Değerli takipçi ve
yazılarımı izleyen arkadaşlarım bugün merhum AYTUNÇ ALTINDAL beyefendi için
yazımı kaleme alıyorum,nedeni çok uzun, meşakkatli,kanlı,stresli,yorucu,bıktırıcı
uzun süre devam eden anlamsız bir savaşın tabi bence anlamsız devamında en
sonunda sayın altındalıda bu uğurda kaybettik..
Tabii diyceksinizki ne
oldu kardeşim şimdi size uzun yıllardır kaleme ince noktalarına kadar aldığım
yazılarımın bir özetini burdan geçicem ben bunları iyki önceden olayların bir
kısmı olmadan evvel yazdım önemli gazeteci arkadaşlarımıza olaylar
oldukça,çeşitli dökümanter olaylarla beslediğim konular günlük oldukçada bu
saygın arkadaşlar tabi şaşırarak bizi değerlendirdiler.
Önemli bir gazetecimiz
yazılarımdan çıkarttığı sonuç olayların ölümlü sayımında 400 kişinin 30 yıl
içinde suikast,sabotaj,bombalama gibi hadiselerle hayatını kaybettiğinin
sonucuna varmış sayarak ve arşiv taraması yaparak…
7 şubat tarihimize MİT
yetkilileri ve müsteşarının C.SAVCILARI nın tutuklama talebi ile bir fırtına
olarak geçti tarihimize çok konuşuldu ama gerçek dosyalar ve olaylar tam olarak
netleşmedi ama burdan bir çok konuşulan TARİHTE en teresan yiğitlik mertebeleri
ile anılan bir MİT müsteşarı figürü çıktı.
Peki bu hadiselerden
evvel benim yazıp gazeteci arkadaşlarıma verdiğim olmamış olaylara IŞIK tutan
neydi,şu benim babam 30 yıl evvel bir 7 şubat günü hayata gözlerini
kapadı.Rahatsızlandı kısa bir zamanda 3 ay gibi akciğer kanseri teşhisi ile
tedavi altına alındı 7 şubat 1983 günü hayata gözlerini yumdu.
Ondan sonra bu 30 yıl
içinde o kadar çok hadiseler suyun altında olduki,benim çok titiz bir gizli
savaşı götürerek babamın aslında zehirlendiğini nedenlerini alarak suyun altında arkasından merhum ÖZALIN
zehirlendiğini ve aklınıza gelebilecek tüm olayların yaşanmış bugüne gelene
kadar son 7 şubat 2012 kırızinide içine alan şekilde yazıya döktüm bu dünyadaki
bir çok gizli servisi ve çeşitli uluslararası tarikatları içine alan,bu
yapıların nasıl içimizde güçlü olduğunu neler yaptıklarını bir CUMHURBAŞKANINI
zehirliycek kadar bu kadar insanı yok edecek kadar nasıl bir örgütlenmeler ve
yapılanmalar olduğunu hala şu saate kadar sizin göremediğiniz öldürme ve komplo tertip gibi hadiseleri yaptıklarını
sizlere ileticem okumanızı sağlıycam ALLAHIN İZNİ ile.
2010 yılında bu
HÜKÜMETİN ve ERGENEKON operasyonlarını yapan gücün bile benim bu yapıcağım
ifşaatlardan çekinerek komplo bir operasyona getirdiklerini,aslında türkiyedeki
İĞRENÇ DERİN yapının her siyasi rüzgar ve moda rejimlerin ve siyasi kimliklerin değişik
dönemlerinde yapıda bir BUKALEMUN gibi renk ve deri değiştirerek iğrenç
uğraşını götürdüğünü ve buna her akımda o akımın içinden insan kaynaklarına
sızarak işini çok ince götürdüğünü anlatıcam..
Tabi merhum AYTUNÇ
ALTINDAL ani rahatsızlığı olmadan 1 ay evvel SKY televizyonunda bir canlı söyleşi
programında benim i mail mesajımı canlı programcı merhum ALTINDALA okuduğunda
ve şöyle belirterek böyle bir şey olmaz ama size sorayım şaçma geldi bu soru
diyerek sorduğunda ,sayın ALTINDAL şaşırarak kim bu ya çok gizli bir şeyden
bahsediyor bu olaya TÜRKİYE adına ben baktım bu çok büyük ve gizli bir dosyadır
ALLAHALLAH deyip konunun küçük bir kısmını anlattıktan sonra program bitti ve
sonra merhum ALTINDAL 20 gün içinde rahatsızlandı tabi ben gazeteci
arkadaşlarıma haber vererek kendilerininde dikkat etmesi ve arkasından benim
yakınlarımın sıkıntıya girmesi ile yine çok sıkıntılı günler başladı ve sonunda
merhum ALTINDAL gibi bu ülke için çok önemli bir değeri kaybettik.
Maalesef 7 şubat 1983
ve 7 şubat 2012 meselelerinin altını oyduğumuzda yazılarımda anlıycaksınızki
aslında bildikleriniz ve gördüklerinizin tamamı başka bir şeymiş bu konularda
televizyonlarda uzun yıllar bu logolarla dizi yapanların bile senaryoları
aslında ÇAKMA olduğunu anlıycaksınız,ve bunlarında bazı uluslararsı güçlerin
PİSİKOLOJİK HARP TAKTİKLERİ içinde toplumu maniple etmek olduğunu anlıycaksınız…
6 ŞUBAT 1983 günü kana
ihtiyacım olan babam için girdiğim KUZEY DENİZ SAHA komutanlığı askeri deniz
hastanesi koridorunda karşılaştığım dönemin BAŞBAKANI BÜLENT ULUSU beyefendi
ile merhum valideleri acil hastaneye kaldırılmış,kanları temin etmemle çok
tesadüf, 7 şubat 2013 günü bir hanım gazetecimizin tweet atması ile hiç aklıma
gelmez hayrına kan vermek için gittiğim MEHMET AKİF ERSOY hastanesinde meğerse
tutuklu ORGENERAL ERGİN SAYGUN paşa için kan lazım olduğu ve kanı güvenlik
duvarını rahatça aşarak verdiğimi fakat kanı verdikten sonraki 3 gün içinde C. Savcısının
meğer 7 aydır tutklama kararı ile beni arattırdığını öğrenerek C. SAVCISININ
karşını çıkartıldım ve orda geçen tüm ilginç diyalogları bu uzun 30 yıllık
dönemi sizlere yansıtıcam…..
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN….

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder