31.10.2013
SURİYE VE KADERİM……..
Sevgili beni
yazılarımla takip eden okuyucularım,bugünki yazımı biraz duygusal konularda
yazmak istiyorum,SURİYEDE bir insanlık dramı yaşanıyor savaşın olduğu heryerde
insanlık dramı vardır,genç erkekler savaşçılardır,savaşın ne kadar kötü bir şey
olduğunu yaşları olgunlaşınca anlarlar.
1915 kanal harekatında
ailemden bazı büyüklerim CEMAL paşa ile beraber şimdi kontrgerilla harekatları
dediğimiz faliyetlerde bulunuyorlar TEŞKİLATI MAHSUSA subayları olarak zaten
ALMAN devleti ile ilişkilerimiz o yıllarda karargahta başlıyor,bunları kısa
geçiyorum URFA BİRECİKTE kurulan faliyet intikal karargahında,tüm coğrafik
bölgenin en büyük İslam aleminin ileri gelen ailelerinden GEYLANİ ailesi
bölgedeki sosyal ve askeri faliyetlerimizden dolayı bize bir CEYLAN hediye
ediyor,bu nedenledirki aileme sonra OSMANLI ve CUMHURİYETİN başlarında soyadı
kanunu çıkana kadar CEYLANİ lakabı ile tanınıyorlar SOYADI kanunu ilede ailemin
büyük bir kısmı bu soyadını taşıyarak
yaşıyor,çokta az kalsalar ve felaketlerle yaşasalarda.
Tabi netice itibari ile
OSMANLI yıkılıyor,genç Türkiye coğrafyasında artık SURİYE bize komuşu bir ülke olarak
kalıyor,ama kader ağlarını yine çalıştırıyor ve 1950 lerin başında ülkemizde
çok stratejik SOĞUK SAVAŞIN en sıcak başlangıç noktasında yine ALLAH SURİYEDE
bize karargah kurma şansı veriyor ve macera dolu uzun yıllar boyunca bu karargahta
yine bir çok ülkenin faliyetleri ile karşı karşıya kimi ile dostluk kimi ile
düşmanlık seviyesinde götürülen ilişkilerle,tüm Safalarını yaşayarak özellikle OSMANLININ nasıl büyük bir devlet
olduğunu 90 yıllık CUMHURİYETİN nasıl hala OSMANLININ kurduğu düzenden günümüze
gelene kadar bilgi ve lojistiği aldığını görerek öğrendim.
Sevgili arkadaşlarım
suyun ve yerin altından geldiğim için,sorunun ülkemizdeki sizin
vataseverliğinizden veya yöneticilerimizin büyük çoğunluğunun kifayetsizliğinde
veya hainliğinden değil,SİSTEMDE yapılan bazı derin anlaşmalarla ülkemizi
bağlandığını gördüm,o zaman SİSTEMİ çok
küçük bir azınlığın bizim MİLLETİN değil,kendini bu milletten ve devletten
büyük gören zümrenin yönettiğini gördüm.
Suriyeye gelirsek 2005
yılında çıkan büyük bir İSRAİL,ABD
konsorsiyumu yerli taşoron saldırısı ile acı fakat ŞEREFLİ bir uzun çarpışma
döneminde sonra yine gizi faliyetler çerçevesinde, bir çok yiğit arkadaşımı
kaybederek ve savaşın sonunda ağır hastalanarak rahatsızlıkla kaderin belki bana
sunduğu şanslı bir lutuf olarak istihbarat faliyetini kaybederek 55 yıllık
SURİYE karagahımızdan malup ve başımız öne bakarak ikinci defa çıkmak zorunda
kaldık.
Size bu yazdığım
yazıdan büyük güçlerin bir devleti devirmeden evvel onun yer altı unsurlarını
devirip yendikten sonra o ülkeyi feth ettiğini veya o ülkeyi içerden
felakete,iç savaşa götürdüğünün canlı,yaşanmış YÜZYILLIK bilançosunu kısa
verdim,konu çok içinde onun için kısa ve derin istihbari bilgi buradan veremiyorum,bu
yüzden özür dilerim.
Yazımı bitirmeden evvel
değerli emniyet istihbaratının kurucularından emekli emniyet müdürü sayın ERGUN
GÖKDENİZ beyin 1951 yılında kurulan ABD ile ilgili ÖZEL BÜRO faliyetlerini
açıklarken,bir söylemi oldu,duayen GÖKDENİZİN bunların büyük hedefi
IRAK,SURİYE,İRAN ve TÜRKİYEYİ içine alıcak KÜRT DEVLETİNİ kurmak……..
SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder