SUSURLUK,İLİZYON
Sevgili takipçilerim
ANKARADA çok değer verdiğim gazeteci sayın ARZU YILDIZ hanfendinin bir haberini
okuyunca,biraz hatırlatma yaparak gitmek istedim,bu yazıyıda ekstra
yazıyorum,ama istedim okuyun iyi düşünün basın mensublarıda kaynaklarından
haber alarak tabi doğruluğunu az çok teyit ederek geliyorlar ama İSTİHBARAT ve
GÜVENLİK dünyası İLİZYON sanatının,bir parçası gibidir.NE GİBİ DERSENİZ?
Şuç işle başkalarının
üstüne yık,şuç işlettir farkettirmeden onun üstünden siyasi ve maddi rant elde
et yani AMERİKAN filmlerinde gördüğünüz tüm komplolar İSTİHBARAT ve GÜVENLİK
operasyonlarında ilizyon şeklinde kullanılır,bunlardan çok bilinmeyenli denklem
çıkar.
Şimdi bu yazıcaklarımı
soru şeklinde ve yaşanmış konuyu atlayarak,çünkü onu kitabıma saklıyorum
sizlere yazıcam.
Yer İSTANBUL,İLÇE
BAKIRKÖY,KÖY ŞENLİKKÖY MAHALLE FLORYA….
30 mayıs 1994 gün gece
24.00 suları bir toyata spor yine bir yabancı dört kapılı araç şenlik köy
caddesi üstünde caddenin her iki yanını tutmuş araçlarda ikişer kişi ve birde
arada ring atan üçüncü bir araç her iki aracı kontrol eden,araçtaki şahıslarda
cep telefonu mevcut devamlı şekilde cep telefonu ile haberleşip bir pusu atmış
vaziyeteler,araçtaki kişiler dinamik ve atletik ve tetikte kişiler.
Üç gün boyunca aynı
pusu aynı yerde atıldıktan sonra aynı araçlar ve aynı kişilerle bölge o
yıllarda çok ıssız o saatlerde özellikle ve kavşak bir yer bölgeden hızlı bir
şekilde ayrılıp çok farklı yönlere ankara veya edirne istikametine devam etmek
çok kolay ve çok hızlı gerçekleştirilecek bir hadise….
Evet burası neresi
BOLUNUN YIĞLICA kazasında cesetleri bulunan üç kişi ADNAN YILDIRIM,SAVAŞ
BULDAN,HACI KARAY merhum kişilerden, HACI KARAY isimli Yüksekova nüfusuna kayıtlı
kişinin evinin bir üst sokağındaki çıkış noktasındaki caddenin kesişme noktası…
Peki bu kadar ıssız bir
yere PUSU atanlar ve üç gün gibi orda bulunan OPERASYON ekibi niçin bu merhum
üç kişiyi üç gün pusu attıkları yerden 3
kilometre uzakta beş yıldızlı uluslararası tarihi bir OTEL olan yaz günü
kalabalığın en yoğun olduğu saatler otelin ve otelin kumarhanesinin hemen
yanında İNTERNATİONAL HOSPİTAL hastanesinin olması kumarhaneden ve hastaneden
dolayı orda bir taksi durağının ayrıca olması fakat ne hikmetse sabah 4,30 da
otelin doormen(kapı görevlisi) ve diğer kumarhane giriş görevlilerinin
şahitliğinde bu üç arabadaki kişiler polis yelekleri ve telsizlerle merhum üç
kişiyi OTELİN KUMARHANESİNDEN alarak,BOLUNUN yığılca köyünde katlettikleri
iddia edilmektedir.
Köyün yakınındaki bazı
görgü şahitleride JANDARMA sorgularında araçların marka ve rengine kadar
anlatarak tutanakla tanık olmuşlardır.
Şu ana kadar bu
hadiseyi gerçekleştiren kişiler öğrenilsede bunlar hukukun karşısında
cezalarını çeksede şu anda birkaç tanesi varki bu olayları aydınlatmak isterken
zor duruma düşmüş hala tutuklu olarak sıkıntı çekmektedirler.
Peki şimdi adama
sormazlarmı bu kadar ıssız yerde bu üç kişiyi almak varken bu kadar kalabalık
yerde niye aldılar bir çok görgü tanığı arkalarında bıraktılar?
Şöyle olamazmı bu üç
kişiyi bilinmeyen bir üst düzey MİT yetkilisi arayarak ÇINAR OTELİNE çağırdı
çünkü zaten tarihi bir karargahları idi orası,listeden çıkma karşılığında
canlarının bağışlanması karşılığında yüklüce bir miktar para aldı ve orda bir
mizansende bu üç kişiye anlatarak siz önemli şu gazeteciyi arayın burda OTELDE
tarassut altında olduğunuzu SUSURLUK ekibince söyleyin,buda size sigorta olsun
ben şimdi ilgili en tepe kişiyi arıyorum oda onlara haber vericek tarrassutu
dağatıp sizi almayacaklar,tabi bu bir kandırmacaydı
Merhumlar çıkınca
dışarda hiçbir şeyden haberi olmayan vatanı kurtarıyoruz diye uğraşan personel
verilen son emir neticesinde bu üç kişiyi infaz etmeye götürdüler belki
infazcılarına çok durumu anlatsalarda ,anlıycak kimse olmadığından İNFAZI
gerçekleştiren kişiler infazı yaparak aldıkları emirle geri döndüler çünkü
araçları gören köylüler var,düşünüyorum bu bölgede infazların yapıldığı, çoğunluk
hangi milletimizin ırkından yoğunlukla yaşadıkları bölgeler?.
Dahada entresanı bu
konularla çokça suçlanan eski İÇ İŞLERİ
bakanımız sayın MEHMET AĞAR beyefendide alınmanın ilk vuku bulduğu ÇINAR OTELİ
kumarhane önü ile oturduğu o dönemdeki İstanbul yeşilköydeki DİLKUM sitesine
sadece 500 metre, dahada tesadüfe bakınki 1996 yılında öldürülen yine aynı
ekibin yaptığı söylenen merhum ÖMER
LÜTFÜ TOPAL beyefendide aynı sitede sayın BAKANIMIZLA ikamet etmekte hatta
merhum edebiyete intikal ettikten sonra ailesi o sitede oturmaya devam
etmişlerdir.
Sevgili takipçilerim
tabi bunların tamamı ile yaşanmış gerçek maceralarını
kovalamacalı,takipli,kavgalı,silahlı daha sonra yapıcağım birkaç cild kitabımda
tafsilatlı olarak yazıcam şimdilik PROMOSYON tadında okuyun istermisiniz ve
benimsermisiniz diye ÖN BİLGİ olarak bilgilerinize sunuyorum,ARZU YILDIZ kızımızıda UNUTMAYALIM BAŞARILAR
DİLEYELİM,VAZİFESİNİ KOŞARAK CANI GÖNÜLDEN yapıyor bu yazımı kendisine itaf
ediyorum…
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN….
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder