Sevgili arkadaşlarım
yukardaki başlık bugün yenişafak gazetesinin manşetidir alıntı yaptım taklit
etmedim beğendim,ordan girim.
Arkadaşlarım şimdiye
kadar 159 adet kısa yazı yazıp sizlerin okumanıza sunmuşum okuduysanız
bazılarında askeri teknoloji silah sistemleri ve yine savunma konuları ile
ilgili teknik detay ve hadiselerin siyasi ve aksiyon boyutunu yansıttım tabi
devlet sırrı kapsamını aşmıycak şekilde.
Tabi bugünlerde paralel
yapı ve bu konularda askeri teknolojileri ve devlet istihbarat ve kozmik bilgileri
sızdırdıkları hakkında bilgiler basın yolu ile sizler öğreniyorsunuz..
Şimdi arkadaşlar
paralel yapı dediğimiz zaman güvenlik teşkilatlarımız içinde bunlarla ilgilenen
geçmişten bugüne gelen masalar var bu konular yani yıkıcı faaliyet kabul edilen
örgütleri inceler takip eder,bunlarla ilgili devamlı şekilde çalışırlar,bu
konuya girmiycem.
Şimdi özellikle
bugünlerde 2004 ve 2006 arası MKE ve ASELSAN mühendislerinin şüpheli
intaharlarla ölümleri ve bunların paralel yapı ile ilgisi ve diğer askeri
konularla paralel yapının dinlemeleri gündeme geliyor.
Size şurdan giricem yıl
1989 du uzun yıllar oldu ANKARADA TÜRK TANK PROJESİ yönetim subayı olan bir
ALBAYIMIZ kayboldu uzun aramalar sonu bulunamadı sonra 1 ay sonra ceseti askeri
lojmanın kalörifer dairesindeki su deposunun içinde ceseti şişmiş şekilde
bulundu,savcı intahar dedi konu kapatıldı.
O yıllarda daha paralel
yapı mapı daha yeni yeni okullardan mezun oluyorlar kaba tabirle daha emekleme
aşamasında böyle TSK bu tip yada emniyet teşkilatı içinde çalışmaları
hayaldi.Ama bu işler oluyormuş o zamanlarda demek.
2004 ve 2006 MKE ve
ASELSAN intaharlarına geldiğimizde bu olayların haricinde başka konulardada o
esnada hadiseler oluyor,o dönemde paralel yapı yeni yeni İstanbul,ankara,izmir
gibi emniyetin kritik şubelerinde
yapılanıyorlar hızlı bir şekilde fakat hala askeri konular onlara bu tip
aksiyonel kirli operasyon yapıcak şekilde uzak sadece zannımca eskiden beri
özellikle dışarda yapılanmış ve MİT,TSK içindeki kozmik unsurlar içinde çalışan
ve bunların dışardaki sivil unsurları içinde yapılanmış örgütlenmiş guruplar
BATI devletleri ve İsrail devleti SAVUNMA bakanlıkları aleyhine türkiyedeki
gelişecek savunma sanayi konusundaki projeleri yakın izleyip bu uluslararası
güçlerin menfaatlerine ters düşen projeler olduğunda bu yabancı güçlerden
direktif alarak taşoron olarak bunları önleyecek sabotaj,cinayet gibi kirli
operasyonları ya büyük maddiat karşılığında yada siyasi arka güç alarak bunları
başka ticari faaliyetlerde değerlendirecek şekilde menfatlenmek unsuru ile
yapıyorlardı.
Tabiki bunda bazı
paralel yapı üst yetkilileri o dönemde zannımca emniyet içinden bazı
kudretlerini kullandırıyorlardı
buda yine BATI devletlerinden gelen burdaki yapıya bağlanan bazı konulardan kaynaklanıyor, kısacası aslında tüm
yapıları ortak paydada birleştiren BÜYÜK BATI devletleri ve ortadoğudaki Siyonist
devlet.
Dün bazı gazeteciler
dinlemelerin paralel yapı dediği örgütlenme tarafından 2007 ve 2008 sonrası
başladığını tespit ettiklerini söylüyorlar buda beni doğruluyor.
2004 ve 2006 arasında
geldiğimizde çok fazlacada bu operasyonları TAŞORONLARA veren BATI istihbarat
servisleri ve mossad bizzat buralara yolladığı askeri uzmanlarla bu kirli
operasyonlar yapılırken denetletip,bunların takipini ve organizasyonundaki koordinasyon
kurulması için çalışmalar yürütüyorlardı.
Ben kısa bir fikrimi
söyleyeyim aselsan ve mke mühendislerinin hepsinin ölümü bence cinayet aslında
bunu devletimizde çok iyi biliyor faka ucu ASIL BÜYÜK PARALEL BATILI
KONSORSİYUM yapıya gittiği için bundan çekiniyor.
2007 ve 2008 zikredilen
paralel yapı aslında bunu sizlere ilk defa anlatıcam ERGENEKON operasyonlarını
yapmak için bu dinleme hadiselerine giriştiler aslında kanatımca bunların
niyetleri VATAN,MİLLET,SAKARYA idi benimde 2008 yolum bu kişilerle çakışınca
niyet ölçümü ve TSK içindeki bilgi konumunu aldığımda bu benim için istihbari
çalışmadır baktım askeri personel ve konular olarak bilgileri var demekki
içlerinde kendi adamları varki bu tip bilgiye sahipler.
İşte ne olduysa
bunların OKYANUS ötesi bağlantıları bu konuda FBI bağlantılı bile bildiğim bazı
kişiler var sanırım İngiltere bağlantılarıda bunların içinden bir gurup yani
paralellerden ve diğer karşı cepheden bir gurup gizli suyun altında anlaşarak
MİT,TSK ve emniyetin içinden belirli bir yapı ile ilk 2009 mart ayında merhum MUHSİN YAZICIOĞLUNA operasyon yapıldı
arkasından 2009 yılının nisan ayında önemli bir BİR generalimiz israille yakın savunma sanayi konusunda ilişkili
ve yine çok tarihi bilgisi olan emekli mit mensubu üst düzeyde ERGENEKON
kapsamında ifadeye çağrılınca ordada başka bilgi ve birkime sahip olunca artık
bu paraleler ve bunları eskiden beri geri plandan destekleyen özellikle MİT
içindeki bir kirli yapı anlaşarak tam bir operasyona giriştiler,neydi bunlar
birincisi benim şahsıma yapılan operasyon,arkasından sayın baykala yapılan
operasyon arkasından mavi Marmara veMHP milletvekillerine yapılan operasyon.
Bunlar tam bir
konsorsiyumdu hem paralel hemde eski sistemin zinde güçlerinin ortaklıkta
anlaştıkları aslında herkes atladı ve olay çok iyi örtbas edildi benim olayım
TÜRKİYEYİ çok zora sokucak,türkiyeye şantaj yaptırılacak çok büyük bir ASKERİ
KOZMİK konuydu,ben bu konuda paralel yapıyı 2005 ten beri takip ediyordum bana karşı operasyon
yapan ORGANİZE ŞUÇLAR özellikle bu konu ile bugünlerde birinci derece
ilintilendiriliyor,bu doğru diğer bazı başka operasyonlardada bu şube ve
personelinin çok azı bilinçli büyük çoğunluğu bilinçsizce kullanılmıştır,.çok
kesin konuşuyorum istihbari çalışmasını kendim yaptığım için.
Orda rast geldiğim
yılların istihbaratçısı olmam büyük BİR AMERİKAN VE İSRAİL konsorsiyumunun
hadisenin bizzat başında olması.
Ama şuna gelicem
bugünki MİT yönetiminin DR HAKAN FİDAN beyi 1999 yılından beri bu mevkiye
gelmesi için çalışan yapının,o günün şartlarında ankarada MİT müsteşar
yardımcısı olan kişinin özellikle SEFERBERLİK TETKİK KURULU içersinde belirli
havacılık işleri ile ilişkili olan kişiler bunların bir kısmı Boşnak,Arnavut kökenli
bir kısmı adanalı zannımca onlardan hariç yine bu müsteşar yardımcısının izmir
ve istanbuldaki bazı Yahudi bankerlerle çok geri plandan koordineli çalışması
hatta 2000 yılları ortasında HİZUBULLAHIN KURUCUSU hüseyin velioğlunun
teyzesinin oğlunu bu bankerlerle ilşkili kişilerin yanına yerleştirmesi ve bu
MİT müsteşarının yine MİT içinde Kafkasya kökenli kişilerle istanbulda ve
ankarada hareket etmesi ve tüm bu yapıya paralel dediğimiz cemat yapısı içinden
bazı üst düzey kişilerin iştiraki ve bunların SEFERBERLİK TETKİK KURULU içinde
bilinçli bir şekilde beraber operasyonlara girmeleri gözlemlenip istihbari
bilgi olarak şahsım tarafından çalışılmıştır.
Özellikle bana karşı
komplo operasyonun yapılması ve buna başka bir devletin bizzat adının
karıştırılması şahsıma yapılan çok adice ve şerefsizce bir operasyondur,aslında
bugün bu paralel yapıya yüklenenler bu konuda kendileride şuçludur,yapılan çok
adice bir devlet adamı ve devletin kozmik bir kurumuna yakışmıycak kullanılan
insanlar açısından tiksindirici açıklayamıycağımız kendimizin utanacağı
insanlar vardır burda OPERASYONEL olarak PARALEL yapyı kullananlar en geri
plandan hangi kurumlar içindeler söylememe gerek yok sanırım.
Arkadaşlar bu kirli
iftira,operasyonları yapanlar büyük menfaat ve güç haksız yere elde ettilerse
ve bizleri susturmak için tehdit etmiş olsalar bile bilmiyorum burda siyasi
iradenin ne kadar bilgisi olduğunu çünkü bu tarihten gelen bürokratik yapının
çok uzun zamandır ele geçirmek için ölümüne verdiği bir mücadele ele geçirmiş
olsalarda bu ilerde yılların tecrübesi ile söyliyeyim hak ve hukuk anlamında iş
açmasa bile başka türlü açacağı çok kesindir siz bunu normal vatandaş olarak
algılayamazsınız ama bendeki bu tecrübe 100 yıllık çok iyi kestirmeme engel
değil.
Özellikle İZMİRDEKİ
askeri casusluk davası bu tip konuların nasıl oluşacağını kestirdikten sonra
TSK ile tüm ilşkimi 2005 yılında askıya alarak çünkü bu komplonun geleceğini
hissetmiştim ama yinede büyük bir mücadeleye rağmen komplonun 2010 da başıma
gelmesi tutulan fezlekenin içindeki takibatın sahte isimlerle 2006 başlatılması
ve dinleme tapelerinin mahkeme kayıtlarına
2008 yılında yapılan dinlemeler olarak girilmesi operasyonun 2010 yapılması ve
TÜRKİYENİN BÜYÜK başını ağrıtacak bir devletin sokulması,İZMİRDEKİ casusluk
davasının VİKTORYA adında bir bayanın telefonla başlatmış olması PARALEL
arkadaşların GLADİO örgütünün nasıl kucağına düştüğünün göstergesidir.
Sevgili VİKTORYA
şimdilerde kırklı yaşlarının ortasında ama düşünüyorum hala heybetli duruşu
güzel ve mağrur bakışları ile GLADİO örgütünün baş tacı beyin gönlünde
fırtınalar estiriyordur,içimde kaldı hanfendi güzeldi…
Tabi ZEKİ ARSLAN kimi
ararsa bulur ,bulduğu zaman çözücek ispatıda ortaya koyar yada bazı delikanlı
kardeşlerimizin önüne koymuştur onlar demiştir ağbi ROMAN olsun…
Onun için arkadaşlar
çözülmüycek hiçbir şey yoktur herşey çözülür,yeterki çözmek isteyen irade
olsun,birde çok önem veririm işçinin,ustanın anlının terini hakkını yemiycen
ALLAH çarpar?
Arkadaşlar bundan iki
yıl evvel tv lerde dinleme yapıp zengin olanları tanıyoruz diyenler vardı,şimdi
paralel maralel diye yayın yapıyorlar yani herkes riyakar,ben burda dnleme
artık basit kalıyor hala sinyal istihbaratı merkezlerini kullanan sarı
arkadaşlar var yine kartlaşmış sarı ağbilerinden emir alarak yapan benden
söylemesi bakın iş alıcaksınız başınıza eve giderken 100 mt 100 kere arkanıza
bakıyorsunuz,arkaya bakmakla hayat geçseydi,?
Kısadan hisse
arkadaşlar YENİŞAFAK doğru yazıyorda doğru yazmakla iş bitmiyor HATİCEYE
,NETİCE lazım,uzun yıllar oldu BOŞ?
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder