Sevgili
takipçilerim,mutlu bir hafta geçirmeniz dileği ile..
Dostlarım
bu acil kod ile yazılmış uyarı niteliğinde bir yazıdır kaleme aldığım kısa bir
yazı olucak.
Çünkü
okuyanları yormadan bilgi vericem..
Birincisi
yazılarımdan rahatsız olan çevreler var,yine belirteyim ben yazılarımda devlet
sırrı niteliği taşıyacak bir konu yazmıyorum.
İkincisi
ben hayatımda hiçbir yere yazılı veya
yemin niteliğinde SIR kapsamındaki işler için bir tahahüüt vermedim.
Üçüncüsü
eğer zarar görücek bir insan hayatı varsa istihbarat jargonuna göre isim
değiştiriyorum yada kısaltıyorum,yada lakabı ve baş harfleri ile veriyorum..
Dördüncü
ve sonuncusu bunları yaptığım halde hala rahatsız olanlar varsa ya KISKANÇ veya ÇEKEMEMEZDİR.
Yada
VATAN HAİNİ,HIRSIZ,KATİL vs suçları işlemiştir..
Gelelim
konuya sayın HASAN ÖZTÜRK ve sayın TAMER KORKMAZ beylerin yazısını okudum DERİN
düşündüm..
Sayın
MİT müsteşarımız HAKAN FİDAN bey demiştiki devlette devamlık vardır,doğru
söylüyor..
İşte
ben anlatıcaklarımın devamlılığının nerelere ulaştığını düşününce gülüyorum..
Kısa
anlatıcam çünkü bu konuyu uzun hikaye tadında yazmıştım hatırlatma yapıyorum.
2000
yılının HAZİRAN ayı ortası İSTANBUL da yeni restorasyon olan bir yabancı misyon
konsolosluğumuzdan davet aldım.
Davete
icab buyurdum ve çok nezih bir şekilde eşimle birlikte karşılandım ve
misafirperverlik gördüm..
Ertesi
günü MİT bir arkadaşım kadrolu mensup
K.A beni arayarak eşi ile gelmek istedi iyi dedim hazırlık yaptım evde oturduk
kısa anlatıyorum eşlerimizle birlikte yemek yedik..
Yemek
sohbetinde aslında branşımız olmayan fakat o dönemde bize bir yerden bulaşmış
olan hadiseleri konuşmaya başladık.
Hadiseler
ALMANYA ile bağlantılı söylediğim hep bu kurumun başının ve yöneticilerinin
yanlış yaptığı,bu işlerin hep bu ülkenin başına iş açacağını izah ettim..
Bana
söylediği MÜSTEŞARIN elinde bir dosya olduğu buraya davet ettiği ALMAN SERVİS
başkanının önüne bu dosyayı koyarak pazarlık yaptığı ve konuları kapatacağı
oldu..İyi dedim..
Diyeceksiniz
seni bu kadar alt düzeyden nasıl bu kadar üst düzey konular
ilgilendiriyor,benim tarihi misyonum var yoksa ben konulara vakıfda olamam
önümede gelmez..
Neyse
o gece bitti,zaten hayatımız sıkıntılı devamlı hadiseler vuku buluyor
yazılarımda anlatıyorum yavaş yavaş.
Fakat
ben hep savunmadayım yani kendimi,ailemi,işlerimi kollayıp mücadele ediyorum..
Aradan
bir müddet geçti 2001 yılı son ayı veya başı adli vukuattan çıkar,bir gece
ALMAN devleti ile tarihsel bağı olan bir işadamının evinin önünden
yürüyorum,aniden bir hundayi marka araçtan bir paket atıldı ve araç patinaj
yaparak kalktı.
Kalkınca
önümden beni sıyırarak geçti ve BOMBA patladı.
Yerden
kalktım,etraf toz duman polis araçları geldi aracın eşkalini verdim,olay
yerinden ayrıldım..
Belirterek
gideyim o dönemde bu hundayi arabaları genelde kamuda emniyet istihbaratı veya
emniyetin sivil araç kullanan birimleri çok ağarlıklı kullanıyor..
Tabi
o bölgede oturan birde ALMAN uyruklu bayan var yalnız ve iki köpeği ile yaşıyor
bir apartmanın en üst katında teraslı bir ev.
Bu
hanfendide benim uzun zamandır dikkatimi çekiyor,çünkü entresan sakin bir
yaşantısı var araç kullanmıyor,hep bu işadamının evine doğru istikamet alarak
köpeklerini gezdiriyor,uzaktan zaman zaman izliyorum.
Geleni
gideni fazla yok zaman zaman bir ALMAN kökenli erkek geliyor nadir ama..
En
sonunda ben artık oralardan tamamen kopmuştum,bir eleman haber getirdi ZEKİ
ağbi hani o alman hanım vardıya evet dedim.
Ağbi
dedi evinde ölü olarak bulunmuş çok yerinden bıçaklanmış,köpekleride kadının
başındaymış kapıda herhangi bir zorlama bulgusu bulunmamış..
Bu
hadise sanırım 2002 nisan ayında gerçekleşti,adli evraktan çıkar herhangi bir şuç fail yakalanmadı..
Bu
hadise gerçekleştikten sonra kadere bakınki bina altı ay içinde yıkıldı yerine
yeni bir bina yapıldı,binanın ölen ALMAN bayan tarafına bir haber aldım ünlü
bir futbolcumuz H.Ş satın almış.
Oralarda
ben olmadığım için elemanla haber geliyor,bu konular bana..
Bu
olaylar olurken bir ANKARALI arkadaşım bugünlerde merhum akademisyen NECİP HABLEMİTOĞLU
için çok çalışıyor MİT müsteşarı olarak düşünüyorlar demişti,ben anlam verememiştim onunda bu
yazımda açıklayım özellikle o yıllarda bu AKADEMİK düzeyde sivil birisinin MİT
başına getirmelerinin ne siyasi nede kurumsal imkanı yok,dikkatimi çekmişti.
Aslında
kim neye şaşırıyor ben onu anlamıyorum 2006 yılında KANAL D televizyonunda
oynayan SAĞIR ODA dizisinde bu hadiselerin büyük çoğunluğu dizinin ticari
getirisi için yapılan abartmaların dışında çok iyi bir şekilde veriyor diğer
olaylarla birlikte..
Özellikle
bir istihbarat uzmanı olarak şunu belirteyim tüm istihbarat servislerinin
yaptığı şuç mahallerini örtme,karartma ve tarihi olarak gömme hadiseleri olur
bu olay mahalliği temizliğinden,boya,badana ev dekerasyonundan tut bina yıkıp
inşaat yapmaya kadar gider.
NEDEN!Şüphe
bırakmıycak şekilde delilleri temizlemek için...
TARKAN
gibi birde arkadaşlar var onları TARİHE GÖMÜCEM diye bugünlerde bağarıyorlar,ne
enteresan o dönemde BIÇAK ile işlenmiş ne kadar çok cinayet var…!!
NOT:Yılların
tecrübesi türkiyedeki tüm DERİN yapıların ve cinayet şebekelerinin kuyruğu birbirine
bağlıdır,TASMA birkaç kişinin elinde maalesef olunca…))
DR:)
SAYILARIMLA,
ZEKİ
ARSLAN.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder