Sevgili okuyucularım bu
satırları yazarken çok uzun tutmadan,bazı yazdıklarımın tekrarını yapmadan
sizlere tamamen tecrübelerimden bazı olayları aktarıcam kısa bir yazı olarak
olucakları ve bu olucaklar değiştirilebilirmi değiştirilirmi bunları aktarıcam,bir
çok olayı çok önceden aktarmışım onun için gerekte duymuyorum yazı ve dijital
veriler her yerden çıkıyor.
Kürdistan kurulmasının
startını içerden ve dışardan çok evvel 1972 yılında verildiğini aşama aşama bu
planı öğrenenlerin ve durdurmaya çalışanların yok edildiğini yazdık
çizdik,gördüğünüz gibide özellikle 1984 yılında kanla başlayan bir hadise büyük
bir uluslararası boyut kazanarak, büyük kan ve dehşetini günümüze kadar
getirdi.
Son yıllarda başlayan
barış süreci girişimleri bugünlerde sıcak bir havaya büründü kısa bir zaman
olsada kan akmıyor,toplumsal bir uzlaşı konularda mutabakat var ve bazı verilen
sözler var yine TOPLUMSAL barışı tesis etmek için.
Nedir bu bir GENEL AF
size şurdan açıkça söyliyceğim,aslında 2. Körfez harekatından sonra ABD ve BATI
ülkeleri gizli diplomasisi ülkemize ve hükümete muazzam bir şekilde APO nun
serbest bırakılması konusunda baskısı vardı,bu açıklanmıyordu ama bilenler
biliyor ve HÜKÜMET bu konuda büyük batı
ülkelerine karşı direnç gösteriyordu ama baskı artarak devam ediyordu.
Artık bugüne
geldiğimizde yapılan karşılıklı görüşmelerle tüm konulardaki muhattabakat
sağlanmıştır atılacak GENEL AF ortamında cezaevleri boşalıcak herkes buna
hazırlıklı olsun APO ABDULLAH ÖCALAN da serbest kalıcak,ülkemizde kalmasa bile
bir müddet dışarda ikamet edicektir….
Tabi bazı barış
sürecinin olumlu getireceği hadiseler bir zaman ülkemizin içinde ve dışında bir
genleşme projesini toplum fikrine sokucak hatta bunun ilk bazı verilerini barış
ortamında sosyal ilişkiler ve ticaret gibi hadiselerle yaşasakta DOST acı
söyler eğer ayağımızın altına konan ilk muz kabuğuna bastığımızda bu ülkede ve
diğer bölge ülkelerinde bir kopuş yaşanarak bu coğrafyada bağımsız bir KÜRDÜSTAN
naylonda olsa kısada ömrü olsa kurulacak…
Bu konuda kendi
tecrübelerim ve kanatımca sistem öyle bir çalışıyorki iktidarda bizi yöneten
kurum,kuruluş,sivil toplum örgütlerinin hiç biri hangi ideoloji ve tarz
siyaseti gütsede bunları engelleyebilecek konumda durumda değil.
Onun için bir ayrılık
yaşanmış olucaksa bile bunu kansız ve demokratik ortamda yapmakta büyük fayda
görüyorum,hatta toplumda bunu yapmak içinde bir DEMOKRATİK PİSİKOLOJİ yaratmak
gerekli diye düşünüyorum.
Mevzu uzun ve
anlatılıcak çok şey var ama okuyucuyu sıkar onun için sizlere yaşadığınız
metropol şehirlerden örnek vererek konuyu noktalamayı düşünüyorum ben gençken
çok ateşli ve heyecanlıydım ama oturup kalktığım insanlar ülkenin kader
çizgilerini ya çizmiş yada bunları plan üstünde görmüş insanlardı,bir tanesi
ÖNDER bey, evlat dedi 1982 yılında MGK konseyde bir karar alındı doğu ve
güneydoğu halkını batı ve iç Anadolu bölgelerine kaydırıp metropollerdeki
jandarma bölgelerini kendi SEFERBERLİK teşkilatlarımızla gecekondu bölgeleri olarak
örtülü faaliyetlerle açarak şehirleri büyük metropol haline getirerek toplumsal
barışı ırkların karışımını sağlayarak elde edicez dedi.Bunları size aktarırken düşünmeniz peki
boşalan güneydoğu ve doğu Anadolu ne olucak sorusunu sorarak içinizden
okuyucağınızı tahmin ediyorum.
Size yine değişik bir
örnekleme vererek yazımı bitiricem çünkü bizler basit hayatın içinde yaşıyan ve
hayatı normal insanlar gibi okuyup algılamak isteyen insanlarız süslü laflarla
toplumu kandırmamak için basit hayatımızdan örnekler veriyorum 1989 yılında bir
gece EDİRNE ilimize bağlı meriç ilçesinin bir hudut köyünde meriç nehrinin
yatağında rakı alarak konuşuyorum bölgenin hızlı insanlarından ARAP SELİM ağbi
siz hastamısınız DOĞU bizde olmasa ne olurki dedi….?
1993 yılında MARDİNLİ
ÜLKÜCÜ bir büyüğümüz bölgeden istanbula geldiğinde kuzey ırakta bazı
öğrendikleri planları anlatınca ve bunda hiçbir şey yapamıycağımızı bu
PLANLARIN tamamen başarı ile sonlanacağı masada büyük bir münakaşa ve kavgaya
varıcak benim cehaletimden ve anlayamayıp kavrayamadığımdan dolayı olaylar
oldu,sizlere bu kadar yaşadıklarımı yorumsuz aktarıyorum yorumu siz düşünerek
ve zihninizi çalıştırarak karar verin bunun için son bir hadise anlatıp
bitiriyorum.
2004 yılın sonunda
önemli bir RUS yetkili dostum ülkesinden geldiğinde benimle oturup sohbet
ederken iki üç saatimiz içinde ülkemizin yetkili kurumları inanın diyorum
konuşmamızı engellemek ve dikkatimiz dağıtmak için büyük çaba sarf ettiler,o
saatler içinde.
2007 yılında çok önemli
bir ABD li yetkili bayan benle görüşmeye geldiğinde yanında birde mihmandar
kürt kökenli yurttaşımız vardı onu kapıdan yollayarak içeri bile sokmadan
saatlerce benle sohbet etti inanırmısınız bulunduğumuz yerde GÜVERCİNLER bile
uçmadı,sanki bir görülmeyen ilahi güç SESSİZLİK kararı almıştı…………..?
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder