Sevgili takipçilerim
mutlu ve güzel Pazar günü geçirmeniz dileği ile okuyucularımada biraz yine
havayı değiştirerek anılarım ve bunların analizlerinden bazı konuları yansıtim.
Güneşli bir gün tadını
çıkartın,yıl 1996 aylardan temmuz ömrümüzce çektiğimiz sıkıntılar paramızda
olsa sağlığımızda yerinde olsa hep vardı.
Yeni evliyim TÜRKİYE
için hayati stratejik bir mevkiyi ve işi elimde tutuyorum,fakat o yılların
seferberlik kapsamında her zaman kolay yoldan parayı cebe indirmeyi kendine
şiar atmiş bir gurup derin devlet yapısı
devamlı arkadan tuzak ve oyun peşinde bundada en kuvvetli oldukları şey
istihbari dinlemeyi kullanmak bu
konularda hep avantajdalar.
Şöyle söyliyeyim
sıkıntı duyduğumu öğrenen rahmetli ABDULLAH ÇATLI haber yolladı kardeşimin
sıkıntı verenler varmış istiyorsa gelelim diye ,arkadaşıma dedim yok kendim
hallederim,teşekkür ettim açıkçası korkuyordum devletin öbür yüzü ile karşı
karşıya zor durumda kalmaya 3 kasım 1996 itibari ilede haklı çıktım.
Tabi aylardan temmuz
bir Cuma gecesi bir sıkıntı duydum,bir komploya kurban gidebiliriz bu yönde
istihbari bir bilgi geldi evdeki yeni evli eşime dahi nereye gideceğimi
söylemeden ayrılarak,yanıma silahımı alarak sadece HAKAN isimli yardımcım olan
arkadaşa telefon ederek CANKURTARANDA benzinci yanındaki çay bahçesine
gelmesini söyleyerek bende oraya intikal ettim..
Konumuz burda başlıyor
asıl,çay bahçesine gittiğimde arkadaşı beklerken muazzam bir DOLUNAY muhteşem
istanbulun üstünde,çayımı yudumlarken yan masam dikkatimi çekti çünkü ben bu
beyi basından tanıyordum,o kadar sakin,o kadar sessiz manzaraya bakarak
yanındaki arkadaşına ülke hakkında bilgi veriyor inanın hayran oldum,bir
sadelik,bir uslüpta mütevazilik var ALLAHIM dedim akşamın bu vaktinde biz
belimizde silah ne sıkıntılarla uğraşıyoruz nasıl dünyada insanlar var böyle
sakin huzurlu yaşıyorlar inanın o anlarda belki bendeki büyük stres ve
sıkıntının getirdiği özlem hayran oldum öyle gözüm dalarak izledim.
Neyse arkadaş geldi birkaç
gün kaybolucağımı ben yokken idareyi alıp verdiğim bilgi ile benim yerime işi
yönetmesini söyleyerek telefonumu kapatacağımı ve nereye gideceğimi kendisinede
söylemeyerek ordan ayrıldım ve memleketim KONYAYA doğru yola çıktım.
Orda izlediğim ve
hayran kaldığım ve sonraki yıllarda basına açıklamalarını elimden geldiğince
takip ettiğim köşe yazılarını okuduğum beyefendi sayın MEHMET ŞEVKİ EYGİ beydi.
Bu konudan şimdi başka
bir mecraya giricem bu memlekette bir tabir vardır bir tarafı kalkan üç günde
dünyayı ben yarattım olur,bilmez üç gün evvel tir,tir titriyordu şimdi o
kullandığı gücün üstünden ona ekmek veren gücün sözcülüğünü yapar birde şahsımı
tanısa gam yemiycem,tanımadan konuşur durur.Bunun TÜRKLERDE doğru söyleyeni
dokuz köyden kovarlar misali bir açılımı vardır.
Türkiye kamuoyu bazı
şeyleri doğru bilsin diye bana arkadaşlarımca tanıştırılan iki tane televizyon
yapımcısına isterlerse canlı programa çıkarım dedim,benden mülakat aldılar
baktılarki siyasi veya ideolojik değil sistemi eleştiriyorum,konuyu iptal
ettiler gayet doğal.
Birkaç gün evvel
saçının rengine hürmet gösterdiğim bir beyefendi televizyona çıkma meraklısı
ülkeyi karıştırıcak kendi menfaatleri için diye tweet attı ortaya ben onun ne
demek istediğini iyi anladım bizi tanıyan tanır bu 50 yılda bilirki hayatımızda
kimseye YALAKALIK,SALAKALIK yapmadık bizim ANAMIZ bize öyle öğretti.
Siz iyi bilirsiniz o
beyaz saçlarınızla ANALAR karşısında sahtekar ve riyakarca eğilip bükülüp
yardım istemeye,laf konuştuğunuz adamı önce tanıyın sonra o SARI logolu sahte
mal ve insan reklamı yapan televizyonununuzdan. Malesef sizlere espiri bile
yapılmıyor bu son dönemdeki ZİRVELERE çıkma olayı sizlerin başını döndürmüş.
Kışla kapısında
DEMOKRASİ diye ağladığınız günleri unutmayın DERİN DEVLET içinde sebatayis
güçlerle ateşkes anlaşması yapıp BÖREĞİ patronlarınız beraber götürünce
sizlerde sözcülüğünü yapıyorsunuz,ama geçenlerde ağzınızdan düşürmediğiniz
ALLAH kelimesini bile şu şekilde servis ettiniz birde ALLAHA havale etme modası
başladı diye.
Hangi dinden olursan ol
istersen FİRAVUN ol ister BUDİST git bak onlarda bile ALLAHA havale yazıtlarında
yazar,ama maaşlar dolgun hayat tatlı patron sırtı kalınlaştımı elemanların
dilide uzuyor,MALATYANIN kaysı pestili yiyip,üstüne çayla Boşnak böreğini
kaptırınca tabi bünye güçleniyor dil uzuyor…?
Neyse birde SEBATAYİST
anısı arkadaşlarıma anlatim gülün pazarı neşeli bitirelim.
Şimdi bu bizim derin
devletin bir gurubu özellikle MİT ve TSK sebetayist güçlerle çok yakındır,hatta
bu son 60 yılda kendisi sebatayist değildir ama kurdukları yapıda o kadar
özenmişler sebatayistlere birde İSRAİLE artık adamlar kendilerini sebatayist ,Yahudi
sanıyorlar ama dış görünüşe bak hepinizi kandırırlar VATAN,MİLLET,SAKARYADAKİ
çiftilikte alem….))))))))
Benim ÇİĞDEM isminde
gençken bir kız arkadaşım vardı,bir arkadaşımında flörtü idi bir müddet,çok
açık sözlü çok mert dobra konuşan bir kızdı ailece kendilerini tüm ağar tarihi
türk sosyetesi SELANİKLİ olarak bilir,bir gün bir davette dediki arkadaşın birine ulan KIRO senin neren Selanikli
burda millete hava atıyorsun SELANİKE
TAHRAN üstündenmi indin tutamadık
kendimizi……
Haftada bir gün o zamanlar evleri yalı dairesi
geniş çünkü YEŞİLKÖY sahili yoktu evlerin önüne kadar deniz ve rıhtım
vardı,yine bir davet veriyor o yıllarda daha tekelde sigara ve viski satışı
yeni başlıyor,hanfendinin evindeki bar haftada bir gün yenilenirdi,yan
komuşusuda merhum TURGUT ÖZAL beyin
BAKANLARINDAN birinin evi evin önünde koruma için devletin resmi bir
bekçisi var 24 saat itibarı ile en küçük bir şikayettede ekipler bakanın evinin
önüne geliyorlar.
Rahmetli bakan beyin
eşide biraz gürültüye duyarlı en ufak bir gürültüde karakola telefon ekipler
geliyor,şikayet var lütfen volümü düşürün,kızcağızda diyorki yav bize şikayet
etsene ekibi davete ne çağırıyorsun,en sonunda bir gün dayanamadı BAKAN beyin
eşine ağzına ne geliyorsa verdi veriştirdi baktıki merhum bakan beyi eşi baş
edemiycek POLİSLERE şikayeti onların
yanında uzattı,kızcağız o sinirle ulan bunları bekliyorsunuz size bakan biziz
yemeğinizi içeceğinizi biz yolluyoruz,tabi polisler iki arada bir derede kaldılar
bir yerde BAKAN bir yerde bizim gözü dönmüş kız,bakan beyin hanımı baş
edemeyince ben seni ailene şikayet ederim diyerek olayı sonlandırdı ama bizim
SELANİKLİNİN o gece durucak durumu yok gazı almış ağzına geleni tüm gece
saydırdı.
Yine neyi anlatmak
istedim delikanlılığın CİNSİ,MİLLETİ,IRKI,DİNİ,ŞEREFİ olmaz ya DELİKANLISINDIR
yada DELİKANLISINDIR….)))
SAYGILARIMLA,HEPİNİZE
TEKRAR MUTLU PAZARLAR….
ZEKİ ARSLAN…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder