Sevgili
takipçilerim hepinize iyi pazarlar dilerim.
Mutsuzum
ve üzgünüm bir yakınımı kaybettim ,daha doğrusu yakın bir akrabamı kendisine
ALLAHTAN RAHMET DİLERİM hepimizin gideceği yer orası en iyisini ALLAH bilir.
Şairin
dediği gibi vakit gelmişse eğer ,kalkıcak ıssız
bu limandan gemi.
Sizleri
bu Pazar gününüzde mutsuz etmek istemem ama hayat ne diyeceğimi bilmiyorum.
Tekrar
temennim hep mutlu pazarlar geçirmeniz dileği ile eski maceralarından ve
arkadaşlarımdan yine hayatının baharında yirmidört yaşında kaybetiğim bir
lakabı gibi GARİP arkadaşımdan bahsedeyim.
Tatlı
anılarla acı ve hüzün macera karışsın.
Umarım
size hitap eder bu hafta İSTİHBARAT ve GÜVENLİK konusu yok.
Garip
lakaplı arkadaşımız semptimizde değerli bir DİYARBAKIR kökenli öğretmen
annemizin ilk çocuğu tek oğlu,birde Allah uzun ömür versin kızkardeşimiz olan
iki çocuklu CUMHURİYETİN ÖĞRETMENİ bir gerçek esas kadın büyük bir kişilikti.
Bir
çoğumuzada ilk mektep öğretmenliği yaptı,GARİP kardeşimin babasıda değerli bir
makine mühendisi beyefendi bir insandı.
Rahmetli
arkadaşımız GARİP kardeşimiz aynı eski kareteci bir çok filmi olan BRUCE LEE ye
benzer anımsatırdı.
Çok
hareketli iyi bir sporcu profosyonel yüzme ve sutopu lisansına sahipti.
Tabi
bir gurup arkadaşız GARİP İstanbul eczacılık fakültesine devam
ediyor,ünüversite arkadaşlarından biride MARDİNLİ bir arkadaşımın o zaman
nişanlısı şimdide Allah bir yatakta kocatsın eşi mardinde yaşıyorlar.
Tabi GARİP ile çeşitli sosyal hayatımız ve eğlence
hayatımız var.
Yıl
1983 izmir deyim GARİP ve diğer arkadaşların SUTOPU müsabakaları var,birde
istanbuldan KİNG KONG Mustafa yıda görmem lazım haber aldım oda ordaymış,KİNG
KONG mülteci sıfatı ile İZMİR ilimize acil istanbuldan iltica etmiş,bu hikayeyi
ayrı bir Pazar günü yazısında ele alıcam zira uzun soluklu bir MACERA))!
Çıktım
otelden KORDON BOYU (ESKİ KORDON) muhteşem İzmir i seyreyleyerek üstümde tiril
tiril keten elbiselerim,ayağımda espadil sallanarak ALSANCAK yüzme ve su
sporları tesislerine gidiyorum.
Neyse
vardık tüm TAKIM,TEŞKİLAT orda.KİNG KONG ta orda ama bu mevzu sonra dediğim
gibi çocuklar ZEKİ hoş geldin ne iyi etinde geldin İSTANBULDA yine efsane
olmuşunuz.))
ALİ
MERT arkadaşımız var takım gidiyor diye İzmir BALÇOVA DSİ tesislerinde güzel
iki villa ayırtmış tüm takım orda kalıyor dediler ZEKİ sende takıl iyi dedim.
Eşyaları
oraya taşıdım, günler İZMİR maceraları ile geçiyor sabah havuz,müsabakalar
akşam ALEMLERE akıyoruz.
Bir
gün olimpik havuzun resmi standart trampleni var yav dedim çıkayım şundan bir
atlayayım gittim 1. Kattaki mesafeden atladım,sonra ikiye çıktım ordanda biraz
ürpererek atladım.
Asansöre
bindim bu sefer üçe çıktım yürüdüm tramplenin ucuna geldim aşağıyı görmemle yere
çömelip yatıp geri geri yavaş asansöre ulaştım bindim doğru aşağıya.
Allahrahmet
eylesin GARİP çok cesaretli başladı bana gülüyor,ulan amma tırsaksın,korkak
herif falan,GARİP manyakmısın kardeşim yüksek buradan göründüğü gibi değil.
Dur
bir ya dedi fırladı asansöre bindi üçüncü kata direk çıktı,ve tramplenden
balıklama kendini suya bıraktı,inanın diyorum o TOM ve JERY çizgi filmindeki
kedi gibi GARİP kardeşim bütün bir vucut üstü yani yüz üstü suya çarptı ve bir
garip SES çıktı.
Baktık
GARİP kardeşim suyun dibinde yatıyor çıkmıyor ALLAHTAN tüm arkadaşlar atladı
GARİBİ çıkardılar hemen suni tenefüs biraz masaj kendine geldi ama geldikten
sonra ben nerdeyim diyor)).
Tabi
kendine iyice geldikten sonra biraz makara yaptık ama iki gün kendine gelemedi
yattı vucudunda bir büyük bütün kızarıklık kaldı)).
Bundan
sonraki dönemde ADANA müsabakalarına gitmişler ben yoktum sonra öğrendim
ADANADA havuzun altında 20 santim boşluk olan bir boru geçiyormuş,demiş ben bu
borunun altından geçerim, demişler yapma,demiş amma tırsıyorsunuz ben
geçerim,demişler o zaman su borusu hazırlayalım geçemezsin sıkışırsın ihtiyaç
olur tamam demiş.
Atlıyor
havuza tabi malum hadise geçerken boru ile havuzun debisi arasında
sıkışıyor,tabi arkadaşlar yine büyük mücadele ile ağzına hortum verip GARİP
kardeşimi çekerek çıkartıyorlar ama anlatıyorlar tüm sırt karın bölgesi
kanıyarak çıkmış havuzdan cesaret ON numara.ALLAH RAHMET EYLESİN.
O
yıllar mevsim kış bir hafta arası gece ALİ MERT,GARİP ben bir üçlü yaptık
bayağı bir alkol aldık bir yerde çıktık müdavimi olduğumuz bir meşhur diskotek
var o yıllarda oraya gittik baktık birkaç erkek bayan arkadaşımız
oturuyorlar,yanlarına düştük masa harika ortam kakara kikiri,gülüyoruz masaya viski söyledik
keyif on numara diskotek boş bir tek karşı tarafta bir toplu gurup var.
Garip
piste çıktı üstünde PARDÜSESİ ile dans ediyor bizim işimiz olmaz slow dansın
haricinde, bir anda o karşı gurup GARİP kardeşimin etrafına doldular onlarda
süratli dans ediyor,hepside TATAR vatandaşlarımızdan işte biz kendi
dalgamızdayken bir anda piste bir baktık sanki DANS pistinde BRUCE LEE filmi
oynuyor GARİP ve TATAR vatandaşlarımız birbirine girmiş ama GARİP üstündeki
pardüse sanki SUPERMAN in pelerini.
Tabi
kendimizi toparladık ben ALİ MERT birkaç arkadaşımız daha kavgaya dahil olduk tam bir arbede ve KARATE
filmi bir tek ALİ MERT ile ben MUHAMMET ALİ,JOHN FOREMAN takılıyoruz işte
vatandaşın birini saçından kavramışım yüzüne vuruyorumda vuruyorum kafasını
kaldırdım yav bunda daha kan yok elime kısa cam viski bardağı geldi aldım onu
ağızı açık tarafından suratına vurdum işte o anda bir baktımki yüzünde ikinci
dudak açılmış dişler ordanda gözüküyor.
Ama
işte arkadan bunu gören arkadaşlarının kavgadaki bir kısımı kalabalık beni
duvara sıkıştırdılar biri yerden kırılmış cam bardağını almış benim
yüzüme vuruyorduki son saniye gördüm kulağımı döndüm kulakla altındaki bölgeye
saplandı elimle ittim düştü ve o esnada ALİ MERT yetişti üstümdeki baskıyı
hafifletince toparladık ve bunları önümüze katıp DİSKOTEĞİN dışına kaçanları
caddede arabalarının önünde ağar dayak atarak ŞEREFLİ TÜRK POLSİNİN olay yerine
intikali ile tüm taraflar olay mahalinden dağılarak evlerimize yatmaya gittik
ama benim işim pansumandı,tedaviydi uzadı hala hatırası çok belli olmasada
üstümüzde taşıyoruz.
Tabi
aradan uzun yıllar geçti artık ben koptuğum için guruptan 1990 senesinin
sanırım MART ayıydı bir haber aldım telefonla bir arkadaşım ,ZEKİ GARİP
kardeşimizi kaybettik defnediceğiz gel.
Hemen
hareket ettim unutmuyorum YUNANİSTANA gidicem akşama erteledim son görevimizi
yaparak GARİP kardeşimizi defnettik ALLAH RAHMET EYLESİN ,MEKANI CENNET OLSUN.
Rahmete
kavuşmasının sebebi ECZACILIK fakültesini bitirince diplomasını YEDEKSUBAY
olarak askere gideceği için DİYARBAKIRDA bir oranın tanınmış ailesine kiraya
vermek için anlaşmış.
Atlamış
diyarbakıra gitmiş tabi yöre insanı çok misafirperverdir rahmetliyi gezmeye
eğlendirmeye götürmüşler gece geç saatte dönerken rahmetli verin şu mersedesi
bir test edeyim demiş yola çıkmışlar yolda giderken bozulan bir askeri araç
reflöktörde güvenlik için koymayınca karanlık yolda rahmetlik askeri CEMSEYİ
fark edemeyip süratta yüksek ASKERİ
araca çarpmış,orda hayatını kaybetmiş.
Maceralarımız
rahmetlik GARİP ve ortak arkadaşlarımızla çok,onlarda üzülmezsiniz ama hayatı
yalın aktarmak gerekli.
Aradan
çok yıllar sonra evlenicem ünlü bir araç kiralama şirketinden büyük bir
Mercedes kiralıyacam içeri girdim bir baktım rahmetlikten yadigar kız kardeşi
ZEKİ ağbi hayırdır şaşırdım dedim NİLAY kardeşim kısmetse evlenicem büyük bir
şöförlü Mercedes araca ihtiyacım var.
ZEKİ
ağbi araç ne demek dedi hemen rezarvasyonu yaptı ağbi aracın artı 4 saat
ücretinide almıyorum benden hediye.
Sağolsun
unutmam hiç.
Sevgili
arkadaşlarım tüm ölmüşlerimizin mekanları cennet olsun bu hafta biraz kasvetli
bir yazı oldu ama bende bu aralar maalesef öyleyim..
Üzdüysem
sizi Pazar,Pazar affedin.
SAYGILARIMLA,
ZEKİ
ARSLAN.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder