Sevgili
takipçilerim,yazımın başlığını sayın AVUKAT FETHİYE ÇETİN hanfendinin HIRAN
DİNK cinayetindeki son yaptığı araştırmaların içinde kıriptolu bir dosyanın adı
olarak çıkan ve içinde MİT haber elemanı olarak geçen bir kişi ile FRANSANIN
LÜBNAN elçiliği ve İSTANBUL başkonsolosluğunu kapsayan MİT ilede gerçeğe yakın
bir bilgilerin servis edilme şekli var,haberi yazımın altına ek yaparım
sayfada,ayrıca sizde internet vasıtası ile tamamına rahat bir şekilde
ulaşabilirsiniz.
Biliyorsunuz arkadaşlar
DİNK cinayeti konusunda sizlere kimsenin daha telaffuz edemiyceği şekilde
ARALIK ayı başında bir yazı yazdım.
Peki ANKA veya
DÜNYADAKİ adı PHOENIXS nedir bir MİTOLOJİK yırtıcı kuş,peki sizce ne anlam
taşır niye bir istihbarat örgütü mensubları yani MİT ANKA kodlu şifreli dosya
hazırlar.Biliyorsunuz arkadaşlar nadir uzmanlık görevim sivil olarak ASKERİ
İSTİHBARAT uzmanı olmam,bu sizler içinde bir şans ANKA=PHOENIXS CİA VİETNAMDA
uzun müddetli yaptığı bir kirli istihbarat operasyonunun KOD adı.
PHOENIXS operasyonunun
ana temeli kuzey Vietnam stratejik üst yöneticilerini,asker,sivil siyasetçi
önemli ne kadar insan varsa güney Vietnam ordusundanda devşirdikleri Vietnamlılarla
suikast,sabotaj,kaçırma,rehin alma ve alınan rehinelerin sorgulanması ve
infazını görev olarak üstlenilmiş bir CİA özel programı.
Daha sonraki yılarda
CİA müttefiki olduğu tüm ülkelere bu programın kurslarını o ülkenin İSTİHBARAT
yetkillilerine kurs olarak verdi.
Sayın av fethiye çetin
hanımın yazısındaki FRANSIZ konsolosluğu hakkında bir anımı aktarim,konular
hakkında daha faydalı olur bir gün yakın bir FRANSIZ arkadaşımın kendisi o
esnada avrupada bir ülkede ,FRANSANIN İstanbul konsolosluğundan bir yazılı
adresimize davet mektubu aldık,çünkü arkadaşım adres olarak benim yerimi
kullanıyordu,tabii olmayınca benden rica etti davete sen git çünkü bu davet
askerlik yoklaması için önemli bir hadise verilen gün ve saatte konsolosluğa gittim
konsoloslukta bölüm açık ULUSAL GÜVENLİK şubesi olarak geçiyor konsoloslukta
çok ayrı bir bölüm ve yüksek güvenlik duvarı ile korunan açıkçası elektronik ve
muazzam bir çelik kapı sistemi ile muhafaza edilen bir bölüm,içeri alındığımda
silahlı FRANSIZ zannederim deuxıens burea(ikinci büro FRANSIZ GİZLİ SERVİSİ)
mensubları ve gayet kibar ve nezih bir türkiye vatandaşımız ermeni kökenli
beyefendi hemen davet mektubunu alarak içerde başka bir odaya girdi ve bir
müddet sonra çıkarak beni içeri davet etti,içerdeki kişinin en yetkili askeri
ateşe olduğunu izah etti girdim fakat şok oldum çünkü askeri ateşe bir hanfendi
zannederim albay rütbesindeydi,oturduk gayet nazik bir neskafe ikram ederek
benden bazı sorular sorarak arkadaşımın durumunu sordu gerekli bilgiyi aldıktan
sonra bana özellikle bir FRANSIZ vatandaşını ülkemde yakınlık gösterip
ilgilendiğim için teşekkür etti bizim gibi insanların hayatta MURAT larına
ericeğimizi belirterek hoş bir şekilde konsolosluktan ayrıldım.
Fakat hanfendi tabiki
mesleğin doğasından uzun bir müddet kendi istihbarat ağı ile bir çalışma üstümde
yaptı,yıl 1993 FRANSIZ ekolü türkiyedeki istihbarat faaliyetinde çok değişik
bir ÖNEMİ vardır,tarihide bir geçmişimiz var özellikle MİLLİ MÜCADELENİN olduğu
günlerde FRANSIZLARIN takındığı değişik bir yöntem metodlar vardır FRANSIZLARIN
İNGİLİZ rekabeti bunu aslında tarih boyu dünyanın heryerinde görürüz.
Tabi arkadaşlarım
İSTİHBARAT dünyasında sahada olan uzmanlar tüm konuları hayatlarının içinde
yekpare olarak yaşadıkları için diğer yönetici kadrodan her zaman öndelerdir bir
adım sebebi çok basit,bir tanesi olayları masasına geldiğinde sadece dosyadan
okuyup yeni idrak edip görevi bittiğinde çekip başkasına bırakıp gidiyor sahada
olan devamlı kesintisiz konuları ucu ucuna ekleyerek yaşar,buna nerden geldim
istihbaratçı çok eskidir diyelim PARİSTEN görevden gelip bir masaya
oturmuştur,uzmanla konuşurken akla hayale gelmiycek o kadar küçük bir kelime ve
bunla bağlantılı bir beden hareketi yaparki o MASA şefi o esnada CİA kontağını deşifre eder farkına
varmadan, hatta uzman yeni gelen şefi hiç tanımasada hemen o küçücük açıdan
verdiği açıkla bu ŞEFİN operasyonel yapısı ve ekibi olduğunu ve günün konusunda
nelerle karşılaşıcağını anlar ama en önemlisi DIŞARDAKİ CİA bağlantısını yakalamaktır
çünkü o küçücük yakalanma geçmiş gelecek koca bir DAĞI ele verir.
Rahmetli kemal sunalın
bir filmi var orda diyor BU KADAR,karşı taraf NE KADAR dedik diyor ŞABAN
kızıyor BU KADAR dedikya diyor….
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder