Sevgili
takipçilerim,hepinize mutlu,huzurlu ve bir o kadarda eğlenceli bir Pazar günü
diliyorum..
Sıkıntısı
olan tüm takipçilerimin bir an evvel sıkıntılarını üstünden atmasını
ALLAHTAN niyaz ediyorum…
Bu
hafta sizi DERİN VADİLER ve KANYONLARDA gezdireceğim eskiye götürüp..
Arkadaşlarım
her insanın hayatı doğduğundan,ölene kadar bir emek,zahmet ve yüktür..
Allah
bizi yaratırken bulunduğumuz DÜNYADA üstün varlık olarak yaratmış ve bize bazı
yetenekler bahşetmiş..
İnsan
bu yetenekleri ile EMEK harcayarak bu dünyada bir yer ediniyor kendine göre bir
çaba sarf ediyor..
Maalesef
ülkemizde özellikle 1950 AMERİKAN MARŞAL yardımı neticesinde gelen SÜT tozları
ile büyüyen bir nesilin gelişmesi ve bir yerlere gelmesi ile tezahur etmiş hayatın içinde yaşayan insanlarız hepimiz.
Maalesef
bazılarının ANA SÜTÜDE bozuk olup erken şekilde bu AMERİKAN SÜT TOZLARINI içmeye
başlayınca genetik gelen RUH bozukluğunun beslenme yolu ile iyice mutasyonundan
KİRLİ ve ŞEREFSİZ bir insan tiplemeleri çıktı,ülkemizin son dönemlerinde...
Bunların
ideolojisi olsada aslında bunların en büyük ideolojileri BATI EMPERYALİZİMİ ve
SİYONİZİM için ülkeyi pazarlamak kendi ve yakın çevrelerini çalıntı emek ve
maddiyatla beslemek..
Bunların
yüzüde kızarmaz SİYAH MAMBA gibi yüzlerine ZEHİR tükür YARABBİM sen büyüksün nelere kadirsin derler..))
Özellikle
son yirmi yılda bir çok defa kendi vatanımda hiçbir zaman hak etmediğim bazı
DERİN YAPILARIN ağar hayati saldırısına uğradım,canım pahasına.Bunların daha
ağar maddi,manevi nedenlerini açıklıyacağım ülkemizin güvenlik ve huzurunu
koruyup kollayarak..
Burdan
özelikle bazı DERİN DEVLET görevlilerinede mesaj geçeyim uzaktan sempten veya
hısım akraba vasıtası ile yine uzaktan tanıdığınız sizinle aynı TRENİN
KOMPARMANINDA hiçbir zaman olmamış kimselere devamlı komplo operasyonlar
yaparak ULUSLARARASI raporlarda ve CERİDELER üstünde oynayarak buraya kadar
geldiniz.
Rahmetli
merhum BÜLENT ECEVİT beyin muhterem merhum ANNESİNİN evinin köşesinden ve
merhum beşinci CUMHURBAŞKANIMIZ CEVDET SUNAYIN köşkünün köşesinden A…. Örekelerini gösteririm alt kadrolara kadar, AĞAR gelir uyandırayım.(Binalar
değiştide,yaşananlar değişmez)
MUHAMMETİN
selamını bile bana getirmeyin,1 metre yakınımda olsanızda.KOMPARTMANINIZA
çekilin,AĞAR konuşurum…!
Neyse
biz gelelim tarihten derin gerçek yaşadığımız hikayelere.
1982
yılı ÇINAR OTELİNDE komi olarak çalışıyorum eşsiz bir çalışma personelimiz var
hepsi ayrı bir usta,hepsi ayrı bir karekter hepsi sanki SİYAZ BEYAZ perdenin
ayrı aktörleri.
İçlerinden
bir adaşım var ZEKİ isminde benden 3 yaş büyük ,kendisi KARS kökenli,dünya
iyisi bir arkadaş.
Hep
beni kollar,kaçırır bana yardımcı olur çünkü bu işlerde kıdemli,sebebide bu işi
yapan diğer akrabaları beni başka yerden tanıyor. (ORJİNAL RESİMDİR,BİRGÜN ALKOLLÜ BUNALIM HALİNDE BU HALE GELDİ,SABAHI KURTARABİLDİĞİM)
Onlarda
demiş ZEKİ bizim küçük ZEKİ ye oralarda sahip ol biraz aklı evveldir,ne halt
yiyeceği belli olmaz,oda bana sahip çıkıyor.
Beraber
bulaşık yıkamaktan tutun,servise çıkmaktan bir otelin SERVİS alt yapısında ne
varsa hepsinde günde en az on sekiz saat çalışıyoruz.
Birde
barmen ağbimiz var o zaman BARMEN mesleği konusunda duayen olmuş HAYRETTİN
isminde oda KARS kökenli.
Tabi
o yıllarda yine kendi tesislerimizde BARMEN ustadı KANBER var KARS lı terekeme
bir arkadaştır.
Gece
sokağa çıkma yasağı başlamadan 1 saat evvel içki servisi durdurulur. İçki
vermeyince BARMEN KANBERE hep bir
ağızdan tempo tutarız…..
Tempo
KANBER BİRA gönder,KANBER BİRA gönder...
Kanber
biraları yollamazsa içimizde sapıtmış varsa başlar KANBER….)))
Benim
kısa staj dönemim bitip ayrılıdıktan sonra ZEKİ kardeşimi merhumu zaman zaman
görüyorum ama akrabaları ile aynı tesiste devamlı olduğumuz için haber alıyorum
kendisinden…
Aradan
hatırladığım dört yıl geçti bir gün FEYYAZ geldi,o zaman devamlı aynı
ortamdayız şimdi FEYYAZ uzun zamandır METROTEL rütbesinde çokta alemlerde bana
jestleri vardır kardeşimin…
Feyyaz dediki,ZEKİ kardeşim sorma sana kötü haber
vericem..
Hayırdır
FEYYAZ dedim,dedi ZEKİ yi öldürdüler!!Nasıl ya dedim.
Biliyorsun
BAKIRKÖY de sahilde İSTANBUL CAFE vardı orda çalışıyordu.
Evet
dedim,işte orda çalışırken beraber çalıştığı bir arkadaşı DİYARBAKIRLI kafasına
sert bir cisimle arkadan vurmak sureti ile öldürmüş.
Polis
tutanaklarındaki ifadesi anlık bir münakaşa oldu,sinirlerime hakim olamadım
vurup öldürdüm diye emniyet ve yargıya ifade vermiş.
Çok
üzüldüm,sordum peki mekanın sahipleri kim.Dedi Malatyalı Ö.L.T isminde bir yeraltı dünyasının önemli
ismiymiş.
Arada
bir feyyaz ile ve diğer RAHMETLİ ZEKİ kardeşimin yakınları ile konuşuyorum
mahkemeye gidiyorlar bilgi alıyorum..
Yıl
1988 yer FINDIKZADE o aralar YUSUF(kod adı) dayımla DEVAMLI Diyarbakırlı eski
cinayet masası şeflerinden İSMAİL(kod adı) ağbinin kumarhanesine gidip
geliyorum..
O
yıllarda bölgenin en namlı kumar mekanı olduğu gibi AKSARAY ve FATİH,TOPKAPI
civarı esnafı ve namlı yer altı dünyası isimleri buraya akıyor..
Bende
gider YUSUF dayı ve diğer Diyarbakırlı ağbilerimle sohbet eder çay kahve
içerim..
İşte
o aralar caddenin tam karşına merhum Ö.L.T yeni bir mekan açınca üç katlı çok
lüks bir kumarhane tüm müşterinin büyük bir kısmı o tarafa aktı.İsmi mekanın
MALİBU….!
Tabi
bu Ö.LT çok eski yer altı dünyasında tanınmış bir isimmiş banada
anlatıyorlar,bölgede TOMBALACILIKLA bu işlere başlamış,hayatın en alt
katmanından bu işlere girmiş.
Yusuf
ağbime gençliğinden çok hürmeti var ,ağbiside KEMAL(kod adı)
Yusuf
ağbimi çok seviyor.
Neyse
yaşım küçük bu sefer bu kumarhaneye uğramaya başladım gösterdiler bana merhum
Ö.L.T çok ciddi yüzü gülmeyen sert birisi.
İşindede
çok ciddi hareketlerinden anlaşılıyor..
O
aralar çok ağar başlı bir Diyarbakırlı arkadaşla orda tanıştık çok
mütevazi,kibar,saygılı efendi bir insan,ismi MURAT (orijinal)..
Birkaç
defa çıkıyoruz karşılaştık oda benle minübüse biniyor bakırköye geliyor.
Bir
gün sordum YUSUF ağbi bu MURAT isimli arkadaşla yola gidiyoruz,bizim tüm
DİYARBAKIR çevresinide tanıyor,neyin nesidir diye sordum..
İyi
bir arkadaştır dedi ama başında iş var.Hayırdır dedim..
O
bakırköye senle niye geliyor biliyormusun dedi yok hiç konuşmadım dedim.
Akıl
hastanesinin tutuklu servisinde yatıyor.Peki dışarıda nasıl takılıyor,sabah
çıkar,akşam belirli bir saatte koğuşa geri döner orda müşade altında
gözüküyor.Burası TÜRKİYE dedi..
Peki
şuçu ne diye sordum? AĞA nın Bakırköy sahilinde İSTANBUL CAFE diye bir yeri
vardı orda KARSLI bir garson çocuğu öldürmüş dedi..?
Kıpkırmızı
oldum ama hiç YUSUF ağbiyede hissettirmedim.Murat arkadaşlada sohbetlerimiz
devam etti,birkaç defa sezdirmeden derinlemesine konuştuğumda insan sarrafıyım
bir kaza oldu desede onun bunu yapmadığını sadece üstlendiğini hissettim,hiçbir
zaman açık bir beyan alamadıysamda.
Sonraki
yıllarda gelişen o büyük muhteşem TÜRKİYE yer altı değişimini başka metodlarla
izlediğimden bu bölgeden uzak kaldım.
Ama
devamlıda uzaktan takibim oldu,MURAT bey daha sonra DİYARBAKIR a dönerek kendi doğduğu ilçeye
yerleşip orda bir mekan kurmuş evlenmiş çoluk çocuk sahibi olmuş!!
Tabi
bu olayların DERİN VADİLERDE devletin çeşitli katmanlarına giden yol haritaları
var,tabi biz yeraltı dünyası içinde rant elde etmediğimiz için sadece
izlenimlerimiz oluyor zaman zamanda insan HAYATLARINA zarar gelmesin diye
bulunduğumuz ÖRTÜLÜ faliyetlerden bazı
hadiselere şahit oluyoruz..
Sakın
şunu unutmayın DERİN VADİLER ve KANYONLARDA kim derse burada siyonizim yok
derin siyaset yok yalan söyler.
Özellikle
paranın döndüğü ortamda her zaman siyonizim orda çeşitli maskeler ve kılıflarla
vardır..
Yine
herkesin bir dizide çok etkisi altında kalmış olduğu bir DİZİ KAHRAMANININ kafa
kesme sahnesi bıçakla benimde bir konudan 1989 yılında tanıdığım MALATYALI
önemli bir uluslararası ailenin ferdi D.K nın, ŞİRİNEVLERDEKİ kumarhane
mekanında sonradan merhum C.A isimli bir
yeraltı dünyası liderinin hasmını o ortamda vurup kafasını kesmesi hadisesiydi….
Olay
anında orda olan bir arkadaşım tüm olayı bana o esnada aktarmıştı.
C.A
o dönemde istanbuldaki önemli bir MİT ünütesinin ve lojmanların bulunduğu giriş
sokağında ayrıca bir taksi durağı işletirdi.
Eşi
yine Malatya kökenli Musevi bir hanımendiydi kendisi özellikle SUSURLUK
hadiselerinden sonraki yıllarda tutuklanmış ve G.A ismi ile basın yayın
organlarına tutuklu kaldığı cezaevinden röpörtaj vermişti..
Son
bir hatıramla bitireyim bu haftayı biraz kanlı oldu ama günümüz DÜNYASININ şartları
olduğu için,anlatayım.
Kısa
bir tutuklu kalma durumum oldu EDİRNE KAPALI CEZA EVİNDE.
Tutuklandıktan
sonra ankaradan ceza tevkif evleri genel müdürlüğünden arayarak cezaevinde rahat
bir koğuşa verilmemi istemişler.
Hikayemiz
bu konularda çok ileriki zamanda peyder pey anlatırım.
Rahat
geniş bir koğuş yıl 1990 senesinin son ayları,yirmi dört saat sıcak su
,duşlar,kapı baca devamlı açık, devamlı AVRUPA ve YUNAN televizyonlarını çeken
uydu televizyonumuz var kırk kişilik bir koğuş yarısı boş kolay kolay kimseyi
almıyorlar.
GÜMÜŞ
BABA diye Kasımpaşalı bir yaşlı ağbimiz
var uzun yıllar ALMANYADA cezaevinde yatmış,tüm alemi ve cezaevi hayatını
biliyor..
Gözlüklerini
takmış gazete okuyor,aha yandık ZEKİ dedi.
Hayırdır
ağbi niye dedim, sordum..
Al
haberi oku dedi….
Okuyorum
EDİRNE merkeze bağlı bir köyde yaşlı bir amca yatalak karısının kafasını
kesmiş,kafayı eline alıp köy kahvesine gelmiş ve masanın üstüne koymuş..
Meselede
köyün daha genç ahalisi yaşlı amcayı kızdırıyorlarmış,yıllardır hanım yatalak
sen ne yapıyorsun diye alay ediyorlarmış..
Peki
GÜMÜŞ BABA bizimle ne ilgisi var dedim,bunu bizim koğuşa verirler diye yakındı…!!
Yapma
ya dedim,yapması yok bu iş böyle dedi.
Hakikaten
ertesi günü yaşlı amcayı infaz koruma memurları koluna girmiş bizim koğuşa
getirdiler.
Tam
karşımda duvar kenarındaki ranzanın alt katını verdiler.
Hiç
konuşmuyor ve cevap vermiyor sadece oturuyor.Gidiyorum devamlı sigara
tutuyorum,yemeğini masasını meydancıya hazırlatıyoruz,çayını götürüyoruz ama
konuşmuyor..
Gümüş
babaya söyledim, iki tane masamızda ucu
kör bıçağımız var soğandı,meyvaydı,ekmekti doğruyoruz.
Gümüş
baba dedim gece bıçakları masa üstünde bırakmayalım,birini bir arkadaş
alsın,birini ben alayım..
Gümüş
baba ve arkadaşlar başladı kahkaha atmaya herkes gülüyor,dedim baba ne olur ne
olmaz gece halisinayon görür beyin sarar bir şey olur dikkat edelim..
Neyse
ben bir hafta sonra,nakil oldum ordanda hemen tahliye oldum…
HİÇ
BİR DEVRİN ADAMI OLMADIMKİ,DEVRİM BİTSİN.))
Herkese
iyi pazarlar..
SAYGILARIMLA,
ZEKİ
ARSLAN.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder