12 Şubat 2017 Pazar

HAVASI SUYU MEMLEKETİM…

                               

Sevgili takipçilerim hayırlı pazarlar hepinize.Dostlarım sıkıntılı günlerden geçiyoruz biraz toplumsal özeleştiri yapmak zorundayız..
Bu eleştiri üstünden tarihi bir açıklama yapıcam anlayabileceklere, bundan sonrada herkes konuştuğunu bilecek çünkü herkes konuşuyor kimse doğruyu söylemiyor medya ve sosyal medyada HALKI UYUTUP sistemi herkes kendine göre dizay ediyor..
                         

Benim yaşım küçükken ÇEK,SENET yoktu tüccar,esnaf vatandaş birbirine sözle borçlanır toplum açık saçık şimdinin tabiri ile giyinsede NAMUS mefrumuna haddinden fazla önem verilirdi..
Şimdi herkes yorum yapıyor, maalesef o günlerileri sanırım yaşamadıkları için,şimdi bugünlerde konuşanların o günleri iyi hatırlamasını isterim, biz halkla iç içe yaşıyoruz ülkemizde olmasak bile her şeyden haberliyiz..
                            

Bu yozlaşma 1976 yılında başladı ve PLANLI ve PROGRAMLI tatbike sokuldu bugünlere gelene kadar bir SİSTEM dahilinde ülke bu duruma getirildi,ANARŞİ,TERÖR,KAOS,EKONOMİK KIRİZLER,İSTİKRARSIZLIK vs olumsuzluklar..

İşte FENOMEN olmuş geçmişteki bir dizinin biraz gösterdiği 1975 yılında ABD AMBARGOSU ile kurulan BARONLAR VADİSİ..
                               

Farkındaysanız son TERÖR ORGANİZATÖRÜ olarak geçen FETÖ yapılanmasının başındaki kişide 1975 yılında intizap etmiş BARONLAR VADİSİNDEKİ yerine,bir büyük gazetede çıkan belgelerle önümüze serpildi..

Tabi bu belgeleri onlara ulaştıranlarda muhtemelen aynı MASANIN KÖŞELERİNDE oturan diğer BARONLAR..
                  

Bunu burada bırakıp şunları söylemek istiyorum,toplumdaki AHLAKİ erezyonla kelimelerin anlamlarının değiştiğini gördüm hemde bu muhafazakar ortamda..
HIRSIZLIK eş anlamlısı ,BULDUM..
GASB(resmi ve gayrı resmi kurumları kullanmak dahil)GÜÇ KULLANMAK..
DOLANDIRICILIK eş anlamlısı EKONOMİK ZEKA..
Diğerlerini saymama gerek yok örnek olarak en önemlilerini veriyorum gerisini siz bulursunuz..
Gelişmiş ülkelerin DERİN DEVLET mensubları geniş ufuklara sahip stratejik hesaplamalar yapıp ÜLKESİNİN önündeki engelleri aşarak ileriye gitmesini sağlayan insanlardan oluşur,tabiî ki bu insanların bir ÖZELLİKLERİ,GELİŞİMLERİ diğer insanlara göre farklı ve değişiktir..
Bizde DERİN DEVLETİN işi sadece son kırk yılda DIŞARDAKİ müttefik yapılarla ülkeyi içerden ve dışarıdan soyarak GÜÇ ODAĞI oluşturmak ,ülke içindeki çeşitli kamusal düzenide kendine geniş ortak etmek..
                               

Bu tip DERİN DEVLET yapısı ile coğrafyamızda geldiğimiz nokta belli siyasetçiler ve bunlarla bağlantılı STK(SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI) slogan konuşmalarla topluma hitabet etselerde bizler toplumun içinde yaşıyoruz birbirimizi çok iyi biliyor ve analizimizi yapıyoruz..
Arkadaşlarım isim kullanmadan yazıyorum diye bugünlerde bana kızıyorlar bu bir mecburiyet nedenini söylersem İSTİHBARİ bilgiler çok kesin olsada HUKUK a yansıtamadığımızı bildiğimizden sinirimizden kendimizi yesekte açık isim konuşamıyacağımız bir durum arz eder.
İnanın çok büyük bir savaşın içinden maddi manevi TEK başıma geliyorum..

Şunu açık söyleyeyim TÜRKİYE de bu DERİN ÇETELER hiçbir zaman vasfını kaybetmedi aksine dahada güçlendi..
Ama bugünlerde  artık bazı şeyleri duyduğumda ve okuduğumda dayanamıycağım noktaya geldi her şey, buna kesin bir sonuç getirmek ve konuyu gerçek anlamda kapatmak gerekli olduğunu düşünüyorum..
Benim DR AMCAMI ve BABAMI kim zehirleyip öldürttüyse, merhum 8.
                               

 CUMHURBAŞKANI TURGUT ÖZAL beyefendiye suikast yaptıran ve sonrada zehirleyip öldürten BÜYÜK YAPININ  o günlerdeki başı sayın CEM KÜÇÜK beyin bir çok yazısında yazdığı İ.T isimli GLADİO yöneticisidir..
Sayın KÜÇÜK bu konuya çok doğru yaklaşmış,kamuoyuna bu bilgileri dört yıl evvel uzun uzun vermiş fakat kamuoyu bu konuyu açmamış kapatmıştır..

Mesele çok derin İ.T  yüksek düzeyde KİMYA eğitimi almış bir DERİN kişiliktir..

Şu anda yaşıyormu hayattamı LONDRA,NEWYORK veya BOĞAZDAKİ yalısındamı bilmiyorum,bildiğim kurduğu sistemin aynen devam ettiği..
Sayın AHMET ÖZAL beyefendi SSCB(RUSYA FEDERASYONU) hiç şuçlamasın 1988 yılındaki suikastte ne dahli olabilirdi SSCB devletinin zehirlenme hadisesinde gerçekleştirmiş olsun..
                                      

Ama şunu söylesin o dönemde bu yapının özellikle AZARBAYCAN içinden bazı SSCB mensubları ile ilişkilerinden dolayı bunlarında TÜRK DERİN DEVLETİNDE onlarla temasının kimlerle olduğunu bilmemiz devlet kurumlarımızda ve KÖŞKE uzantılarından kolay çözülür.
PETKİM,SEYDİŞEHİR ALİMİNYUM,İSKENDERUN DEMİRÇELİK ALİAĞA gibi kuruluşların kurulmasındaki imzayı atan hükümetlerin başı merhum DEMİREL beyefendiyi bulduğunuzda, yine gerisinde İ.T ile karşılaşıcaksınız..

İpuçlarını birleştirmeniz için SSCB son bitiminde İSTANBUL, ANKARA içinde o dönemde  AZARBAYCAN uyruklu kişiler ve bunlarla teması devamlı sağlayan TÜRK MİLLİ kuruluşları ve onların içinde temasları olan TÜRK DÜNYASI ile İLMİ  ve İSTİHBARİ  temasları olan ve SOĞUK SAVAŞTA SSCB karşı mücadele eden NATO nun uzantısı olan TÜRKİYE uyruklu kişiler vardı….

Gelişmiş suikast tekniklerini bilenler bunlar vasıtası ile özel zehirler ve kimyasallar  sağlamaları gayet doğal, ama ülkemizde  bu işleri organize eden DERİN DEVLET yapısının MOSKOVA ile düşmanlığı  olduğu gibi zaman zamanda çıkar ilişkilerinede tarih boyunca girmişlerdir.  ABD, İNGİLTERE ve SİYONİZİM ile müttefik olarak onların taşoronu  gibi çalışırlar  bu tip büyük çıkar ilişkilerinde
.
Fenomen bir dizi olan KURTLAR VADİSİ dizisinde KGT(KAMU GÜVENLİĞİ TEŞKİLATI) isimli bir birim vardı TÜRKİYEDE böyle birimler hiç oldumu bilmiyorum ama olsaydı sanırım bir sonuca varılırdı..
KGT sanırım sadece dizilerde kalmış PALAVRA bir yapı, ülkemizde olsaydı böyle bir yapı bu kadar BİLGİ kirliliği,MEDYA ve SOSYAL MEDYA KAOSU olmazdı..))

2015 yılında TÜRK HAVA KUVVETLERİ tarafından düşürülen SU-24 uçağının meselesine kafa yorarken bazı biyografik istihbarat çalışması
                                 

 yaptığımda yolumuzun tarihi olarak nerelerde kesiştiğini bazı kişiliklerle, hemde  zatı muhterem bir  komutanımızla bir yerde RAST geldiğimi anımsamıştım,güldüm çok hemde çok düşündüm sayın komutanımız TSK intizap etmeden kimya fakültesinden ayrılarak SİLAHLI kuvvetlere geçmiş geçtiği tarihler ve  HAVA HARP OKULU  günleri enterasan hadiselerin  ülkemizde özellikle İSTANBUL ilimizde yaşandığı  günler..!
                              

Yani arkadaşlar bunları açacak olan bizler değiliz, herkes BABASININ katili ve katilleri için EMEK harcıyacak gerekirse ömrünü harcıyacak..
Bu böyle MODA,YEŞİLYURT,,LİDO DENİZ KULÜPLERİNDE yan gelip yatmaya benzemez..

İNTİKAM,GURUR ve HAKKINI aramak ve kollamak DENİZ KULÜPLERİNDE yan gelip yatarak olmaz.İSTİHBARAT yan gelip yatılacak meslek değildir..
Böyle ÇAKMA KAHRAMAN yaratan FENOMEN dizilerdeki gibi KGT(KAMU
                          

 GÜVENLİĞİ TEŞKİLATI) yok ,bir ASLAN beyde yok uzun yıllar oldu ASLAN beyi bu yapı toprağa gömdü.
Bu yapılar KOR u ateşten AL ırken herkesi maşa kullanır sonrada birbirine vurdurur,vurduramıyorsa birilerine azmettirip kendileri vurdurtur..?
                            

Özelikle bu GLADİO şifrelerini çözmem 1997 yılında yapının bana saldırması ile MİT içinde görevli iken geçmişte babam ile bir meseleyi öğrenmem ile oldu ondan sonra çok sevilen ben, bir anda tukaka edilerek TARİHİN en ŞEREFSİZ saldırları ile mücadele etmek zorunda kaldım bugünde bu konuda devam edenler bu hadiseye GLADİO örgütlenmesinin yetiştirdiği insanların devamıdır..

Bunlar delilleri ve onların izlerini DELİKANLI  gibi takip edenlerle çıkıcak ve günümüze ulaşıcak hadiselerdir kimlere ve nerelere uzanabileceğini kestiremezsiniz?

Sayın MİT müsteşarımız DR HAKAN FİDAN beyefendinin 2010 yılından sonra bazı söylemleri gibi değil..KOL KIRILIR YEN İÇİNDE KALIR..
İstihbarat faliyetlerinde devamlılık esasdır açıklamaları DEVAMLILIK VATAN hizmetinde olanların katledilmesimi,başkalarının yaptıklarının emeklerinin sömürülmesi darma duman edilmesimi yoksa HOLANDA UNİ BANK taki bir insanın deşifre olması yaşı geçmiş tüm bunlardan daha önemlimi, sayın DR HAKAN FİDAN bu kişi için serzenişte bulunuyormuş deşifre oldu diye?

Bunları kabul etmediğim olayların üstüne gittiğim içinmi SAHTE OPERASYONLA evimi basarak beni çocuğumun yanında mahçup etmeye çalıştınız..
Ama asıl önemlisi  taşıdığım TARİHİ misyonumu soyadımı ÇAMURA batırarak kendi oluşturdukları ÇETELEŞMEYE stratejik yol açmak.
Anlaşıldıki tutulan ön istihbarat notları ve fezleke tutanaklardan beyfendiler bu konularda çok eskiden peşimize düşerek bu BÜYÜK KOMPLO PLANI bulunduğumuz tüm çevrelerde yürürlüğe sokup nihai sonuca FETÖ TERÖR ORGANİZASYONUNU maşa kullanarak gerçekleştirmişler..

Aslında planları kavmi birliktelikleri olarak DEVLET ve ÖZEL SEKTÖR içinde oluşturdukları gayri nizami yapı ile çok geçmiş günlere gidiyor …
Zavallı babaların şerefini kaybetme derecesinde yetiştirdiği ZAVALLI çocukları..
Çünkü zavallılık SERVET ve MAKAM sahibi olmakla tedavi edilmez genetik yapı bozuk olduğu için ZAVALLI BABALARIN ZAVALLI ÇOCUKLARI işte ancak kendinin olmayan şeylere tenezzül eder..


Bu operasyondakileri zamanı gelene kadar deşifre etmiyecem çolukları çocukları var olduğu için..
2010 yılının nisan ayında yapılan SAHTE OPERASYONUN içini açtığınızda nasıl artık SENARYO yazanların beceriksizleştiklerini görüp kendi kendilerini ele verdiklerini anlıyacaksınız!!
Ama şu bir gerçek zavallı ANNELERİ ve RAHATSIZ  insanları bile kullanmaktan çekinmeyen onlara TARİHİ şantaj yapılacak meselelerden şantaj ve tehdit ile kullanan ve olayları MİT ve diğer kozmik kurumlarla örtebilen bu SOSYETİK SEMPTLERİN taksi duraklarında tüneyerek vazife gören çünkü içine giremeyip hayatı boyunca SİNEMA vaziyeti seyredebilen ve bu kompleksleri ile ordu oluşturmuş kimseleri TARİHE unutturmuyacam?

Çalarak,çırparak,dolandırarak,cinayet ,sabotaj,suikast yani şuçun tamamını kullanan kozmik görevliler sağladıkları karlarla, HOLDİNG oldular adını koyamıyorlar dikkat çeker diye..!!
Özal ailesi ve diğer mağdur ailelerde bunları göz önüne alsın.
Gladionun stratejik devamlılığını sağlamak için TOPYÖKÜN çoluk çocuk çalışan aynı zamanda mensub oldukları kavimleri ve bu kavimler içindeki tüm ideolojileri SİLAH olarak kullanan SEKS ilişkileride dahil AHLAK EREZYONUNA GENETİK olarak uğramış tek başına kimliksiz  olduğunda ÇAPSIZ insanlara dönüşen fakat onların dükkanın önüne koydukları BÜYÜK VİTRİNLERE  kanan yazık GARİP GUREBA MİLLETİME..!
                            

Arkadaşlarım NAMUSU olan bu konuları yayar ve sayın AHMET ÖZAL beyde uyanır rahmetli BABASININ ölümü konusunda tam gerçeğin üstüne gider  ona göre yorum yapar konuşur..
                                       

Ben yoruldum en kıralı üç gün çalışsa dördüncü gün bunların kucağına binip yol alıyor sonra anlıyoruzki zaten bunlarıda bir koldan yetiştirip önümüze getirmişler..

Arkadaşlar bu mevzu bitmez kapanmazda benden patlamasa TARİH önünde bir gün patlar ülkede durum ne olur bilmiyorum ama illaki GERÇEKLER gelişen bu ULTURA TEKNOLOJİK dünyada birgün muhakkak aydınlanır suçlular suçu kanun önünde çekmesede TARİHE düşücek sıfatları o zaman görürüz..
Ben şimdi size TRAJİKOMİK anılarımdan  bir bukle ile bitireyim..
Yıl sanırım 1983 veya 1984 yılı yaz günü idi ben o dönemlerde YENİKÖY CARLTON otelini çok severdim  KÖYBAŞI caddesi üzerinde sabah  saatlerinde yada akşam üstleri çıkar evden oraya gider  bir şeyler içerim günün  saat durumuna göre.
.
Çok nezih ve keyifli bir yerdi o yıllarda otel sanırım 1984 yılı idi hafızam öyle söylüyor yanıltmıyorsam, OTELİN dış cephesi restorasyona girmişti o yılın yaz başında..
Bir gün sabah saatleri hava çok güzel gideyim bir kahve içerim takılırım diye çıktım evden  CARLTON oteline gittim kapıda polisler var içeri girdim ne oldu diye sormaya kalmadı bir baktım polislerin durduğu dışarıda otelin plajı ile iskelelerin kurulduğu yerde üstü masa örtüsü ile örtülmüş bir ceset..

Ne oluyor yav dedim, işte mesele GARSON ların anlatımı ile o zaman başladı..
Bir gece evvel otelde düğün varmış,düğün bittikten sonra GELİN ile DAMAT balayı için otelde ayırttıkları odaya çıkmışlar..
Otelde bu olayı bilen iki vatandaşımız bu hadiseyi  takip etmişler birkaç sıra uzakta bir oda tutmuşlar..

Gecede barda yoğun alkol aldıktan sonra düğünü takip edip el ayak çekildikten sonra odalarına çıkmışlar..
Odalarındaki camdan bu sefer inşaat için kurulmuş İSKELE üstüne çıkıp, GELİN ile DAMATIN zifaf gecesini RONTLAR iken TAKTİRİ İLAHİ İSKELE çökmüş ve hatırladığım üçüncü kattan aşağıya düşmüşler, kafadarlardan biri olay yerinde can vermiş hemen, öbürünü yaralı kaldırmışlar olayı fark edenler tarafından HASTANEYE..
Bunu öğrenince gönlüm mumdar oldu,içeceğim TÜRK kahvesinide içmeyip otelden ayrıldım.

Hepinize iyi pazarlar,

 DR:)



SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.

6 Şubat 2017 Pazartesi

DÖNÜŞÜMÜN STRATEJİK HAREKATI…

                                           

Sevgili takipçilerim hepinize iyi günler dilerim..Biliyorsunuz ben yazılarımı ideolojik ve siyasi platformlardan uzak sadece analiz  yapıyorum.
Öncelikle TÜRKİYE içinde elli iki yaşıma gelene kadar toplumdaki DÜNYA ve onun gelişimine  göre değişimi ülkemiz içinde yaşayarak ve çok geniş seviyede izleyerek TÜRKİYE nin değişimden DÖNÜŞÜM noktasına geldiğini şu anda çok iyi anlıyorum...
Tabi bu değişimin dönüşümüne dair  uzun sosyolojik,ekonomik,siyasi ve dünya düzeni ile ilgili fikir dökümü yaparsak MEYDAN LARUCE gibi bir hadise karşımıza çıkar..

Bugünlerde konumuz BAŞKANLIK için yapılacak referandurumda tabiki herkes EVET ve HAYIR oyu için karşılıklı prokobanda ve pisikolojik harekat yürütüyor..

Demokrasi içinde bu tip kampanyalar  medya ve sosyal medya üstünden yapılan tüm prokobandalar gayet doğal insanların demokrasi çerçevesindeki hakları.

Buna mitingiler ve medyada açık tartışma programlarını katarak dahada kamuoyunu  AYDINLATICI seviyeye getirmekte büyük fayda vardır..
                       

Tabi benden KANAAT istiyorsanız benim bu konudaki kanaatım BAŞKANLIK sistemine evet fakat kesinlikle içinde EYALET ve buna bağlı çeşitli ülke içindeki etnik yapılara  yıkıcı faliyetler getittirebilecek, ülkemizin ünüter yapısı ve toprak bütünlüğüne zarar vericek yasaların eklenmesi veya eklenmesede içine VİRÜS olarak sokulabilecek başka yasaların sonradan düzenlemeler yapılarak TÜRKİYEYİ bölüp parçalıyacak hadiselere  müsaade edebilecek düzenlemelere karşıyım..
Bana sorarsanız oyun ne olucak ZEKİ kardeşim diye, ben bugünün şartlarında FETÖ terör örgütünün ülke kurumlarına başta güvenlik
                            

 kuvvetlerimiz içinde verdiği tahribat ve bu yüzden zayıf düşmemizden dolayı önce ülke kurumlarının bir RESTORASYON görmesi sıkı şekilde bundan sonrada toplumdaki negatif kamplaşmayı yumuşatmak dünya konjöktörünün bu kadar sıkıntılı olduğu dönemde ,DÜNYADA tam manası ile konuşlanmamızı gerektirecek DIŞ siyaset zeminin otutturulması  ve en önemliside komşularımızla sorunlu durumlarımızın tekrar eski dostluk  sağlandıktan  sonra BAŞKANLIK seçimlerine gidilmesinden yanayım..
Bu şekilde BAŞKANLIK şeçimleri için düşüncem olumlu, fakat önümüzdeki referandurum iptal edilmezse, demokratik olarak sandığa gidersek açık söyleyeyim oyum, HAYIR olacaktır..

1981 nufus sayımında ,sayım memuru olarak görev yaptım.Daha sonraki 1982 KURUCU MECLİSİN bugünki ANAYASAMIZI  yapan MECLİSİNDE  KONYA bölgesinden bir üyesi yeni geçtiğimiz günlerde vefat etti,ALLAHTAN RAHMET dilerim mekanı cennet olsun yakın görüştüğümüz bir büyümüzdü ,birde RİZE bölgesinin bir üyesi değerli bir büyüğümüz ağbimiz kendisi, hayatta ALLAH uzun ömür versin onlarla devamlı temasım olduğu için bu konulara genç yaşımdan itibaren yabancı değilim SİNEMA gibi bu hadiseleri sıcak yaşadık…
1993 Malatyadan yola çıkan silahsız asker kafilesi ELAZIĞ BİNGÖL kırsalında durdurularak araçtan indirilen 33 askerimiz kahpe ve kalleşçe şehit edildi..

O günlerde bu hadiseyi öğrendiğimizde biliyordukki bu BARIŞIN önüne konan bir büyük bombaydı.
Aslında BARIŞA giden yolda başta jandarma genel komutanı EŞREF
                                

 BİTLİS dönemin 8.CUMHURBAŞKANIMIZ TURGUT ÖZAL aramızdan ayrıldılar ve arkasından GLADİO (ERGENEKON,NATO ÜST AKIL) bu hain
                               

 eylemi yaptırarak PKK TERÖR ÖRGÜTÜ içindeki uzantılarıyla bu sefer TÜRKİYE iç dinamiklerini kurumsal ve millet olarak infiale bindirerek SAVAŞ ATEŞİNİ yeniden körükleyerek üstüne adeta BENZİN döktü..
Hadise PKK terör örgütünden şu anda tutuklu ŞEMDİN SAKIKA kalsada HAİN BEBEK KATİLİ APO bu konuda SAKIKI yargılasada BEKAA kampında biz biliyordukki bu bir aslında gösteri örgütün içinde bazı kimseleri örtmek için yapılan diskalifiye olayı idi…

O günlerde CUMA kod HAİN örgüt yöneticisi CEMİL BAYIK sorgulandımı o günlerde TÜRKİYE içindeki KONTGERİLLA faliyetini yönetenlerle aslında bu 33 asker hadisesini en geri planda kendisimi  dizay etmişti?
Buraya nerden geldim bazı siyasetçi,gazeteci ve entelektüeller yaptıkları prokobandada HAYIR oyunu kullananların PKK,FETÖ ve diğer terör örgütlerinin yanında olmuş olacakları gibi topluma açıklamalar yaparak toplumun DEMOKRATİK düşünceleri üstünde BASKI kuruyorlar..
Birincisi bu bir suç teşkil eder kanunlar çeçevesinde herkes kendi demokratik hakkını özgürce kullanmak ve düşünmekte serbestir DEMOKRASİLERDE.

İkincisi yıllarca mağdur söylemi yaparak iktidar koltuklarında otururken DEMOKRATİK hakkını kullanacak insanların üstünde bu tip söylem geliştirmeleri kanunların dışında ETİK ve DÜRÜSTLÜKTEN uzaktır..
Üçüncü olanıda bu konuda çok önemli STRATEJİK KONTRA bir örgütlenmenin işaretlerinide bu söylemler gösterebilir,nedir stratejik kontra örgütlenme  örtülü operasyon..!
Belirli merkezlerde kurulan hücre yapısı içinde özellikle bilimsel akademik düşünce yoğunluğu fazla, İSTİHBARATÇI ve bunlara destek veren çeşitli  her türlü siyasi ,bürokratik ve  özel sektör yapısı..
Belkide bu tip bir yapılanma çok önceden 2010 yılından itibaren faliyete geçti ve yaptığı tüm ÖRTÜLÜ ve KİRLİ istihbarat yöntemleri ile algıyı ve nizamı yönlendirerek bizi bugün bu kargaşada sıkıntılarımız olduğu dönemde bu tip bir ANAYASAYI kamuoyu üstünde fark edilmeyen bir baskı ile geçirerek son nihayi hedeflenen şekle ülkeyi getirmek..
Belkide bu ÖRTÜLÜ operasyon ülkemizde SİSTEM değiştirelim derken kırılma ile bölünmeyide beraberinde getirecek..
Gladio örgütlenmesinin geçmişte yaptığı gibi, PKKve FETÖ örgütünün içinden bilinçli bir şekilde HAYIR PROKOBANDASI yaptırdığını düşünebilirmiyiz?
Eğer bilebilseydik veya düşünebilip muktedir olsaydık, 1993 yılında 33 askerimizi şehit vermezdik, biticek bir TERÖR organizasyonu olmazdı şimdi..


APO elimizde ama 1999 dan beri ÖRGÜT tam gaz faliyetini götürüyor aynı şekilde FETÖ de buna dahil,demekki karar mekanizmaları ÖRGÜT YÖNETİCİLERİNDE değil ÜST AKIL veya ERGENEKON,GALADİO da diyebiliriz..
Onun için DEMOKRATİK bir referandumda TERÖR ÖRGÜTLERİNİN söylemi üstünden halka baskı yapmak yanlış ve  aslında büyük hata..
Bir konuya daha gireceğim ve konuyu ileriki günlere bırakıcam..
Bu günlerde kamuoyu gündemini tamamen bir tartışmaya götüren
                           

 HANLAR HANI II.ABDÜLHAMİT HAN ın beşinci kuşak torunu sayın NİHAN OSMANOĞLU hanfendinin konuşmalarını bir televizyon kanalında izledim..
Tabi OSMANOĞLU ailesinin çektiği ızdırapları bilen bir insanım.Sebebide 1976 yılında yurt dışından yeni gelen HANEDANLIK büyüklerinden birisinin rahmetli babamla devlet bilgisi ve kontrolü ile uzun günler gizli not tutularak görüşülmesi.

Bu konuya şahit uzaktan olmamla konunun çok  içinde olmadığım sadece şahit olduğumdan dolayı bu kadar vererek kesiyorum..
                                    

Tabii çıkan sonuçtan bir müddet sonra rahmetli babamın bana tek söylediği hadise SULTAN VAHİDETTİNİN kesinlikle hain olmadığı ve MİLLİ MÜCADELE için kendi şahsi mücevherlerini ve atlarını satarak MİLLİ MÜCADELE ve  ULU ÖNDER MUSTAFA KEMAL ATATÜRK e siyasi desteğin yanında maddi destekte verdiği yönünde.
                             

Tabi çokta alımlı ve güzel olan sayın NİHAN OSMANOĞLU hanfendinin
                            

 haklı ve doğru anlatımı ile konuyu anlatması hatta GALATASARAY kulübümüzün mülküne geçmiş SU ADAYI istemesinin bence hiçbir
                            

 sakıncası yok isterimki haklı davasında istediğini alsın..
Yalnız şu var BAŞKANLIK referandurumuna giden bu yolda kendisini umarım birileri dediğim bu yapı kendisine sezdirmeden bu kıritik günlerde bu açıklamaları yaptırmıyorlardır..
Çünkü yaptığı haklı açıklamaları bir yerden zihinlere tekrardan PAYİDAHT  makamlarının Türkiye toplumunun beyninde yer etmesini sağlayarak ,ŞUUR altına MİLLETİN  BAŞKANLIK müessesini sokmayı arzulayan güçlerin sonraki adımı REJİMİ,SİSTEMİ tamamen değiştirmek için yaptıkları planlı bir organizasyona alet olmuyordur veya olmadığına emindir diye düşünmesini tavsiye ederim..

                      

Hatta beklide kamuoyunun düşünemiyeceği uluslararası kamuoyunda yaptığı açıklamalarla birilerinin bazı konularının üstünde ÖRTÜ oluyordur HANEDANLIK açıklamaları, nede olsa MONARŞİ büyük batılı devletlerin bazılarında hala var?
Netice itibari ile PROKOBANDANIN ve PİSİKOLOJİK HAREKATIN üstadı JOSEF GOEBBELS sözlerinden  bir tane örnek…!
                        

1- İnsanların beyin tembelliğini gördükçe, her istediğimizi yapabileceğimizi anladık.
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN.


                                                                                                    01.01.2022                           A...