Sevgili
takipçilerim,hepinize yine mutlu bir Pazar günü diler,yine Pazar günlerine özel
neşeli vakit geçireceğiniz anılarımdan her zaman dediğim gibi içeriği gizli
olan sır taşıyan bölümlerini makaslayarak sizlere ileticem….
Çocukluğum devamlı
şekilde istanbulda rum vatandaşlarımızın mahallerinde geçtiği için
adetlerini,yaşantılarını,arkadaşlıklarını öğrenerek büyüdüm.Eskiden istanbulda
RUMLAR çokken arkadaşlıklarımız dostluklarımız fevkaladeydi.
Geçenlerde OPEYAMATİNİ gazetesinin tarihi yerinden taşındığını
öğrendiğimde çok üzüldüm.Arkadaşlar siyasete yine girmiycem,ama şunu bilin
TÜRKİYE insanı saf Anadolu insanı her dönemde kullanılmış,yanlış
yönlendirilmiş,yanlışlar öğretilmiştir halada öyle devam ediyor,bunlar çok
derin konu yaşayanların anlatması lazım,ama anlattırmazlar.
Ama şunu unutmayın
İNGİLİZ emperyalizimi her dönemde bu coğrafyadaki milletleri birbirine
tokuşturarak kendi ANGLASAKSON,SİYONİST ortaklığını dünya üzerinde
katmerlemiştir.YOKSA bir garip MEHMET ile bir garip YORGO nun birbiri ile işi
olmaz.
Neyse bu konular bitmez
ben size YUNANİSTANDA iken çok uzun yıllar evvel bir anımı anlatim,gülün biraz.
Yıl 1990 yunanistanda
işlerim var yoruldum biraz dinlenmek için küçük sahil şehri KAVALADA lüks bir
otele yerleştim.
Sabahları uykudan
kalkıp koşu yapıyorum gelip,otele duşumu alıp sabah kahvaltısına iniyorum.İlk
gün kahvaltı yaparken her halinde Amerikalı olduğu belli olan aynı Amerikan film
yıldız CHUCK NORRİS beye benziyen bir beyaz Amerikalı geldi yan masaya oturdu.
Kollarında dövmeler var
yaşıda bayağı var o zamanlar 50 yaşına yakın,oturdu yan masama tanıyor tüm
servis elemanları sohbet etti, önüne böyle duble bir beykın eegs(pastırma ve
yumurta) oluşan tabak getirdiler,birde kola arkadaş gelirkende elinde getirdiği
bir 50cc lik JACK DAİNELS viski vardı.
Saat sabah dokuz,ben
AMERİKALILARI ve hayatlarını,yaşamlarını ve yediklerini içtiklerini iyi bilirim
ama bu garip geldi.
Nedeni arkadaş beykın
eegs yerken bir yerdende kola ile burbon viskiyi içiyor ve sağlam
fondipliyor.Her halindende eski asker olduğu belli güvenli davranışları
bakışları var etrafı ilede çok uyumlu,içimden dedim ne filmdeyiz ZEKİ?
Arkadaşlar bende otelde
yeni olduğum birazda o yıllarda sert ve soğuk görünmek için kimse ile
konuşmuyorum bu Amerikalı arkadaş hergün aynı saatte geliyor aynı filmi
kahvaltı masasında uyguluyor,sonra havuzda biraz elindeki JAK DANİELS viski ile
takılıyor.ÖĞLENE doğru kayboluyor,akşam bir ortalığa çıkıp sonra yine
kayboluyor.
Toka gibi kafama
takıldı,üç dört gün sonra sabah kahvaltıda bir olta attım dedim sert adamsın
sağlam içiyorsun,arkadaş olduk adı JİMİ.
Hikayesi eski bir ABD
deniz piyadesi vietnamda çarpışmış,emekli olmuş YUNANİSTANDA KAVALADA faaliyet gösteren
KANADA petrol şirketinde irtibat görevlisi olarak çalışıyormuş.O yıllarda
KANADA petrol şirketi bizim ve yunan deniz sahası SEMADİREK adasının yunan
tarafındaki bölgede petrol sondajı yapıyordu.
Meğerse bizim JİMİ
KANADA ve YUNANİSTAN arasında saat farkı olduğu için geceleri çalışıyor tabiki
içki gece içemediğinden dolayı,sabah erkenden içkisini içip havuzuna girip
kendince eğlenip gidip yatıp uyuyormuş.Otelde onun lojmanı uzun zamandırda
otelde, tüm otel çok seviyor kendisini.Aynı o eski AMERİKAN kovboylarından
bakmayın AMERİKALILARIN eskiden delikanlısıda çoktu sonradan ileri teknoloji
bozdu onları bizi nasıl bozduysa))))…….!!!
Tabi bir tek onla değil
otelde bir ay kalınca herkesle samimi oldum,Yunanlısı,ermenisi yiyoruz
içiyoruz,bende bol para harcıyorum severimde yemeyi içmeyi,bir tek JİMİ ile
içemiyoruz saat farkından o yıllarda daha beni bozuyordu sabah kahvaltıda
alkol))
Sonraki yıllarda bir
dönem bizde alıştık,benim bir dönem halim sayın CÜNEYT ARKININ kovboy filmi meşhur
KESKİN e benzer))))?
Neyse 1 aylık tatil
bitti bir gün evvel OLİMPİK hava yollarının bürosundan uçak bileti
alıyorum,ATİNA ya.A bir baktım JIMİ de bilet alıyor,ne oluyor jimi yarın
ATİNAYA ,ordanda NEWYORK ordanda kansas unutmadıysam oraya uçucacakmış,dedim
jimi bitmez senin uçuşun güldü.Dedim aynı uçağa binicez görüşelim,okey dedi.
Ertesi akşam üstü
SANTİ(İSKEÇE) havalimanına gittim bir baktım jimi bankta oturuyor bir elinde
kola kutusu,bir elinde JAK DANİELS pet bardağa karıştırıp içiyor,hay jim bekle
dedim chekın işlemini yaptırdım bir 50cc JAK DANIELS bir kola alım büfeden
yanına oturdum dedi bana niye aldın bende vardı olsun içeriz dedim başladık
bardakları çarptırmaya,tabi kızlar geliyor yaz günü alana biz
MAKARA,KUKARADAYIZ asılıyoruz,laf atıyoruz yunanca espiri yapıyoruz kelimelerle
ALKOLÜ aldıkça neşe yerinde e NATO ülkesindeyiz yanımda NATO nun en süper gücü
BAY AMERİKA var yararlanmak lazım.
ALLAHIM sen diyorum
ATİNADAN gelicek uçağa bir rötar koy diye dua ediyorum içimden,sanki ALLAH
duamı okudu bir anons uçak bir saat rötar yapıcak,arkasından bir saat sonra bir
ananos daha bir saat daha rötar ALLAHIM dedim sen büyüksün bu arada anonslar
esnasında bizim JAK DANIELSLER bitti ikimizinde ben bir adet daha kaptırdım
fakat orjinal sarhoşuz JIMİ ile çünkü herkes bize bakıyor.
Diyceksinizki ağbi ne
zorunuz var uçağa binelim anlatıcam.En sonunda üç saat sonra tarihinde OLİMPİK
hava yollarında nadir olan rötarla İSKEÇE havalimanından havalandık.
Tabi ben o zaman
devamlı bu istikamette OLİMPİK ile uçtuğum için hadiseyi biliyorum ve çok
bozuluyorum neden UÇAK belirli bir irtifa ve dakikadan sonra bir müddetliğine
TÜRK HAVA sahasına giriyor,işte bu kısa TÜRK HAVA sahasına girişte OLİMPİK HAVA
YOLLARININ bir kaidesi var,hava sahasına girdikten sonra yolculara pilotlar
anons yapıyor,lütfen emniyet kemerlerinizi bağlayın TÜRK HAVA SAHASI içindeyiz
her an TÜRK SAVAŞ UÇAKLARININ tacizine maruz kalabiliriz,tabi her gidişimde bu
benim moralimi bozuyor,uçaklar yabancı turist dolu olmuyor,komşu NATO müttefik
devletiz))))
Tabi JİMİ ile makara
sağlam olduğu gibi uçakta aynen devam ediyor MAKARA,KUKARAMIZ bir ara bayan
hostese dedim WHERE İS DIMITRA?(DIMITRA NERDE) HOSTESTE bana sordu WHICH
DIMITRA(HANGİ DIMITRA)? Ben dedim LİANİ, MRS DIMITRA LİANİ tabi JİMİ kahkayı
patlattı,hostes sinirlendi gitti,o yıl bayan DİMİTRA LİANİ ile merhum BAŞBAKAN
o dönemde ANDREAS PAPAENDURU yeni evlenmişlerdi tüm Yunanistan bu espirilerle
dolu idi,tabi sayın DIMITARA LİANİ evlenmeden evvel OLİMPİK HAVA YOLARINDA
HOSTESDİ.
Jimi kahkalarla gülüyor
ama bu sefer hostes yerine steward (erkek hostes) geldi,dedi çok gürültü ve
şamata yapıyorsunuz lütfen rahat durun.Dedim beyefendi birazdan TÜRK HAVA
SAHASINA giricez ve sizin pilot anons yapıcak TÜRK uçakları taciz edebilir diye
eğer bunu söylerse bak müttefik süper güç yanımda daha büyük şamata yapıcaz ona
göre söylüyorum söyle pilota anons yapmasın arada dönüp öyle değilmi JİMİ biz
NATO müttefiki devlet değilmiyiz,KOREDE beraber şavaşmadıkmı bunlar niye böyle
yapıyor,JIMI diyor TÜRK ZEKİ haklı söyle pilota anons etmesin.Steward gitti 5
dakika sonra TÜRK HAVA SAHASINDA PİLOT tan bir anons şu anda yüksek irtifada TÜRK HAVA
SAHASI üstünde uçmaktayız,olumsuz hava şartları ve türbülanslardan dolayı
emniyet kemerlerinizi bağlayın!!!!
Tabi bizde hurra
gülmeler,sevindik ama tüm hostesler ve yolcular ters bize bakıyor,içimden
diyorum ATİNADA alanda polis arabası uçağın kenarında olabilir,yok indik uçaktan
JIMI ile vedalaştık,oraya kadar olan sonlanan SARHOŞ olarak bir dostluk,işte böyle
anılarımızda kaldı,bende bir taksiye atlayım OMONYADA otelime yerleştim,gece
tek başıma yine FARLOFARLORE mahallesinde bir balık lokantasında soğuk QUZO ve
balık mezeleri ile yoğun COLA+VİSKİYİ üstümden attım.
Bilader yalnız ,bu
alkol yaşlılıkta güzel bayan olmadan çekilmiyor…?)))
Hepinize iyi pazarlar..
SAYGILARIMLA,
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder