15 Temmuz 2015 Çarşamba

DUVARDAKİ TUĞLA

                                      

Sevgili takipçilerim,bazı mesaj atan arkadaşlarım ZEKİ bey biraz daha açık yazamazsınız diye soru soruyorlar,bende tebessüm ediyorum.
Şöyle sizlere izah edeyim yıllar evvel eğer doğruysaki doğrudur,çünkü çok mevzusu konuşulduğu halde yalanlanmadı dönemin İÇİŞLERİ BAKANI sayın MEHMET AĞAR beyefendi sayın CEYHAN MUMCU bey ve rahmetli UĞUR MUMCU beyin eşi sayın GÜLDAL MUMCU ile görüşmesinde eğer biz bu suikastin üstüne gidersek duvardan bir tuğla çekmemiz gerekli o zamanda DUVAR yıkılır hepimiz altında kalırız demiş.
                     

Aslında 313 adet olan yazılarımda açılan konularda DUVARDAN tuğla çekildi konunun uzmanları bunu anlıyor ve banada iletiyorlar ama bizim tabi kapalı yazmamızdan haklı olarakta büyük bir okuyucu kitlesi hadiseleri ve tarihsel bazda gelen olayları kafalarında tam şekillendiremiyorlar ama haklılar bunda kusur bizde…
Burdan yeri gelmişken sayın CEYHAN MUMCU beyin 2006 yılındaki danıştay saldırısı hakkında kamuoyuna verdiği bilgi tamamen doğrudur,aslında bu bilgi yine saldırı olmadan üç gün evvel bazı birimlere gitmiş olsada maalesef konu o günlerde önlenememiştir.
Bugüne geldiğimizde aslında sizlerin farkedemediği bir takım suikastler,sabotaj ve insan kaçırma olayları günlük oluyor.
Bunlar aslında günlük hayatımızda çok doğal karşılanan haberlere geçsede, hepsinin son dönemde ortak bir noktası var.
                        

O noktada geçmişte bu insanların DEVLET içinde resmi ve gayrıresmi olarak çeşitli operasyonel faaliyetlerin içinde ortak bulunmaları…
Peki niye şimdi bu tasviye yapılıyor,bu şuna benzer YILANLAR üstündeki deriyi belirli period zaman içinde üstünden atar değiştirir,alttan yeni deri gelir yeni bir renkte.
Aslında yılan aynı yılandır ama üstündeki yeni deri ile yeni bir görünüm alarak yaşamına devam eder.
Bugünkü hadisede odur,bunun büyük nedenlerinden biride geçenlerde sayın CUMHURBAŞKANIMIZIN bir konuşmasında değindiği devlette devamlılık geleneği.
İşte bu devamlılık geleneği eski devletin geçmişteki gizli operasyonlarını bilen kenarda köşede kalan kişilerin yeni üst görevlere gelen kişilerin geçmişleri ile çok ince bilgi sahibi olmaları çeşitli gizli emtiaların saklı olduğu merkezleri bilmeleri yeni gelen yetkililerce kendileri ve dışardaki kontakları açısından bu YURT DIŞI bağlantılarını bilmeleri kendileri açısından sakınca olucağı için bu tasviyelere girerler,bunlar çeşitli dönemlerde hep olmuştur.
Geçtiğimiz günlerde bir büyük şu anda şuçlanan din alimi için yakın eski bir arkadaşı HOCA efendi bir tek yapıcağı işi kendi bilir başka hiç kimse bilmez altındaki yüz kişilik kadroyada vericeği direktifi sadece kendi bildiği bilgiyi onlara aksettirir gereğinin yapılması için emir verir.
İşte bu istihbarat jargonunda HEDEFE TEK GİTMEK denilen hedeflenen konuya istihbaratçının kendi insiyatifi bilgisi birkimi ile yönelmesi başka bir yerden kesinlikle fikir,emir almamasıdır.
Çok uzun yıllar 1981 yılından beri bu şekilde tek hareket ederek hedeflediğim noktaya yürüdüm.
Arkadaşlar TÜRK DERİN DEVLETİNDE özellikle kapalı kapılar ardında bir sinsile yolu ile sistem şantajla yönlendirilir.
Bu şantaj sistemi özellikle güvenlik kurumlarının içinden teknik takip elektronik istihbarat ve dinleme ile ele geçen malzeme yine gayrımeşru bir hiyerarşi ile çeşitli yerlere saklanır,zamanı geldiğinde kullanılmak üzere faydalı olucak kişiye zimmetlenir el altından.
İşte buna nasıl süre giden işlerimizde tam profosyonelce bilgi sahibi oldum,MİT beraber çalıştığımız bir arkadaşımız böyle bir teklifte bulununca bende hadisenin boyutunu öğrenmek istedim.
Teknik anlamda bana konuyu anlatıp ilgili şahsı birden fazla görüntüleme ile ilgili filme alıcağını söyleyince bunlardan birinin,kadın,ikincisinin para üçüncüsününde çeşitli başka yabancı servislerle temas olarak izah etti.
Ben bu teklifini kabul etmiyceğimi izah ettim ama karşıdaki şahısla samimi olmamdan dolayı bunların bulunduğumuz ortamlarda bize bu teknik çalışmayı yapacaklarını tahmin ettim sonraki zamandada tahminim doğru çıktı,bunu yaptıklarını biliyorum.Etrafımdaki bu konuda insana dayalı istihbarat çalışmasında kimlerin olduğunu çok iyi biliyorum.
Bu çalışmayı yapan benle herhangi  bir görevi olmayan kişinin şu anda önemli bir vazifede olduğunuda biliyorum.
Bu işlerde işte 2010 yılında PARALEL yapı diye adlandırılan emniyet yetkililerinin MİT mensublarına operasyon yapmaları benide bu konuya hiç alakam yokken karıştırmaları aslında şikayetçi konumundaki İTO başkanının şikayetine değil burda tamamen beni yaralamak için bana bu adi konumda gösterip kendileri aslında çok gizli olan uluslararası çıkar ve menfaat ilişkilerini götürüp GÜÇ sahibi olmak için yaptıkları bir KOMPLO operasyon.
Buna defatle niye dönüyorum,aslında bu konularla ilgili bir TUĞLA çekildikten sonra öyle geçmişe doğru bilgi ve belge ortaya çıkıcak meydana dökülecek TÜRKİYEYE illet olmuş bu yapı ortaya dökülecek.
Bakın özellikle ŞANTAJ müeesesesi öyle bir yapıdırki kimi hedef alıp etkisi altına aldığını onu yönettiğini bilemezsiniz,öyle bir müessesedirki bu bir ÜLKENİN felaketi olabilir…
                         

Sayın emniyet istihbarat dairesi başkanı sayın BÜLENT ORAKOĞLU beyin KARAMANIN KOYUNU- 1 rumuzlu bir yazısı vardı bu yazıyı muhakkak okuyun YENİŞAFAK gazetesinde pazartesi günü yayınlandı işte 1981 yılında HEDEFE TEK gitmek için başladığımız yolda niye başladık,niçin ve sonuçta geldiğimiz nokta çok önemli.
Bu olayların iç yüzünü muhakakki bir gün anlatıcaz ama şuna emin olun özellikle bugün yine yenişafak gazetesi genel yayın yönetmeni sayın İbrahim karagül beyin BARAJIN ALTINDA SEN KALACAKSIN yazısında şunu çok iyi anlayın İSTİHBARATÇILARLA,GAZETECİLER paralel aynı İSTİHBARİ bilgilere ulaşabiliyorlar.
                             

Geçmişten bugüne ve özellikle son yıllara gelen yazılarımda 1970 li yıllarda TÜRK GLADİO sunun MARKSİS LENİNİNST yapı üstünden kurdurduğu suni KÜRT hareketi bugünde yine derin İngiliz aklı ile seferberlik kapsamı altında eski MARKSİST görünümlü Kafkas kökenli guruplarla,yine belirli yeni parlatılmış KÜRT kökenli guruplar ve bunların arkasındaki TÜRK GLADİO sunun derin yapılı kişilikleri yükseltilicek şiddet dalgası ile TÜRKİYEYİ aslında çok kötü bir yola sevk etmek için yola çıkmışlardır,bunun hazırlığını yapmışlardır…
                              

Bu oluşturulan yapının çok maksatlı bir yapı olduğunu sizlere yazmıştım,İRANDAN tutun RUSYA ve onun interlandındaki bölgeler ve Ortadoğu coğrafyası içinde TÜRKİYE içine sardırılacak bir çatışma ortamı ile ULUSLARARASI GLADİO yapısı kendi nihayi hedefine giderken içimizdeki TAŞORON BARON lar kendi çıkarları doğrultusundaki kazançlarını ve yerlerini sağlamlaştırıcaklar.
Arkadaşlar o kadar karşımızda derin yapılar varki hükümetleri ve liderleri sakın bunlar karşısında çok kuvvetli zannetmeyin çünkü bu yapılar hükümetler,partilerin içinede sızmış vaziyettedirler her zaman liderlerin etrafındada uyur sızmış halde bulunurlar.
Aslında TÜRKİYE bu son 10 yıldaki çok hızlı iskana dayalı kalkınma hareketinde başarılı olurken başarılı olamadığı nokta bu derin şimdi kendilerinin ÜST YAPI diye kullandıkları tabirdeki yapının üstüne gidemediler,sadece çeşitli lokal operasyonlarla bu yapıyı etkilemeye çalıştılar ama sonuç şimdi ortada bu yapı son hamle TBMM meclis aritmetiği üstünde şeçimlerden evvel çalışması şimdi kendilerinin tekrar aktif harekete geçmesini kolaylaştırdı…
7 haziranda bu şekle gelen bir meclis aritmetiği bir çelmedir,bu üst yapı parlattığı yeni hareketle BATI destekli muhakkakki çeşitli ayak oyunu yollarla ikinci bir çelme atmaya çalışıcaktır işte o çelme KAOS çıkartmak için kullanılıcaktır.
Maalesef bu konularda çok kimsenin hatası vardır,işte bu hatalar acaba kimler tarafından nasıl yaptırılıyor kimler yanlış bilgilendiriliyor,DOST DÜŞMAN tanımlaması yanlış işaret ederek DOST kuvvetleri vuruyor.
Bunu öğrenmemiz ve başarılı olmamız için ne yapmamız gerekli liderin ve liderlerin acil şeffaf olması ve SEZAR ın HAKKININ SEZARA tesli edilmesi,o zaman derinlerde yapılar alt üst olucak?
Araştırmacı yazar sayın BANU AVAR hanfendinin güzel bir araştırmasını izledim ilk defa cesaretle bir gazetecinin  bölge ile ilgili araştırmalarını video izledim İNGİLTERENİN geçtiğimiz yüzyıl KAFKASYAYA girerek nüfuz ederek nasıl RUSYAYI durdurmaya çalıştığını çok güzel anlatıyor.
Aslında aynı İNGİLTERE aynı yapılarla şu andada benim KÜRT kardeşimi son elli yılda nasıl yanlış yönlendirdiyse içimizdeki bu hain unsurlarla yine aynı şekilde yönlendiriyor.

1981 yılında İŞÇİ PARTİSİ binası basılmış orda bir operasyon SİYASİ ŞUBE götürüyordu bende hayata yeni atıldığım yıllar BAŞKOMİSER bir beyefendi daha sonra emniyet müdürü olarak emekli oldu.
Hepte SİYASİ şube ve sonraki TERÖR şubesinde çalışarak ihtisas yapıp emekli oldu.

O dönemde SSCB(SOVYETLER BİRLİĞİ ) dönemi konuşuyorum hep bunların işi değilmi ağbi dedim yok ZEKİM bunların bu işlerle hiçbir işleri yok 54 adet örgüt,franksiyon ve sol gurup açtık hepsinin izini sürdüğümüzde ZEKİM dedi NORMANDİYA sahilinde kaldık…)))
Arkadaşlar hainimiz bol olmasaydı içimizde bende sizlere bunları yazamazdım,çünkü aktif olurdum aktif olan kişi kendini deşifre edemez işte bu hainler yüzünden sizlere bunları yazabiliyorum.
Kadına şantajla bomba yükleyip patlatan milletlere ALLAH her zaman bela verir.
                                                    

SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN.


11 Temmuz 2015 Cumartesi

MÜCADELEYE MÜDAHALE

                        

Sevgili takipçilerim inanın hayat çok zor ve sıkıntılı.Bazı istihbaratımızı günlük yapan rutin insana dayalı haber alma unsurları ile haber alan dışardan kimselere kolay gibi gözüken onlara yaşantımız o kadar zorki ALLAH yardımcım olsun,cümlemizede.
Hayatta en zor şey ŞEREF yoksunu insanlarla uğraşmaktır.Özellikle vazifesini şeref yoksunu olarak gören anasından aldığı süt bozukluğu ile işini yapan insanlarla uğraşmak çok zor…
Arkadaşlarım bence bu ülkede DEMOKRATİK düzen içinde birde bir BAKANLIK daha ihsas etmek gerekli diye düşünmeye başladım.
İsmi ne olurdu DERİN DEVLET ten sorumlu DEVLET BAKANLIĞI gibi.
Tabi bu işin latifesi,espirisi ama şöyle bir durum var TÜRKİYEDE çok derin siyasetçilerimiz var ANADOLU nun bağrından çıkmış,bizde kendilerini yıllarca taktir ederek izleriz.
İzleriz fakat artık son yirmi yıldır ülkemde TEHDİT edilmekten,devamlı ötelenmekten bıktım,şuçsuz yere.
Gözünüzün önünde burdaki yazılarımda bana yapılan KOMPLO yu ve nicelerini anlattım.
Ne MİT müsteşarımızdan kendisinede yazdığım halde nede ilgili diğer kurumlardaki şimdi şuçlanan yapıdan ses gelmedi.
Arkadaşlar MÜNAFIK son zamanda kullanılan kelime MÜNAFIK olmak için elimizdeki RAKI kadehini bırakıp sakal,cüppe giyip birilerine bu kisve ile zarar verip sonra yeniden RAKI kadehini elimize almamız gerekli.
Böyle bir şey yaptığımızı,gören ,bilen veya bilgisi olan İNANÇLI DELİKANLI varsa ortaya çıksın görelim..
Yada kimseye söz verip herhangi bir şeyin üstüne yemin edip davadan MÜCADELEDEN döndüysek onuda bilelim,suçumuzu itiraf edelim…
Beraber NAMAZMI kıldık islam adına BOSNADA,ÇEÇENİSTANDA çarpıştıkmıda bir davadan dönmüşüz  gibi yapıyorsunuz,arkadan adam vurmuş alakanız olmayan işlerin üstüne yatmışınız hemde konuşuyorsunuz.

Ben sizinle oturup bir YEMEKMİ yemişim bir ÇAY mı içmişim bize 40 yıllık MÜCADELE arkadaşı gibi MÜNAFIK falan diyorsunuz…
Bakın ben size anlatayım iyi dinleyin,bunları sizleri kullanan BATI ve SİYONİZME gönül vermiş İNGİLİZ yalakası ağbileriniz anlatmaz.
Benim büyüklerim bu KOMİNİZİM MÜCADELESİ dünyada başlarken TÜRKİYEDE ANGLASAKSON gücüne SSCB( SOVYET SOSYALİST CUMHURİYETLER BİRLİĞİ) ile yapılan gizli anlaşmalarla batı ittifakına kalırken benim ATAM bu işlerin başlangıcında ve önemli KOMPARTMANINDA bulunan insan.
                                   

Benim ATAM Saint nehrinin kenarında abdest almamıştır o yıllarda ama güzel ve zarif FRANSIZ bayanlarla şarap içmiştir…
Hemen kızmayın sayın MAHMUT YILDIRIM(YEŞİL KOD) beyin o meşhur telefonunda rahmetli ABDULLAH ÇATLI ile görüşmesinde yanında yine benim bir değerli ağbim vardır,bu konuşmanın gayet nazikçe hal hatır sorularak karşılıklı görüşme yapıldığını bizzat bana aktarmıştır,kendileride hayattadır,yani o konu basına yansıdığı gibi değil.
Buraya kadar özetten hassasiyetim anlaşılmıştır,sanırım diyeceksinizki ağbi burdan geliyorsun RUSYA aşkın nerden geliyor oda çok eski ve ben RUSYA yı ve RUS halkını seviyorum bakın burdanda söylüyorum bu konudada hayatımda kimseyi kandırmadım.
Gelelim TÜRKİYE içindeki tüm SOĞUK SAVAŞ dönemindeki MÜCADELEYE kominizimle.                     
(ORJİNAL FOTO)

Bu konudada hocam TÜRKİYE literatüründe en büyük isim ÖNDER bey işte İÇ İŞLERİ BAKANLIĞI yapan talebeleri var onlara sorun,türkiyedeki mücadele halka karşı yapılan bir kör döğüşü.
Neden SOVYETLER TÜRKİYEYİ İŞGAL edicek bir planları olsa bizim bunun önünde durabilecek bir gücümüz yok,SOVYET istihbarat örgütlerinin ciddi bir manada TÜRKİYE üstünde çalışmaları yok.
Çünkü dünya üstünde gizli bilinmeyen anlaşmalar var hududlar anlaşmalarla belirlenmiş.
Neyle MÜCADELE etmişiz,birbirimizle o mücadelenin içinde sivrilme eğilimi olan başarılı çocuklar,ister sağdan,ister soldan,ister muhafazakar dindar yapıdan BATININ geri plandan ittirmesi ile yükselme olanakları artmış ve toplum önünde VİTRİNE çıkartılmışlar.
Yani bu ülke şu ana kadar tüm macerasında BATI,ABD,NATO ile beraber yolda yürümüş…

Birazcık birileri ile acaba eksen değişikliği yapabilirmiyiz diye uğraşanlarıda illaki yok etmişler.
Kısacası bundan sonrada TÜRKİYE nin bu yapısı veyahut gelecekteki değişebilecek yapısı ilede BATININ hegomanyasından çıkmasına imkan yok.
Elli yaşındayım bunu söylüyorum,ama kendim ALLAH izin verirse kendi düşüncem, kendi dostlarımla,kendi yaşam tarzı ve sosyal inanç sistemimle yaşamak istiyorum.

Onun için maddi ve manevi  hakkınız olmayan şekilde elde ettiğiniz menfaatlerin örtüsünü ,buna itiraz eden hakkını arayan insanlara iftira atıp,çeşitli istihbarat faaliyetleri,basit insana dayalı oyunlar oynayıp bu şekilde hareket etmeyin,asıl o zaman MÜNAFIK kendiniz olursunuz.
Sizlerin okuduğunuz DİNİ kitaplarda işinize gelmiyen  bir insana komplo yapıp ondan maddi manevi faydalanmakmı geliyor…
Gelelim bu konularla ilgili yaşanmış hikayelerimize.
İlk önce bu linkten özellikle MOSSAD ve bizdeki bazı yaşanmış hadiseleri okursanız,çok hakkımda bilgi sahibi olursunuz.
ZEKİ ARSLAN 2013 EKİM BLOGGER EKLENEN YENİ YAZILARI.EK TARİHİ 24.12.2014 bloger link adresi.
Şimdiki konumuz  1987 yılının başında BİTLİS halkının tütün üreticilerinin alnının teri ile kurulan ÖZEL SİGARA FABRİKASI BEST tütün mamülleri sanayinin olağan üstü kongresi var,fakat bitlis halkı ve üreticiler sıkıntılı fabrikanın kuruluşunda makine ve teknoloji transferi yapan ROHTMANS İngiliz sigara şirketi BİTLİS müteşebbislerinden bazı hisseleri alarak fabrika üstündeki yönetimi ele geçirmek istiyorlar.
                                 

TEKEL GENEL müdürlüğümüzünde yüzde yirmi kadar hissesi var genel müdürümüz yaşıyorsa allah uzun ömür versin S.YÜCEL ÖZDEN beyefendi tabi TEKEL de BEST fabrikasının İngilizlerin eline geçmesini istemiyor.
ROTHMANS şirketininde burdaki temsilcisi BÜYÜK ÖNDERİMİZ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ün silah arkadaşı KILIÇ ALİ beyin oğlu sayın ALTEMUR KILIÇ.                            

Tabi bu MÜCADELECİ büyüklerimizden bir rahmetlik büyüğümüz bir yine ağbimiz HASAN ve bana dediki ZEKİ genel kongreye gelinde bu dava milli davadır,BİTLİS halkının anıl teridir İNGİLİZE izin vermeyelim dedi.
Bizde HASAN ağbi ve ben takım elbislerimizi giyerek mecidiyeköyde kongre yapılan salona geldik ordaki BİTLİS halkından tanıştığımız değerli kardeşlerimiz,büyüklerimizle MÜCADELE vererek BEST sigara şirketinin hisselerinin bir kısmını TEKEL genel müdürlüğüne yönlendirerek fabrika yönetiminin BİTLİS halkında ve DEVLET te kalmasını sağladık ROHTMANS şirketine geçit vermedik…

1987 YILININ başındaki ZEKİ neyse bugünde aynı sosyal,manevi,dugusal düşünce içinde…
Ama ALLAHTAN bir hadise anlatayım yine 1987 yılında soğuk bir kasım akşamı bölükte KARS kökenli bir çavuşla kavga ettim o bana tereyağı bıçağı çekti bende ona kütüklükten M1-A1 piyade tüfeğinin kasaturası ile saldırdım.
İşte bölük büyük karıştı beni hava almam için arkadaşlar bina dışına çıkarttılar,bir sigara yakıcam dedim sigara MALTEPE içiyorum arkadaşlar içerde kaldı SİGARASI olan varmı,üç arkadaş var üçüde sigara içmiyormuş.
İşte inanın her yemini ederim,parkamın sağ ön üst cebine elim gitti niye bilmiyorum,bir baktım bir paket hiç açılmamış BEST sigarası.
Hala anlatırken etkisinden kurtulamam,ALLAHTAN  inanın kimse yoktu yanımda ve ben tiryakisiyim MALTEPE içerim.
                                    

Neyse ertesi günü SÜLEYMAN çavuşlada barıştırdılar.))))
Yani neysek oyuz hiç MÜNAFIK olmadık,kimsenin mevki,makamı,servetinde gözümüz olmadı ama hakkımızı her zaman aradık ve arayacağız.
                                               

Kanunlara ve devlet büyüklerimize makamlarına sevsekte,sevmesekte saygımız vardır,saygımızda kusurumuz olmaz bizim siyasetlede işimiz olmaz.
Burdan yanlış yapan ve yanlış düşüncelere sahip olan ve yayan arkadaşlara söyliyeceğim yaptığınız yanlışlıklardan dönün?

SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN.


7 Temmuz 2015 Salı

ŞAMLI DEVE

              

Sevgili takipçilerim önce bu FIKRAYI okuyun sonra beni okuyun.
                                

   

Bir gün Hz. Ali'nin taraftarlarının yoğun olduğu Küfe'den, bir Arap, devesiyle Şam'a gelmiş. Şam sokaklarında dolaşırken biri ona yanaşmış:
- Ver o dişi deveyi bana! demiş. Tartışma büyümüş, Küfe'den gelen adam, "Bu deve benimdir, üstelik dişi değil, erkektir" diye itiraz etmişse de anlaşamamışlar. Konu Muaviye'ye yansımış.
Halk meydanda toplanmış... Muaviye, Küfe'den gelenle Şam'da deveye sahip çıkan yerliyi dinledikten sonra, kararını açıklamış:
- Bu dişi deve Şamlınındır!
Sonra toplananlara dönmüş ve sormuş:
- Ey cemaat, bu dişi deve kimindir?
Cemaat hep birlikte bağırmış:
- Şamlınındır!
Küfeli şaşkın bir vaziyette devesinin ardından bakakalırken, Muaviye onu yanına çağırmış:
- Ey Küfeli, dinle! Sen de ben de biliyoruz ki, bu deve senindir ve dişi değil, erkektir. Ama sen Küfe'ye dönünce gördüklerini Ali'ye anlat ve de ki: "Ey Ali, Muaviye'nin, dişi deveyi erkekten ayırt edemeyen, o ne derse evet diyen 10 bin adamı var! Ayağını denk al!"
                             

Sevgili arkadaşlarım ,insanlar yol alırken çağımızda artık tabi yukardaki  gibi basit yaşantı tarzı ve basit araç gereçle değil modern dünyanın araç ve gereçleri ile yaşıyorlar.
O zaman DEVE varken şimdi KAMYON ,TIR var.
Yine kendimden  konularla buna devam etmek istiyorum,çünkü hikayelerde geçen vasıtalar,araçlar,insanların gelişmişlikleri değişsede her dönemde konular ve ihanetler,kötülükler hatta iyilikler hep aynı metod ile devam ediyor.
Şahsım son 32 yıldır bilmek istemeden hiç duymadan kendimle ilgili derin konuları görmemezlikten gelip yoluma kendim dümen tuttum.
Çok zor bir hadise,fakat bir o kadarda durmayıp kendim bir şeyler yapıp hatta büyük şeyler başarıp kendi başarımı sağlayayım dedim.
Çünkü bu derin dünyada ZEKİ ARSLAN,ARAS DAĞLI,A.T bir şey yaptı desinler diğer tüm sıradan derin yapıdan farklı bir şey yapmak istedim.
Vede yaptım,halada o yıllarda değil bugün bile hala yapılamamış bir hadiseyi başardığım için kendimle gururluyum.
Bu derin devlet içinde arkadaşların yüzde doksan sekizi BÜLBÜLDÜR yüzde ikiside icraatçıdır.
Tabi bizim derin devlet yapısının içinden bir gurup YÖNETİM KURULU gibi olmuş alışmışlar onu katlet bunu katlet geride kalanları ya kafaya al yada çoluğunu çocuğunu tehdit edip kalan bakiyeleri istediği gibi yönetip hem TÜRKİYEYİ sömürerek  geriden uluslararası konjöktürle yönet hemde kendi yaşantılarını en lüks şekilde çoluk çocuk götür…
Tabi bende katmerli kimsenin beceremediği işi becerince vede bu düzene TATAR RAMAZAN gibi arıza yapınca son 20 yılda bizide çok ezmeye kalksalarda ALLAHIN yardımı ile savaşarak ayakta kaldık…
                                        

Tabi devletin tüm gizli operatif olanakları,kimlikleri olan kuruluşları bu YÖNETİM KURULU kullanınca bizede fazlaca yapıcak bir şey kalmıyor,tek kalan RUS dostumun kod adı olarak bana taktığı ZEKİ ismi.))))
Zeki ismindeki özelliğini kullanarak bir yerden günlük çalışmalarını yaparken,bir yerdende hem uluslararası arenayı hem iç dinamikleri hemde ZEKİ yi kontrol etme mekanizmasının günlük getirdiği canlı istihbaratı okuyarak etrafımda MİLLİ seferberlik kuruluşu adı altındaki İNGİLİZ yapılanmasını çözdüm…
Benim çözdüğüm TÜRKİYE üstündeki anglasakson yapılanması hala şu gün türkiyenin dizaynında çok başarılı şekilde gitmektedir.
TENİS İngiliz milli sporlarından sayılsada, ilk tenis raketlerim İNGİLİZ malı olsada, bende RUS,FRANSIZ ekolü var zaten renklerde aynı çim kort sevmem İngilizler çim tenis kortunu sever ben toprak kort ROLAN GAROS tarzı kortları severim…

Tarih güçlü orduların , güçlü liderlerin,güçlü kişiliklerin kendilerine çok güvendikleri zamanda ben herkesi yerim,ben dokunulmazım diyenlerin ansızın beklemedikleri darbelerle yok olduklarını yazan sayfalarla doludur.
İNGİLİZ donanması FALKLAND savaşının ilk anlarında ARJANTİN süper etandard savaş uçaklarından atılan EXSOJET savaş gemilerine kullanılan füzelerle vurulmaya başlayınca savaş bir anda ARJANTİNİN lehine döndü pisikolojik olarak İNGİLİZ donanması böyle bir darbe yiyeceklerini pek beklemiyorlardı.Eğer ABD(AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ) ingiltereye lojistik ikmal destek  hava köprüsü kurmasaydı İngiltere fakland savaşının galibi değil mağlubu olurdu.Savaşı kazanan devlet aslında ABD dir.
              

Yazı uzun olabilir biraz gerçek yaşadıklarmla havasını değiştireyim yazının. 1982 de yakındaki yeni bir sempte taşınınca şimdi kadim bir arkadaşım olan kod adı AYI olan  benden büyük semptin kabadayısı ile ortak sınırlarımız içindeki bir semptteki  ünlü diskoteğinde bir gece  karşı karşıya geldik kısa geçiyorum ben 60 kiloyum arkadaş 120 kilo ve bende beş,altı yaş büyük bana meydan okudu herkesin içinde gece yarısı çık dışarı dedi,tabi yiğitliğe konduramayız çıktım gece kulübünün önünde bana sen ne diyorsun der demez zıplayıp meşhur KAFAMI atıp arkadaşı tek bir kafa darbesi ile yere indirip bir daha kaldırmadım.Şimdi yakın bir arkadaşım kardeşim çoluk çocuğu var ama o dönemde bu bana büyük NAM getirdi herkes bu mevzuyu konuştu olay yerine gelen polisler bile fazla yapıcak bir şeyin kalmadığını gördüler İSTANBUL EMNİYETİNDE bu konu o dönemde çok konuşulmuş.))))
Kısadan hisse çok fazla böbürlenmek,çok kendine güvenmek,başkalarının hayatını kaderini etkilemek iyi şeyler değil sonra keşke ben ALLAHIN işine karışmasaydım dersin.
Tabi birde ALLAHIN işine İNGİLİZ işi karıştıran arkadaşlar var onlarada tavsiyem TAK SEPETİ KOLUNA  HERKES KENDİ YOLUNA…
Şimdi neden DİŞİ DEVE tercih edilirde,ERKEK DEVE tercih edilmez.
E dişi deveye şantaj yapmak kolaydır,çocuklarını öldürürüz ile başlayan geriden gelen tüm şantajları yaparsın.
Bu dişi deve tercih edenler,sorgulama yeteneği olmadığından,analiz yeteneği olmadığından uzun yıllar STRATEJİK vatan hainliğini göremiyecekleri için tercih ederler.
Erkek develeri komplo ile öldürürsün yada iş göremez hale sokarsın mesela İFTİRA atarsın,KOMPLO operasyon yapıp onu dünyada kötü gösterirsin PARİS e gitmesini engellersin..))))
                                    

Bende ilk ALİ ismini 1991 yılında bir ölüm ilanında kullanmışlardı,sonraki yıllardada bazı olaylarda hep ALİ ismini basına yansıyacak olaylarda kullandılar en sonda 2010 da güzel isim ALİ.
Arkadaşlar ben siyaset için konuşmam söylediklerim anlattıklarımın siyasi argüman ve taleplerle hiçbir alakası yok.
Bunları şu anda açık anlatmıyorum,netice itibari ile tarafların hepsi birbirine ateş etsede şahsıma yapılan bu uzun yıllara dayanan haksızlığa ses çıkarmayıp kendi şuçlarını örtüyorlar birbirlerine başka konulardan ateş ediyorlar…
Yıllar evvel devletin bazı kozmik belgelerini teslim aldım sakladım bunlar bizim için rutin olan hadiselerdi,ömrümüz bu tip işlerle veya bizi bu tip hadiselerle bizi  sınayanlarla geçti.
Güven esasına dayanan konuları geçmişte inandığımız güvendiğimiz insanlara aktarmışızdır,işte bu güveni sarsıp başka yollara sapmak insanın gizlediği gizli yüzü meydana çıkartır.
Tabi istihbaratçının iyisi kanunlar çevresinde,en başta ALLAHIN gücüne ve kudretine yürekten inanarak gizli mahfillerde MİLLETİN ve bizlerin olamıyacağı yelerdeki kendimiz ile ilgili konuşmaları,düşünceleri öğrenince insan çok üzülüyor.
Arkadaşlar bu yazdıklarım ÖRTÜLÜ olarak sizlere tam konuları açmadan yazdığım hadiseler.

Nedeni bir gün TÜRKİYE içinde veya YURT DIŞINDAN gelecek bir  hadiseler dalgasında ZEKİ bey bize bunları örtülü yazmıştı,şimdi tamamı meydana çıktı demeniz için.
Gerçek yaşanmışlıkları benden öğrenmenizi istemiyorum,olaylar çıktığında ben sadece PAZILI size önceden vermiş olayım.
Şimdi sizlere gerçeğide yazsam ne size ZEVK verir,nede bana.
Hadiseler İYİLER için ALLAHIN inayeti ile çıkıcak o zaman toplumda yazdıklarımızın bir MANASI olsun.
Belki genç yaşında aramızdan haksızlığa uğrayarak ayrılan bu insanları kullanan,kanına giren insanların zor durumlarından yararlanarak onları PİS işlerinde kullanan insanları meydana çıkartırızki toplumda giydikleri BEYAZ GÖMLEKLERİNİN üstündeki ağır kan birikintisi artık görülür olur.
Bu insanların rezil olma utanma ve arlanma duyguları yoktur.Ama hiç olmazsa toplum bunların gizli yaptıkları kötü işleri  bu ŞEREF yoksunlarını öğrenir.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN

6 Temmuz 2015 Pazartesi

VASITALI SUİKAST VE SABOTAJ.

                

Sevgili arkadaşlarım,mübarek ramazan ayımızda allah günah yazmasın biz ibadetlerimizi yerine getirmesekte beni seven Müslüman takipçi kardeşlerim bana ilgilerini mesajları ile gösteriyorlar,bunlardan bir tanesi merhum muhterem profosör ESAT ÇOŞAN hoca efendi,onla ilgili bana bazı konulardan bahsetti.
                                        

Bende kardeşimize haliyle din alim ve ulemalarını tanımadığımı bu hadiseyi kaza vuku bulduğu zaman basından okuduğumu ama bu dünyaya uzak olduğumuz için herhangi bir fikre ve istihbarata sahip olmadığımı bahsettim sohbet ettim.
Arkadaşlarım bizde TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNDE mevziye girdiğimiz zaman,orda kimsenin hangi din,mezhep,ırk olduğuna bakılmaz  tamamı asker neferdir.
Onun için bu kardeşimize sabah söz verdim,bu konuda tarihin önemli hadiseleri benim ile birlikte çok yaşanıldı veya yaşanılmış hadiselerin hayatımda etkisi çok büyük.
Ben bunları yazarken belki dini bütün kardeşlerimizede bir hayrımız olur,bizden bir şeyler öğrenirlerse belki onlarında bir fikirleri akıllarında oluşmasına yardımcı oluruz.
Şimdi benim hayatımda çok büyük önemi olan ailemiz içinde ilk trafik kazalı suikast aile fertlerimizden bir yakınımıza yapıldı,tabi bu kaza olarak tarihe geçti tüm bir aile 1954 yılında FRANSIZ ALP dağlarında yok oldu,hatta ailenin şöförü ve çocuklarının mürebbiyeleride.
İstihbaratçı kardeşlerimiz bilir  bu bir REİHNARD GEHLEN ve yeni kurulmuş GLADİO  ekiplerinin operasyonu idi.
                                              

Bu konuyu burda isim vermeden çok uzatmadan bitiriyorum,bu kadarı yeterli.
Çünkü tekniğini sonraki satırlarda vericem zaten merhum  MUHSİN YAZICIOĞLU ve merhum ABDULLAH ÇATLI içinde MİLLİYETÇİLERE karşı KONTRGERİLLA harekatı yazımla hadiselerin TÜRKİYEDE ilk teknik nasıl olabileceğini anlattım okuyucularıma.

Arkasından anlatıcağım hadise 1965 yılında merhum ADNAN MENDRES bey için yassıada mahkemelerinin gizli celselerinde ağır suçlamalarda bulunan, aslında kader ve siyaset içindeki en yakın arkadaşlarından merhum FUAT KÖPRÜLÜ beyin geçirdiği trafik kazası var,bu kazanın nasıl olduğunu ben tam bilmiyorum ama merhum köprülü bu kazadan sonra ,çok kısa zaman içinde 1966 yılında hakkın rahmetine kavuşmuş…
Arkasından 1968 yılı sonlarında ben çocukken rahmetli babamın yugoslavyada arkadaşları ile geçirdiği bir suikast kaza var,şans eseri ağar yaralı kurtuldu,geldikten sonra birkaç kez kırıklarından ameliyat olsada  parmaklarda küçükte olsa araz bıraktı.
                                                   

İşte bu suikastin gerçeklerini yıllar sonra ben öğrendim ,vakıf oldum bunu bir yazımda daha bahsetmiştim onun için kısa geçiyorum bunu bana KGB  nin yaptırdığı söylensede sonra ben öğrendim,yugoslavyadaki MİT sorumlusu N.B isimli  çok önemli saha ajanının TÜRKİYE üstünden aldığı  emirle bunu yaptırdığı.
12 EYLÜL DARBESİNDEN sonraki yıllarda sanırım 1984 yılında merhum KENAN EVREN den CUMHURBAŞKANLIĞI köşkünde DEVLET ÜSTÜN HİZMET madalyası aldı.
Şu son 15 yılda bana saldıran BOŞNAK arkadaşlara STK(SEFERBERLİK TETKİK KURULU) kapsamındaki beylere duyurulur ilgili konuları sonra sizlerin neler yaptığınıda  açıcam.
İşte tam o sıralar MİT teknik takip tarassut şubesinde görevli genç yaşta görev esnasında hayatını kaybeden bir arkadaşım,ZEKİ kardeşim dedi,İNGİLİZ GİZLİ SERVİSİ İÇ İSTİHBARAT bölümü MI-5 den görevliler geldi bunlar  kurs verdiler bu kurslar içinde ANKARA GÖLBAŞINDAKİ alanda uzun tatbikatlar ve kurslarla araba ve araçlarla suikast eğitimleri var.
İşte ondan sonraki ilk dikkatimi çeken hadise 1989 yılında şimdi ismini hatırlayamıycağım bir kişinin boğaz içi köprüsü üstünde trafik kazasında ölmesi idi sabah saatlerinde.
Niye bu hadiseyi bu şekilde hatırlıyorum istanbuldaki İngiliz servisinin yerel unsurlardaki bir haber elemanı bana gazete üstünde göstererek konuya özellikle dikkatimi çekmişti…
Dahada enteresanı bana bilgi getiren arkadaşım kısa bir süre sonra tayini çıktı ve doğuda bir görevde rahmetli oldu,yine aynı birimde bana sempatisi olan bir arkadaşta oda rahatsızlanarak öldü.
Bu iki arkadaşta bu birimlerde hem ekip başı idiler hemde işlerini çok iyi yapan kimselerdi,acaba benle temasları kimi rahatsız etmişti.
Sonra bu ekiplerin içinden devşirilerek kendi içlerinde hücreleşip oluşturulacak sabotaj ve suikast timleri için yetiştirilecek özel haber elemanları ile ABD ve İSRAİL gibi ülkelerin servisleri için parça başı taşoron işlermi yapılacaktı eleme yapıldı sistem kuruldu sonrada bu zamana kadar yapılan işler bir SİNSİLE ile eksilen personellerin yerine yenileri doldurularak günümüze kadar geldi…

İşte 1990 dan bugüne araç ile olan kazaları incelerseniz gerçeği daha iyi anlarsınız ben burdan tek tek vermiyeceğim,sizlerin mantığına meraklı veya konu ile birinci dereceden muhattap olan insanlar düşünsünler.
Kısaca şunu söyliyeyim bunun sonra farkına vardım,merhum ömer lütfü topal beyin öldürülmediği günlerden evvel gece geç saatlerde banada DOLMABAHÇE saat kulesi önündeki çay bahçesinde randevu verildiği,sanırım o günün şartlarında bu telefon sinyallerini MİT bu komploloları kuranlar bir aksi giden olayda B planı iftirayı bizede bulaştırarak yine bir taşla alakamız olmayan çok kuşu avlamak istiyeceklerdi…

Tabi daha evvel yazdıklarım içinde APO operasyonu olduktan bir gün sonra araç ile banada suikast yapılacağı bunun istihbaratını aldığım suikast yapıldığında kağıthane haliç köprüsü köprü ayakları altındaki yolda suikasti beklemem hazırlıklı olmam olay yerinden ağar hasarlıda olsa araçla uzaklaşmayı başarmam en önemliside aracın ilk anda hızının düşük olması birde karşı ekiplerin silahlı olduğumu bilmeleri benimle silahlı çıkabilecek müsademeli olayda hadiselerin başka siyasi uluslararası boyuta taşınacağı korkusu en önemlisi ALLAHIN yardımı ile yırttık.

Sonraki oluşan hükümetin iç işleri bakanı sayın SADETTİN TANTAN beyin kamuoyuna bir açıklaması olmuştu trafik kazalarında araç süratleri 90 km geçmezse ölümlü kazalar azalır diye,sayın BAKAN ne kadar doğru söylemiş demiştim içimden…!!!!!

Tabi burda yine daha evvelki bir yazımda belirtiğim 1984 yılı ocak ayı sanırım 22 sinde büyük bir trafik kazası var işte o kazada benim ile çarpışan emniyet aracında dönemin MGK ve CUMHURBAŞKANIMIZ tarafından görevlendirilmiş MÜLKİYE BAŞ MÜFETTİŞİ ve emniyet görevlileri ve merhum yeraltı dünyası simalarından bir isim sonra dostluğumuzda oldu,burda sonra vali olan büyüğümüz ve ekip arkadaşları ağar yaralandılar ilk dönemde iki ay kasıtlı yaptığımdan benden şüphelenildi,kendi içlerindeki soruşturma ne oldu bilmiyorum.
Ama bu bir ALLAHIN taktiriydi benim için ama olay yerinden kaçan  özellikle direksiyonu benim arabanın üstüne kıran polis memuru şöför için öylemiydi hiçbir zaman öğrenemedim,merakta etmedim…
Arkadaşlarım,dahada konuları açar uzatırım ama hepiniz ilim irfan sahibi insanlarsınız burdan herşeyleri çözersiniz.
Şimdi ben burdan özellikle ilim irfan sahibi dindar,muhafazakar arkadaşlara bir şey yazarak konuyu kapatıyorum,arkadaşlarım adınız YUSUF,AHMET,HASAN,ÖMER,TURGAY,HÜSEYİN İSMAİL,İSA,MUSA,MUHAMMET,hepiniz ayrı değerlisiniz çeşitli örnekler ve adetler,gelenekler ve örflere örnek veriyorsunuz kendi cepheniz ve öğretiniz ilim irfanınızla haklısınızdır,ama şunu kabul edersinizki her ER sizin ilim irfan ve tedrisatınızın mahsulü değil.

Özellikle biz çok ağar işçiyiz uzun yılların, bizim tedrisi tedrisatımızda bu sizin işlerden hiç anlamıyoruz,onun için kıstas yaparken ilk önce ALLAHIN hukukuna,sonra resmi hukuka,sonrada RACONA bakıcaksınız…
Bakın size şöyle izah edeyim benim bir başkomiser arkadaşım vardı sizin bu RİZELİ okur yazar ağbilerinize zulm edenlerin anlık bilgisini bana veriyordu,bende çok üzülmüştüm.

Onun içindirki demokrasi yerleşsin diye çok mücadele verdim,ama bizim gibi insana kuvvetli iken zulm edin diye değil…
Hepimiz girdiğimizde mevzide aynı insanız farketmez,bir tabur askerin haksızlığa gık çıkaramadığı yerde KAHRAMANMARAŞLI bir ehlibeyt genç askerin tüm taburu harekete geçirdiğini gördüm ALLAHIN aslanı gibiydi,onun için kimseyi kınamayın herkesi HAKKI ile bırakınki dostluğunuzu zedelemeyin…
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN

3 Temmuz 2015 Cuma

ANNEM TÜRK? APO!

            ANNEM TÜRK?
                   APO!
                       

Sevgili takipçilerim,malumu 1999 yılında APO ya KENYA da yapılan operasyon esnasında görevlilerce uçakta ilk defa bağlı gözleri ÖZEL HARP mensublarınca açıldığında dudaklarından dökülen ilk cümleler ANNEM TÜRK tü demesi oldu.
Arkadaşlarım son 40 yıldır sizlere PKK tüm üst yetkililerini ve icratlarını,terör eylemlerini ve tarihten bugüne gelen ilişkilerini anlatarak kafanızı doldurdular.

Şu anda bu ideoloji ve ırkçılığa dayanan  örgüt öyle bir hale geldiki küresel dünya konjöktürü ile coğrafyamızda yeni bir bölgesel değişimin öncüsü konumunda oluyor…

Dünyadaki büyük devletlerin ve onların yöneticileri KÜRESEL SERMAYE güçleri son 40 yıldır ağırlıklı olarak dünyada TERÖR ve bu terör hareketlerine bağlı çeşitli bağımsızlık hareketlerini destekleyerek ve emirlerindeki İSTİHBARAT örgütlerine terör organizasyonları kurdurarak istihbaratta iki faliyet olan ÖRTÜLÜ faliyet ve DIRTY ACİTİON (KİRLİ HAREKET) dediğimiz faaliyetlerle bu terör organizasyonları ile askeri,siyasi,ekonomik planladıkları stratejik hedeflenen dünya üstündeki konumlanmayı yerine getirmek…
APO cular ismi ile kurulan PKK ile günümüze kadar devam eden komşu ülkelerdede çeşitli başka kısaltılmış isimlerle anılan bir kürt kökenli hareket.
Ben size çocukluğumdan çok şaşırtıcı hiç duymadığınız şekilde konulara giricem,kısa olarak çünkü konuyu uzatırsak yüzlerce sayfa yazmamız gerekli…                  

Yıl 1977 çocuğum ama hep anlatıyorum duyarlı bir yapım var.
Şimdi o yıllarda benim yaşadığım küçük  modern  bir köy fakat bu köy 1960 dan sonra eski bir tarihi   köyün hududunda kurulmuş,özellikle GLADİO örgütünün sosyal anlamda yaşayıp kendini ikame ettiği bir yer pozisyonunda.
Yani kısacası bulunduğumuz yerde TÜRKİYEDE kan oluk gibi akarken biz istanbulun içinde tek  bir tabanca mermisinin patlamadığı,duvarlarına tek bir yazının yazılmadığı,sadece sinema afişleri ve benzer afişlerin asılabildiği  bir beldede yaşıyoruz..
Hatta size şöyle izah edeyim,sakın şaka falan zannetmeyin bir gece önemli bir milletvekili ve işadamı olan muhterem beyefendinin evinin duvarına bilmeden arabadan inen bir şarhoş küçük abdestini yaparken aniden tüm projöktörler ve alarm zilleri çalıyor,villadan çıkan eğitimli KONTRGERİLLA mensubları küçük abdestini yapan sarhoşu yakalıyorlar,sarhoşun arkadaşları araba ile kaçıyorlar eğitimli komandolar şarhoşu döverek cipe bindirip sempt karakoluna götürüyorlar.
Sabaha kadar sarhoşu ağır sorgu usulleri ile karakolda sorguladıktan sonra,bakıyorlarki gerçek sarhoş herhangi bir yönlendirme yok sabah ilk gelen BANLİYÖ trenine sarhoşu koma halinde bindirerek bir daha bu sempte uğramaması söylenerek serbest bırakılıyor.
                    

Hani bir ATASÖZÜ vardır ECELİ GELEN KÖPEK CAMİ DUVARINA İŞER.
Arkadaş sağlam duvara işemiş,işediği duvar CAMİ duvarındanda sakat o yıllarda onun için ALLAH korudu ecelden yırttı.)))
Şimdi sempt sizlerin  gözünüzün önünde ne durumda olduğu,semptin MAYDONOZ çocuklarındanım,MAYDONOZLUĞU çok severim ne başıma geldi ise MAYDONOZLUKTAN geldi…

Yıl 1977 yaz ayları sabah sokağa çıktım caddede dolaşıyorum bir baktım duvarda ŞABLON BASKI usulü kırmızı renkle boyanmış insan başı sihuleti.Altında APO yazıyor başkada hiçbir şey yok.
Her 50 metrede bu baskı yazı şablon fakat ne bu APO?
Anlam veremedim,sınır köyde tanıdığımız ağbilerimiz yeni bir guruplaşma yaptılar,adıda AKREPLER acaba onlardan birisimi diye düşünüyorum,anlam veremedim.
Soruyorum kimse bir şey bilmiyor,en sonunda bir gün bekçi ismet ağbi var ona sordum.
ZEKİ dedi bunlar örgütmüymüş neymiş ,ilerdeki inşaat şirketindeki grev yapan işçilerin içinden birileri bu işi yapmış dedi…
O yıllarda küçük yurdumuzda iki grevde olan yer var biri OLEYİS sendikasına bağlı 5 yıldızlı bir otel,orda anarşist olmaz çünkü tüm personeli tanıyoruz,ikinciside bu bizim bekçi İSMET ağbinin söylediği uluslararası inşaat şirketi.
Çünkü bu inşaat şirketinin önünde devamlı büyük bir hareketlenme var,işçiler çadırlarda bekliyor.Ama bunlardada herhangi bir siyasi söylem yok sendikal hak arama…
Neyse bu şirket şimdi merhum sahibi B.G beyefendi özellikle o yıllarda IRAK ve SUUDİ ARABİSTAN devletininde mütehaitlik hizmeti veriyor,merhum SÜLEYMAN DEMİREL beyefendiyede çok yakın bir isim hatta son İZMİT,İSTANBUL yol yapım ihalesini alıp başlamıştı ama bitirmek başka bir mütahite ve merhum ÖZAL beye nasip oldu.
Diyceksiniz APO 1977 yılında daha PKK yı  yeni kurmuşken daha LİCE,HİLVAN,SİLVAN,SİVREK bölgesinde doğru düzgün eylem yapmamışken APO cular olarak ,İSTANBUL şehrinin içinde GLADİO örgütünün en kuvvetli olduğu yerde nasıl AFİŞLEME yapıyor…
Baştan kanımca çocukluk aklı ve sonraki yıllarda inşaat şirketinin grevdeki özelikle TUNCELİ,BİNGÖL,DİYARBAKIRLI işçilerinin yaptığı bir eylem olarak gelsede sonraki yıllarda yaşadıklarımdan hadiselerin çok komplike olduğunu anladım hatta bu şirketin baş kontrolörü TUNCELİLİ bir beyle 2004 yılında uzun sohbetim beni acı acı gülümsetti.
Hani arkadaşlar diyeceksiniz 12 yaşında çocuk nasıl bu köftelere maydonoz oluyor genetik formasyon,o aralar rahmetli babam devamlı yıl 1975 ŞAM,HALEP,BEYRUT,LEFKOŞE,ATİNA hattında gezerdi.
Rahmetli yakışıklıydı clınt eastwood gibi ağzında CIGAR(puronun incesi) onla gezerdi.

Arkadaşlar açıklama getirerek yazıyorum,kafanız karışmasın şöyle söyleyeyim bildiğiniz tüm gizli servislerin üstünde güçler var,ALLAHIN bahşettiği işler yetenekler var bu dünya böyle…
Neyse yıllar sonra yaşamımda öğrendimki APO nun bulunduğumuz bölgedeki ilçenin TAPU KADASTURO müdürlüğünde çalışmış, sonra öğrendim ankarada siyasalda beraber yurtta kaldığı milliyetçi ağbilerimiz  ile arkadaşlık yapmış sonraki yıllarda  durup dururken kendini vurdular anlam veremedim toprakları bol olsun…)))
                              

Arkadaşlar atlaya,atlaya gidiyorum yıl 1983 bulunduğumuz kulübün merhum değerli bir başkanı var altında son model İNGİLİZ yapımı JAGUAR arabası şöförlü, aynı bir İNGİLİZ lordu gibi  yaşar rahmetlinin ismi avukat  K.Ö .Sinirle yanıma geldi herkesin önünde bana arslanım sen rahat durmuyorsun ama burda İT ürür KERVAN yürür dedi,aklını başına al dedi.
Yani büyük lafı dinlemek lazımmış İT ürüyor KERVAN yürüyor.
                                       

Arkadaşlar şunuda söyliyeyim ne 40 yıllık TERÖR ÖRGÜTÜNÜN başındaki isim tesadüf URFA nın halfeti kazasının Ömerli köyünden tesadüf seçilmiş yerli işbirlikçi  uluslararası konjöktür tarafından, nede bir merhum uyuşturucu ile ismi anılan kişi tesadüf şeçilmiş LİCE ilçesinden.Bunların çok stratejik bir uluslararası organizasyon olduğu ve bu organizasyonunda gözümüze bakarak bu hadiseyi TÜRKİYENİN aleyhine sonlandıracağını maalesef izliyeceğiz. 

Bu kelimemi kimse yanlış anlamasın biz TÜRKİYELİLER ve TÜRKLER kendi devletimize ve milletimize o kadar hainizki TÜRKİYELİLERİ çok umursamıyorum,ama 1071 ve daha öncesi KILIÇLA girdiğimiz TÜRK topraklarından yok olacağımız korkusu  ile yaşadığım için maalesef çok üzgünüm.
Ben yazarım anlatırım sayfalara zor sığar ,ANLAYANA SİVRİ SİNEK SAZ,ANLAMAYANA DAVUL ZURNA AZ…
Her gün kabahati,AMERİKALI,İNGİLİZ,ALMAN,FRANSIZ,RUS,YUNANA bulan arkadaşlara söyliyeceğim NASRETTİN hocanın diyaloğu.
Evladım,HIRSIZIN HİÇMİ ŞUÇU YOK…
                                        

SAYGILARIMLA,
ZEKİ ARSLAN.


                                                                                                    01.01.2022                           A...