün geçti personellede konuşmuyorum icap
etmedi,aniden işte o gecenin birinde üç tane polis bardan içeri girdi içerde
bir dolandılar yan taraftaki müşterilere kimlik sordular,sonrada çekip gittiler
ama belli bir sıkıntı var bende bir tabanca var bir tanede barın önündeki
arabamın bagajında, o yıllarda öyle bir durumumuz varki adam vursak,vurulana
niye adamın mermisine kafa atıyorsun diye ölmüşü mahkemeye verirler…)))))
Sinirlendim
bardaki barmen ve arkadaşlarına hayırdır bir sıkıntımı var buralarda polis
falan diyince OHHHHH diye hepsi rahatladı biri kültablamı boşaltıyor,öbürü
rakımı tazeliyor,öbürü barda önümü siliyor,barmen Trabzonluymuş güler yüzle
ağbi bir emrin varmı ben ŞENOL dedim bende ZEKİ ya siz niye böyle bir anda ben
konuşunca rahatladınız,yüzünüz güldü kaç gündür burda somurtup
duruyordunuz,ağbi kusurma bakmazsan anlatıcam,anlat ne kusuru olucak,a……!
Ağbi
sen buraya ilk günler geç saatte tek gelip barda sabaha kadar grand toilet
takım elbise oturup içiyor hesabı ödeyip kalkıp gidiyorsun,ne bir konuşma var
ne bir şey sadece duvara bakıp içiyorsun arada rakı istiyorsun,olabilir dedim
ama ağbi o esnada kendi kendinede devamlı mırıltı halinde konuşuyorsun,biz
acaba delimi diye ilk gün düşündük sonrada rakiplerimiz bir icrat yapıcak onun
için mevzu bize hazırlamışlar senmi geliyorsun diye habire tedirgin kuruyoruz,şimdi
sen konuşunca hadiseye tepki verince
anladıkki bir şey yok herşey sağlıklı,nasıl gülüyorlar ŞENOL diyorki ağbi diyor
5 gündür gidip gidip geliyorum ne zaman bir olay olucak diye.)))
İşte
tek başına takılmanın böyle gırgır anıları oluyor,daha bayanlarla var ilerdeki
günlerde anlatıcam…!!!
İşte
o günlerde çok beni sıkıyorlardı,hakkımda dedikodu yapıyorlardı,arkamdan iş
çeviriyorlardı bende sıkılır yalçın ağbi vardı ona anlatırdım ağbi kurumda
hakkımda dedikodu yapıyorlar demedikleri laf yok diye,YALÇIN ağbi derdiki
boşver PADİŞAHIN
arkasındanda konuşuyorlar,devletin maaşını alıp,devletin her
türlü imkanını kullanıp beceremedikleri işleri,korktukları yapamadıkları işleri
sen sıcak lüks yatağından kalkıp,birde bir ton cebinden para harcıyarak
yapıyorsun,onlar bunu yapsında DELİKANLILIKLARINI görelim derdi,YALÇIN
ağbi..!!!!!!!,
Hepinize,hayırlı
mutlu bir Pazar günü olsun..
SAYGILARIMLA,
ZEKİ
ARSLAN….
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder