Sevgili
okuyucularım,tabi insan oğlu her daim düşünüyor,bende kitabımı yayımlıycak
yayıncımı bekliyorum,kafam attı çekip gitsem kitabımı yurtdışındamı yayınlasam
diye düşünüyordum,PARİS olabilir biraz havada değiştirir ciğerlerime değişik
hava çekerim derken kitap,neşriyat,basın bunlar geldi bir anda anılar
döküldü,hey gidi günler.
Yıl 1991 zannederim
mart ayı o aralar bekar olduğumuz dönemler alkol alıyoruz geç saatlere
kadar,stresli günler bir akşam bir yabancı yayın evinin sahibi ile bir iş
çıkışında karşılaştık muhterem bir insandı AMERİKAN NEŞRİYAT BÜROSUNUN sahibi
çok eski 1950 li yıllardan itibaren bu yurt dışı AMERİKAN ve diğer batı
ülkelerinin neşriyatlarını ülkemize getittiren bir insan,karşılaşınca aileden
eski günlerden rahmetlik babamdan konuştuk,yanımda emektar bir yardımcım var
babamdan kalma,dedim KAMURAN bey artık şu tabelanızı indirin ve isminizi
firmanın değiştirin önümüzdeki zaman tehlikeli OFİSİNİZİ bombalayabilirler,yok
canım falan dedi hatta hayretle ve sıkıntılı söylediklerimi karşıladı aradan birkaç
gün geçti,sabah akşam çok yüksek alkol almış yatmışım sabah sekiz gibi
telefonum çalıyor,küfürü bastım ama durmuyor,kalktım telefona baktım ağbi yetiş
BOMBA patladı dedi yardımcım,eyvah dedim karargahı uçurdular kendi bulunduğumuz
yer aklıma geldi,ağbi bizim yerimiz değil AMERİKAN NEŞRİYAT BÜROSUNU uçurdular
fakat yaralı ölü yok ama etrafımızda ve bizdede ağar hasar var,geliyorum dedim ve karargaha
intikal ettim katlardaki ASANSÖR kapıları bile yuvalarından uçmuş can kaybı
olmaması mesainin başlamamasından dolayı…
Halit dediki ağbi sen
bu istihbaratı nerden almıştın oğlum istihbarat falan almadım bir şey gördüm
burda işkillendim,o zaman düşünmüştüm,ağbi iki gün oldu s…….. boşver dedim…!
Tabi savcılık ve
soruşturmayı yöneten emniyetten arkadaşlar geldi gerekli zabıtlar ve ifadeler
alındı,sayın MEHMET AĞAR beyinde emniyet müdürü olduğu ilk birkaç ay,neyse
bulunduğumuz yere bir ekip arabası asayiş şubeden tahsis ettiler üç arkadaş
arabayı önümüze çekiyor tüm gün sivil,bekliyorlar etrafı kolaçan
ediyorlar,bizede bakıyorlar bunlar ne iş işkillendiler,bir gün MİT rahmetlik ÖNDER
bey telefon etti,senin oraya randevu verdim,Diyarbakırlı MUSA ağbinde gelicek
işimiz var oğlum bir konuşalım tamam ağabey bekliyorum dedim,gelicekleri saat
tam dışardayım kapının önünde geldiler öpüştük fakat bizim oraya tahsis edilen
üç polis arkadaş lütfen ellerinizi kaldırın diyince ortalık bir anda gerildi
ÖNDER bey kimliği çıkartınca hayırdır babacanlar deyince,özür
dilediler,silahları üstünüzde görünce hadisede yeni müdahale edelim diye
düşündük dediler gülüştük,tabi paronoyaklık yaptık birileri bizimi
yoklatıyor,diye…….?
Ertesi günü komiser
hüseyin bey tanıştık geldi ZEKİ bey kusura bakmayın özür dileriz bilemedik
dünkü olaydan sonra olayı amirimize aktardık hatta espiri oldu,önemli değil
oturduk çaylar sohbet Elazığlı çok delikanlı bir insan ahbab olduk,polislikte
çok mesafe almış bir insandı hiç unutmam AGOP AGOPYANI sormuştu,o yıllarda pek emniyet
camiamız yurt dışındaki hadiseleri bilmezdi,neyse birkaç ay yakın ahbab olduk
arada sohbet çay içiyorduk bir gün ekip arkadaşları ile geldiler ZEKİ bey
hakkını helal et bizi burdan aldılar,başka tek peronel karakoldan bir arkadaş vericekler bu telefonumuz sıkıntın
olursa ararsın ayrıldık.
Bir hafta kadar
sonra,sabah saatleri Esentepe taraflarında DEVSOL bir kahveyi tarıyor 4
polisimiz şehit,bir komiserimiz ağar yaralı, isimler bir geldiki komiser
hüseyin bey ve diğer iki arkadaş diğer iki şehit polisimiz bölge
karakolundan,telefonla hastaneye ulaştım hüseyin beyin hayati tehlikeyi
atlattığı fakat ağar yaralı olduğu,diğer arkadaşlar şehit…!
Bu olayları tabi
mecburen beni seven takipçilerim buraya kadar veriyorum çünkü tümü 1941 ile
2010 arasına bağlanıcak,ama bu hadiseden şuraya gelicem…
Yıl 2010 yılında sıcak
bir gün AŞİYAN mezarlığında CAĞLOLUNDA SAĞLIK MEMURLUĞUNDA çalışan genç birisi
şüpheli hareketler yapınca etraftan,şikayet üstüne gelen motorlu yunus
ekibindeki bir polisin belinden tabancasını alıp şehit ediyor ve mezarlığın
içinde çıkan bir çatışmada,bir polis memuru daha yaralanıyor zanlı ölü ele geçirilebiliyor
üstünden çıkan kimlik B.D bunu izleyen ZEKİ B.D ismi dikkatini çekiyor
hatırlıyor bir yerden ve anımsıyor küçük bir çocuk vardı içki içtikleri yere
babasının kucağında geliyordu yıl 1991 evet hatırlıyor M.D o yıllarda orda
esnaf olarak orda büyük bir işyeri vardı,bir anda gözüne film şeridi gibi
herşey dökülüyor kimlik tespitinden sonra babanın evi tespit ediliyor eve
yapılan baskında 5 adet tabanca bir adet tüfek ele geçiriliyor,ne kadar
entresanki ertesi günü sayın BAŞBAKAN evin basıldığı KASIMPAŞA semptine gelip
büyük bir açılış yapıcak……..?
SAYGILARIMLA…..
ZEKİ ARSLAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder