Sevgili
takipçilerim yine mutlu bir Pazar günü geçirmeniz dileği ile karşınızdayım..
Önce
erken yaşta aramızdan ayrılan sanatı ile ailelerimizin bir ferdi olmuş merhum KEMAL SUNAL beyin KEMAL ağbimizin sanki
hayatımızdaymış gibi DOĞUM GÜNÜNÜ kutlarım..!
Bu
hafta ilk bazı eleştirilere burdan sizlerin önünden açıklama getiricem..
Tabiki
eleştirmek herkesin doğal hakkı,ben şahsımın arkasından çok laf edileceğini ve
yerileceğinide biliyordum.
Bazılarına
açıklama getireyim bu haftaki yazılardan sanırım olsa gerek ,KEMİKLER üstünden
yazı yazıp siyaset yapıyor diyorlar..
Biladerlerim,
FENOMEN dizi seneryosu yazmıyoruz gerçek hayattan yazıyoruz,hayatını kaybetmiş
insanlar için yada hayatta olanlar için ne anlatım kullanıcaktık.
Eğer
bildiğiniz bir anlatım türü varsa bana bildirin ona göre yazalım..
Gelelim
gençliğimizde söylediği HİT parça ile TAHT KURMUŞ KALBİMİZE ünlü sahne ve film sanatçısı merhume ESENGÜL
ablamıza..
Mekanı
cennet olsun,NUR larla yatsın…
Tabi
o yıllar ben lise birinci sınıfta okuyorum yıl 1979 aynı zamanda iyide bir
sporcuyum devamlı spor yapıyorum ama KARNE spor toto..
Rahmetli
babam isyanda,o yıllarda tek kurtarırım SPOR modern bir babaya sahibim,ne
yapalım diyor yaptığım spor içinde her zaman desteğini esirgemiyor..
İşte
yine bir bahar günü sabah bir gazetelere
baktım ESENGÜL hanfendi ATAKÖY sahil yolu üstünde AYAMOMA deresi başında araçla
demir bariyerlere çarparak hayatını kaybetmiş…
Arabada
erkek arkadaşıda ölmüş,diğer iki kişide ağar yaralı..
Ailede
bilirler beni, çok beğenirdim merhume ESENGÜL hanımefendiyi.
Ben
biraz değişik bir çocuktum mesela spor yaptığım modern sosyal ortamdan
çıkar,gider BALIKÇI barınaklarında başka mekanlarda ve başka muhitlerdeki insanlarıda tanırdım
onlarla arkadaşlık yapardım..
Sonraki
günlerimde çeşitli yerlerdeki arkadaşlarım derdi ZEKİ geldi yine SOSYETİK
ortamdan sıkılmış belli, DAMLADI derlerdi..
Birde
güzel bir plajımız vardı mesela yaz ayının mayıs ONBEŞ gibi okuldan kaçar
denize girmeye başlarız okul biter iki ay bizim tesislerin plajında takılırım
son aylar açmaz yan tarafta GARİBANLAR plajı var oraya gitmeye başlar son okul
açılmadan orda bir ay takılırdım..
Garibanlar
plajını bila bedel DEDE dediğimiz bir merhum büyüğümüz çalıştırırdı. O hikayeyi
başka yazıda anlatıcam…
Öğleden
sonra tesislerimizin yine sağ tarafında 150 dönüme yakın boş bir arazi vardı
deniz kenarı atıl duran ,şimdi orası çok büyük bir beş yıldızlı otel ve
lokantalar ve parklar zinciri kompleksi olmuş durumda..
Orda
o zamanlar STOP AİLE ÇAY BAHÇESİ diye küçük salaş bir mekan açıldı,arazininin
girişinde.
Yazları
biraz iş yapıyor ama kışları gündüzleri,boş kimse fazla olmaz akşam ve
geceleride KUMAR yapılıyor öğle bir sistem kurulmuş..
Bazen
oraya gidiyorum SPOR dan sonra sohbet,muhabbet çay mekanı ADAPAZARLI AKYAZILI ŞABAN
isimli bizden on yaş büyük yeraltı dünyasında EZGİN düşmüş bir ağbimiz
çalıştırıyor.
Tabi
bir gün gittim ŞABAN ağbi birkaç tanede sempten ağbimiz oturmuşlar günün mevzusu merhum ESENGÜL hanfendiyi konuşuyorlar.
Bende
oturdum masaya ZEKİ hoş geldin arslan nasılsın dediler.
İyiyim
ağbi dedim ocakçı İZMİRLİ lakaplı rahmetli ağbimizde bir çay getirdi SOHBETE
kulak misafiri oluyorum..
İZMİRLİ
nin namı büyük NARKOTİK muhbiri yan sempteki ünlü bir BABALAR operasyonuna
katılmış işleri ortaya çıkartmış bir ağbimiz.
Başına
bir iş gelmesin diye bu mekana ocakçı olarak atanmış))..
Masada
sohbet hararetli mevzu yeraltı dünyası ve ESENGÜL hanfendinin neden hakkın
rahmetine kavuştuğu..
Ş.
MURAT ağbi dediki ya atlayalım birde olay yerine gidelim ŞABAN ağbi dedi,arabaya
bindik yer yakın bizim çocukluğumuz bu derenin kenarında geçti.,,,
Gittik
aracı kaldırmışlar ama ortam berbat durumdan hemen kötü bir kaza olduğu anlaşıldı..
Hatta
iki gün sonra BAKIRKÖYE indim tren istasyonundan aşşağı Bakırköy içine inerken
sağ kolda araçta ölen ESENGÜL hanfendinin erkek arkadaşının ZÜCCACİYE dükkanı vardı YAS NEDENİ ile kapalı diye tabela asılıydı..
Merhum
ESENGÜL hanfendinin hadisesi inanın ben 30 lu yaşlarıma gelene kadar devam
etti.
Oda
şu aslında ESENGÜL ölmedi HOLLANDADA yaşıyor.))
Yaşımız
büyüdü ağar alemlere gidiyoruz ben KUMAR oynamam oynayan ağbilerimiz var ordan
gece hayatına aktığımızda hep bu mevzu, ESENGÜL yaşıyor.
Hollandadan
deport yemiş şuç alemine karışmış kimseler oturuyorlar masaya ESENGÜL yaşıyor
anlat anlat sabaha kadar hikaye bitmez..
İçimden
diyorum HOLLANDANIN yarısı merhum ESENGÜL
hanfediye benziyor,bunlar sabah KURU akşam SULU kimi görseler ESENGÜL zannedip
gelip burda hesapta ağar KUMAR ve YERALTI ALEMLERİNDE yazıp duruyorlar,içimden gülüyorum..))
Nede
olsa daha YERALTI DÜNYASINDA KALEŞNİKOF icat olmamış..))
Neyse
yine soğuk bir kış günü STOP çay bahçesine inmişim,küçük mekan soba gürül gürül
yanıyor içerisi sıcak, üç masa var baktım bizim yan köyün KAÇAKÇI taifesi asıl
işleri BALIKÇILIK tır.
O
yıllarda artık nerden iş almışlarsa köyün eski balıkçılarından merhum NURULLAH reis güvendiği balıkçı
tayfalarından bir ekip yapmış onlarla açıkta, BULGAR gemilerinden KANAL
dediğimiz MARAMARA DENİZİ geçiş noktasından ağarlıklı SİGARA ve VİSKİ alıyorlar
BAKS tabir ettiğimiz büyük kolilerle….
Çay
bahçesinin arkasında depo var oraya mal yıkılıyor daha sonra gece DODGE
komyonet ile taşınıp dağatılmak üzere mekandan alınıyor..
İki
adet 40 beygirlik JONSON motorlu hafif tekne var, gemi açıkta motor tornistan
yapıp mal teslim edilip karşılığında DÖVİZ verilerek trampa yapılıyor..
İşte
o gün mekanda sadece bu işten dolayı bu KAÇAKÇI taifesi var bir ben varım birde
ŞABAN ağbi ile İZMİRLİ ocakçı..
O
yıllarda türk emniyet teşkilatı çok zayıf koskoca ilçenin çalışan aracı yok
hepsi bozuk hepsi dediğimde üç taneyi geçmez..
Ne
oldu ise işte aniden baskın yedik mekana içimden dedim bittiğim andır..))
Bir
işte yaptığımız yok MERAKLI KÖFTECİYİZ A..…!
Ellerinde
makineli tabancalar heryeri arıyorlar.Hiç bir şey bulamadılar ama herkesi
aldılar mekan sahibi ŞABAN ağbide dahil ekipler gittiğinde mekanda bir ben ,birde
OCAKÇI İZMİRLİ kaldı..
Beni
almamalarının sebebide yaşımın küçük olması,mevzu ile alakam olamayacağı…
Birkaç
gün içinde hepsi serbest bırakıldı ama o gün aklımdan geçenlerle bugün
bildiklerim aynı,yanılma payım olmamış..
Hep
adını anıyorum, içimden gülüyorum eski MİT müsteşar yardımcısı sayın MEHMET
EYMÜR bey neden güldüğümü sanırım anlıyordur..))
Ülkemizde
enteresandır ABD ordusuna ve CİA iki kere bu mahallerde saldırı oldu.
İkiside
bu anlattığım bölgelerde biri tam tarihlerde günü gününe yanılsamda yine
hatırladığım 1979 yılında hala MİT ünitelerine yakın bir yerde ikamet eden ABD
askerlerine yapıldı,olayda sanırım iki ABD askeri ölmüştü…
Diğeride
1993 yılında hatırladığım yine CİA
safehouse (güvenli ev)olarak kullandığı OFİS görünümlü bir yere,bunlar literatürden
saklansada aslında gerisinde çok derin hadiselerin olması gerekli?
Dev
sol militanları bu eylemde kış günü denizden surat motorü ile kaçtı diye haber
yapılmıştı?)
GLADİO
yapılanmasını çözebilmen için yapının en altından en YÜKSEK RAKIMLI TEPELERE çıkmış
olman lazım…..
O
zaman ORGANİZE ŞUÇ ve TERÖRLE MÜCADELE konseptinin başarısız olma sebebinin çok
basit bir argümanla anlatmak gerekir…
EMME
BASMA TULUMBA.
Yani
bir yerden SU çekerken öbür yerdende SU dolduruyorsun kendi haznene…!!
O
anlattığım yıllar, olaylar, alan en basit ve en uç saha.Ben daha derin
GERÇEKLER DİYARINA ,özellikle günün ülke nasıl kurtulur meselelerine ve ülkenin
gelecek önümüzdeki YİRMİ YILINDA nasıl güçlü bir sahnede olmasının planlarını
masa kenarlarından daha lüks ortamlarda kulak misafiri oluyordum..))
Maalesef
o kişiler GÖÇMEN KUŞLAR gibi erken gittiler,kalanlar?
ANGLASAKSON,SİYONİST
müfredatını hıfz etmiş içinde ne ararsan var olan bir yapı.
Malatyalının
dediği gibi MİLLETİN bu bilgileri bilmesine gerek yok diyordu,ama sıkıştığında MİLLET TANK üstüne çıktığında
yaşa var ol MİLLET diyorsunuz..))
Sebebi
şu, MİLLET bunların KOZMİK geriye dönük uzantılarını bilmesin, çünkü onlardan maddi,
manevi siyasi çıkar var….
Bu
KOZMİK uzantılar her dönemde var bu yapılar ve yaptıkları işlerle, sizin bu
sıkıntıları ve acıları nelerden ve neden çektiğinizi bilmenizi istemiyor..
Benim
14 yaşında merhume ESENGÜL hanfediyi
beğendiğim dönemden evvelde ondan sonrada bu KOZMİK yapılar bugüne kadar
sizlere görünmeden yaşamlarını sürdürüyor,siz sadece TİYATROYU ve SANATÇILARI
seyrediyorsunuz..
2004
yılında bulunduğum mahallin ekipler amiri KAYSERİLİ bir genç ve atak
başkomiseri ile dost olduk..
Haftada
bir gün oturup rakı içiyoruz keyif yapıyoruz herhangi bir mekanda,dostlarla.
Birgün
FENOMEN bir dizinin haftalık bölümünü
seyretmek için beni dev ekranı olan bir çay bahçesine davet etti…
Ekip
arabası ile gittik aracı çay bahçesinin önüne çektik dizi başlamadan bir saat
evvel.Oturduk çaylar,nargileler takılıyoruz en önde bölge AMİRİ diye çokta
hürmet gösteriyorlar.
Devamlı
dizi başlamadan evvel ekip arabaları geliyor,bize memur arkadaşlar selam
veriyor arkamıza geçiyor oturuyorlar…
Çay
bahçesinin yanı tam yolla aramız ekip arabaları ile sıra sıra oldu.
Dizi
başladı arkamız polis vatandaş elele,araya REKLAMLAR girdi.
EMİR amirim (istihbarat jargonu kod adı)
dedim,bütün ekipler burda bir asayiş,hırsızlık,gasb,darp,tecavüz vs suçlar olsa kim bakıcak..
Baktı
bana güldü,ZEKİ bey hiç merak etme o şuçların tamamını işliyecek vatandaşlarda
o diziden sonra sokağa çıkıp ne yapıcaksa yapıyor..))
Şu
anda tüm taraflar olarak ATEŞKES vaziyeti alıyoruz dedi..Hakikaten arkadaş
koskoca caddeden inanamaz insan vasıta geçmiyor…
Pisikolojik
harekat ve harp ülkemiz içinde her dönemde çok iyi kullanıldı,ama kimin menfaatine
ve ipler kimin elindeydi?))
Arkadaşlarım
bu yazıyı kaleme aldığım saatlerde çok sevdiğim müziği,sesi ve özellikle eşsiz
yorumu ile dünyanın beğendiği LEONARD COHEN beyi
kaybettik.TOPRAĞI BOL OLSUN
,MEKANI CENNET.
KA.ORD:)
Hepinize
iyi pazarlar.
SAYGILARIMLA,
ZEKİ
ARSLAN.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder