BU YAZILAR YAŞANMIŞ
TARİHİ BİR OLAYDAN
YOLA ÇIKILARAK KALEME
ALINIYOR….
(orginal PARİS 1952)
KAHRAMANLARIN GERÇEK
HAYATLA TAMAMEN ALAKASI VARDIR..
HEDEF BİR KİŞİ…..
(orginal mayıs 2003 dnz.kuv)
Sevgili
takipçilerim hepinize iyi bir hafta sonu geçirmeniz dileği ile yazımı
yazıyorum..
Bu
hafta bazı MİHRAKLARDAN ve MAHFİLLERDEN
bazı tepkiler aldım.Kısa buna değinmek istiyorum.
Bazı
fesat,haset ve kirli mihrakların yazılarımız işlerine gelmeyince kendini BÜYÜK
gösteriyor,reklam yapıyor vs laflar etmişler ve bu sözler şahsıma ulaştı...
Arkadaşlarım,dostlarım
ben ne kendimi büyük göstericem aslında hiç bu yazıları normalde yazmak
istemezdim.
Mecbur
bıraktılar yoksa olayların üstünü örtülü olarak açıklamasam bu ŞUÇ şebekesi ve
yaptıkları ve hala devam eden kötülükleri devam edecek.
Kısa
bu kadar söyleyeyim bunlar hakkında fazlasını söylemeye değmez.
Dostlarım
yazımın başlığı NUFUS CASUSLUĞU bu bir dönemde çok konuşulan hadise olmuştu,nedir
bu size açıklamasını yapıcam arkasından bu konu ile ilgili canlı yaşadıklarımı
anlatıcam..
Bu
konuda ilk açıklamaları sayın SADETTİN TANTAN ve merhum AYTUNÇ ALTINDAL basına
kısa bilgi verdi ama kimlerdir nedir nelerdir tam açıklamadılar.
Bu açıklamalar 2000 yılında ilk defa SAYIN
TANTAN iç işleri bakanıyken yapıldı ve onada vole vurarak basına mulakatlar veren
merhum ALTINDAL yaptı..
Biliyorsunuz, ikiside KAFKASYA kökenli
vatandaşlarımızdır.
Gelelim,NUFUS
CASUSLUĞUNU birde benim anlatımıma.NUFUS CASUSLUĞU çokça kullanılan bir
yöntemdir özellikle DOLANDIRICILIK operasyonlarında, birde nerde?
Birde
İSTİHBARAT TEŞKİLATLARI ve onların operasyonlarında.
Tabiki
istihbarat örgütleri bunu gerçek anlamda görevleri gereği yapıp
sonlandırırlarsa, kimseye özellikle kendi memleketine ve vatandaşlarına zarar
vermeden gayet doğal.
Ama
bunu kurumun içinde bir mafya yapılanması gibi kurup kurumların gücünü
kullanarak sadece bu kurumların içindeki yöneticiler yakınları ve akrabaları ile bir EKONOMİK yapılanma
kurmuşlarsa işte o zaman bu nedir ŞUÇTUR.
Buna
birde bu organizasyonları yaparken başarılı olmak için farklı şuçlarıda birbiri
ardına uzun yıllar DIŞ DÜNYADA ve ÜLKEMİZ İÇİNDE devam ettiriyorsan ve hatta
bunu çok yukarı seviyedeki TEPE NOKTALARDAKİ kurumsal yöneticilere kadar servis
ediyorsan suça büyük dokunulmazlık kazandırıp kendinize ZIRH vehmetmiş
oluyorsunuz ama……!
İşte
arkadaşlar benim büyük bir sorunum burda başlıyor,nedir bu kirli istihbarat
yöneticilerinin şahsıma yaptıkları NUFUS CASUSLUĞU ve bunu yaparken hadiselerin
çıkmaması için çok uzun zaman ailem ve en önce benim üstümde ağar baskı
kurmaları ve NUFUSUMUZDAN yararlanarak günün ve yılların değişim şartlarına
göre sahte KİMLİKLİ insanlar yaratmak ve bu insanlarlada sahte şirket ve yurt
içinde ve dışında EKONOMİK eylemlerde bulunmak.
Fazla
deşmeden izah edebildim bu konuyu sanırım.
Merhum
altındal ve sayın TANTAN beyin izahıda dışardan gelen bazı yabancı servis mensublarının
burda şahsi girişimleri ile çeşitli hedef kimseleri dost edinmesi ve onların
üstünden önemli insanların şahsi bilgilerini,biyografilerini istihbar etmesi.
HUMAN
İNTELECENT(İNSAN İSTİHBARATI)
Sayın
TANTAN ve merhum ALTINDAL ilk bu konuyu ne zaman açmış.
2000
yıllında,acaba neden.
1998
aralık ayında şahsıma bu operasyonları yapanlar NUFUS CASUSLUĞUNA o zaman
ikinci evre olarak başladılar bugüne kadarda gelmişlerdir devam
ettirebiliyorlarsa sanırım?
Dönelim
eskiye herşey temelden gelir ve o temellerin üstünde yükselir,SUÇTA aynı
şekildedir..
Yıl
1994 ÖNDER beyle beraber NİŞANTAŞINA bir konudan dolayı sayın AYTUNÇ ALDINDAL
ile görüşeceği için gittik ziyaret ettik ve kısa bir yaptığı görüşmeden sonra ayrıldık görüştükleri
konu nedir bilmiyorum.
Tekrar
daha geriye dönüş yapıyorum,yıl 1986….
Semptimizde
olan lokale artık eskisi gibi çok sıklıkla gidemiyorum hafta sonları gidiyorum.
O
aralar sayın SADETTİN TANTAN ve sayın OSMAN ÇAPALI beyefendiler bir gurup
ağbimizle birlikte bizim lokale hafta sonları gelmeye başladılar.
Genellikle
biriç ve bezik oynuyorlar.Masanın kaybedenleri özellikle büyük meyva tabağı
yaptırıyor ve çayların kahvelerin ücretini ödüyor.
Sayın
TANTAN o dönemde EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNDE APK dairesinde sayın ÇAPALI
beyefendide İSTANBUL EMNİYET müdürlüğünde TRAFİK şb. Sorumlu emniyet müdürü.
İkiside
dindar ve dini vecibelerini yerine getiren alkollü ortamlarda bulunmayan kimseler..
Bende
o yıl ÖNDER bey ve CUMA bey ile tanışmışım onlara ayrı ayrı durumu anlatıyorum
gülüyorlar.
Önder
bey dedi konuş SADETTİN beyle talebem hemde hemşerim tanıt kendini dedi.
Cuma
beyde geldiğinde aynı şeyi söyledi fakat o biraz daha farklı konuş takıl ARAS
dedi:)
Ben
hiç kendimi tanıtmadım çünkü etrafları dolu o insanlarda beni çocukluktan
tanıyor istemiyorum bir şey öğrensinler tanıtmadım kendimi hiç.
Yıl
1991 senesine geldi sanırım birgün basına aniden sayın tantan TAPINAK
ŞÖVALYELERİ var falan diye çıkıştı ama kim var ne var arkası gelmedi ama devamlı
söylüyor.
Roxsan
hanım geldi sordum nedir ne değildir.KARAKÖYDE çalıştığım turizm ofisine geldi
PATRONUN arkadaşı orda benlede konuştu ve bu konuda sohbet ettik diye ifade
etti..
Paristeki
TAPINAKÇILARIN kilisesinede gitmiş,kendisine bunları anlatmış.
Dedim
neyin peşinde,bilmiyorum dedi belkide TEZ hazırlıyordur sunum yapmak için DERİN
bir konuda dedi, bazı sosyal ve kültürel ortamlarda diye güldü:)
İstanbul
MALİ şube müdürüyken 1983 yılına kadar belki bilmediği TAPINAKÇILARI da
gözaltına almıştı,sonraki yıllarda POLİSLİK mesleğinin getirdiği bilgi birikimi
ilemi bazı şeylerin farkına vardı.
O
yıllar geçti,yıl 2000 senesine geldiğinde sayın TANTAN koalisyon hükümetinin İÇ
İŞLERİ bakanı ve aniden NUFUS CASUSLARI var diye bir çıkış yaptı ve ortalık
yine dağaldı fakat kimse ne dediğini kim için bunları söylediğini anlayamadı ve
hadiseler bugüne geldiği ana kadar halada sayın TANTANIN bu sözleri kimler için
söylediği belli olmadı.
Fakat
çok enteresan TAPINAK ŞÖVALYELERİ var dediği dönemde bir çok siyaset,gazeteci,bürokrat,aydın,asker
ve istihbarat ve güvenlik teşkilatları mensublarına suikast yapılırken,NUFUS
CASUSLARI dediği dönemde yine üstünde durdukları bazı DİNİ TERÖR ÖRGÜTLERİNCE suikatler yapıldı ve bazı İŞADAMLARIMIZ ve kamuoyunun bilmediği bir çok insan
katledildi hepsine bir kılıf bulunsada netice itibari ile gerçeği hiçbir zaman
resmetmedi.
Bunlardan
biride kendisi ile o yıllarda portakalına çayına oyun oynadığı A.Ş.ÖGEL ve
benim ahbabım A.R.İDRİSOĞLU..
( MİT KURUCUSU dede A.Ş.ÖGEL)
Şehit
GAFFAR OKKAN ve kendisinin bakanlıktan kısa zaman sonra ayrılması ile öldürülen
işadamı toprağı bol olsun ÜZEYİR GARİH..
Sokaklarda
koşturmakla yaşayınca olaylara daha çok hakim oluyorsun:)
Sayın
TANTAN beyefendide takılı kaldık onun değerli sözlerine binaen şu aklıma
geliyor BEYAZ YAKALI çeteler….?
İşte
bu beyaz yakalı ÇETELERİN en büyük desteği kurumlar içindeki guruplaşmış
yapılar ve bunlarla ilintili siyasetçiler ve bunların güdümündeki işadamları.
Son
halkada BATI EMPERYALİZİMİ ve SİYONİZİMLE bağlantı.
Bu
çeteleşmeler olmasa doğru insanlar her konuyu doğru yapar.
Herkes
işini yapabilse ne dünyada nede ülkede sorun olur!!
Herkes
herkes hakkında bir şeyler söylüyor bilip bilmeden.Ama GERÇEK tüm evrende
sadece BİR tanedir.
Herkese
çok selam ediyorum.
SAYGILARIMLA,
ZEKİ
ARSLAN..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder