14 Nisan 2018 Cumartesi

MİLLİ YAPILANMADA NUFUS CASUSLUĞU…



BU YAZILAR YAŞANMIŞ TARİHİ BİR OLAYDAN
YOLA ÇIKILARAK KALEME ALINIYOR….
                        (orginal PARİS 1952)

KAHRAMANLARIN GERÇEK HAYATLA TAMAMEN ALAKASI VARDIR..
HEDEF BİR KİŞİ…..
            (orginal  mayıs 2003 dnz.kuv)


Sevgili takipçilerim hepinize iyi bir hafta sonu geçirmeniz dileği ile yazımı yazıyorum..
Bu hafta  bazı MİHRAKLARDAN ve MAHFİLLERDEN bazı tepkiler aldım.Kısa buna değinmek istiyorum.
Bazı fesat,haset ve kirli mihrakların yazılarımız işlerine gelmeyince kendini BÜYÜK gösteriyor,reklam yapıyor vs laflar etmişler ve bu sözler şahsıma ulaştı...
Arkadaşlarım,dostlarım ben ne kendimi büyük göstericem aslında hiç bu yazıları normalde yazmak istemezdim.
Mecbur bıraktılar yoksa olayların üstünü örtülü olarak açıklamasam bu ŞUÇ şebekesi ve yaptıkları ve hala devam eden kötülükleri devam edecek.
Kısa bu kadar söyleyeyim bunlar hakkında fazlasını söylemeye  değmez.
Dostlarım yazımın başlığı NUFUS CASUSLUĞU bu bir dönemde çok konuşulan hadise olmuştu,nedir bu size açıklamasını yapıcam arkasından bu konu ile ilgili canlı yaşadıklarımı anlatıcam..
Bu konuda ilk açıklamaları sayın SADETTİN TANTAN ve merhum AYTUNÇ ALTINDAL basına kısa bilgi verdi ama kimlerdir nedir nelerdir tam açıklamadılar.
Bu açıklamalar 2000 yılında ilk defa SAYIN TANTAN iç işleri bakanıyken yapıldı ve onada vole vurarak basına mulakatlar veren merhum ALTINDAL yaptı..
Biliyorsunuz, ikiside KAFKASYA kökenli vatandaşlarımızdır.
Gelelim,NUFUS CASUSLUĞUNU birde benim anlatımıma.NUFUS CASUSLUĞU çokça kullanılan bir yöntemdir özellikle DOLANDIRICILIK operasyonlarında, birde nerde?

Birde İSTİHBARAT TEŞKİLATLARI ve onların operasyonlarında.
Tabiki istihbarat örgütleri bunu gerçek anlamda görevleri gereği yapıp sonlandırırlarsa, kimseye özellikle kendi memleketine ve vatandaşlarına zarar vermeden gayet doğal.
Ama bunu kurumun içinde bir mafya yapılanması gibi kurup kurumların gücünü kullanarak sadece bu kurumların içindeki yöneticiler  yakınları ve  akrabaları ile bir EKONOMİK yapılanma kurmuşlarsa işte o zaman bu nedir ŞUÇTUR.
Buna birde bu organizasyonları yaparken başarılı olmak için farklı şuçlarıda birbiri ardına uzun yıllar DIŞ DÜNYADA ve ÜLKEMİZ İÇİNDE devam ettiriyorsan ve hatta bunu çok yukarı seviyedeki TEPE NOKTALARDAKİ kurumsal yöneticilere kadar servis ediyorsan suça büyük dokunulmazlık kazandırıp kendinize ZIRH vehmetmiş oluyorsunuz ama……!
İşte arkadaşlar benim büyük bir sorunum burda başlıyor,nedir bu kirli istihbarat yöneticilerinin şahsıma yaptıkları NUFUS CASUSLUĞU ve bunu yaparken hadiselerin çıkmaması için çok uzun zaman ailem ve en önce benim üstümde ağar baskı kurmaları ve NUFUSUMUZDAN yararlanarak günün ve yılların değişim şartlarına göre sahte KİMLİKLİ insanlar yaratmak ve bu insanlarlada sahte şirket ve yurt içinde ve dışında EKONOMİK eylemlerde bulunmak.

Fazla deşmeden izah edebildim bu konuyu sanırım.
Merhum altındal ve sayın TANTAN beyin izahıda dışardan gelen bazı yabancı servis mensublarının burda şahsi girişimleri ile çeşitli hedef kimseleri dost edinmesi ve onların üstünden önemli insanların şahsi bilgilerini,biyografilerini istihbar etmesi.
HUMAN İNTELECENT(İNSAN İSTİHBARATI)
Sayın TANTAN ve merhum ALTINDAL ilk bu konuyu ne zaman açmış.
2000 yıllında,acaba neden.
1998 aralık ayında şahsıma bu operasyonları yapanlar NUFUS CASUSLUĞUNA o zaman ikinci evre olarak başladılar bugüne kadarda gelmişlerdir devam ettirebiliyorlarsa sanırım?
Dönelim eskiye herşey temelden gelir ve o temellerin üstünde yükselir,SUÇTA aynı şekildedir..
Yıl 1994 ÖNDER beyle beraber NİŞANTAŞINA bir konudan dolayı sayın AYTUNÇ ALDINDAL ile görüşeceği için gittik ziyaret ettik ve kısa bir  yaptığı görüşmeden sonra ayrıldık görüştükleri konu nedir bilmiyorum.
Tekrar daha geriye dönüş yapıyorum,yıl 1986….
Semptimizde olan lokale artık eskisi gibi çok sıklıkla gidemiyorum hafta sonları gidiyorum.

O aralar sayın SADETTİN TANTAN ve sayın OSMAN ÇAPALI beyefendiler bir gurup ağbimizle birlikte bizim lokale hafta sonları gelmeye başladılar.
Genellikle biriç ve bezik oynuyorlar.Masanın kaybedenleri özellikle büyük meyva tabağı yaptırıyor ve çayların kahvelerin ücretini ödüyor.
                  

Sayın TANTAN o dönemde EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNDE APK dairesinde sayın ÇAPALI beyefendide İSTANBUL EMNİYET müdürlüğünde TRAFİK şb. Sorumlu emniyet müdürü.

İkiside dindar ve dini vecibelerini yerine getiren alkollü ortamlarda bulunmayan kimseler..
Bende o yıl ÖNDER bey ve CUMA bey ile tanışmışım onlara ayrı ayrı durumu anlatıyorum gülüyorlar.
Önder bey dedi konuş SADETTİN beyle talebem hemde hemşerim tanıt kendini dedi.
Cuma beyde geldiğinde aynı şeyi söyledi fakat o biraz daha farklı konuş takıl ARAS dedi:)
Ben hiç kendimi tanıtmadım çünkü etrafları dolu o insanlarda beni çocukluktan tanıyor istemiyorum bir şey öğrensinler tanıtmadım kendimi hiç.
Yıl 1991 senesine geldi sanırım birgün basına aniden sayın tantan TAPINAK ŞÖVALYELERİ var falan diye çıkıştı ama kim var ne var arkası gelmedi ama devamlı söylüyor.

Roxsan hanım geldi sordum nedir ne değildir.KARAKÖYDE çalıştığım turizm ofisine geldi PATRONUN arkadaşı orda benlede konuştu ve bu konuda sohbet ettik diye ifade etti..

Paristeki TAPINAKÇILARIN kilisesinede gitmiş,kendisine bunları anlatmış.
                                       

Dedim neyin peşinde,bilmiyorum dedi belkide TEZ hazırlıyordur sunum yapmak için DERİN bir konuda dedi, bazı sosyal ve kültürel ortamlarda diye güldü:)

İstanbul MALİ şube müdürüyken 1983 yılına kadar belki bilmediği TAPINAKÇILARI da gözaltına almıştı,sonraki yıllarda POLİSLİK mesleğinin getirdiği bilgi birikimi ilemi bazı şeylerin farkına vardı.


O yıllar geçti,yıl 2000 senesine geldiğinde sayın TANTAN koalisyon hükümetinin İÇ İŞLERİ bakanı ve aniden NUFUS CASUSLARI var diye bir çıkış yaptı ve ortalık yine dağaldı fakat kimse ne dediğini kim için bunları söylediğini anlayamadı ve hadiseler bugüne geldiği ana kadar halada sayın TANTANIN bu sözleri kimler için söylediği belli olmadı.

Fakat çok enteresan TAPINAK ŞÖVALYELERİ var dediği dönemde bir çok siyaset,gazeteci,bürokrat,aydın,asker ve istihbarat ve güvenlik teşkilatları mensublarına suikast yapılırken,NUFUS CASUSLARI dediği dönemde yine üstünde durdukları bazı DİNİ TERÖR ÖRGÜTLERİNCE suikatler yapıldı ve bazı İŞADAMLARIMIZ ve kamuoyunun bilmediği bir çok insan katledildi hepsine bir kılıf bulunsada netice itibari ile gerçeği hiçbir zaman resmetmedi.

Bunlardan biride kendisi ile o yıllarda portakalına çayına oyun oynadığı A.Ş.ÖGEL ve benim ahbabım A.R.İDRİSOĞLU..
                                (  MİT KURUCUSU dede A.Ş.ÖGEL)

Şehit GAFFAR OKKAN ve kendisinin bakanlıktan kısa zaman sonra ayrılması ile öldürülen işadamı toprağı bol olsun ÜZEYİR GARİH..
Sokaklarda koşturmakla yaşayınca olaylara daha çok hakim oluyorsun:)



Sayın TANTAN beyefendide takılı kaldık onun değerli sözlerine binaen şu aklıma geliyor BEYAZ YAKALI çeteler….?
İşte bu beyaz yakalı ÇETELERİN en büyük desteği kurumlar içindeki guruplaşmış yapılar ve bunlarla ilintili siyasetçiler ve bunların güdümündeki işadamları.
Son halkada BATI EMPERYALİZİMİ ve SİYONİZİMLE bağlantı.
Bu çeteleşmeler olmasa doğru insanlar her konuyu doğru yapar.
Herkes işini yapabilse ne dünyada nede ülkede sorun olur!!
                            

Herkes herkes hakkında bir şeyler söylüyor bilip bilmeden.Ama GERÇEK tüm evrende sadece BİR tanedir.

Herkese çok selam ediyorum.
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

                                                                                                    01.01.2022                           A...