10 Kasım 2013 Pazar

NAZLI HANIMA MEKTUP....

SEVGİLİ BENİ OKUYAN VE TAKİP EDEN KARDEŞLERİM,26.02.2013 GÜNÜ SAYIN NAZLI ILICAK HANFENDİNİN YAZISI ÜSTÜNE ÖNCEDEN ALDIĞIM AYNI KONULARLA İLGİLİ İSTİHBARİ BİLGİLER NETİCESİNDE MUHTEREM HANFENDİYE BU MEKTUBU KENDİSİNİ DOĞRU BİLGİLENDİRMEK ADINA,MAİL ADRESİNE YOLLADIM,BURDAN SİZLERİNDE OKUMASINI İSTİYORUM,ÇÜNKÜ BU KONUYU ÜLKEMİZDE ŞU ANDA GÜÇ ELDE ETMİŞ BAZI MİHRAKLAR ZAMAN,ZAMAN BAZİ İFTİRA VE KOMPLOLARLA KULLANMAK İSTİYORLAR,ŞİMDİDEN BİLGİNİZE SUNUYORUM SAYIN ILICAKA YAZDIĞIM MEKTUBUN İÇERİĞİNİ ÖĞRENMENİZİ İSTİYORUM……
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN……..











                                                                                                                26.02.2013



SAYIN NAZLI ILICAK hanfendi,

Değerli hanfendi nazlı hanım yazılarınızı zevkle okuyorum,tabi türkiyeyi bir bilen olarak çok eski köklü bir aileden geldiğinizi iyi bilen bir insanım,bugünkü yazınızı okudum,yazının geneline girmeden size şunu söyliycem zannetmeyin hava atıyorum devletin en tepe noktalarınada yakın zamanda bu söylediklerimi aynen yazılı söyledim zira yazı kalıyor söz uçuyor,devletimizin yetkililerinin her zaman yaptığı gibi.

Hanfendi o künyesiz diye paralı asker,taşoron diye hakaret adledilsin diye takılan manalı yakıştırmaları aynen sahiplerine iade ederim,nedenide sen DEVLET olarak işin varken o künyesiz,hiçbir yetkisi yok dediğin kişilere sırf korumak için üç dört adet ekib arabası tahsis ediyordun,her türlü imkanı sağlıyordun,şimdi ne olduda paralı asker,künyesiz oldular birde işi ÖZEL HARP dairesine yığıyorlarki MİT gibi kurumlar işin içinden sıyrılsın aman adam bizim değildi ÖZEL HARPİNDİ merhum ABDULLAH ÇATLI ya yaptıkları gibi.Duyuyorum 1994 ten evvel ÖZEL HARPİ ilgilendiren bir şuç yapıştırıp iftira atabilirmiyiz diye ANKARA kulislerinden.

Değerli hanfendi,çok sevdiğim kendisi ile her zaman gurur duyduğum insan ESKİ BAŞBAKAN PROFOSÖR TANSU ÇİLLER hanfendi demiştiya konuşursam SAVAŞ çıkar diye isterimki aradan uzun yıllar geçti bir konuşma yapsada olaylara başlangıç verse neyin ne olduğu meydana çıksa.

Hanfendi,demokrasi geldi diyorlar ama iş lafa geldiğinde komplo kurup insanları bertaraf etmek olmayınca tutmayınca PARALI ASKER,TAŞORON, diyorlar eğer DEMOKRASİYE inancınız varsa bu tip insanların insan hakkı yokmu,burdan kağıt üstünde yaşananları roman gibi okumak kolay,o anları canlı o günleri yaşasın o atanlar tutanlarda görelim bir tane delikanlı ortada yoktu,iş bittimi paylaşıma geldimi herkes DEVLETİN VERDİĞİ GÜÇLE ahkam kesip herşeyide kendine kesiyor.Bunları konuşurken hiçbir ideoloji veya parti gurup ,kurum gözetmeden konuşuyorum.

Umarım bu mektubumu kamuoyuna diyorlar şimdi FAŞ etme , umarım siz faş edersiniz,bakalım YİĞİT varmı memlekette.

Hanfendi başarılarınızın ve renki dünyanızın her zaman devamını dilerim.

SAYGILARIMLA,

:ZEKİ ARSLAN

9 Kasım 2013 Cumartesi

ORAJ (FIRTINA)

Sevgili canım okuyucularım,şimdi size burda yazıcaklarım tamamı ile RÜYASINDA ciddi bir AŞK yaşayan İNSANIN bir durumun dışa vurumu olarak okuyun yani deniz mahsülü ile hayal mahsülü bir durum.
Yıl 2004 mart ayı cep telefonu çalar ZEKİ nin telefondaki yakın TUSHAD yöneticisi  arkadaşı BİNBAŞI GÖKHAN, ZEKİ hadi atla gel biraz sohbet eder yemek yeriz denize karşı sen seversin ORHAN YÜZBAŞI  da var BİNBAŞIM geliyorum.
Zeki akşam saatlerine doğru arabası ile nizamiyeden bildirim yaparak geçer komutanlıkta çok entresan derecede bir sessizlik vardır,anlam veremez SOSYAL faaliyet alanına doğru deniz kenarında yürürken GÖKHAN BİNBAŞI ile ORHAN YÜZBAŞI kendisini karşılar ZEKİ bakar ama o arada ilerden SOSYAL faliyetin arka kapsında KUVVET KOMUTANININ makam aracı ile bir sivil çok önemli yetkilinin makam aracını görür başlarında önemli derecede bir koruma yok ve koca komutanlıkta bir SESSİZLİK…..
Hemen GÖKHAN binbaşı bunu beklemiyorduk ZEKİ komutanında SİVİL yetkili ile buluşması acil karar alındı,onada komutan sunum yapıyor zannederim,hayırdır GÖKHAN binbaşım dedim ORHAN yüzbaşıya baktım sonra daldım çocukken YÜZBAŞI İLYAS AYDIN ile gece karşılaştığım nizamiye arka kapsına uzun uzun baktım anılar döküldü her yerden……
Neyse GÖKHAN ağbi durum ciddi SOSYAL alanı kapattılar sadece PAŞA ile bizim sivilcimiz var,yemeği başka yerde yiyelim kusura bakma dedi  gönüller bir olsun heryer bize yer…
Nöbetçi amirlik boşaltıldı,dedim yemeği ben dışardan getittirim uğraşmayın dışarıya telefon ettim, 1 saat sonra nizamiyeye teslim etmişler,astsubay eratla yollamış,amirlikte kurduk masayı yemeğimizi yerken sohbet ediyoruz GÖKHAN sana bir TUSHAD planı anlatalım dedi,dinlerim binbaşım dedim,şöyle düşün dedi fikir cimlastiği yapalım sen YUNANİSTANI bilirsin,şimdi bizim jetlerden birini eğer it dalaşı esnasında bir YUNAN jeti düşürürse ee dedim aynı zamanda FATİHTE islami terör örgütleri camiyi bombalarsa ne olur dedi içimden dedim (anamızın örekesi  Olur),baktım şöyle darbeye giden yol olur,hükümet düşer kısa bir savaşa bile mecburiyetten girme durumumuz bile olabilir o andaki olayları kimin yöneticeğine çıkıcak kırizde insiyatifi kimin alıcağına bağlı dedim ama canım sıkıldı,GÖKHAN bu sadece bir plan dedi,olabilir komutan çalışmış üstünde onun için Fransızca adlandırmış ORAJ -FIRTINA koydular İSMİNİ  dedi anladım dedim.
Binbaşım bak ben nizamiye dışından geliyorum,dışardada jandarmanın ne kadar doğuda kullandığı itirafçılar,mafyacılar,başı bozuk takımı varsa etrafa yaydılar birde timler halinde stratejik bölgelerde karacıların subay astsubay ve jandarma uzmanları pusu atmış vaziyette şehir merkezlerinde bekliyor,hepsinden ayrı kaynaklarımdan haber aldım,güldü?
Peki dedim bu şimdi yukardaki SİVİL yüksek rütbeli şahsın konumu ne ZEKİ her zaman her yerde bizi biliyorsun çiçek ,böcek yetiştirip emek sarfetmişizdir oda yetiştirdiklerimizden MAŞALLAH iyi gelişmiş,dedim..
Onada sunumu bizzat PAŞAMIZ yapıyor şu anda dedi,ne güzel yapsın VATANA, MİLLETE HAYIRLI olsun…..!
Yemeğimizi yedik erken kalkmakta fayda gördüm,müsaade ile kalktım nizamiyeden çıktım arkama baktığımda PAŞA ile SİVİL şahıs yemeğe devam ediyorlardı,içimden dedim PAŞA rakıyı severde sivil şahsın alkolle işi yok PAŞA şimdi RAKI kafası ile mustafa kemal hissine kapılmış bizim SADE SİVİLİ esaret konumunda birifingini veriyordur,acı acı güldüm…
Sonra  bulunduğumuz komutanlığın paşası aklıma geldi,geçen onunda MİT haberi geldi istanbulun lüks bir semptinde şüpheli bir kadınla dağatıyormuş iş polise şikayete kadar varmış,polis müdahil olunca paşada inzabat çağartırıp sabaha kadar bulunduğu evin önünde tutmuş,ZEKİ içinden iyice suyu çıktı emeklilik zamanı geldi diye düşündü ve öylede yaptı birkaç zaman sonra……?
BURDA OKUDUĞUNUZ HERŞEY HAYAL MAHSÜLÜDÜR,HAMSİ UCUZLADI TAVASINI YAPIP YERKEN OKUYUN DENİZ MAHSÜLÜ İLE KOKTEYL OLSUN………??????
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN…….

8 Kasım 2013 Cuma

STK-MİT-İFTİRA...

Sevgili okuyucu kardeşlerim,sizleri çok açık gönülle bilgilendirmek istiyorum.Şahsım bir çok yerde bulunup hiçbir yere bağlı olmayan bir insanım som 5 yıl üretici aktivitem bitmiş sadece izleyen ve bilerek kendimi açığa düşürmüş bir insanım,bu YÜZYIL  bıktırdı çünkü……..?
Sizleri hiçbir ideolojik bağım olmadan bu konuları anlatıcam uzu yıllardır ERGENEKON(GLADİO) örgütü ile husumet içinde olan bir insanım bazı şeyleri öğrendikten sonra oldu bu,tanıyorum bu örgütü ve biliyorum.
2005 yılı sonunda bir mücadele olunca AK parti ve ERGENEKON arasında otamatikman hem bilgilendirme hemde bu konuda zayıf ve bilgi ve tecrübeleri olmadığı için yardım etmek zarureti kendiliğinden doğdu,tabi yaşantımız biraz farklı bir kesimden olunca bizim yardım etmemiz,toplumun herkesiminde farklı algılandı ama ben ideoloji aramam DEVLET işinde bekasına bakarım devletin.
Tabi ERGENEKONLA sizin öğrendiğiniz kulvarın dışında çok farklı bir kulvarda mücadele başladı,kısacası şu sizin kamuoyunda ERGENEKONA OPERASYON yapılamıyan kesimle benim mücadelem başladı.
2007 yılında ilk ümraniyede yapılan operasyonu görünce ve arkasından 2008 deki operasyonlar,bende artık bu OPERASYONUN bir bütüne gideceği kararı hasıl oldu yine ön alarak bir EMNİYET camiasının dikkatini resmi ve ciddi anlamda çekerek kendilerinin benle temasını sağladım ve temasta ne yapacağımı ve ne yapamıycağımı açık bilgilendirdim resmende TANIK evraklarının altına imza attım.Bende öyle GİZLİ TANIK o bu yoktur.
Bu arada OPERASYONLAR sürüyor,gayet güzel bir çalışma fakat o esnada ağır bir rahatsızlık geçirerek 1yıldan fazla hastanede ve evde yatarak bu bir yılı birkaç ay geçmesinin nekahat döneminde izlendiğimi ve yakın takip altında olduğumu bu takipi MİT değil emniyet teşkilatının yaptığını fakat çok değişik bazı BATILI GİZLİ SERVİS TAKTİKLERİ ile modern bir şekilde yaptıklarını aynı zamanda teşkilatın yapısı içinden olmayan bir gurubunda istihbarat çalışması yaptığı DİKKAT ederek İSTİHBAR ettim…..?
Netice itibarı ile tabi YUZYILIN verdiği istihbarat kaynaklarımızdan ancak kısa aldığımız anlık istihbaratla olayın seyrini açık bıraktık NİSAN 20 2010 tarihinde şahsi evim ani bir operasyon yiyerek gayet nazik ve kibarcana aramadan sonra,emniyete götürülerek,aslında benle hiçbir konunun uzaktan yakından ilgisi yokken ERZİNCAN MİT ÜNÜTE BAŞKANI eski bir arkadaşım kendisi ile işimizden dolayı husumetim olan arkadaşın bir konusuna bağdaştırarak benide YAPIŞTIR VE KOPYALA yapmışlar….?
Tabi enteresan olanı bir yakın DEPARTMANDA benim TANIK ifadem olması benim olayla hiçbir ilgim olmasada hem tanık ifadem olmasını bildirmem hemde olayla ilgimim olmadığını kendilerininde beyan etmesi hemde benim samimi konuşmalarıma rağmen olayı saptırtarak kendi görev yetkileri olmadığı halde başka bir DEVLETİN BAŞKONSOLOSLUĞUNA aksettirerek sanki benim o devletle bir husumetim varmış gibi bir ortam yaratıldı hem evrak üstünde hemde mahkemelerde.
Tabi böyle bir İFTİRA ve KOMPLODAN basit bir iki ceza alarak oda bir babadan kalma ruhsatsız silah meselesinden sonra bu YAPIYI ANKARADAN başlıyarak İSTANBULA ve kendi bölgemin SEFERBERLİK TETKİK KURULUNA bağlı tüm alanda ince bir İSTİHBARAT çalışması yaparak bunun  NE için ,KİMLER tarafından,neye istinaden olayın SEFERBERLİK yapısında MİT,EMNİYET ve TSK mensubu kimler varsa bir GENELCERRAH gibi çalışarak hatta bana çok yakın olarak bulunan bazı insanların bu güçlerce muhbir olarak kullanılarak ve bunlardan YALAN İSTİHBARAT notları çıkartılarak bu önemli OPERASYONUN kafam emniyette duvara dönükken tespit ettiğim BATILI bir GİZLİ SERVİSİN yönetmesi ile yapıldığını son muhbir noktasına kadar tespit ettim.
Burda bana yine onlardan olmadığım halde zor günlerimde pisikolojik manevi desteğini esirgemeyen DİNDAR MUHAFAZAKAR arkadaşlarıma teşekkürü borç bilirim bir iş yaparken herkese söyliyceğim SAPLA,SAMANI bir birine karıştırmayın,bana bu OPERASYONU çakan arkadaşlara dahil yaptıkları ve niçin yaptıkları ortada olan İHANET OPERASYONUNUN en küçük parçası muhbirlere kadar bilindiğini ayrıca bu sahte operasyonu yapan MİT ortaklarınıda sayın MİT MÜSTEŞARI DR HAKAN FİDAN beye ve sayın BAŞBAKANIMINDA bilmesi ,için çünkü bu tip OPERASYONLARDA bazen sayın BAŞBAKANLAR bile yalanla iftira ile kandırılarak onların onayı sonra alınarak başka DEVLETLERİN İÇİNE girdiği operasyonlar yapılabiliyor,bilmesinde fayda gördüm……..
Sayın okuyucularım DİNİMİZDE en büyük günah İFTİRA,KOMPLO atarak insan yakmak ve bundan maddi,manevi güç sağlayanlar DİNDAR insanların hep söylediği CEHENNEM ATEŞİNDE yanıcak söylemi,burda umarım yine aynı düşünceler içinde olan kardeşlerimizin yapıcakları ile izliycez sizde bizim yazamadığımız günlerde olsa ALLAHIN yardımı ile muhakkak görüceksiniz….
PARA İLE İMANIN KİMDE OLDUĞUNU TEK BİR ALLAH BİLİR….BİR LAF VARDIR ALTIN ÇÖPE DÜŞSEDE ALTIN HEP ALTINDIR……..?
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN

7 Kasım 2013 Perşembe

ERGENEKON-TANIKLAR………..


Sevgili okuyucularım bu sabah YENİŞAFAK yazarlarından sayın CEM KÜÇÜK beyin yazısını okuyunca KAYSERİDE ölen ve şüpheli bir durumu olan avukat DOĞAN YILDIRIM hadisesini sizlere biraz malumat vererek sabah zihninizde biraz derin kulvar açmak istedim.Vericeğim bilgileri tamamen doğru kabul edin,ama HAYAL MAHSULÜ olduğunu unutmayın….

Bu arada son yılların en iyi GLADİO yazılarından birini sayın FARUK MERCAN bey yazdı içinde çok dolu gerçek hayattan bilgiler var bu ERGENEKON meselesinde ama maalesef gereği ülkemizde yapılamadı,gazeteciler yazdıkları ile kalmak zorunda oldular.

Aslında ERGENEKON APO nun ülkemize getirilmesi ile yeniden dizayn edilmeğe başlandı,o arada bu sıkıntıları gören bazı kimseler kendi şahsi çabaları ile bunu ihbar etselerde başarılı olamadılar ASKER sultası çok güçlü olduğu için,sızıntıları bastırdı kamuoyunu örttü fakat bu ihbarlarda bir şekilde tarih ve evrak üstünde kaldı delillendi bunda devletin bazı erklerinin geriden olayı izleyen büyük ve sessiz çalışması var.

Sayın TUNCAY GÜNEY beyin hayrete vardıracak açıklamaları tabi bizzat sahada paralel durumda olan insanlarıda şaşırttı ve o insanlara şunu düşündürttü devlette bazı olaylar bir birinden habersiz paralel yollarda yürütülüyor.

İlk resmi ihbarlar 1999 yılının ekim ayında basit olaylarla verdirildi fakat ileriye dönük delil kalsın diye adli mekanizmalara yansıtıldıki,ilerde patlıycak olaylarda bu konular devletin güvenlik güçlerinde dahil bilinsin özellikle EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN bu yapıyı adalet mekanizması ile öğrenmesi bazı bu geriden gelen güçlerce istendi.

Konuyu dağıtmadan şurdan girelim yoksa ERGENEKONUN tamamı hakkında bir sunum yapmak imkansız,şu güne geldiğimizde ERGENEKONUN askeri ve buna bağlı güvenlik bürokrasisi enterne edilmiş vaziyette ama ne oluyorda özellikle 2005 yılından beri bazı özellikle ERGENEKONLA ilgili avukatlar başta olmak üzere bazı kişiler intihar ederek hayatlarını kaybediyor,son yazılarımdan biride BİZİ YORMA GİT KENDİNİ VUR hadisesinde yine konunun geldiği yer sayın MEHMET ALİ AĞACA ile ilgili bir yan yine bakıyorsun merhum AVUKAT DOĞAN YILDIRIM sayın MEHMET ALİ AĞACA nın geçmişte avukatlığını yapmış İRANA kaçmasında rol oynamış,aslında entresan şekilde size burda kısa izah edemiycem bir çok hadise 1977,78,79 yılına bağlanıyor,özellikle KAYSERİ vilayetimiz öne çıkıyor,biliyorsunuz merhum ÜZEYİR GARİH CİNAYETİ hükümlüsü er yener yermezde Kayserili…

Size kısaca şöyle girim ergenekonun dışarda kalan ayağı özellikle EKONOMİ ve MEDYA,MİT ayağı bunlara hiç dokunulmadı ama 1975 yılındaki ABD  ambargosu ile şekillenen ERGENEKONUN ekonomik güç saç ayağı tüm o dönemden bugüne gelen zamanda bu şuç imparatorluğunun arkasında ERGENEKONUN EKONOMİK AYAĞINI saklandı,ne dedi 1988 yılında merhum TURGUT ÖZAL suikasten sonra bunlar eski günlere alışık KAÇAKÇI taifesi eski rantı bulamadıkları için huzursuzlar onun için bu işlere kalktılar……….?

ERGENEKON OPERASYONLARI başladığında istanbulda mason locası önünde yakalanan bıçaklı şahıs loca başkanını öldürmek için gelen KAYSERİLİ çıktı,sonra olay yine bir kayserili avukata bağlandı ve sonunda hadiseler KAYSERİ BELEDİYE başkanlığına ulaştı.

2010 yılında İTO BAŞKANINA şantaj yapıyorlar diye gözaltına alınan sonrasında beraat eden iki MİT mensubu doğumları konya olsada,kökenleri bir yerden KAYSERİYE ulaşıyor

Hatta yüksek okulu kayseride okudukları bazı önemli dökümanlarıda kayseriden zamanında aldıkları ortaya çıkıyor,emniyet tutanaklarında.

Merhum ÖZDEMİR SABANCI suikastine baktığınızda ERGENEKONLA karşılaşıyorsunuz,bazı ERGENEKON hükümlüsü asker,polis kişilikler önünüze çıkıyor SABANCI aileside Kayserili.

Kayserinin bildiğimiz ne ÖZELLİĞİ var insan yapısı olarak ticareti sevmeleri para kazanmayı ön planda tutmaları hatta dünyaca ünlü para kazanma ustası musevilerele eş tutulmaları,VATANSEVER olmaları,birde KAYSERİNİN en büyük özelliği tarihten gelen büyük ERMENİ ve MUSEVİLERİ tüm dünyada kendi şehirlerinden çıkarmaları,buda kayseri insanımızın uluslararası gücünü gösterir.

Siz ERGENEKON örgütü gibi bir örgütte hiç tutuklanan ERMENİ,YAHUDİ gördünüzmü yok,ama böyle bir örgütlenmede bu cematlerden vatandaşlarımızın olmaması mümkünmü?

Sayın CEM KÜÇÜK beyin bazı yazılarında ERGENEKONU 1 NUMARASI olan bir kişinin aslında ermeni kökenli olduğu hakkında bir çok yazısı var bu kişinin örgütü ile tarihsel NATO nun üst kanadını ülkemizde nasıl yönettiğini anlatıyor,acaba tarihten baksak onunda kökleri PASTIRMACIYAN efendi gibi KAYSERİYE çıkarmı….

Buda SİZLERE şunu gösteriyor ERGENEKON BARONLARLA AYAKTA işlerini hala ekonomik güçleri ve medya ve gizli servisteki yaptıkları GİZLİ ANLAŞMALARLA hala devam ettiriyorlar,KAYSERİLİ,SİVASLI ERGENEKONUN DEMEKKİ EKONOMİK AYAĞI GÜÇLÜ BARONLARI VAR ULUSLARARASI sahnede güçlü olan bunların DOKUNULMAZLIKLARIDA VAR……?

KURTLAR VADİSİNİN BİR BÖLÜMÜNDE HİCVEDİLEN CUMHURBAŞKANLIĞI KÖŞKÜNDE BARIŞTIRMAK AMACI İLE POLAT ALEMDARLA,İSKENDER BÜYÜK beylerin karşılaştırılması var, ACABA İSKENDER BÜYÜK,POLAT ALEMDAR VE HİCVEDİLEN CUMHURBAŞKANIDA KAYSERİLİ demeyin………………….??????

Biz gerçekleri biliyoruzda sevgili okuyucu kardeşlerim ADIMIZ HIDIR,ELİMİZDEN GELEN BUDUR, sizde bizleri idare edin,hepinizi gözlerinden öperim…….!

SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN…..

6 Kasım 2013 Çarşamba

NUFUZ CASUSLUĞU .MİT ve İSTİHBARAT ÖRGÜTLERİ,


Sevgili okuyucularım nufuz casusluğu konusunu 2000 yılında ülkemizde ilk kamuoyuna açıklayan dönemin içişleri bakanı SAYIN SADETTİN TANTAN beydir,peki neden bu açıklamayı yapmış fakat sonrasını getirememiştir,onu şahsına sormak lazım bilmem cevap verirmi.

Nufuz casusluğu çok kapsamlı bir konu İSTİHBARAT ÖRGÜTLERİNİN çokça kullandığı bir yöntem birde bu yöntemi malumu biliyorsunuz suçlular kullanır bunu nerde kullanırlar işte herkesin malumuca bildiği DOLANDIRICILIKTA………?

Peki  İSTİHBARAT ÖRGÜTLERİ DOLANDIRICIMI diyceksiniz şimdi istihbarat örgütleri hedefe gidebilmek için bazı ortamlarda şuç olabilecek doneleri kullanır fakat bu kontrollüdür,şuç işliyor gibi yapman lazım ama geriden şöyle basit usul söyliyeyim kırıp döktüğünü NAMUSLU bir şekilde toplayıp,yani işlediğin şuç vasfını ortadan kaldırıp hasar verdiğin yerleri düzeltmen lazım.

Bugün emniyet genel müdürlüğünün en çok uğraştığı dolandırıcılık tipi budur,hergün bir insanımızın canını bu yöntemlerle yakılmaktadır,ben geçmişte MİT ve emniyetin bazı operasyonlarda kullandığı ünlü DOLANDIRICILARI kitabımda yayınlıycam.

Tabi birde espiyonaj ve kontespiyonaj  faliyeti içinde NUFUZ CASUSLUĞU var buda basitçesine başka bir hüviyete,kimliğe insana bürünerek başka meslek ve sosyal hayata istediğin hedefe anlık veya stratejik gidebilmen için bu gerekli olabilir.

Size kimsenin söylemediği bir olayı söyleyeyim kozmik istihbarat görevlilerinde hep bir dublör uzun süreli istihbarat yaşamı boyunca bulundururlar bu gerekli ortamda kafa karışıklığı yaratsın karşı istihbarat örgütleri için diye çok kullanılan bir yöntemdir.

Size bir anımı anlatım 1994 yılı başında ANKARADA bir ekip MİT ve İÇİŞLERİ bakanlığının kullandığı kartları basan bir matbayı soymuş PVC kimlikler o dönemde ilk MİT ve İÇİŞLERİ BAKANLIĞI giriş kartlarında vardı,istanbulda bir adresteyim bir baktım dönemin bazı önemli kişilerinde bu kartlar dolaşıyor verin bir bakalım dedim güldüm,tabi anında KURUMLAR kartlarında değişikliğe giderek hadisenin önüne geçmeye çalıştılar ama böyle bir hadisede vuku buldu,…?

Basit basit geldik birde özellikle MİT ve onun seferberlik 5. Kol faaliyetinin bu konuyu bilerek ve isteyerek yöneticilerinin şuç vasfı işleyerek yaptıkları NUFUZ CASUSLUĞU vardır bunlar çokta can yakarak yaktıkları işlerdir,genelde bu KURUMUN içinde oluşmuş bir seferberlik kapsamı adı altında gizli bir örgütlenme,nedenlerini burda açmak şu anda istemiyorum açıkçası ,ama şöyle bir hadise var geçen YENİŞAFAKTA İSTİHBARAT UZMANI ALP TUFAN beyin yazdığı gibi MİT in MİTOLOJİSİ adlı yazıda kurumun dışarda oluşturduğu İSTİHBARAT BARONLARI,bunlar bazen önemli insanların üstünden NUFUZ CASUSLUĞU yaprak kurumsal bazı maddi,manevi güç elde etmektedirler,……!

Mesela buna şöyle örnek verebiliriz rahmetlik TURGUT ÖZAL döneminde veya sayın TANSU ÇİLLER döneminde yapılan devletler arasında büyük operasyonlar olmuştur bunlar çok stratejik operasyonlardır vede AKÇELİDİR bakın bu akçe kısmı çok önemli bu işleri yüklenen bazı şahıslar vardır bizat işi yapan fakat siyaset dönemi geçtikten sonra bunlar uzun ve stratejik AKÇELİ işler olduğu için KURUMLAR bazen kendi maddi menfaat için oluşturdukları örgütlenmelerde bu kişilikleri istemezler bu kişilerin ayağını kaydırarak bu genelde İFTİRA,KOMPLO,ÖLDÜRME,AİLESİNİ TEHTİD,ŞANTAJ,BASKI gibi şuç vasfıda çok yüksek olaylar kullanılarak uzun yıllar bu NUFUZU taşıyan kimliğin başka kendi çıkarlarına uyan basit birisinden bu kişinin NUFUZU yaratılarak hedefe gitme yöntemi olur,tabi bu işleri yaparken maalesef birde ŞUÇ YUMAĞI OLUŞUR,başkalarının hayatı kararır ömrü ve idealleri gider buna sayın BAŞBAKANIMIZ şu örneği çok kısa verdi mesela birileri YANICAKKİ, BİRİLERİ YOLA DEVAM etsin dedi evet olaylar böyle oluyorda bazende muhalefet partisi liderleri,başbakanlarda yanabiliyor çünkü onlara yapılan operasyonlardada NUFUZ CASUSLUĞU çok sık başvurulan bir yöntem…….?

Sevgili okuyucularım CAN dostlarım size ilgili konuda kısa bilgi verdim kitabımda maceralı bir şekilde olayların çok ince noktasını vericem yayıncılarım çalışmalarımızda diyorki ağbi seninki kitap değil MEYDAN LARUSE olucak İSTİHBARAT VE GÜVENLİK dünyası konularında..!

SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN……

4 Kasım 2013 Pazartesi

YAVUZ HIRSIZ 1974..

YAVUZ HIRSIZ 1974
Sevgili okuyucularım sizlere hiç bilinmeyen hikayeleri anlatmak isterim istihbarat dünyasında sayın MEHMET EYMÜR beyin yazdıklarına çok önem veririm.Şimdiye kadar bu 30 yılda hiç yalan yanlış bir şey yazmadı,sayın büyüğümüzle paralel bir evrende yaşadığımızdan doğru anlattıklarına hep şahit olmuşumdur YAŞAMIM boyunca..
Son yazısında bir konudan bahsedince tebessüm ettim çocukluğuma daldım,bir gece rahmetli babam geliyor şerefsiz bu sabaha karşı dedi ve sabah erkenden çekti gitti sonraki günlerde hararetli bir DENİZ KUVVETLERİ YÜZBAŞIMIZDAN sinkaf ederek bahsettiklerini duyuyordum.
Aradan yıllar geçti,babam öldü çok kimse hayatını kaybetti o günlerden kaybetmeyen hayatını son numunelerden YALÇIN ağbi ile içki içerken bu konu açıldı o günlerden aslında onun görevi bendeki hafızayı canlandırıp tazelemek,hatırlıyormusun o hadiseyi dedi hafızamda kalanı dökünce dur ben sana aslını bilmediğin tarafını anlatim dedi,bu YAVUZ YÜZBAŞI STK (SEFERBERLİK TETKİK KURULU) beraber çalışıyorlardı EEEE dedim,1973 işte o senin hatırladığın yılın başında KIBRISA yapıcağımız çıkartma harekatının şekillendirilmiş planlarını ABD sızdırdıktan sonra AMERİKAYA kaçtı,eee dedim babanlar bastırdı buna kin yaptılar ECEVİT ve hükümetide ABD bastırdı CİA ile yapılan anlaşma ile öldürmemek kaydı ile geri vericeklerini tahattüt ettiler ve bunu kabul ettirdiler ve verdiler geldiğinde işte o kinle bekleme ondan tabi jetonlarım düşmeye başladı,sonra ağbi dedim,burda iyice sorguladılar ne olup bittiğini öğrendiler hemen TÜRKİYEYE dönmiycek şekilde AVUSTURALYAYA yolladılar oraya yerleşti,senden biraz büyük bir oğlu vardır bunlar sarışın aynı ABD li Anglosaksonlara benzerler orda SDNEYDE önemli bir mevkiye geldi,oğlunuda iyi yetiştirmiş ne yapıyorlar şimdi dedim oğlu buraya geldi hala izliyorum AMİRAL gemisinde çok yüksek maaşa bağlamışlar orda tutuyorlar CİA ile teması bunun üstünden kuruyorlar anladınmı dedi,anladım kafamı salladım.
1999 şubat sonu APO nun geldiği günler telefonum çaldı,yalçın ağbi ZEKİ vericeğim adrese gel orda bekliyorum sana birini göstericem,tamam dedim çıkmaz bir sokak olan BALYOZ sokağa girdim yalçın ağbiyi en dipte gördüm,gel dedi elbise tezgahlarının arkasında 10 dakika bekledikten sonra bir kitap evine iki kişi geldi uzun boylu SARIŞIN olan işte oğlu bu dedi,düzgün bir tip anladınmı şimdi koordinasyonu ATA BEYLER bunların üstünden sağlıyor,vay Anasını  Dedim…?
Avusturalyanın eskiden bir tek ANKARADA elçiliği vardı,istanbulda yoktu bize bu çuvalları giydirenler sonrada TİCARET ODASI davası ile kafamız duvara dayalı iken sonra OSLO da dolaşan SARIŞIN vatandaşlar bu VATAN HAİNLERİNİN ÇOCUKLARIMI dedim….
YALÇIN AĞBİNİN RUHU BU SORUMA ŞU CEVABI VERDİ AH BE ZEKİ HAİNLİK İYİ PİRİM YAPIYOR,ÖĞREN DEDİ…………!
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN…..

DERİN KULAK(ECHELEON)

DERİN KULAK(ECHELEON)
Sevgili arkadaşların şu saatler ve günlerin konusu olan NSA(ABD ULUSAL İSTİHBARAT ÖRGÜTÜ) ve RUSYAYA sığınan,SNOVDEN isimli bu örgüte taşoron olarak önemli görevler yapan bir UZMAN kişinin itirafları ve açıklamaları ile başladı bizide ilgilendirecek gibi.
Gelelim dinleme,ABD ve bize kısa bir bilgilendirme yapalım,özellikle soğuk savaş döneminde ABD NATO ya girmemizle ülkemizde kurduğu hava üstlerinin haricinde birde dinleme merkezleri kurdu bunlar özellikle SSCB(SOVYETLER BİRLİĞİ) karşı dinleme yapmak için kurgulandı,büyük kulaklar özellikle SİNOP,SAMSUN,TRABZON gibi karadeniz sahilindeki merkezlere aktarım olarakta İZMİR,İSTANBUL,KARAMÜRSEL(YALOVA) ve ANKARA merkez alındı.
Ankara merkez alınarak oluşturulan GENELKURMAY ELEKTİRONİK SİSTEMLER KOMUTANLIĞI (GES) adı ile kurumsal TSK literatürünede BAYRAK garnizonu olarak geçti,tabi çok gelişmiş dönemine göre ve TÜRKİYE şartlarına göre o yıllarda  nitelikli ve çok gizli bir KARARGAHTI….
TSK  da kısaca konunun bilmeniz gerekli olan tarafı tarihten buraya kadar,birde emniyet ve MİT dinleme ve elektronik teknik takip,birimleri var.
Tabi özellikle emniyetimiz 1980 li yılların ortalarına kadar basit dinlemenin haricinde bu konuda bir önem arz edicek hadiseleri yoktu,MİT tabi yarı askeri ve DEVLET İSTİHBARATINI yaptığı için onun teknik takip ve elektronik istihbarat gücü çok daha mükemmel ve konularına göre gelişmişti.Birde ABD,İNGİLİZ,ALMAN servislerinin MİT yaranabilmesi için malzeme ve eğitim kurs konusunda destekleri büyüktü…
İlk MOBİLİZE dinleme ve elektronik takip tarassut araçları MİT 1992 YILINDA geldi bunlar minübüs şeklinde dönemin çok gelişmiş araçları idi yıllar evvel ALMAN hükümeti böyle iki wolswagen minübüs hediye etmişlerdi ama böyle gelişmiş değildi,daha sonra hemen emniyet genel müdürlüğüde bu araçlardan sağlayarak özellikle terörle mücadelede o dönemde bunları kullandılar.
Arkadaşlar size ALLAHIN izni ile bunların gerçek yaşanmış ve önemli hadiselerini kitabımın içinde vericem,tabi müstehcen kısımları bana kalmak kaydı ile…
Şimdi kısa bugüne gelelim herkeste bir tedirginlik var netice itibari ile SNOVDENDAN yola çıkarsak burda NSA DEVLETİMİZİN tepesini dinlemiş,ülkemizi zora sokucak hadiselere gebe bırakabilir dengeler değişebilir,belkide şu anda bazı partilerde siyasi guruplarda bazı faaliyetler bu ortaya dökülecek verilerin,etkisi çok fazla olucak.
Sayın başbakanımızın ofisini ve diğer yerleri dinleyen NSA ekiplerini  olabilirmi?Aynı JAMES BOND hadisesindeki gibi özel ekip guruplar ve timler halinde gözünüzün önüne getirin özel uçaklar yüklü miktarda para elektronik ve teknik mobilize alt yapı EN ÖNEMLİSİ ülkemiz içinden aldıkları GÜVENLİK GÜÇLERİMİZİN İÇİNDEN yardım,destek veren kuruluşlar içindeki üst alt hiyerarşi siyasi ve maddi menfaate dönük destek ve son BARONLARIN cebine giden BALOLARDA CD ler,………….?
ÇOK YAKINDA……………………………………………………!

SAYGILARIMLA,ZEKİ ARSLAN….

3 Kasım 2013 Pazar

BİZİ YORMA GİT KENDİNİ VUR….!

                                                                                                                                          3.11.2013
BİZİ YORMA GİT KENDİNİ VUR….!
Sevgili ve sayın yazılarımı takip eden değerli dostlarım,bugün size kamuoyunda garip gelen intahar vakalarını biraz,anlatmak istiyorum biliyorsunuz tüm anlattıklarım doğru farzedilsede aslında HAYAL MAHSÜLÜ……? Tabi  bu hayal mahsülü deniz mahsülü gibi değil ama ikiside derinden ve dipten çıkıyor,biri yenir öbürü bilgi olarak aklımızda yer eder diğilmi…?
Şimdi bugünlerde büyük bir devlet adamımız intahar ettiğinden dolayı bazı haberler basına yansıyor,hemende sayın eski başbakan TANSU ÇİLLER hanfendinin dönemi ile herşeyi ilşkilendiriyorlar,sanki TÜRKİYEDE bir devir SAYIN ÇİLLERLE açıldı SAYIN ÇİLLERLE kapandı ne olsa sayın ÇİLLER dönemine ama ortada üç kuruşluk olay yok,SANSASYON çıkartmaktan başka.
Okuyucu arkadaşlarım biliyorsunuz GLADİO MASONİK bir ağırlıklı yapıya sahip,bu tip örgütlenmeler aralarında siyasi ve maddi bağ birbirleri ile ZİNCİRLEME kurarlarki her işleri sağlam gitsin,basitçe İlker teğmen gladioya girdiğinde,arkadaşı semt bakkalı marketçisi muattabı,pratisyen hekim dr arkadaşı, karakolda polis veya komiser muavini,mit meslek memuru 1 yıllık çömez bunlar HEPBERABER rütbeleri,makamları mevkileri artar bakarsın TEĞMEN 50 YIL sonra GENELKURMAYBAŞKANI, marketçi 5yıldızlı grosmarket zinciri sahibi dr ordınaryus profösör,polis vali,emniyet müdürü,anlatabildimmi,sistem bu kombinezonla gider…..?
Birde bu örgütlenmenin kuruluşunda,entresan gizemli bazı büyük akçeler,olabilir biliyorsunuz her örgütün parası olur,buda dağınık bir şekilde kişilerin ve temsil ettikleri kurumlarda saklanır…….!
1979 yılı entresan bir yıl sayın AĞACA nın sorgusu esnasında kimler vardı,tutanaklarda olmuycak neler konuşulmuştu,GLADİO nun askeri kanatı o dönemde çok zayıf olan polis teşkilatımızda kimlerle ilişki içinde idi tabi bunları araştırmak lazım sonra sayın AĞACANIN PAPAYI gidip vurmasından evvel basına ve emniyete yolladığı mektuplar,sayın MEHMET ALİ AĞACA önemli bir insan kimlere ne konuştu o dönemde genç devlet görevlilerimiz sonra kaderleri nasıl hızlı gelişti,dilmi arkadaşlar bunlarla ilgili konuları açmak lazım.
Bazen bu örgütlenmelerdeki hata yapan insanlara,öyle cezalar veriliyorki dikkat çekmesin diye,örgüt içinde bak GİT BİZİ YORMA KENDİNİ VUR hadiseyi bu şekilde kapatıcaz BİLADERLERİNE VE HEMŞİRELERİNE yanlış yaptın diyorlarmı,dilmi sevgili okuyucularım.
Bazen belki bunu yapamayan insanlar oluyor,direniyor üstünde baskı kuruyorlar,baskı kurdukları kişi belki bu çevrenin uzağındaki tanıdıklarından yardım istiycek tam derdini açamıyor,gidiyor İNTAHAR ediyor,bu vakalar sanırım çok oluyor…….?
Bir gün bir dizi seyrediyorum,işin kötüsü bu dizlerin kahramanlarıda bir havalarda,DİNCİ TERÖRİSTLER buzdolabında ceset taşıyor hemde tek kapılı,ulan ben bir zamanlar bir yerde sabahın 7 sinde bir BUZDOLABI taşıyan görmüştüm peh be dedim  beşinci kata büyük buzdalabını sırtında iki kişi taşıdılar arkadan öğlen ön taraftan intahar etmiş HEMŞİRE çıktı,bak işe hani ŞAPKAYA TAVŞAN KOY,ARSLAN çıkmış gibi ALLAHIN işi…
Rahmetli bir ağbimiz vardı  bir gün geldi ölmeden evvel,çok severdik kendisini üç kişinin arasında bana baktı dediki ARSLANI hastayken yatağında becericen yoksa arslan adamı parçalar,bir devlet görevlisi arkadaş dediki aman ağbi sen sen ol aslanla uğraşma bu aslanın hastası,yaşlısı,yok ASLAN,ASLANDIR bak feleğin şaşar sonra…..…
Neyse sevgili okurlarım bazende duyarsınız ekelliyetten birisi mesela Musevi işadamı intahar etti,arkasından anında MOSSAD ekipleri olaya el koydu sanki bizim polis yok bu Yahudiler öyle çok düşkünlerdir bir birlerine bakarsın aynı haftalarda Musevi uyruklu kişler üçleme beşleme intahar zannederim bu maddeselden çok örgütsel başarısızlık gibi hadiseler yine aynı TAKTİK BİZİ YORMA GİT KENDİNİ vur operasyonu teşkilatları anlıycanız kendi içlerinde bir birlerine güzellik yapıyorlar….
Sevgili okuyucularım bir kardeşiniz olarak tavsiyem kendi çabanız,kabiliyetiniz ve başarılarınızın hakiki olması kaydı ile hayata tutunun bu tip kumaşı bizden olmayan örgütlenmeler,insanın PEŞİNİ BIRAKMAZ SOBAHARINI, KIŞINI yaşatmaz….
SAYGILARIMLA,HAYIRLI PAZARLAR…..

ZEKİ ARSLAN…….

1 Kasım 2013 Cuma

KONTGERİLLANIN YAKTIĞI FİDANLAR,OCAKLAR………!


 

Sevgili okuyucularım sizlere bugün gayrinizami harp faaliyetlerinden bazı konular aktarmak istiyorum bunlar askeri talimatnamelerde geçerli olan FM-31-15 DÜZENSİZ GÜÇLERİ hareketa sokmak,ve gayrinizami harp esnasında kullanım.Kısacası işgal altındaysak balıkçı barınağındaki sandalcıdan,tek kanatlı uçak pilotundan gerekirse cezaevindeki en tehlikeli mahkumları kullanabileceğin bir yapıyı kullanmanın el kitabi talimatnamesi ve bu yapı  her dönemde kullanılmış bir yöntemdir.Bunu işgal ediceğin bölgedede aynı şekilde gayrinizami harp unsur kuvvetlerini sızdırarak yaparsın,özellikle bu konuda görevli güçler barış zamanındada bu tip faaliyetleri tatbikat için yapar,devamlı dost düşman tanımladığımız tüm komşu ülkelerde bu konu ile devamlı bir alt yapımız vardır.

Şimdi size ROMAN tadında girim(roman vatandaşlarımız yanlış anlamasın)hikayemiz bakımından 2006 yılı ekim ayının ortaları,bayramdan birkaç gün evvel yanlızım kimsem yok arkadaşlarımı kaybetmişim kurumsal hatlarımı kapatmışlar,üstümde bir baskı var bu baskıyı o dönemdeki gücümle yenemiyorum,akşam suları bulunduğum karargah ortamında,küçük bir rakı almak için çıktım birkaç duble içim kendimi rahatlatim diye,döndüm iki genç dikkatimi çekti bulunduğum noktanın önünde hararetli bir bekleyişleri var bulunduğumuz alanda bu tiplerin olmasına imkan yok dikkatimi çekti,önemsemeden çekileceğim noktaya çekildim,1 kaç saat sonra hava almak için çıktım iki genci yine aynı noktada görünce,işkillendim bir tuaflık var,silahımı hazırlayarak belimde yanıma çağırdım,yanıma geldiklerinde anladım gözleri cam gibi parlıyor,hap almışlar iyice işkillendim,sert bir şekilde bu alanda ne işleri olduğunu sordum,gayet edepli ama heyecanlı ağbi,MUAALLA ablayı bekliyoruz dedi,muallah hanımı çok eski tanırım HUKUKÇUDUR ama konusu çok başka,bu tiplerle hiç işi olmaz bu işte bir gariplik var ama referans çok sağlam olunca tamam dedim,ayrıldım ama içime bir kurt düştü,mualla hanımın kardeşi ARİF beyi birkaç gün evvel bir gitar kutusu ile görmüştüm,bu bende dikkat çekmiş İSKENDERİN istikametine gidiyordu , İSKENDERİN AK partiye karşı kuduz köpek gibi saldırdığı günler

ne oldu ise birkaç duble daha içtikten   sonra dışarıya çıktım baktımki gençlerden birinin  elinde  gitar çantası ile ilerlediğini gördüm,nöbet tutan beni görünce şafak attı oda aynı istikamete hızla uzaklaştı ,içimden dedim bu işte bir iş var.

Ertesi günü akşam haberlerinde kocaelinde ve sakaryada iki gencin araçla pişmaniyeci ve benzinciye silahla saldırıp bazılarını yaraladığını ve öldürdüklerini öğrendim ama eşkal yok aradan 24 saat geçmeden mersin ve adanadan yine öldürme ve yaralama hadiseleri geldiğinin haberlerini aldım Televizyonlarda büyük bir infaal oluşturuldu iki kaçak silahlı biri pompalı tüfekli biri tabancalı önüne gelen kim varsa öldürüp soyup yolla devam ediyor,

Zannederim PAZARTESİ akşam öğleden sonra kızılcıhamamda jandarmanın bir yol uygulamasında küçük bir çatışma ile yakalandılar,dikkatimi verdiğim için televizyonda yakalananların eşgalini görünce,bu iki gencin benim Cuma günkü konuştuğum gençler

olduğunu anladım,ve suratımda bir ACI oluştu çünkü bu iki gün içinde sanırım dört beş kişi öldü birkaç kişi yaralı kurtuldu,sinirlendim,öfkelendim çok üzüldüm tabi aklım ve olaylardan hadiseyi çözdüm bir İNFİAL YARATILIP toplumdaki hassas dugularla oynamak toplumun ve emniyet güçlerinin dikkatlerini dağıtmak ,ben ideolojik değilim ama o anda devlete güvenin sarsılması bayram arifesinde toplumda kötü imaj yaratılmak için tezgahlanmış ancak gavurun memleketinde yapılacak,bir hadise belki orda bile yapmak SAVAŞ kurallarında ahlaksızlık sayılabilir,o esnada yapılabilecek bir şey yok bunlar almışlar ellerine gücü saldırıyorlar her yerden sadece ülkedeki ne olursa olsun düzeni bozup her türlü demokratik ortamı sekteye uğratmak  gayeleri.

Sonraki zamanda bazı önemli OPERASYONLARLA meşgul olan arkadaşlarla fikir teatisi yaptığımızda  arkadaşların gözelerinden çaresizliğin bir şeyler yapamadıklarının hırsını gördüm,banada takma kafana dediler,olaylar benim bu konuyu fark ettiğimi anladıkları anda bu olayın üstünü örtmek için bir daha herhangi bir şekilde uyandırılmasın diye BASINDADA bu hadisenin sanıkları çeşitli manipleler ve özel röportajlarla bir daha adalete,

Yansımıycak şekilde PARLATILIP,ÖRTÜLDÜ….!

Bu hadiselerden çıkıp geliceğimiz 2009 yılına ŞEHİT MUHSİN YAZICIOĞLU davası,56 NOLU BORU FABRİKASINDAKİ BORULAR VE KURU İMZALARA KADAR gelicez beni yazılarımla takip eden çok değerli dostlarım.

SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN……

31 Ekim 2013 Perşembe

MİT'in mitolojisi 1965'de yasallaşan devlet istihbarat hizmetleri 1972'den sonra TSK ve MİT içinden bazı kişilerin angajesi ve bunların dışardaki her türlü yapılanmaları ile başka bir boyut kazandı. 1970'lerden sonra gizli ittifak hem kurumun içinde hem dışında milli hassasiyeti olan kim varsa onları ortadan kaldırdı. MİT'in içinde istihbarat baronları oluştu. Bu baronların hiçbirisinin çalışması asla Türkiye'nin lehine değildi. ALP TUFAN - İSTIHBARAT UZMANI | 30 EKİM 2013, 22:31

31.10.2013
SURİYE VE KADERİM……..
Sevgili beni yazılarımla takip eden okuyucularım,bugünki yazımı biraz duygusal konularda yazmak istiyorum,SURİYEDE bir insanlık dramı yaşanıyor savaşın olduğu heryerde insanlık dramı vardır,genç erkekler savaşçılardır,savaşın ne kadar kötü bir şey olduğunu yaşları olgunlaşınca anlarlar.
1915 kanal harekatında ailemden bazı büyüklerim CEMAL paşa ile beraber şimdi kontrgerilla harekatları dediğimiz faliyetlerde bulunuyorlar TEŞKİLATI MAHSUSA subayları olarak zaten ALMAN devleti ile ilişkilerimiz o yıllarda karargahta başlıyor,bunları kısa geçiyorum URFA BİRECİKTE kurulan faliyet intikal karargahında,tüm coğrafik bölgenin en büyük İslam aleminin ileri gelen ailelerinden GEYLANİ ailesi bölgedeki sosyal ve askeri faliyetlerimizden dolayı bize bir CEYLAN hediye ediyor,bu nedenledirki aileme sonra OSMANLI ve CUMHURİYETİN başlarında soyadı kanunu çıkana kadar CEYLANİ lakabı ile tanınıyorlar SOYADI kanunu ilede ailemin büyük bir kısmı bu soyadını taşıyarak yaşıyor,çokta az kalsalar ve felaketlerle yaşasalarda.
Tabi netice itibari ile OSMANLI yıkılıyor,genç Türkiye coğrafyasında artık SURİYE bize komuşu bir ülke olarak kalıyor,ama kader ağlarını yine çalıştırıyor ve 1950 lerin başında ülkemizde çok stratejik SOĞUK SAVAŞIN en sıcak başlangıç noktasında yine ALLAH SURİYEDE bize karargah kurma şansı veriyor ve macera dolu uzun yıllar boyunca bu karargahta yine bir çok ülkenin faliyetleri ile karşı karşıya kimi ile dostluk kimi ile düşmanlık seviyesinde götürülen ilişkilerle,tüm Safalarını yaşayarak özellikle OSMANLININ nasıl büyük bir devlet olduğunu 90 yıllık CUMHURİYETİN nasıl hala OSMANLININ kurduğu düzenden günümüze gelene kadar bilgi ve lojistiği aldığını görerek öğrendim.
Sevgili arkadaşlarım suyun ve yerin altından geldiğim için,sorunun ülkemizdeki sizin vataseverliğinizden veya yöneticilerimizin büyük çoğunluğunun kifayetsizliğinde veya hainliğinden değil,SİSTEMDE yapılan bazı derin anlaşmalarla ülkemizi bağlandığını gördüm,o zaman SİSTEMİ çok küçük bir azınlığın bizim MİLLETİN değil,kendini bu milletten ve devletten büyük gören zümrenin yönettiğini gördüm.
Suriyeye gelirsek 2005 yılında çıkan büyük bir İSRAİL,ABD konsorsiyumu yerli taşoron saldırısı ile acı fakat ŞEREFLİ bir uzun çarpışma döneminde sonra yine gizi faliyetler çerçevesinde, bir çok yiğit arkadaşımı kaybederek ve savaşın sonunda ağır hastalanarak rahatsızlıkla kaderin belki bana sunduğu şanslı bir lutuf olarak istihbarat faliyetini kaybederek 55 yıllık SURİYE karagahımızdan malup ve başımız öne bakarak ikinci defa çıkmak zorunda kaldık.
Size bu yazdığım yazıdan büyük güçlerin bir devleti devirmeden evvel onun yer altı unsurlarını devirip yendikten sonra o ülkeyi feth ettiğini veya o ülkeyi içerden felakete,iç savaşa götürdüğünün canlı,yaşanmış YÜZYILLIK bilançosunu kısa verdim,konu çok içinde onun için kısa ve derin istihbari bilgi buradan veremiyorum,bu yüzden özür dilerim.
Yazımı bitirmeden evvel değerli emniyet istihbaratının kurucularından emekli emniyet müdürü sayın ERGUN GÖKDENİZ beyin 1951 yılında kurulan ABD ile ilgili ÖZEL BÜRO faliyetlerini açıklarken,bir söylemi oldu,duayen GÖKDENİZİN bunların büyük hedefi IRAK,SURİYE,İRAN ve TÜRKİYEYİ içine alıcak KÜRT DEVLETİNİ kurmak……..
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN

SURİYE VE KADERİM....

                                                                                                         31.10.2013
SURİYE VE KADERİM……..
Sevgili beni yazılarımla takip eden okuyucularım,bugünki yazımı biraz duygusal konularda yazmak istiyorum,SURİYEDE bir insanlık dramı yaşanıyor savaşın olduğu heryerde insanlık dramı vardır,genç erkekler savaşçılardır,savaşın ne kadar kötü bir şey olduğunu yaşları olgunlaşınca anlarlar.
1915 kanal harekatında ailemden bazı büyüklerim CEMAL paşa ile beraber şimdi kontrgerilla harekatları dediğimiz faliyetlerde bulunuyorlar TEŞKİLATI MAHSUSA subayları olarak zaten ALMAN devleti ile ilişkilerimiz o yıllarda karargahta başlıyor,bunları kısa geçiyorum URFA BİRECİKTE kurulan faliyet intikal karargahında,tüm coğrafik bölgenin en büyük İslam aleminin ileri gelen ailelerinden GEYLANİ ailesi bölgedeki sosyal ve askeri faliyetlerimizden dolayı bize bir CEYLAN hediye ediyor,bu nedenledirki aileme sonra OSMANLI ve CUMHURİYETİN başlarında soyadı kanunu çıkana kadar CEYLANİ lakabı ile tanınıyorlar SOYADI kanunu ilede ailemin büyük bir kısmı  bu soyadını taşıyarak yaşıyor,çokta az kalsalar ve felaketlerle yaşasalarda.
Tabi netice itibari ile OSMANLI yıkılıyor,genç Türkiye coğrafyasında artık SURİYE bize komuşu bir ülke olarak kalıyor,ama kader ağlarını yine çalıştırıyor ve 1950 lerin başında ülkemizde çok stratejik SOĞUK SAVAŞIN en sıcak başlangıç noktasında yine ALLAH SURİYEDE bize karargah kurma şansı veriyor ve macera dolu uzun yıllar boyunca bu karargahta yine bir çok ülkenin faliyetleri ile karşı karşıya kimi ile dostluk kimi ile düşmanlık seviyesinde götürülen ilişkilerle,tüm Safalarını yaşayarak  özellikle OSMANLININ nasıl büyük bir devlet olduğunu 90 yıllık CUMHURİYETİN nasıl hala OSMANLININ kurduğu düzenden günümüze gelene kadar bilgi ve lojistiği aldığını görerek  öğrendim.
Sevgili arkadaşlarım suyun ve yerin altından geldiğim için,sorunun ülkemizdeki sizin vataseverliğinizden veya yöneticilerimizin büyük çoğunluğunun kifayetsizliğinde veya hainliğinden değil,SİSTEMDE yapılan bazı derin anlaşmalarla ülkemizi bağlandığını  gördüm,o zaman SİSTEMİ çok küçük bir azınlığın bizim MİLLETİN değil,kendini bu milletten ve devletten büyük gören zümrenin yönettiğini gördüm.
Suriyeye gelirsek 2005 yılında çıkan  büyük bir İSRAİL,ABD konsorsiyumu yerli taşoron saldırısı ile acı fakat ŞEREFLİ bir uzun çarpışma döneminde sonra yine gizi faliyetler çerçevesinde, bir çok yiğit arkadaşımı kaybederek ve savaşın sonunda ağır  hastalanarak rahatsızlıkla kaderin belki bana sunduğu şanslı bir lutuf olarak istihbarat faliyetini kaybederek 55 yıllık SURİYE karagahımızdan malup ve başımız öne bakarak ikinci defa çıkmak zorunda kaldık.
Size bu yazdığım yazıdan büyük güçlerin bir devleti devirmeden evvel onun yer altı unsurlarını devirip yendikten sonra o ülkeyi feth ettiğini veya o ülkeyi içerden felakete,iç savaşa götürdüğünün canlı,yaşanmış YÜZYILLIK bilançosunu kısa verdim,konu çok içinde onun için kısa ve derin istihbari bilgi buradan veremiyorum,bu yüzden özür dilerim.
Yazımı bitirmeden evvel değerli emniyet istihbaratının kurucularından emekli emniyet müdürü sayın ERGUN GÖKDENİZ beyin 1951 yılında kurulan ABD ile ilgili ÖZEL BÜRO faliyetlerini açıklarken,bir söylemi oldu,duayen GÖKDENİZİN bunların büyük hedefi IRAK,SURİYE,İRAN ve TÜRKİYEYİ içine alıcak KÜRT DEVLETİNİ kurmak……..
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN

                                                                                                    01.01.2022                           A...