Değerli
takipçilerim iyi bir hafta sonu geçirmeniz dileği ile size yazıyorum.
Bu
hafta size sadece KARADAN ve DENİZDEN değil aslında daha tehlikeli bir
kuşatılmışlık içinde olduğumuz GÖKLERİMİZİN yani hava sahalarımızın UZUN ve
ORTA menzilli HAVA SAVUNMA FÜZELERİ ve tabiki bunların radar ve ateş idare
sistemleri ile kuşatıldığı ve şu anda
artık RUSYA FEDERASYONU devletinin SURİYE devletine taşıdığı yeni S-400 hava
savunma sistemi ile ÇANAKKALE bölgesinden EGE ve AKDENİZİ kapsıyıcak ve ucu
SURİYE hududumuzu bulan, İRAN devletine son teslimatı yapılacak S-300 hava
savunma sistemleri ve buna ERMENİSTAN
hava savunma sistemlerinide koyduğumuzda tamamı ile komşularımız tarafından koordineli
olarak bile kullanılabilecek bir HAVA
SAVUNMA ağı ile abluka altına alınmış bulunmaktayız…
Malumu
KARADENİZİ söylememe gerek yok sanırım.
İki
yıl evvel DÜŞÜNCE ATÖLYESİ internet sitesine TÜRK HAVA SAVUNMA KONSEPTİ &
ÇİN adı altında uzun bir bilgi vererek TÜRK HAVA KUVVETLERİNİN hava savunma
sistemlerinin tarihi gelişimi ile ilgili bir makale yazmıştım.
Bu
kuşatılmışlık karşında biz ne yapıyoruz geçmişte ne yaptık şu anda durumumuz ne
sizlere kendi kanaatlerimi ve sıkıntılarımızı yazmak istiyorum.
Buna
niçin gerek duydum,şundan dolayı son yirmi yıldır devam eden UZUN MENZİLLİ HAVA
SAVUNMA SİSTEMLERİ tedarikinde büyük ihaleler ve bu ihaleleri etkileyen SİYASİ
gelişmeler ile ÇİN savunma sanayi ile
anlaşılıp bu konuda mutabakata varılan FD-2000 HAVA SAVUNMA FÜZE SİSTEMLERİ ihaleside
iptal edilmiştir şu anda.
Hükümetimizden
yapılan açıklamada yerli çalışmaya odaklanıcağımız bu konuda ROKETSAN ve ilgili diğer
kuruluşlarla çalışılacağı kamuoyuna beyan edilmiştir.
Bu
konuda bazı prototip sistemler üstünde MİLLİ çalışmalar devam ediyor HİSAR orta
menzilli füze sistemi gibi tabi aslında bu çalışmalar çok önceden başlatılmış
çalışmalar fakat istenilen ve gelinen noktada bölgesinde ve dünyada HAVA
SAVUNMA FÜZE sistemleri konusunda en geri ülkeyiz buna KARADAN KARAYA balistik
füzeleri ve diğer sistemleride eklerim.
Bu
son yıllarda özellikle basınımızın belirli kesiminde bu konuların üstüne çok
gidiliyor MİLLİ çalışmalar yüksek seviyede alkış tutucak şekilde ,ama ben
bunların fazlası ile abartıldığı kanatındayım hatta dahada açık konuşurum ama
bu benim duruşuma yakışık almaz.
Peki
tüm TÜRKİYE hava hududunu çevreleyen böyle bir hava savunma sistemi ne tür HAVA
SAVUNMA SİSTEMLERİ ile çevrilmiş durumda anlatayım.
Birinci
körfez kırizinde dünyada büyük popüleritesi artan PATRİOT-PAC1 sistemi tabi
TÜRK HAVA KUVVETLERİ tarafından istenildi, fakat ABD bunları bize vermedi ama
komşumuz YUNANİSTANA hemen 1994 senesinde bu sistemlerden teslim etti. 2000
yıllarından sonrada yapılan anlaşmalarla bunları PATRİOT PAC-3 sistemleri ile
değiştirdi.
1997
senesinde RUSYA FEDERASYONU ile mutabakata varan GÜNEY KIBRIS RUM DEVLETİ S-300 PMU uzun menzilli hava savunma konsepti
satın alarak alım aşamasına girdiğinde ,TÜRKİYE nin uluslararası karşı
çıkmasına diplomatik bütün dünyadaki girişimleri ve özellikle basın ile yapılan
haberler ile bunların teslimatına karşı çıksada daha sonra sanırım 1998 yılında
dönemin MİT müsteşarının bireysel uluslararasında girişimleri ile G.KIBRIS
yerine bu füzelerin YUNANİSTANA teslimi konusunda bir gizli mutabakata varılınca 1999 ocak ayında
RUSYA FEDERASYONU bu sistemleri teslim ederek YUNANİSTANIN GİRİT adasına
yerleştirdi ve elliye yakın askeri danışmanıda orda bu füzelerin eğitim ve
kullanılması açısından konuşlandırdı.
Sanırım
BÖLÜCÜ BAŞI ve BEBEK KATİLİ olarak adlandırlan kişide ŞUBAT ayında TÜRKİYE
devletine teslim edilmişti.
Şimdi
durum ne YUNANİSTAN bizim bölgemizde yani EGE koridoruna SELANİK bölgesine PATRİOT PAC-3 sistemini yerleştirerek uzun
menzilli hava savunma sistemini kurdu ,bunun yanına CORATEL kısa menzilli füzeleri
ile desteklerken, bazı adalara yine yerleştirdiği TOR-M1 RUS orta menzilli
füzeleri ve GİRİT adasına yerleştirdiği S-300 PMU uzun menzilli HAVA SAVUNMA
FÜZE sistemleri ve bunların düşman hedefleri devamlı algılayan çapı 300 km
bulan alanı kontrol etmesi ile hava sahamızı tamamı ile kontrol altına alabilir
duruma geldi...
Vatandaşın
anlıyacağı dilde anlatayım EGE ve AKDENİZ hava koridoru üstünde uçan ŞANLI TÜRK
HAVA KUVVETLERİ savaş uçakları bu füzelerin etki alanına girdiği anda savaş
uçaklarımıza saldırı amaçlı radar kitlemesi yapabilir saldırı yapmasa bile
havadaki uçaklarımızı devamlı radar tacizinde tutar sıkıntı yaratır.
Bu
koridoruda daha sonra GÜNEY KIBRIS devletinin hava kuvvetlerinde
konuşlandırılan BUK-1 orta menzilli hava sistemleri ile koordine ettiğinde
tamamı ile EGE ve AKDENİZ bölgesini sadece HAVA SAVUNMA FÜZELERİ ve bunların RADAR sistemleri ile kontrol
altına alabiliyorsun…
Hatırlıyacağınız
gibi 22 haziran 2012 tarihinde malatya erhaç hava üstünden kalkan bir RF-4E
PHANTOM keşif uçağımızı SURİYE hava kuvvetleri kısa menzilli 30 MM UÇAK SAVAR
TOPU eklemli PANTERİS-1 füze sistemi ile düşürdü iki pilotumuzu şehit verdik..
Şu
anda bizim hava kuvvetlerimizin RUSYA FEDERASYONU SİLAHLI KUVVETLERİNİN SURİYEYE
konuşlanmasından sonra geçekleşen sınır ihlali meselesinden, bir F-16 savaşan
şahin uçağımızın RUS HAVA KUVVETLERİNE bağlı SU-24 orta menzilli bombardıman
uçağını düşürmesi yüzünde RUS hava kuvvetleri akabinde SURİYE hava sahasını
denetleyen kısa menzilli ve orta menzilli hava savunma sistemlerinin etkisini
genişletmek için S-400 tırump hava savunma füzelerini SURİYEYE getirip
konuşlandırdı.
Buna
ek olarak MOSKVA güdümlü mermi kuruvazörünüde AKDENİZ bölgesine getirerek
tamamı ile tüm hava kontrol ağını güvenlik altına almış oldu.Bilindiği gibi
MOSKVA kurüvazörü üstünde S-400 hava savunma füzelerini taşıma kapasitesine
sahip.
Son
olarakta İRAN ile itilaftayken bu itilafı kaldırarak İRAN HAVA KUVVETLERİNE
S-300 hava savunma sistemlerini teslimat kararını verdi.
Kısa
olarak anlıyacağınız şekilde tüm hududlarımız çok küçük bir kısmı ABD(AMERİKAN)
gerisi tamamı ile KARADENİZ ve MARMARA denizini içine alıcak şekilde
EGE,AKDENİZ ve DOĞU,GÜNEYDOĞU ANADOLU bölgeleri olacak şekilde birbirlerini
kordine edebilecek RUS teknolojisi yapımı UZUN,ORTA,KISA menzilli hava savunma
sistemleri ve RADAR ağı ablukası altında bulunmaktayız…
Biz
tabi elimizdeki eski ABD,İNGİLİZ hava savunma füze sistemleri ile teknolojik
olarak çok geriyiz,özellikle bu
sistemleri son 25 yılda tedarikinde ve ortak üretiminde ülkemiz içinde ve
dışında oynanan gerçekçi olmayan MİLLİ duruşumuzu maalesef dış siyaset
kulvarında harcadığımız hatta suyun altında gelişen çok vahim hadiselerden
ülkemizin GÖKLERİNİ kuşatılmış durumda bırakmışız.
Şu
anda bu tezlere karşı çıkanlar çeşitli argümanlar ve MİLLİ söylemler tezler
gelişsede silah namlusuna mermi sürülmüş hazırken silahtır,dur evden alayım
geleyim diyene kadar düşmanın seni vurur.
Tabi
YURT SAVUNMASI komplike bir konu ,HAVA SAVUNMA FÜZE SİSTEMLERİ yurt
savunmasında sadece tek bir konu ama çok
önemli hassas bir konu.
Özellikle
S-300,S-400 ,PATRİOT hava savunma sistemleri bildiğiniz gibi sadece uçaklara
karşı değil düşman balistik füzelerine karşıda kullanılan hava savunma
silahları…
Savunma
sanayi konusunda bizler sadece kendi görüşlerimizi bildiklerimizi yansıtırız
tabiki devletimiz bu konuların üstüne gidicektir ama bizim bu konularda çok geç
kaldığımız aşikardır karadan karaya saldırı uzun menzilli taktik ve balistik
füzeler konusundada ,çünkü onlarda
caydırıcılığı olan saldırı gibi algılansada aslında her saldırı silahı konsept
olarak savunma için daha elverişli iş gören mekenizmalardır.
Yani
derin dünyada akşam yattığındada hayatın içinde tüm konular 2+2=4 yapar sabah
kalktığındada 2+2=4 yapar.
Ayılanada
GAZOZ verirler bayılanıda LİMON ile ayıltırlar.
Konuyu
Pazar günlerine özgü bitireyim sosyal yaşantımızdan TEŞKİLATI-MAHSUSA(OSMANLI
ASKERİ İSTİHBARAT TEŞKİLATI) mensublarından merhum HÜSAMETTİN ERTÜRK bey daha
sonra ANADOLU hükümeti istihbarat gücü ve CUMHURİYETİN ilk istihbarat örgütü
MAH kurucularından olup, SELANİK te esaret altındayken sürgün yollandığında
SELANİK Musevi cematinin hahamı biliyorsunuz Selanik Osmanlının istanbuldan
sonra ikinci şehri kendisine gerekli evrak ve maddi yardım yaparak İSTANBULA
sonrada DİYARBAKIR şehrine gitmesine vesile oluyor.
Bir
teyzem var HAVA KUVVETLERİNE ARSLAN
yetiştirdi ALLAH kazadan beladan saklasın.
Teyzem
biraz espirili bir hanfendidir bir kermes dolayısı ile iş hayatının o dönemde
önemli ismi sayın HALİL BEZMEN beyin hanfendi eşi ile karşılaşıyorlar.
Hanfendi,
teyzeme soruyor sohbet anında ne kadar çok bize benziyorsunuz SELANİK limisiniz
diye.
Teyzem
çok tatlı bir hanfendidir yok biz KONYALIYIZ ama rahmetlik dedem görev için
uzun zaman SELANİK te kalmış çokta yakışıklı ve zamparaydı derlerdi oralardan
varsa bir şey olabilir neden olmasın!))
Tabi
bu espiri ile sohbet güzel ortamda devam etmiş.
Hepinize
iyi tatiller.
NOT:
01.EKİM 2013 TÜRK HAVA SAVUNMA KONSEPTİ&ÇİN
SAYGILARIMLA,
ZEKİ
ARSLAN.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder