Sevgili
takipçilerim yazıma başlarken yine sizi bilgilendirmek istiyorum tekrar.
Yazılarımı
yazmaktaki amacım bilgi ve birikimim varsa siz benden bilgi alabiliyorsanız ben
sizi aydınlatabiliyorsam zaman zamanda kısıtlıda olsa eğlendirebiliyorsam bu
beni mutlu ediyor.
Dikkat
ederseniz TÜRKİYE de herkesin adını bir şekilde bahse konu ederler bir tek
benim adımı bu kadar yazdığım bilgiye karşı bahse konu etmezler açık yayınlarda
ve diğer sosyal medya ve medyada benden ve yazdıklarımdan hiçbir şekilde ismim
ve bahsim geçmez geçicek olsa dahi isim vermeden şifreli konuşurlar.Bunun
nedenini ben sizlere beni sıkı takip eden takipçi dostlarıma bırakıyorum siz
karar verin…
Ama
tekrar söylüyorum amacım burdan kahraman üretmek veya başka bir hadiseye mahal
vermek yazdıklarımdan ŞANTAJ veya başka bir konuda fayda çıkarmak değil.
Netice
itibari ile bizde bir insanız bizde birikimimizi ve gerçekleri uğradığımız
haksızlıkları paylaşmak ve anlatmak istiyoruz.
Bazı
eleştiriler oluyor KOD adı ile yazıyor diye tekrar burdan yazıyorum ZEKİ ARSLAN
ve ARAS DAĞLI kod adı olarak kullandığım isimlerdir.Bunlar TÜRKİYE CUMHURİYETİ
MAHKEMELERİNDE tutanaklarında geçmiş isimlerdir.
Geçmişte
bu KOD İSİMLERİNİ bana verenlerin tarihi
çeşitli hikayeleri vardır.
Malumu
gerçek adım A.T bu harflerle başlayan ismim, bazen ben bile isimlerimi karıştırdığım
zaman oluyor bu gerçek adımla bir büyük gazetemize TÜRKİYE nin güvenlik
konuları ile ilgili büyük bir makale yazdım, yine bir DEVLET BÜYÜĞÜMÜZE yapılan suikast
konusunda bir televizyon programı için UZMAN olarak katkıda bulundum görüntülü.
Bunları
yazmamın sebebi son günlerde gösterdiğiniz yüksek ilgiden dolayı şahsıma gelen
tepkiler.
Biliyorsunuz
şu anda yurt dışında yaşıyorum ,mecbur kalıyorum bu tepkiler biriktiğinde
sizlere anlatma gereği duyuyorum,çünkü beni rahatlatıyor.
Araştırmacı
arkadaşlar var yazılarımı takip eden onlarda bana açık sosyal medya üstünden
ulaşıp haftada birkaç gün uzun yaptıkları yazımlarımla ilgili araştırmalarının
doğruluğunu teyit ediyorlar.
Birde
son zamanda bazı arkadaşlar var sanırım bazı seyrettikleri dizi ve filmleri gerçek
hayattada böyle olduğunu sanıp ZEKİ ağbi birazda hareketli olaylarla ilgili
olaylarını yaz diyorlar,gülüyorum.
Bu
arkadaşlarıma söyliyeceğim sizler o dizilere aldanmayın ,dizi başladı bitti
10000 ölü var dizinin kahramanı hala hayatta.
Siz
yoksa ÖLMEYİ ,BAYILMAKMI zannediyorsunuz.))
Arkadaşlar
İSTİHBARAT ve derin dünya
akıl,zeka,bilgi,birikim,sosyoloji,antrapoloji,arkeoloji,ekonomi,dil bilimleri
ve askeri bilgilerin yüksek seviyede olması ile eşdeğer ve bunların iyi
değerlendirilmesi,kıymetlendirilmesi analiz ve sentezinin gerçek düzeyde
yapılması ile seviyelidir.
Bazen
evet nadirde olsa bu DİZİ ve FİLMLERDE izlediğiniz hadiseler olur ama onların
bile bir dozajı ve kurallar ve çalışma şekli yöntemi bu konularla ilgili ayrı
departmanlar ve birimler vardır.
Gerektiğinde
sahaya hissettirmeden onlar çıkartılır onlarla iş görülür,çoğu istihbaratçı ve
derin dünya insanı ömründe böyle AKSİYONEL hadiselere birkaç kereden fazla
şahit olmaz içinde bulunmaz.Bir çoğu meslek hayatında aksiyonel konuya hiç denk
gelmeden meslek ömrünü tamamlar veya emekli olur.
Bunları
anlatmamın sebebi toplu halde bilgilendirmek,kamuoyunda bilinçli şekilde bizden
rahatsız olan insanların DEZENFORMASYON bilgi yaymasını önlemek için.
Gelelim
konumuza KAN KUYUSUNA arkadaşlarım inanın diyorum artık ülkemizde ŞEHİT
hadiseleri ve insan ölümleri bunların içinde tabiki TERÖRİSTLERDE var hadiseler bir KAN KUYUSUNA döndü.
Devamlı
akan KAN ve her evden bir iç acıtan feryat sesi artık nereye gidiyoruz
dedirtiyor insana.
Olaylara
teknik anlamda bakmayıp insani duyguların ön plana çıkması ile
SOSYOLOJİK,İNSANİ gözle artık tüm bu COĞRAFYAYA ve bu coğrafya üstündeki KAN
KUYUSUNA bakıp ne yapıcaz diye düşünüyor insan…
Dün
bu yazımı kaleme almamdaki sebeb şehit bir ÖZEL HAREKAT polisimizin cenazesi
esnasında babasının tabutu başındaki küçük kızının baba diye ağlayışı çok üzdü
beni size bunun tarifinin nasıl yapılacağınıda bilmiyorum.
Bu
babalarını,annelerini,evlerini kaybeden çocukların geçirdiği travmalar ve
gelecekte bu travmaları geçiren çocukların erişkin oldukları toplumda büyük birey
oldukları zamanda travmalar içinde büyüyen çok geniş kitlelerin adeta şehitler
ordusu ve hayatını bu terör saldırılarında kaybetmiş siviller hatta terörist
yakınları açısındanda çünkü bunlarında büyük çoğunluğu içimizde yaşıyan
insanlarımız ne olucağı nasıl bir yaralı nesil yetiştiğini düşünmek
istemiyorum.
Bunu
sadece TÜRKİYE için değil bu tüm coğrafyamızı saran bir ateş oldu ve artık
sınırı olmayan bir duruma geldi.
Bakın
arkadaşlarım 8 ocak 2015 RUSYA FEDERASYONU tabiyetine bağlı bir bayan DİANA
RAMOZOVA geçen sene SULTANAHMET TURİZİM POLİSİ şubesine bir intihar
saldırısında bulundu kendi ile birlikte bir TÜRKİYE CUMHURİYETİ polis memurumuz
şehit oldu.
Konunun
ince detayına girmeden bu canlı bombanın geçirdiği son aylar ve son durumu ve
RUSYADAN gelip TÜRKİYE içinde bulunduğu yerler hareket şekli belki kimsenin
aklına getiremiyeceği canlı bombanın nasıl bu hadiseyi yaptığı bu konular yine
KAN KUYUSUNA biriken hadiseler içinde ayrıntısına girmeden konuların yazıyorum.
Bakıyorsun
bugün 12 .01.2016 bir yıl dört gün sonra aynı sempte yine benzer bir canlı bomba
ve yine uyruğu bizden olmayan muhtemelen hala tam belli olmasada SURİYE veye SUUDİ ARABİSTAN kökenli bir insan…
Geldiğim
nokta ülkemizde kendi terörümüzün haricinde bölgede yanan ateşten ve
sınırlarımızı çeşitli insani nedenle kapatamamızdan dolayı yoğunluğu yüksek
seviyede TERÖR saldırısına maruz kalıyoruz.
Bu
terör saldırısına maruz kalırken birde son
16 yılda çeşitli fasılalarla BARIŞ,silahların susması ve diğer
argümanlarla ülkede barış,güvenlik ortamı yakalamak için çeşitli yapılan
müzakereler ve gizli toplantılar ile görmezden bilinçli olarak gelinen TERÖR
ÖRGÜTÜNÜN durmadan yeraltı faaliyetleri için çalışması lojistik büyük çaplı
yığınak yapması bunla mecburen karşı karşıya kalan güvenlik güçlerimiz tekrar
sil baştan deyip TOPYÖKÜN bir çatışmaya girmesi ve bu tuzak içine girerek yaptığı
çatışmada devamlı silah arkadaşını kaybetmesi devamlı kan,gözyaşı ile
karşılaşması insan olarak ciddi manada TRAVMA geçirmelerine neden oluyor.
Her
asker ve çatışma konusunda yetişen güvenlik gücü bunu iyi bilir sinirlerin
artık dayanamadığı,kopma noktaları yada şiddet yüküne pisikolojisi dayanmayan
gayette doğal olan bu hadiseler karşısında travmatik şiddet gösterisi
yapmalarına neden olur bu seferde bugünlerde yaşadığımız ALGI OPERASYONLARI ve
PİSİKOLOJİK HARP metodları TERÖRÜ yöneten beynelminel karargahlarca
kullanılmaya başlar.
Arkadaşlarım
artık bu coğrafyada TERÖRÜ basite indirgeyip çeşitli terör örgütleri olarak
algılamayın artık bu coğrafyada TERÖR adeta KARTELLEŞMİŞ bir BEYNELMİNEL yapıya
döndü.
Bir
KARTEL yapının içinde ne varsa COĞRAFYADA yapılan düşük,yüksek yoğunlu çatışma
,harpler ve terör eylemleri içinde teröristler,paramiliter askerler,yabancı
servislerin tüm yapıları ,enerji şirketleri,silah tüccarları,uyuşturucu
baronları ve yine resmi orduların gayrinizami güçleri,hepsi ve bunların
oluşturduğu tüm yapılar bu kartelin içinde.
Bugünlerde
aniden HEDEFE konulan TERÖRE destek veren sanatçı akademisyenler diye
eleştirilen insanlarımız bile aslında tamda konuştukları konuların ne manaya
geldiğini bilmeden yaptığı konuşmalar olması çok muhtemeldir,yani bilinçsizce
konuları bilmeden kırdıkları potlar olması onlara bu tuzakların hazırlanması
gayet doğal
olabilir,unutmayalım vebali çok büyüktür hadiselerin sıcaklığında
insanları suçlarsın ama ilerki zamanda gelişimde o yapılanın hata olduğunu anlarsın
onun için bir anda insanları linç etmemek gerekli.
1999
yılında merhum AHMET KAYA beye yapılan linç hadisesinden sonra merhum hayatını
yurtdışında kaybetti,ama sonra herkes anladıki merhuma haksız ve adaletsiz bir
şekilde KIYILDIĞI!
Tabi
bu coğrafyada TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ bu KARTELLEŞMİŞ TERÖR ve YÜKSEK
YOĞUNLUKLU ÇATIŞMA ve olabilecek GENİŞ ÇAPLI MUHAREBELERDE neleri akıllıca ve
ülkenin yüksek menfeatlerine uygun yapması gerekli olduğunu çok iyi düşünmeli.
Çünkü
bugünün KARTELLEŞMİŞ yapısı yarın bu coğrafyada oluşucak yeni haritalarda
TÜRKİYENİN konumunu belirleyeceği gibi işin kimse bu yanını düşünmüyor gelecek
nesillerdeki PİSİKİYATRİK,SOSYOLOJİK,ETNİK,KÜLTÜREL yapılar nasıl oluşacak tüm
bu KAN KUYUSU birikiminden ve çeşitli başta ANADOLU ve tüm TÜRKİYEYE yayılan
yeni etnik yapıların nasıl gelecekte bir toplum oluşturacağını hangi
kültürlerimizi örf,adet,geleneklerimizi kaybedeceğimizi ve bunların yerine
nasıl bir toplum çıkacağı en kötüsü ülkemizin toprak bütünlüğü ne olabilirliği
hep bunlar gelicekteki yapının ne olucağı,yada var olucakmıyız onun düşünülmesi
gerekli.
TÜRKİYE
TÜRKLERİNDİR konusuna yıllarca belkide haklı olarak tepki verildi.
Tabi
ben TÜRK olduğum için hiç yadsımadım çünkü bu slogan beni temsil ediyor.
Ama
tabi şu anda ben bunu açıkçana dile getiremem çünkü diyorlarki sen böyle
düşünürsen FAŞİSTSİN burda TÜRKLERDEN başka ırklar kavimlerde var onlarda
CUMHURİYETİN kurulmasında kurucu unsur bakıyorsun bir yerde onlarda haklı,ama
sosyal yaşantıya geldiğinde hadise farklılaşıyor.
Çünkü
sokağa indiğinde halkın içine karıştığında yazılımlar veya söylemler bitiyor.
Ben
bunu iki kere yaşadım sonuncusunda olgun bir insandım hadiselerin bizi nerden
nereye getirdiğini 1986 ve 1996 arasında film şeriti gibi yaşadım.
Yaşım
artık ömrümü tamamladım sayılır,böyle bir ortamı görmek istemiyorum,amacım
insanların artık kardeşçe BARIŞ içinde yaşaması..
Tabi
bu söylem benim temennim.
Şimdi
ANKARADA,İSTANBULDA birkaç ay evvel , hakkımda bazı istihbari bilgiler aldım bazı kimseler
demişki bak bizim dönecek bir köyümüz var,bunlar çekip başka ülkeye gidiyorlar.
Bilader
çok güzel söylüyorsunda senin köyüne gittiğinde yaylana çıktığında hala sana
doğduğun yerleri hatırlatan herşeyin durmasada büyük çoğunluğu duruyor,insan
olarakta,doğa olarakta,yapı olarakta.
Bana
bir şey hatırlatacak bir köyüm,insanım doğam kalmadı.
Bizde
insanız dilmi?
SAYGILARIMLA,
ZEKİ
ARSLAN.

















Hiç yorum yok:
Yorum Gönder