Sevgili
takipçilerim hepinize hayırlı günler dilerim ve yazımın başlangıcında yine bazı
konuları izah etmek isterim zira DERİN merkezlerden mesajlar geliyor bunun
içinde nazik hanfendilerde var onun için yazılarıma açıklama getirerek
başlıyorum.
Arkadaşlarım
bir ülkenin durumu stratejik nerden nereye geldiği o ülkenin DERİN yapılarının
ne kadar kifayetli olduğu ile ilgilidir.
Maalesef
bizdeki gayri milli ve ciddi yapılarla ülkemizin durumunu sizlere anlatmama
gerek yok sizler bunun analizini çok iyi yapıyorsunuz.
Sizlerle
bazı orginal resimler paylaşıyorum bunun nedeni özellikle yurt dışında ve
içinde çok uzun yıllardır ŞAHSIM A.T nin NUFUSUNU ve NUFUZUNU sahtekarlık
yaparak çeşitli zamanlara ve yaş ortamına göre kullanmalarından ve kendimin
şahsi geçmişini TÜRKİYENİN ilerde kalabileceği sıkıntıların önünü tıkamak için
her TÜRK evladının cesaretini göstererek bir takım kirli işlerin ve kirli
yapıların önünü kapatmak tıkamak için uğraş veriyorum.(ORGİNAL 1980 li yıllardaki ÇAKMA A.T)
Uzun
yıllar bir TÜRK evladı olarak ülkem içinde KOZMİK kurumlarla temasımda bu
konuları anlatsamda başarılı olamadım.
Aksine
çok büyük komplolara ve iftiralara ve ölüme götürecek çeşitli operasyonlara maruz
kaldım.
Bunları
yapanlar aslında benimle bir alakaları olmasada hepsi yakınımıza yerleşmiş
elemanlarınıda ailemiz içine sızdırmış yada konu komşu ile etrafımıza yerleşmiş
MİT ve STK sivildeki yapılanmaları.
Ne
mutluki TANRI bize sosyal medya kapısını açtı bu kapılar üstünden sizlere FACEBOOK,TWEETER,PERİSCOPE
ve diğer sosyal medya ağları üstünden ulaşarak kendi sıkıntılarımı ve ÜLKEMİZE zarar verecek
konuları aktarabiliyorum.(ORGİNAL A.T aynı yıllar)
İlginiz
için sağolun var olun.
Arkadaşlarım
bir defa şunu anlatayım ne şöhrete merakım var nede başka bir olaya bu
hadiseleri aktarmam bir şekilde bir var olduğumun ispat savaşı.
Beş
tane SAHTEKAR KOZMİK yetkililerin kendi çıkarları için ali unsurları berataraf
edip tali ezik ve kullanışlı yakın eş ve
dost kimselerle çok uzun yıllardır yol almalarının önüne geçmek için sizleri
bilgilendiriyorum.
BİR
TÜRK ATASÖZÜ derki TAŞLARI BAĞLAMIŞLAR KÖPEKLERİ SALMIŞLAR…
Dostlarım
bu DERİN lerin bir uzantısı yıl 1993, ismi FINDIKZADELİ Y.T ziyaret etti beni, ve şunu
söyledi.ARAS sahada tüm roller dağatıldı sana verilecek ROL kalmadı.
Dedim
ben kimseden ROL istemedimki bana rol vericeksiniz.
Kendi
işimi kendim yapan her zaman bir insanım.Yıl 1994 yine uluslararası alandan
dostlarım beni buldu ve sıkı çalışmalarım başlayınca,bu TÜRK DERİN YAPILARININ
sahada kullandıkları yapılar başladı etrafıma dolgu yapmaya ama sokmuyorum
yakın temasa öğrenemiyorlar ve çok bozuluyorlar.
Tabi
kendi planlamalarımı TSK ve MİT içinden kendim kurunca MİT teşkilatı ile ilk
defa resmi çalışma başlatınca İSTANBUL başkanlığının izni ile arkasından
ANKARADA MGK genel sekreterliğinde merhum DOĞAN BAYAZIT paşamız komutasında
TOPYÖKÜN SAVAŞ komutanlığında ERSİN paşa ilede görüş ve gerekli yazılı ve sözlü
bilgileri verdikten sonra,başka bir KORGENERAL rütbesindeki o dönemde yeni bir
emekli paşamız ile birlikte gerekli çalışmalarımızı yaptık.
Tüm
bu çalışmaları kendim planladım ve sunum yaparak devletimizin ilgili
organlarına bilgi vererek bir kordinasyonla götürdüm.
1994
aralık ve 1995 yılının 21 mart gününe kadar olağanüstü KOZMİK koruma zırhı ile
yaşamak zorunda kaldım.
21
mart 1995 günü ÇELİK HAREKATININ başlaması ve ÇELİK HAREKATININ o muhteşem
ÖRTÜSÜ altında işimiz sonladı bir taşla hem diplomaside,hem askeri alanda hemde
istihbarat çalışması ile TÜRKÜN ZORU BAŞARIR İMKANSIZ ZAMAN ALIR sözünü yerine
getirdik.
Tabi
bu işler yapılırken özellikle MİT içindeki bir kanat çok engellemeler çok ayağımızın
altına muz kabuğu koydu olmadı işler bizim istediğimiz gibi sonlanınca çok
bozuldular.
Ondan
sonraki zamanda yakalanmış av eti olduğu için AKBABALAR ve ÇAKALLAR,SIRTLANLAR
gibi konumlanmaya geçtiler.
Bunu
niye anlattım,sonraki yıllardan sonra bu işler içinde öyle hadiseler olduki
bunları övünmek için anlatmıyorum zorunluluk olarak anlatıyorum neden.
Saygısızca
o kadar çok hadise geliştiki bunları çok yakınlarıma kadar bulaştırdılar.
Çeşitli
hatlar ve bağlantılar tek tek kesildiği için SAĞIR ODA dizisi oynarken bir
sahne gördüm.
Dizi
içindeki İSTİHBARAT yöneticisi kişinin ARAS DAĞLI ve BABASININ kurumsal
dosyalarını ve cerideleri filmde geçen HOLDİNG patronuna verdiklerini gösteren
ilginç bir sahne izledim.
Ertesi
günü tüm hatlar koparıldığı için MİT kurumsal yazışma sayfasından sayın EMRE
TANER beye yani MİT müsteşarımıza bir yazı yazdım.
Yazıda
dedimki sayın TANER bu kadar saldırıdan sonra bakın KOZMİK dosyalarımız başka
yerlere servis edilip dosyalar ve çalışma CERİDELERİ ortadan yok edilmesin.
Birkaç
gün sonra MİT istanbul bölge başkanlığından bir arkadaş geldi EMRE beyin
yolladığını selamını getirdiğini merak etmememi söyleyerek, birde çayımı içerek
gitti.
Tüm
bunları bu zamana kadar niye yazdım EMRE beyin bu hareketinden sonra hiçbir şey
değişmediği gibi artık dahada suratli yok etmek için heryerden saldırıya geçtiler.
Allah
yardım edince 2010 geldik ve yine bir KOMPLO operasyon ucuda açık……
Bu
olaydan birkaç ay evvelde KOZMİK ODAYA girildi ve bugüne kadar gördüğünüz
şekilde hala kamuoyunca muamma,ama aslında değil.
Neden
değil..?
Bunu
size kısa anlatıcam ilerde gerekirse daha açık anlatırım.
AĞA
ile MARABASININ hikayesi köye dönerken
girişte birbirlerine bakıp biz bu BOKU niye yedik hikayesi.:)
Benim
bu yazıları yazmamla son birkaç yıldır bana haber gelmeye başladı bazı
kimselerle,hakikaten DOSYALARIMIZIN ve CERİDELERİN kayıp olduğuna dair…
Dosyalar
ve cerideler kaybolmuş veya saklanmış olsa dahil sayın HAKAN FİDAN bey ve o
dönemdeki FETÖ terör örgütleri mensubları ve eski MİT yöneticileri sayın AFET
GÜNEŞ,EMRE TANER ve onlarla beraber çalışmış tanınan ve şu anda hayyattada
olmayan istihbaratçılarımızın KOZMİK ODAYA girmeden evvel bir mutabakatları
olduğu çok belli…
Mutabakatları
sonra niye bozulmuştur onu ben bilemem ilerde kamuoyuna muhakkaki mal
olucaktır..
2008
yılında sayın GLADİO savcısı FELLİCE CASON u BİLGİ ünüversitesinde izlediğimde
çok memnun olmuştum çünkü bildiğim bilgileri sunum yapmıştı gülmüştüm.
Sanırımki
CASSONUN bildiklerini devamında ANKARADA bazı kuruluşlarda ve en son dönemin
CUMHURBAŞKANI sayın ABDULLAH GÜL beyede verdikten sonra bir AVRUPALI zihniyeti
olarak uzmanı olduğu konusunda yararlı olacağı düşüncesindeydi.
Tahmin
etmiyordurki TÜRKİYENİN GLADİO ile savaşında vereceği bilgilerin tam aksine
TÜRK GLADİOSUNU dahada MUHTEŞEM hala getireceğini.
Bugünlük
bu kadar arkadaşlar önümüzdeki günler devam ederiz.
(1952 orginal louvre müzesi )
ESENLİKLER
DİLERİM..
SAYGILARIMLA,
ZEKİ
ARSLAN..





















Hiç yorum yok:
Yorum Gönder