Sevgili
takipçilerim,hepinize iyi pazarlar dilerim.14 şubatı geçip 15 i bulduğumuz için
çok sevinçliyim,yoksa sevgililer günü ile ilgili yazı yazmak zorunda
kalıcaktım,bugünlerde hiç o konularda psikolojik olarak formumda değilim.
Sıkıntılı
ve tehlikeli günlerden geçiyorum bugünlerde ilerki yazılarımda bu İSTİHBARİ
konuları yazıcam,bugün Pazar biz neşemize bakalım.
Yazının
başlığı ÇATI ve HUKUK olunca çoğunuzun aklına başka şeyler gelir, değil.
Şu
anda yıkılıp yeniden yapım aşamasında olan İSTANBUL BAROSU üstünde 1980 li
yıllardan itibaren ÇATI ismi ile
adlandırılan bir restoran
vardı.
Cam
kenarından muhteşem bir İstanbul ve
boğaz manzarası görürdünüz.
Tabi
o seksenli yıllarda benim genellikle öğlen ve öğleden sonra kaçamak yaptığım
zaman zaman ,gizli karargahımdı.
Sebebi
İSTANBUL BAROSUNUN en üstünde olduğu için çok nezih bir ortam kimsenin
ulaşamadığı,güvenli,kaliteli hizmet sunan bir işletmeydi.
Geceleride
geç saatlere kadar hizmet verir önemli şanatçıların müziğinin eşliğinde yemek
yenilen alkol alınan çok nezih ve kibar insanların müdavimi olduğu bir mekandı.
İşletmecisi
sayın HASAN ÖZEN bey tüm çevrelerce buna aslında ortama çok uzak olan sağ
siyasi görüşe sahip insanlarca bile tanınan çok sevilen,çok kibar bir İstanbul
beyefendisiydi.
Mesleğini
müthiş hakkı ile yapan bir işletmeciydi,bir ara akşam saatlerinde gittiğimizde 1990 lı yılların başında bir beyaz rus
piyanist hanfendi müzik yapar onun müziği ile keyiflenirdik.
Ben
burda 1980 li yıllardan mekan işletmeye kapanana kadar bir çok önemli
istihbaratçı,yerli,yabancı ve diğer iş kollarındaki arkadaşlarım,dostlarımla
yemek yiyip toplantılarımızı ve görüşmelerimizi yaptık bu binada çok tehlikeli
istihbari köşe kapmacalı olaylar olmuştur,tabi bunları vatandaşımız hiç hissetmez
eskiden istihbarat dünyası yerlisi yabancısı çok nezih ve temiz çalışırdı,şimdi
herşey ARAP ŞAÇINA döndü.
Tabi
BARONUN bu imkanı bize sağlaması ile şu anda bile TÜRKİYENİN önemli davalarına
bakan tüm avukatları ve BARO başkanlarını tanıdık,onlarda bulunduğumuz YUVA
yaptığımız mekanlardan bizim istihbarat dünyasının insanı olduğumuzu
bilirler,selamlarını,sohbetlerini gerekirse hukuki bir konuya ihtiyacımız olduğunda şahsi
işlerimiz için çok yardımlarını aldığımız avukat dostlarımız,arkadaşlarımız olmuştur.
Uzaktan
takip ettiklerimizde gözümüzle izlediklerimizde olmuştur,tabi bu çevre sizinde
günlük basın yayın kuruluşları tarafından izlediğiniz elit sol entelektüel
TÜRKİYE aydını dediğimiz yapıdır ideolojik olarak.
Tabi
ÇATI restoran 2002 yılında BARO ile geçirdiği bir anlaşmazlıktan dolayı
muhteşem yerinden taşınıp maalesef yer bulamadığından dolayı BARONUN giriş
kapısında bir pasajın alt katına ÇATI
passaj olarak açıldı ama yılların mekan konseptine ve adına uymadığı için mekan
tutulmadı,HASAN ÖZEN bey mecbur kaldı dört beş yıl sonra ÇATI adlı mekanı
kapatmaya…
Şimdi
gelelim Pazar gününe uygun tatlı bir anımıza ÇATI restorantta.
Gayrimüslüm
kökenli çok yakın bir arkadaşım var ARTO isminde benide çok sever beraber yeriz
içeriz gezeriz eğleniriz,bir bahar günü geldi dedi kalk ÇATI ya gidelim
sevgilim ESRA da gelicek rakı içelim.
Oğlum
çok sıkıntıdayım hesaplar senden güldü ayıp ediyorsun dedi.
Babadan
yadigar yanımda olan HALİT var,o aralar
çok sıkıntılıyım HALİT bir haber alırsan hiç bekleme yanıma gel dedim,peki
dedi.
Ardanın
sevgilisi ESRADA geldi cam kenarında
masadayız ESRA hanım biraz kısa boylu fakat çok delikanlı bir kız erkek
gibi hareket eden rakıyı susuz içiyor içtimide bir büyük içiyor herkes
bayılıyor,kızcağız bayılan delikanlıları alkolden ayıltıyor,öyle bir hanım.
O
günlerde biraz maddi sıkıntım var bir dostumdan para istedim ondan haber
bekliyorum miktar biraz büyükçene,biz içiyoruz benim keyfim fazla yok bir
baktım HALİT geldi uzaktan işaret etti,gittim ağbi çarşıdan telefon geldi
ağbinin istediği rakamı gelin alın diye,tabi çok sevindim halit dedim,fırla al
bir Pazar filesine doldur gazete
kağıdına sar al gel sen ben burdayım,akşamda senle beraberiz HALİT güldü,yalnız
içinden bir desteyi buraya bana getir çaktırmadan senden alayım tamam patron
dedi,gitti.
Bir
keyfim yerine geldi,dedim somon füme,havyar ,karides yapın masaya yiyelim biraz şipariş veriyorum ARTO da bir şey
demiyor bizimkine ne oldu yine manyaklaştı bana bakıyor.
Neyse
sohbet ABD yardımı gelince on numara güzelleşti iki saat sonra HALİT
geldi,çaktırmadan tualette bir desteyi bana verdi gitti.
Arkadaşlar
hesap zamanı geldiğinde,ARTO sen dur dedim hesabı çekiştiriyor yok ölsem vermem
ben ödüyicem,ARTO bakıyor bana kaş göz işareti yapıyor MANYAKMISIN paran yokya
gibilerinden,neyse hesap defteri çekiştirme ile bende kaldı,cebimi elime atıp
hesabı öderken arto bendeki BALYAYI
görünce başladı vay p…………….. vay)))))).
Sonra
ESRA yı yolladık,meseleyi anlattım akşam aleme devam HALİT i de aldık bu sefer
gece kulüplerine……))))
Böyle
bir anımı daha anlatim ve eğlenerek bitirelim,yıl 1994 senesi Cuma günü eve geldim
duşumu aldım,kotumu üstüne beyaz tenisçi kazağımı giydim,hava bahar havası
harika bir hava o aralarda SAPIZ nasıl
olmayalım adımımız takipte,izleniyor
müdavimi olduğum ÇINAR otelinin lobi katına oturdum o aralar devamlı orda
takılıp,içki içip ordan ya eve yada başka mekanlara gidiyoruz.
Lobide
hemen camın kenarında parka bakan masada oturuyorum rakım mezelerim önünde
bakalım erkek arkadaşlarımızdan kim gelicek diye beklemedeyim.O arada bir BMW
son model bir araba ile bir hanfendi geldi aracı park etti,indi otele giriyor
on numara bir güzellik altındaki araba son model.
Bir
baktım lobiye çıktı bir koltuğa oturdu,lobi boş bana baktı ve kalkıp bana doğru
yöneldi ve oturabilirmiyim diyerek müsade istedi ayağa kalktım hemen müsade
sizindir ne demek oturdu isimler tanıştık,kısa soyadı yok.
İçimden
diyorum ulan ZEKİ karizmanın doruğundasın bu kadın bile tek bakışta gelip bana
yapıştığına göre aklımdan birde hangi istihbarat örgütü taktı diye
kuruyorum?)))))
Viski
içermisiniz dedim olur dedi nasıl olsun falan derken viskisini çerezini yıktım
önüne şerefe yaptık hoş sohbet bende RICHARD GERE ayakları,hanfendi viskiyi
bitirdi bir tane daha söyliycem garsona gerek yok dedi ve şöyle bana hitap
etti.
Benle
beraber olmak istermisiniz,tabiki niye istemeyeyim dedim,içimden diyorumki ulan
ZEKİ nasıl bir şeyin içindeyiz,tezgahamı geliyoruz,yoksa karizmamla ATEŞLİ bir
kadınmı yakaladım,bana şöyle dedi 800 dolar alıyorum otel masrafları size ait,eve gelemiyorum…
KAL
geldi,teşekkür ederim dedim,ben
almayayım dokunuyor….!!!
Hekese
iyi pazarlar..)))))
SAYGILARIMLA,
ZEKİ
ARSLAN.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder