Muhterem sayın
BAŞBAKANIM size bu açık mektubu özür dileyerek yazıyorum çünkü gerekli
kurumlara ve en yetkili makamlarına yazdım sizide bilgilendirmeleri için ,
fakat bir yıl içinde gördümki kimsenin kale aldığı yok..
Ama tabiki şu günkü
olaylar gösterdiki her zaman şahsımın haklı olduğunu.
2010 yılında şahsıma
yapılan komplo operasyondan,şimdi anlaşıldıkı sizlerinde başına aynı komplo
geldiğinde, tabi sizde devleti yönetmenin verdiği ERKLE olayların üstüne gitme gücü ve kudreti olduğu
için müdahale edip zatıalinizi ve yakınlarınızı koruma altına veya devletin yönetme gücünü
kullanarak yapılan yanlışlıkları düzeltmeye çalışıyorsunuz.
Ama biz sizler gibi
kuvvetli olmadığımız için hakkımızı,hukukumuzu savunamadığımız gibi birde şuçlu
duruma düşüp sizlere kendimizi anlatamıyoruz,ancak sizlerin başına hadiseler
geldiğinde olayların ne kadar can yakıcı olduğunu anlayabiliyorsunuz.
Sayın BAŞBAKANIM 2005
yılından sonra sizin şahsınıza itimat ve güven duyarak ölümüne mücadeleye
girdik bu konuda maddi,manevi kayıplarımız olduğu halde sizlerin ayakta kalması
ve DEMOKRASİNİN oturması için kendimizce çalıştık,hiçbir şeyden korkmadan açık
kendimizi saklamdan gerekirse MAHKEME karşısınada çıkmak için gönüllü olarak
adaleti tecelli ettiren adli kolluk kuvvetlerinin karşısına oturduk.
2010 yılı NİSAN 20
sinde yapılan bu algılayamadığımız OPERASYONLA şimdi şuçlanan bir kesimi canlı
operasyon öncesi ve sonrası bir profosyonel olarak izledimki bu işin içinde
sadece bu kişiler değil aynı zamanda benimle ilgili BAŞBAKANLIK kurumuna bağlı
MİT müsteşarlığının içindeki eskiye dayanan ve ANKARADAN yönetilen bir kadroda
var.
Yani şimdi herkes bir
gurubu şuçluyor ben bu kişilerin haricinde çok başka alakasız insanlarında bu
MİT içinden bu KOMPLO operasyonu yönetici
olarak hazırlayanları tespit ettim ve ettikten sonrada 2012 yazına kadar
dışarda takip ettim.
Bunların hepsi teknik
konu bu tip karalama operasyonla benim zaten uzun zamandır baskı altında tutan
MİT kapsamındaki bir gurubun yine örtülü operasyonlarına MADDİ olarak MARUZ kaldım
bunuda sayın MİT müsteşarımız DR HAKAN FİDAN beye ve konunun sizede gerekirse
intikal ettirilmesini yazılı elektronik posta ile bildirdim.
Sayın BAŞBAKANIM uzun
yıllardır konunun gereği yapılmadığı için lütfen anlımın teri olan hakkımın
iadesini çünkü ben hayatımda ÇALMADIM,hırsızlık,dolandırıcılık yapmadım
kimsenin yüreğinin yetmediği yerde şimdi kamyon önlerinde yerlerde sürünen MİT
mensubları gibi değil ASLANLAR gibi ölümü göze alarak iş yaptım,en kötü ihtimal
beni bu ülkeden TC vatandaşlığından çıkartır ülkeden atarsınız ama ben anlımın
terini için kimseye taviz vermem hakkımı,hukukumu savunurum,git mahkemede savun
derseniz zatıallerinizin bildiği gibi bu konuları mahkemeye götüremiyoruz.
Suç işlemiş geçmişinde
ve mazisinde asıl şuçun büyüğü olan kimselerin beyaz yakalı şimdi bize baskı yapmaları MİT SEFERBERLİK
kapsamı adı altındaki yapılanmasında bunuda çok açık bir kurumun büyük bir
zafiyetine veriyorum.
Sayın BAŞBAKANIM özür
dileyerek bunları size kamuoyu önünde içini açmadan yazıyorum içini 1941
yılından bugüne korkmadan yazdım bu 3 sene içinde belgelendirecek şekildede
yine sizin politikalarınıza yakın,camianıza yakın insanlara verdim,yalan veya
iftira atılmadığı belli olsun.
Mektubumu kısa
bildirirken malumu kamuoyunda deşifre olmamak için kod adı ile yazıyorum,fakat
bu kod adı artık mahkemelerce tescillenmiş olup onun içinde resmi olarakta
kabul edileceğini beyan ederim.
Bundan sonrada sayın
BAŞBAKANIM umarım bu konular doğruluğa kavuştuktan sonrada ülkemizde içerde ve
dışarda SEFERBERLİK kapsamındaki hiçbir yerde ve işte olmıycağımı ve olmakta
istemediğimi açık beyan ederim.
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder