Sevgili takipçilerim
sizlere dikkatimi çeken sosyal medyada ve basında ara ara geçen konuları o
günün şartlarında bulunduğum merkezden asıl gerçeğin neler olduğunu ve ne
olabileceğini tamamen yaşanmış konulardan kısaltarak her zamanki gibi vericem.
Diyceksinizki ZEKİ bey
ammada çok şeye şahit olmuş ve görmüşünüz yoksa bize yazıyormusunuz diye onuda
ben açıkladım belgeli olarak ama sizede burdan söyliyeyim,bunu övünmek için
değil yaşanmış bir gerçek olarak veriyorum çok stratejik yerlerde ailece uzun
bir tarihi kapsayan konumda bulunduğumuz için bir çok şeyin o anda içinde canlı
yaşamasakta öncesi ve sonrası bilgileri çeşitli mekanizmalarla şahsıma ve
yakınlarıma ulaşmıştır.
Gelelim konuya şunuda
söyliyeyim basında kafalarınızı bilgi kirliliği ile çok karıştırıyorlar aslında
sebebide çok kimsenin hiçbir şeyi bilmemesi,bilenlerinde çarpıtarak sizlere
aktarmaları.
Hayatımın en yoğun
günleri anılarımda çok tatlı bir şekilde var 1996 senesi ocak başı ve 1 mayıs
ile biten o beş aylık dönemdir,bu dönem içinde kardak kırizi,Avrasya feribotu
kaçırılması,sabancı center baskını, bekir kutmangil cinayeti ,gazi olayları ve
en son sizin bilmediğiniz önceden önlenen bazı olucak katliamlarla,kadıköydeki
1 mayıs hadiseleri.
Hiç unutmam o kadar
bunalmıştımki 26 nisan 1996 şeker bayramı ile ANTALYA alanyaya tatile gidip
masa şefi ALİ beyle görüşüp 1 mayıs günü yine antalyadan rahatlamış şekilde
dönmüştüm,yoksa kafayı yoğunluktan yiyiyordum.
Sabancı center
baskınına gelince kısa kısa şu olaylara size işaret ederek gerçek gidicem
birincisi sizlere iddia edildiği gibi değil merhum sakıp sabancı beye karşı bir
hoşnutsuzluğun olduğu stratejik noktalardan birkaç ay evvel duyuldu,ikinci
hadise bunun böyle holdingin rekabetinden kaynaklanan bir hadise olarak falan
veren var kesinlikle değil bu hadisenin kaynaklanması ve sabancı ailesinin
hedef alınmasının sebebi merhum SAKIP SABANCI beyefendinin duyarlı bir TÜRKİYE
vatandaşı olarak Anadolu insanı olarak akan kanın önüne geçmek istediği için
kendi imkanları ile oluşturduğu bir uzman ekibi çalıştırarak GÜNEYDOĞU VE
DOĞUANADOLUDA akan kanın nasıl durdurulabileceğine dair sosyal,ekonomik,siyasi
ve uluslararası çok geniş bir rapor,kısa size şöyle söyliycem suikast
hadisesinden sonra üst düzey askeri bir yetkili suratıma DEVLET işine
karışmıycaktı dedi.
Yalnız bu yetkililerin
hepsinin kuyruğu malum dışardaki odaklara bağlı,sabancı holdingin bir
özelliğide AKBANK bünyesinde şimdi bilmiyorum o dönemlerde bir çok emekli MİT
mensubundan oluşturulmuş gerekli konularda meslekleri ile ilgili çalışsınlar
diye personel istihdam ediliyordu zannederim aynı gelenek şu anda devam
ediyordur,buraya şurdan geldim olaydan evvel CİA için uzun yıllar çalışmış bir yaşlı haber kaynağım
sabancı center güvenlik şirketi hakkında yakın bilgi vermişti EMEKLİ DENİZ
SUBAYLARINDAN oluşmuş bir yönetim kadrosu olan yanlış hatırlamıyorsamda adıda
ETKİM İSİMLİ bir özel güvenlik şirketi idi.
Gelelim türkiyedeki o
günün popüler kontra ekiplerine ana merkez kontra örgütlenme çok kuvvetli idi
siyasi olarakta güçlü olunduğu için malum ismi susurlukla çok geçen merhum
ABDULLAH ÇATLI ve arkadaşları,yine ANKARADA bir gurup bir güvenlik şirketi
içinde oluşmuş ekip bunlar o dönemde TÜRKİYEDE metropolü tutan kontra ekiplerdi
tüm ismi geçen ÖZEL harekatçı polisler ve bunları yöneten EMNİYET müdürleri ve
emniyet genel müdürlüğü danışmanları,birde her zamanki gibi ucu 12 eylüle
dayanan DEVSOL geleneğinden gelen hapisanede o tarihlerden suikastin olduğu
günlere kadar tutulan SOL tetikçi ekipleri,arkadaşlarım ben bunlarla bizzat
1989 ve 1990 yıllarında canlı karşılaştığım için ve olayların takibinde olduğum
için yaşadıklarımı sizlere aksettiriyorum.
Birde kafalarınızı
karıştıran hep yunanistana kaçış şekli var bunu basın yollu ile hep denizden
RODOS üstünden SELANİK olarak gösteriyorlar aslında deniz çıkış delillerini
sildiği için bu şekilde veriyorlarlar İZ bırakmıyor bu çıkışlar DEVSOL lideri
DURSUN KARATAŞ ve yeraltı dünyası liderlerinden karagümrüklü ENİS KARADUMANIN
1989 firarından başlayıp güzergah EDİRNE bölgesinde KEŞAN ,İPSALA,MERİÇ
hattından sınır boylarından kaçış olup derin devletin ordaki yapılanmasını
DEŞİFRE etmemek içinmi ege bölgesinde DENİZDEN göstererek izleri her defasında
kapatıyorlar.
Merhum SAKIP SABANCI
bey bu konuyu yine AKBANKIN istihbarat imkanları ile MERİÇ bölgesinde araştırdımı
ta ordan BELÇİKA,BÜRÜKSELE varış hattına kadar?
Kısacası olaydan sonra
SABANCI ailesinden merhum ÖZDEMİR sabancı holding personeli merhum HALUK GÖRGÜN
ve yine holding personeli merhume NİLGÜN HASEFE hanfendi suikaste kurban
gidiyor olayın olduğu saatten bir saat sonra suikastin bir üst katında olan
yönetici kişiden aldığım istihbarat S.E merhum SAKIP beyin tesadüf eseri kurtulması…..
Tabi merhum SAKIP bey
hadisenin üstünde tüm gücü ile baskı kurunca baskıya dayanamayan bazı derin
güçler katil olarak varsayılan mustafa duyarı ŞAM dan bir müddet sonra teslim
ederek üstlerindeki SABANCI baskısını azaltmaya çalıştılar,olay yerinde merhum
mustafa duyara sanırım suikastin tatbikatını bizzat yaptıran emniyet müdür
yardımcıs A.Ç daha sonrada GAFFAR OKKAN suikastinden sonra merhum GAFFAR
OKKANIN yerine DİYARBAKIR emniyet müdürü olarak atandı.
Sevgili takipçilerim
diğer iki DHKPC mensubu İSMAİL AKKOL hala hiç ele geçmeden yurt dışında yaşıyor,uzun
zaman BELÇİKADA yakalanıp yargılanan FEHRİYE ERDAL iadesi çok istensede sabancı
ailesinin avukatları belçikada karargah bu iş için kursalarda sonunda fehriye
erdalda firar ederek avrupada izini kaybettirdi tüm bu seneler içindede olaylar
biri rahmete kavuşan bu üç gencin üstünde yoğunlaşarak kapandı gitti,işte bir
yeraltı dünyası liderinin açıklamalarıda banda alınmış herkes KONUYU GARGARA
YAPMAK zorunda kaldı tarihe bilinmeyen bilinen suikastler olarak geçti.
Sonuçta aslında merhum
SAKIP SABANCI ve kardeşi merhum ÖZDEMİR SABANCI beylerin muhtemelen yakınen
TANIYABİLECEKLERİ TÜRKİYEDEKİ BARONLARIN BÜRÜKSEL,LONDRA,WHASHİNGTON hattındaki
üst BARONLARDAN aldıkları bilgi neticesinde birkaç ay içinde senaryosu
hazırlanmış bir SUİKAST ile katledilmiş bu suikast timlerin hazırlayan
kişilerde şu anda herkes bu dünyadan göçsede kendileri emekli hayatlarını lüks
içinde yaşayarak yine devam ediyorlardır.
Sebebleri ve sonuçları
herşeyi belli olsada DOKUNULMAZLARA dokunulamadığı için bu hadisede ORTADOĞUNUN
1988 başlayan şekillenmesininde sınıfsal olarak en tepelerden halkların en aşağısına
milyonlarca insanın kanı akmakta bu şekillenme DIŞARININ istediği şekillenme ne
zaman bitene kadar KAN akıcak halada
akıyor.
MERHUM SAKIP SABANCI ve
MERHUM ÖZDEMİR SABANCIDA ve çalışma arkadaşlarıda bu olayın en üst perde
mağdurlarından şahsım ve ailem SABANCI ailesinin ekmeğini suyunu içtik bu
yazımla biraz hizmetim millete yani sizlere ve aileye olursa çok memnun olurum.
Binlerce TERÖR mağduru
insanımızında başları sağolsun…..
Bu yazımın bitişine
KOD:ESENGÜL ekliyorum….
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder