MEKANI
CENNET OLSUN.
Sevgili takipçilerim,2013 senesinden beri yazdığım ZEKİ ARSLAN ismi ile bu sayfasındaki tüm yaşanmış olaylar gerçekte ALP TUFAN isimli TÜRKİYE CUMHURİYETİ vatandaşı olan benimdir. Aras Dağlı rumuzu 2006 yılında gerçek hayatımdan kesitler alınmış SAĞIR ODA dizisinin kahramanının adıdır. ARASDAL7-(REEL ALP TUFAN) twitter hesabı benimdir. Saygılarımla, ALP TUFAN.
14 Şubat 2015 Cumartesi
10 Şubat 2015 Salı
MİT KÖPRÜSÜ
Sevgili
takipçilerim malumu kamuoyu bugünlerde sayın MİT müsteşarımız DR HAKAN FİDAN
beyefendinin istifa edip siyasete atılması ile ilgili konulara odaklandı.
Başta
sayın CUMHURBAŞKANIMIZ ve diğer hükümet yetkilileri ve onlara yakın çevrelerin
olumlu olumsuz açıklamaları var.
Önce
sayın eski MİT müsteşarımız DR HAKAN FİDAN beye çıktığı yeni yolda başarılar
dilerim..
(OZİ) METİN
Arkadaşlarım
KURTLAR VADİSİ IRAK filminde POLAT ALEMDAR karekterinin ABD askeri istihbarat
yetkilisi ile bir otel lobisinde konuşmasında ,POLAT karekteri diyorki Amerikalıya
ben ne siyasetçiyim,ne diplomat,ne asker ben sadece TÜRKÜM diyor.
Bende
size açıklamalarımı aynen bu söylem üstünden yapıcam
Sayın
FİDAN MİT müsteşarlığı tarihinde teamüllerde TÜRKİYEDE bir ilk bu yaşta ve bu
donanımla özellikle şu andaki HÜKÜMET içinden bazı üst yetkililerin tavsiyesi
ile çok özel planlanarak şeçilmiş bir kimse.
MİT
genelde eskiden asker sınıfının hakim olduğu yıllarda bile KITADAN gelen
paşaları kendine uygun kimseleri ister ve halkın kamuoyunun siyasetçilerin
sezinleyemiyceği bir şekilde askerlerin içindeki faaliyetleri ile bu bir aşşağı
yukarı gerçekleşirdi.
Sayın
FİDAN şeçilmesi belirli bir kesimi rahatsız etti aslında kamuoyu bilmiyor sayın
FİDANI 2006 yılından itibaren bu göreve
hazılıyorlardı.
Sayın
FİDAN beyi bu göreve hazırlayan geri plandan gözükmeyen ama devleti ve MİT
tanıyan bir gurup var,bunlar devletin en kılcal damarlarını her yönü ile tüm
ideolojileri,milliyetçi,muhfazakar,solcu,ulusalcı ve alevi cematlerimizin içine
kadar çok iyi bilen eski bir ekip.
Bakın
ben bilerek sizlere çok keskin konuşmuyorum bunların içinde paralel diye
adlandırılan hizmet hareketinin içinden önemli kimselerde var.
Burda
eski MİT müsteşarlarımızdan sayın EMRE
TANER beyin KÜRT bölgesel coğrafyasında uzman olması ,ARAP dünyası ile çok eski
1970 li yıllara varan sıcak ilişkileri hükümetimizle bu konularda sıkı
çalışması sayın DR FİDAN beyinde ankarada bu makama gelmesinin önünü açtı…
Şeçilmiş
insanlarda bir hadise vardır yürüyecekleri
yol nerden başlamışsa uzmanlığı neresi ise ilk o konum üstünden
yürütülerek,kariyer yaptırılarak nihayi hedeflere götürülmek istenir ve bu
nihayi hedeflere gelenleri nihayi yapıcakları gerçekleştirecekleri hedef bir
konu veya konular manzumesi vardır.
Aslında
sizler suyun altında bilmiyorsunuz TÜRKİYENİN kıriz ve kritik anlarında hiç
aklınıza gelmiyecek konuşmalar ve görüş alışverişleri ve istihbarat
paylaşımları olur,bunları yazarken gülüyorum bu bazen bir parkta simit yerken
bazen bir işyerinin tabilot yenilen salonunda olur aslında bunlar ülkelerin
kaderleri ile oynayanlar hakkında görüşlerdir.
Tecrübelerimle,birincisi
sayın FİDAN beyin MİT kurumu gibi en büyük gücün patronluğunu bırakıp tüm
türkiye vatandaşlarının hakkı olan edirneden ardahana vatandaşımızın şeçilerek
olacağı milletvekilliğine bu kadar erken atılmasının nedenleri ne olabilir.
Birincisi,şeçilmiş
olarak çıktığı yolda artık siyasetçi kostümü giyip,bu giysi ile nihayi hedefe
gitmek bu hedeflenen hadiseye giderkende ki bu zaten uzun yıllar evvel çizilmiş
bir projedir TÜRKİYE üstünde belirli politikacıları ve bürokratları tasviye
ederek hedeflenen konuma yerleşmek ve bu yerleşimden sonra istenilen büyük sonuca
ulaşmak.
Bunun
bir başka hadisesi ise düzeni yeniden dizayn eden ülkelerde İSTİHBARAT
örgütleri ve bu örgütlerin yöneticileri kendi istedikleri sistemi kurmak için
bir çok ANAYASAL suç işleyerek bunu topluma,kamuya sezdirmeden kısa yoldan çabuk
bir şekilde sistem kurmak isterler,işte bu esnada ağar şuç olucak operasyonlara
imza atarlar.
Siyaset
makamıda dokunulmazlık zırhı getirdiği için kısada olsa söylemde o zırhı
giydiğinizdede artık bir ömür bir şekilde dokunulmazlığı bizim gibi demokrasilerde
almış oluyorsunuz.
Tabi
birde bunun başka yanları olabilir sayın FİDAN gibi şeçilmiş bir kimse ve
gerisindeki güçler siyaset insanlarımızı bilinçli yanıltıp,bilinçli şekilde
zora sokucak daha sonrada bunu KOZ olarak kullanarak yine gerekli istenilen
yerlere döşenecek yollara taş olarak kullanabilirler…
Bir
diğeride HÜKÜMETİMİZİN ve bunla beraberdirki DEVLETİMİZİN paralel adledilen
yapı ile mücadelede çok eskiden bu yapı
ile ilişki içinde olan çeşitli eski yıllardan gelen bir yoldaşlıklardan dolayı hadiselerin
ve çatışmaların içinde bürokrat olarak kalmayıp siyasetçi olmanın daha
dikkatlerden uzak ve az tepki alacağıda bir düşünce payıdır.
Kısadan
sizlere şunu söyleyebilirim başlangıçtan itibaren siyaset ile devletin en
tepesine yavaş adımlarla belirli bir yaş olgunluğu ile değilde hızlı ve
bürokrasi üstünden genç yaşta çok tepelere çıktınmı o işte bilinki bir
ALATURKALIK yok bir ALAFRANGA sistem vardır.
Sebebi
TÜRK DERİN DEVLETİNDE sistem PEDER ŞAİDİR
seni bir yere getirceklerse sindirerek çeşitli vadelere yayarak getirirler,bu
TÜRK DERİN DEVLETİ temaüllerine pek uygun görünmüyor…
Başka
sayın FİDAN döneminde dikkat çeken hadise buda belirli bir gazeteci ekibinin
bunlar MİT da belirli kanatlara yakın
arkadaşlar sayın FİDAN için devamlı bir iyi yönlü prokobanda içinde olmaları
devamlı tüm hataları örtmeleri ve sayın FİDAN için bir parlatma bir büyük PİAR
yapmaları bu İSTİHBARAT dünyasında alışıla gelmiş bir hadise değildir,bu sadece
bugünlere SİYASETE giriş yapması için sayın FİDAN bey için yapılan beş yıllık PİAR çalışması…
Yazımı
burda bitiriyorum sayın FİDAN bey ile ilgili izlenimlerimi sizlere daha evvelde
yazmıştım,şundan müsterihim yazdıklarım geçmişteki yazılarım ve şu günki olan
olayları gördüğünüzde haklı çıkmam beni vicdanen çok rahatlatıyor.
Çünkü
sayın FİDAN MİT müsteşar olmadan bir ay evvel benim böyle bir komploya kurban
gitmem beni evrak üstünde bağlamaları ve şu günlerde bile özellikle son beş ay
içinde bana ve aileme yapılan garip operasyonları TÜRK emniyeti şahittir ve
artı o halde bile devlete millete küsmeyip
arkadaşlar gördü nasıl yine içimizden iç güdüsel olarak olayların içinde girip mücadele ettiğimizi.
Sayın
FİDAN beye yazılı olarak bildirim yaptığım 2013 ocak ayından bugüne hadiseyi
yapan kurumu içindeki ister muazzaf,ister seferberlik kapsamındaki kişileri
benim nezdimde açığa çıkarmadı,onlar önemli değil bir insana bu tip komplo
yapılıyorsa bu yakınlarındaki kişilerinde büyük payı vardır en tepeye çıkana
kadar bunlar hakkındada bana bir açıklama getirrmedi gelen açıklama en tepe
için?))
Arkadaşlarım
burdan sizlere şunu söyliycem ben sayın CUMHURBAŞKANIMIZ ve sayın BÜLENT ARINÇ
beyefendinin bu konudaki açıklamalarını bazı kişiler gibi danışıklı döğüş değil
gayet samimi buluyorum….
ALLAHA
EMANET OLUN….
SAYGILARIMLA,
ZEKİ
ARSLAN…
8 Şubat 2015 Pazar
DÜŞLER VE MASALAR
Sevgili
takipçilerim,yine mutlu bir Pazar geçirmeniz dileği ile,belki bugün çok neşeli
bir anımı kaleme alamıycam sizleri hüzünlendirirsem,havanın kasvetine verin….
İnsan
hayatının çatallaştığı,yolların ikiye ayrılacağı ve bu ikiye ayrılma esnasında
senin tercih edeceğin bir hayat vardır,işte ben o yaşantıya çok erken
girdim,herşeyim imkanım var ama hayat yolu ikiye bölündü ,birinden gitmem
gerekli…
1980
li yılların ortalarına doğru çok bunalımlı günler geçiriyorum,yani tam
deprasyondayım ,kendimi yanlızlığa ve yine tek dostum dert arkadaşım alkole
verdim.
Hafta
yoğun gündemle ve çalışma ile geçiyor,akşamları iş sonrası yine gece hayatı,yalnız
kalabileceğim o günlerde cumartesi ve Pazar günleri var.
Cumartesi
özellikle saat sabah 11 sularında Sarıyer kavaklarda malum bir restoran var ona
gidiyorum daha evvelki yazılarımda yazdım YEDİGÜN balık lokantası çok seviyorum
orayı kurduruyorum masayı ağar,ağar tek başıma gece saat 01 olana kadar içiyorum,bazen bir büyük bitiyor, üstüne küçük
bittikten sonra kalkıyorum ayarımdaysam eve dönerim ayarımda değilsem hemen
yakında yeniköyde rahmetlik babaanneme
giderim orda vurur kafayı yatarım…
Tabi
bu tek başına uzun içkilerim boyunca boğazın manzarasını seyreder,boğazdan
geçen SOVYET bandıralı özellikle o yıllarda doğalgaz borusu yüklü gemileri
izler bazen Sovyet deniz kuvvetleri gemileri geçer,dalar,dalar giderdim.
İşte
hayırsız bir kızcağız var onun sonu ne olucak onu düşünüyorum,aklımda o var biz
yırtarızda hayatta o ne yapıcak!))
Artık
herkes beni restorantta tanıyor,bir öğlen yine martılara karşı dalmışım bir
yaşlıca bey geldi,oturabilirmiyim dedi tabi dedim buyrun kusura bakmayın üstüme
vazife değil ben sizi uzun zamandır takip ediyorum,yalnız buraya gelip çok uzun
saatler içiyorsunuz bir derdinizmi var dedi.
Dedim
var ağbi,nedir dedi hayatta nereye gideceğimi bilmiyorum,yanlızım onu
düşünüyorum yani sen dedi bu kadar içkiyi yalnız başına oturup kalkmayı onun
içinmi yapıyorsun dedi,evet
dedim,güldü...OH be dedi.
Ne
olduki ağbi oh dedin dedim,yav seni izliyorum haftalardır bu yaşta bu garibin
ne derdi varda böyle kendi,kendine takılıyor hiç konuşmadan saatlerce içiyor
ciddi manada bir derdi var diye düşünüyor üzülüyordum dedi içim rahatladı,güldü
keyfine bak dedi kalktı,ben buranın sahibiyim ne emrin olursa dükkan senin
hayatta hiçbir şeyi kafana takma hayat seni bir dalga gibi götürüyor,arada
arkadaşlarınlada gel, sizleri gülerek ağarlayalım,peki ağbi teşekkür ederim
dedim.
Aradan
bir zaman geçti BAHRİ ağbiyi İTO dan aldım bastım yine aynı mekana gittik,hafta
arası tabi yedik içtik gece saat 01 suları hesabı istedik,hesap geldi hesaba
baktım garson arkadaşa yanlış olmuş eksik bu hesap düzeltin getirin,beş dakika
sonra hesap geldi hesabın yanında iki adet kaymaklı ayva tatlısı ağbi dediler
hesapta bir yanlışlık yok doğru,öğle olunca ben bol bahşişle hesabı ödedim ve müsaade
ile kalktık.
Arabada
giderken BAHRİ ağbi ZEKİ sen biz yokken bir şeylermi yapıyorsun ne oldu ağbi
dedim oğlum üç otuz hesab geliyor yanlış olmuş diyorsun üstüne yok ağbi doğru
deyip kaymaklı ayva tatlısı geliyor,gülüyorum)))))
Bahri
ağbi sempte diyormuşki,yemeğin üstüne dükkanı üstümüze yapın desek onuda
yaparlardı bu ZEKİ ne yapıyor bileniniz varmı diye takılıyor,yerlere yatıyoruz
gülmekten.))))))
Bu
tek takılma hikayeleri bende çoktur yine yıl 1996 çok çalıştığım
günler,istanbulda bir istikameten geliyorum bir yat marinasında bir tanınmış
mekanı o yıllar şeçtim gidiyorum bara oturuyorum gece 24 ,01 sularından saat
üçe,dörde kadar içiyorum ordan doğru eve
yatıp sabah erken kalkıp işe.
Böyle
yer ettiğim barda dört,beş gün geçti personellede konuşmuyorum icap
etmedi,aniden işte o gecenin birinde üç tane polis bardan içeri girdi içerde
bir dolandılar yan taraftaki müşterilere kimlik sordular,sonrada çekip gittiler
ama belli bir sıkıntı var bende bir tabanca var bir tanede barın önündeki
arabamın bagajında, o yıllarda öyle bir durumumuz varki adam vursak,vurulana
niye adamın mermisine kafa atıyorsun diye ölmüşü mahkemeye verirler…)))))
Sinirlendim
bardaki barmen ve arkadaşlarına hayırdır bir sıkıntımı var buralarda polis
falan diyince OHHHHH diye hepsi rahatladı biri kültablamı boşaltıyor,öbürü
rakımı tazeliyor,öbürü barda önümü siliyor,barmen Trabzonluymuş güler yüzle
ağbi bir emrin varmı ben ŞENOL dedim bende ZEKİ ya siz niye böyle bir anda ben
konuşunca rahatladınız,yüzünüz güldü kaç gündür burda somurtup
duruyordunuz,ağbi kusurma bakmazsan anlatıcam,anlat ne kusuru olucak,a……!
Ağbi
sen buraya ilk günler geç saatte tek gelip barda sabaha kadar grand toilet
takım elbise oturup içiyor hesabı ödeyip kalkıp gidiyorsun,ne bir konuşma var
ne bir şey sadece duvara bakıp içiyorsun arada rakı istiyorsun,olabilir dedim
ama ağbi o esnada kendi kendinede devamlı mırıltı halinde konuşuyorsun,biz
acaba delimi diye ilk gün düşündük sonrada rakiplerimiz bir icrat yapıcak onun
için mevzu bize hazırlamışlar senmi geliyorsun diye habire tedirgin kuruyoruz,şimdi
sen konuşunca hadiseye tepki verince
anladıkki bir şey yok herşey sağlıklı,nasıl gülüyorlar ŞENOL diyorki ağbi diyor
5 gündür gidip gidip geliyorum ne zaman bir olay olucak diye.)))
İşte
tek başına takılmanın böyle gırgır anıları oluyor,daha bayanlarla var ilerdeki
günlerde anlatıcam…!!!
İşte
o günlerde çok beni sıkıyorlardı,hakkımda dedikodu yapıyorlardı,arkamdan iş
çeviriyorlardı bende sıkılır yalçın ağbi vardı ona anlatırdım ağbi kurumda
hakkımda dedikodu yapıyorlar demedikleri laf yok diye,YALÇIN ağbi derdiki
boşver PADİŞAHIN
arkasındanda konuşuyorlar,devletin maaşını alıp,devletin her
türlü imkanını kullanıp beceremedikleri işleri,korktukları yapamadıkları işleri
sen sıcak lüks yatağından kalkıp,birde bir ton cebinden para harcıyarak
yapıyorsun,onlar bunu yapsında DELİKANLILIKLARINI görelim derdi,YALÇIN
ağbi..!!!!!!!,
Hepinize,hayırlı
mutlu bir Pazar günü olsun..
SAYGILARIMLA,
ZEKİ
ARSLAN….
2 Şubat 2015 Pazartesi
ŞEREFSİZ YILLAR.
Sevgili
takipçilerim,aslında bu yazımı 1 şubat 1979 yılında elim bir suikast ile
öldürülen BASIN ŞEHİTİ merhum APTİ İPEKÇİ beyin anısına dün yazıcaktım bugün
yazıyorum..
Bundan
üç buçuk yıla yakın bir zaman evvel bir
ailece davete katıldığımızda İstanbul dışında bir çiftlikte merhum İPEKÇİ beyin
katledenlerin ismini kullanarak,millet 30 yıl yatıyor sen bir komploya
uğramışsın çokmu diyince,sigortam attı,ben gerekeni herkese söylerim.
Şimdi
yine söyliycem,1981 nisan ayı öğlen saat 13.00 suları bulunduğum yere geldimki
ortalık felaket kapı baca kırık hemen emektarımız hüseyin ağbiye haber
verdim,polise gitmememi babama haber vermemi söyledi.
Dedim
babam havalimanında saat 14.00 uçak kalkıcak,olsun git yetiş dedi.Taksiye
atladım alana gittim orda yolcu salonunda yok gümrüklü sahaya geçmiş.
Polislere
söyledim,gümrüklü sahaya geçtim,babam orda annemle baba dedim durum berbat.
Babam
hemen alanda bir yetkililerle görüşerek,benle bir taksiye atlayıp eve geldi,evi
gözü ile kontrol etti ve tekrar bana kimseye ondan haber gelene kadar bir şey
söylememi emniyete bildirmememi söyledi,hüseyin ağbinin yanından ayrılma o sana
gerekli her yardımı yapacak.PEKİ baba dedim.
Annem
anlatır,bizleri uçağa aldılar 45 dakika uçak alanda babanı bekledi,bu işi hangi
yetki ile yaptırdı hala bilmem der?
Akşam
18.00 sularında KIBRISTAN telefon geldi babam karakola gitmemi orda Mikail isimli
bir polis memuruna şikayet bildirimi yapmamı onlar eve gelip gerekli işlemleri
yapacaklarını söyledi.
Bende
aynı şeyi yaptım,bu konuların arkası 1978 den bu yıllara ne olduğunu açıklıycam
bunu TVNET televizyonundan yapıcaktım olmadı….
Burdan
şunu şimdi söylemek istiyorum,30 yıllık koşturmamda adalet yerini bulsun diye
mücadelemde be şerefsiz oğlu şerefsizler hem yüzlerce komplo kurup hemde birde
beni şuç işleyen yapılarla bir tuttunuz sizlere ne diyeyim
ŞEREFSİZLİK,AHLAKSIZLIK,HAİNLİK,KAHPELİK artık mesleğiniz olmuş…..!
Bunu
burda bitiriyorum ve şuraya geliyorum SURİYELİ albayı ben sattım,sen sattın
ÖNDER efendiydi ,sığırcıktı,güvercindi,kartaldı,akbabalardı kader hep nedense isimleride,karekterleri ve
yapılanlarıda tekerrür ettiriyor…
İstihbarat
faaliyetlerini,şerefsizlik,insani duyguları bir kenara bırakıp sadece şuç
işlemek ve gerekirse bundan rant sağlamak amacıyla örgütlenmiş MİT kurumunda belirli
bir yetkili gurup bunada ŞİMDİ SEFERBERLİK kapsamı diyorlar,ilk 1985 yıllarında
bu işlere zuur ettiğimde yine bir ÖNDER beyin başı çektiği MİT içinde ve
seferberlik yapısında bir gurubun İRAN devriminden kaçan devrik ŞAH yanlılarını
himaye altına alıp,paralı olanları burdaki merhum bir MUSEVİ MİT haber elemanı
ve ailesi vasıtası ile AMERİKAYA sahte evrak düzenleyerek
gönderildiği,parası
olmayanların geri İRANA sınırdan teslim edildiği ve bunların orda anında infaz
edildiği bir hadisenin içine bu hadisenin maddi çekişmezlikten dolayı gurup
içinde kavga çıktığı birbirlerini bu sefer ihbar ederek olayın AMERİKAN
hükümetine yansıdığı ve onların ihbarı ile işin emniyet ve adli sürece girdiği
için işin içindeki MİT yetkillilerinin aklanması olayın kapatılması için
ANKARADAN gelen emirle örtülü operasyonlarla hadisenin kapatılması,ilk
olayların içine girdiğim hadise.
Kısacası
her dönemde bu ülkede veya başka yerdeki bir ülkede sütü,kanı bozuk yetkililer
çıkar bu tip işleri yapar ondan sonrada kıvır,allah kıvır.
Burdan
ANKARADAKİ bu işlerle ilgili müsteşarlara ve onların yardımcılarına şunu
söyleyeyim son beni bulaştırmak istediğiniz pis işlerdede aslında PERSONELİNİZ
bal gibide şuç işlemişti,şimdi o şuçun ortağı paraleller kendileride bu işlere
dahli ortak olduğu için konuşamıyor…Sizler
bu şuçları yine örtbas ettiniz çünkü olaylar yüksek makamları bulucak onun için…
Ankara
bak benden haber alıyorsun bu memleketin işini ben vatan vazifesi diye değil İŞ
olduğu için yaparım,benim eğer bu ülkenin ve milletin menfati için üstüme düşen
bir İŞ varsa emniyet,türk silahlı kuvvetleri,jandarma ve MİT teşkilatı olarak
sizin makamlarınıza kadar gelir memleket,millet işini bekletmem…
Ben
sizler gibi DEVLET BENİM demem.DEVLET,MİLLET benim derim!!!!
Hayırlı,haftalar
olsun bol kazanç,şans,sağlık,mutluluklar sizin olsun.
SAYGILARIMLA,
ZEKİ
ARSLAN…
1 Şubat 2015 Pazar
KARADENİZ PİDESİ..
Sevgili
takipçilerim,hepinize iyi bir Pazar günü diliyorum,mutlu,eğlenceli ve dinlenceli bir haftanın son günü olsun.
Yazının başlığı KARADENİZ PİDESİ ne alaka
eski günlerde araba tamircilerinin bir
kısmı FATİH semptimizde hemen şu andaki İstanbul itfaiyesinin arkasında büyük uzunlamasına
bir mahalledeydi…
O zamanki tamirciler hepsi eski İstanbul insanı,tabi
o yılların Yeşilçam klasiklerinden
merhum AYHAN IŞIK bey hayranı,davranışlar,sigara içmek,onun gibi araç sürmek
yani canlı
sinema.
Rahmetli babamla hafta sonları genelde
cumartesi günü aracımızı bakıma veya tamire götürürüz,emektar tamircimize
bırakır bir sohbetin arkasından babamın çok sevdiği fatihteki karadeniz
pidecisine gideriz,tarihi pidecide orda
oturur,köpüklü ayranla nar gibi kızarmış pideleri içine saf Trabzon tereyağını
akıtarak yeriz.
Babamı çok
severdim,babam olduğu için değil sadece BABA gibi BABAYDI.Belki bize gerekli
din öğretisini vermedi,ama,hırsızlığın,uğursuzluğun,çalmanın ayıp olduğunu çok
iyi öğretti.
Babam benle ciddiydi fakat
aynı zamanda çok iyi bir öğretmendi,beni
arslan parçası diye sever daha ilk okula giderken çok iyi silah kullanmasını
babam öğretti.Arkadaşlarım bilir silahı çok hızlı ve iyi kullanırdım….
Babamın yanında çok
büyük insanları ve olayları yaşadım ilerde bunlarıda size yavaş yavaş yazıcam…!!
Yıl 2001 ofiste içkimi
içiyorum geç saatte,çocuklar ismail ve hakan başımda bekliyorlar,ZEKİ ağbi yalnız
kalmasın ne olur ne olmaz alkol alıyor diye.
İçkim bitti kalkın
sizi FATİHE evlerinize bırakmadan evvel tarihi pidecide pidelerimizi yiyelim ordan
dağılırız.Tamam ağbi dediler de hala içimde uhte kısmet olmadı pideyi yemek.
Arabaya atladık
gidiyoruz pideciye,yakın bir yerde bir baktık büyük bir AMERİKAN arabası,çok
entresan üstünde diplomatik yeşil plaka ama bu aracın bu ülkeye ait olmasına
imkan yok çünkü o ülke dışişleri bakanlığı genelgesinde AMERİKAN malı araç
kullanmak,satın almak resmi olarak yasak..
Bu ülke yakın
temasımız olan bir yabancı devlet olduğu için konularıda biliyoruz,hemen
rahmetli ismaile git bir bak arabaya gitti geldi rutin park halinde ağbi ,dedi.
İsmail plakayı alalım
dedim,ağbi tornavida yok sök gel ismail dedim kopartıp geldi,plakayı…
Döndük araçla o
ülkenin konsolosluğunun önüne geldik,konsolosluğun kapısından içeri plakayı attık.
O esnada kapıdaki
polis ağbi tutanak,tutucaz ne attınız,ekiplere anons vermeye kalktı,dedim
aslanım başkomiserin RİZELİ ZABİT beye selam söylersin ZEKİ ağabey geldi
dersin,ortalığı ayağa kaldırma.Baktı amirlerini tanıyoruz tamam ağbi
dedi,ayrıldık hoş sohbet..
İsmail sabah içerden
bizim muhatabımız olan askeri ateşe yardımcısı ile bir görüş ne diycek.
Sabah oldu İSMAİL
geldi ağbi ne plakayı tanıyorlar,nede böyle bir araç ve sahibini sordum
konuştum dedi.
Ulan ne iş,açtım
KURUMUN BÜROSUNA telefon ,dedim böyle bir plaka varmı baktılar yok,dedim böyle
bir durum var,ALLAHALAH dediler,bakalım…!
İsmail bunlar bakalım
diyene kadar iş kaçar sen bir sempte akşam araştır kim bunlar,peki ağbi dedi
ertesi günü geldi ağbi bunlar orda galeri çalıştırıyor araba alıp satıyorlar
doğulu bu arkadaşlar,plakayı söküp sivil plaka yapmışlar bu sefer ön cama BASIN
kartı koymuşlar,dedim vay anasını ne işteyiz biz….?
Döndüm kuruma durum bu
dedim,onlarda bizde baktık bir şey çıkmadı bunlar galiba emniyet istihbaratın
haber elemanları bir işleri oldu tesadüfi bu plakayı şeçtiler,kafanıza takmayın
boş işler,eyvallah dedim..!
İsmail sen yinede
arada bir yokla,ismail arada bir haber getiriyordu birkaç defa araba alma
dümeni ile galeridekilerle konuşmuş,ama şüpheli bir durum yok…
Aradan uzun zaman
geçti beş yıl gibi o arada ismail hayatını kaybetti.Sanırım 2006 yılı bahar
ayları bir arkadaşım var,hızlı bir çocuktur kulağı delik, ZEKİ ağbi dedi
AKSARAY ve FATİH civarında bir tipler türemiş,baktım bunlar buranın adamı değil
başka vilayetten gelme tip herifler etrafa haber salıyorlarmış 50000 dolar
alıcağımız var,ALLAH izin verirse onu almaya geldik diye dolaşıyorlarmış,çok
garip tipler ağbi dedi,uyuz oldum dedi…
Aradan iki gün
geçti,gazetelerde bir haber fatihte bir araba galerisine gelen üç
şahıs,galeride çalışan görevliden 50000
dolar istemiş,görevli siz manyakmısınız burası dağ başımı geliceksiniz 50000
dolar verin diyceksiniz,siz kimsiniz,biz sizi tanımıyoruz PATRON burda
yok,PATRONUNU çağır demişler çalışan telefon etmiş ağbi gel burda birileri var
para istiyorlar bizden diye.
Bir TOYOTA marka
arabaya biniyorlar,plakayı görenler ifadelerinde polise plakanın eşgalini
veriyor,plaka çok entresan bir harf manzumesinden oluşuyor.
34 YIL 1998 entresan
bir plaka entresan bir tarih?
Ölen patron eski bir
HİZUBULLAH itirafçısıymış,sonra gazeteler yazdı.
ESKİ BİR ŞARKI VARDI.
ŞAÇLARIMIN ARASINA DOM
DOM KURŞUNU DEYDİ
BİR AVCI BENİ
VURDU,BİR AVCI BENİ YEDİ
HANÇER YARASI
DEĞİL,DOM DOM KURŞUNU DEYDİ.
HEPİNİZE İYİ PAZARLAR.
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN.
28 Ocak 2015 Çarşamba
KONTROLLÜ KİRLİ İSTİHBARAT OPERASYONLARI.
Sevgili
takipçilerim,bir atasözü vardır APTALLAR MUTLUDURLAR diye,güzel bir söz..?
Şimdi
sizlere bazı şeyleri kaleme alırken özellikle benle görüşen gazeteci arkadaşlar
devamlı hatta ilk yeni tanışanlar sordukları 1970 li yıllardaki istihbarat
operasyonlarından bahsediyorsunuz aklımız almıyor çocuktunuz nerden
biliceksiniz diye,kardeşim ben ordaydım en üst seviyede türkiyenin gizli
dehlizlerini yöneten veya savaşan insanların yanındaydım.Sonra mülakatları geliştikçe
kendileride anlıyor hatta beni artık çok iyi tanıyan bazı gazeteci dostlarım
şahsıma şunu söyledi,sizi bilerek çocukken şahit yapmışlar özellikle bilmeniz
ve ileriye taşımanız için.Konuyu açıklama getirmem okuyucularımın kafasında
soru işareti bırakmayım…
Türkiyeyi
1976 yılından 1980 yılına taşıyan özellikle dört yıl sağ ve sol görüşlü
kardeşi,kardeşe vurduran derin yapı ve planlamanın nihayi hedefi TÜRKİYEyi bir ASKERİ DARBEYE taşımaktı,başarılıda oldu.
Bu
nihayi başarıya giderken derin akıl ne yaptı anarşi yöntemini ülke içinde
kullanarak,sağı ve solu çarpıştırarak istedikleri altyapıyı kurarak hedefe
ulaştılar.
Buna
kontrollü kirli istihbarat operasyonları deniliyor,yani sizin
yönetiminiz,bilginiz,organizasyonunuz altında tehdiş,suikast,sabotaj,gösteri vs
eylemleri yaparak ve organize ederek hedeflediğiniz siyasi konjöktürü yakalamak
ve bu siyaseti konuşlandırdıktan sonra bunun üstüne istediğin
ekonomik,uluslararası ilişkiler ve kendi düzenin,rejimin üstünden bir sistem
kurmak.
Acaba
12 eylülü yapan ihtilal komutanlarımı türkiyeyi yönetiyormuydu,
Yoksa
onlara bu göreve gelmelerini sağlayan içerdeki taşoron baronlarla,dışardaki onların
kudretli ulu efendilerimi tüm yönetimi elllerinde tutuyorlardı.
Tabiki
BARONLAR ve KUDRETLİ EFENDİLERİ….
Hani
bunları anlatırken zannetmeyin kurtlar vadisi seyredip size bu kelimeleri
kullanıyorum,gerekli ortamda ben daha açığını yaşanmışlıkları anlatıcam…?
Bakın
arkadaşlar dünyada KİRLİ OPERASYONLARIN sivilde ve askeri muhabere alanında icatçısı
ABD ordusu ve istihbarat servisleridir.Bugünde AFGANİSTANDAN,IRAKA bakın hala
aynı sistemle giderler,bunlar çok uzun anlatılacak,safa,safa hazırlanan gelişen
operasyonlardır,şimdi burda sayfalar yetmez…
Size
basit anlıycağınız örneklerle ne anlatmak istediğime gelicem,bunların hepsini
yaşayan bir insan olarak.
Vietnam
savaşında sık ormanlarda sıkışan Amerikan askeri birlikleri,gerekli lojistik
ikmali ve destek unsurlarını alabilmek için,ormanlık alanlarda helikopterlerin
anlık inmesini sağlayabilmek için pist açmaları gerekli,bunun için taşıdıkları
pilastik patlayıcıları patlatarak kısa zaman içinde ormanlık alanlarda
helikopterlerin inmesi için pist sağlıyorlar ve ondan sonra muhabere yaparak
gerekli uçar birliklere bağlı helikopterlerden destek alıyorlar…
Yani
alan açmak için kendisi bölgesinde patlamalar yaptırıyor.
Aynı
hadise SAS(SUALTI SAVUNMA) komando birliklerinin görevi olan çıkartma yapılacak
sahillere önceden sualtından intikal ederek varsa çıkartma sahilindeki mayınları,bubi
tuzaklarını imha edip çıkartma birliklerini önünü açmak.
İşte
bu sivil hayattada her türlü siyasetin içinde veya başka ulaşılması istenilen
çeşitli hadisede KURAMSAL ve SİSTEMSEL olarak kullanılan metottur.
Son
yıllara uyarlarsak bakın bu işleri organize edenler sizlerin dışardan halk
olarak gördüğünüz çok devasa devlet aygıtını bile fark ettirmeden bu konularda
sevk ve idare edebilir veya edebiliyordur.
Son
10 yılda TÜRKİYE sahasında gezdiğimde,şunu gözlemledim kontrollü olarak yapılan
terör ve tehdiş organizasyonları ve devamlı bir İKTİDAR yöneticilerine karşı
yöneltilen tehdit ve korkutma yöntemlerinin kamuoyuna servis edilmesi bu
konularda yakalanan guruplar,terör örgütü mensubları veya bireysel şahıslar ve
hepsindede çeşitli deliller.
Ve
bu konularda devamlı merhum TURGUT ÖZAL suikasti örneği ŞEHİT EŞREF BİTLİS
paşa,merhum ADNAN KAHVECİ ve özellikle 1993 yılına atıfta bulunarak bunların
basın yolu ile topluma servis edilmesi.
Evet
bunların hepsi,doğru ve muhalefetinde desteklediği çünkü onlarında madımak,18
mart 1978,Kahramanmaraş,çorum,1977 1 mayıs,balgat katliamı 7 TİP li işçinin
katledilmesi gibi argümanları olduğu için iki taraflı bu konuların ortaya
dökülmesi…
Tüm
bunlar olurken ERGENEKON,BALYOZ gibi davalar şimdide bu davaları
götürenlere operasyon yaparak PARALEL
davası açmak,ne oldu farkına varmadan toplu bir TORBA oldu…
Bu
hadiseler devam ederken şu anda canlı bombalar,ülkenin doğu ve güneydoğusunda kontrolsüzlük
hakimiyeti…
Totale
baktığınızda AK partinin liderine son 10 yılda gerçekten suikast aşamasında
hadiseler var ama bunlar sadece düşünce bazında kalmış veya eyleme geçmemiş
hadiseler,deneme dahi yok ama….!!!!
Merhum
TURGUT ÖZAL örneği öyle değil,çok ciddi çok iyi 1988 yılına göre çok sonrası
merhum şehit olması düşünüldükten sonrası hadise bile çok iyi kurulmuş bir
senaryo var,hatta ÖZAL suikastini o kadar performanslı ve teknik bir yapı
hazırlamışki pisikolojik harekatında ölüm olsa olmasada hadiseyi basite
indirgiycek düşünce tarzını halkın kafasında açmak için…
Ama
bu 10 yıldaki liderler için istihbarat var hatta ÜST YAPI dan bu tip ülke
içinde çalışmalarda olması muhtemel ama aksiyon hiçbir zaman yok,NEDEN…?
Bakın
eğer NEWYORK ta bir göktelenin 146. Katından dünyaya bakıyorsanız,düşününki
dünyanın en büyük kartellerinin yöneticilerisiniz, günlük elektronik harita ve
tüm analiz filitre edilmiş istihbarat analiz bilgilerinden ORTADOĞU ve
TÜRKİYE,BALKANLAR,KAFKASLAR üstünde oyun kurucuysanız kimin nereye ve ne kadar
gidebileceğini bilir yönetir ve içerdeki sizlere bağlı yapılarla kontrollü
kirli istihbarat yöntemleri ile SANTRANÇ TAHTASINDA kimin nereye ve ne zamanda
geleceğini yönetebilirsiniz.
Önümüzdeki
aylar,yıllarda bu yazımın değerini daha iyi anlayacağınızı sanıyorum…
SAYGILARIMLA,
ZEKİ
ARSLAN..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
01.01.2022 A...
-
Sevgili dostlarım mutlu ve pırıltılı bir Pazar günü geçirmenizi dilerim.. Önce yoğun ilgi ve alakanız...
-
3 Kasım 1996 tarihindeki SUSURLUK kazasından sonra kamuoyuna medya üzerind...


.jpg)

.jpg)






.jpg)





















.jpg)



.jpg)

.jpg)





.jpg)





.jpg)