Sevgili
takipçilerim,bazı mesaj atan arkadaşlarım ZEKİ bey biraz daha açık yazamazsınız
diye soru soruyorlar,bende tebessüm ediyorum.
Şöyle
sizlere izah edeyim yıllar evvel eğer doğruysaki doğrudur,çünkü çok mevzusu
konuşulduğu halde yalanlanmadı dönemin İÇİŞLERİ BAKANI sayın MEHMET AĞAR
beyefendi sayın CEYHAN MUMCU bey ve rahmetli UĞUR MUMCU beyin eşi sayın GÜLDAL
MUMCU ile görüşmesinde eğer biz bu suikastin üstüne gidersek duvardan bir tuğla
çekmemiz gerekli o zamanda DUVAR yıkılır hepimiz altında kalırız demiş.
Aslında
313 adet olan yazılarımda açılan konularda DUVARDAN tuğla çekildi konunun
uzmanları bunu anlıyor ve banada iletiyorlar ama bizim tabi kapalı yazmamızdan
haklı olarakta büyük bir okuyucu kitlesi hadiseleri ve tarihsel bazda gelen
olayları kafalarında tam şekillendiremiyorlar ama haklılar bunda kusur bizde…
Burdan
yeri gelmişken sayın CEYHAN MUMCU beyin 2006 yılındaki danıştay saldırısı
hakkında kamuoyuna verdiği bilgi tamamen doğrudur,aslında bu bilgi yine saldırı
olmadan üç gün evvel bazı birimlere gitmiş olsada maalesef konu o günlerde
önlenememiştir.
Bugüne
geldiğimizde aslında sizlerin farkedemediği bir takım suikastler,sabotaj ve
insan kaçırma olayları günlük oluyor.
Bunlar
aslında günlük hayatımızda çok doğal karşılanan haberlere geçsede, hepsinin son
dönemde ortak bir noktası var.
O
noktada geçmişte bu insanların DEVLET içinde resmi ve gayrıresmi olarak çeşitli
operasyonel faaliyetlerin içinde ortak bulunmaları…
Peki
niye şimdi bu tasviye yapılıyor,bu şuna benzer YILANLAR üstündeki deriyi
belirli period zaman içinde üstünden atar değiştirir,alttan yeni deri gelir
yeni bir renkte.
Aslında
yılan aynı yılandır ama üstündeki yeni deri ile yeni bir görünüm alarak
yaşamına devam eder.
Bugünkü
hadisede odur,bunun büyük nedenlerinden biride geçenlerde sayın
CUMHURBAŞKANIMIZIN bir konuşmasında değindiği devlette devamlılık geleneği.
İşte
bu devamlılık geleneği eski devletin geçmişteki gizli operasyonlarını bilen
kenarda köşede kalan kişilerin yeni üst görevlere gelen kişilerin geçmişleri
ile çok ince bilgi sahibi olmaları çeşitli gizli emtiaların saklı olduğu
merkezleri bilmeleri yeni gelen yetkililerce kendileri ve dışardaki kontakları
açısından bu YURT DIŞI bağlantılarını bilmeleri kendileri açısından sakınca
olucağı için bu tasviyelere girerler,bunlar çeşitli dönemlerde hep olmuştur.
Geçtiğimiz
günlerde bir büyük şu anda şuçlanan din alimi için yakın eski bir arkadaşı HOCA
efendi bir tek yapıcağı işi kendi bilir başka hiç kimse bilmez altındaki yüz
kişilik kadroyada vericeği direktifi sadece kendi bildiği bilgiyi onlara
aksettirir gereğinin yapılması için emir verir.
İşte
bu istihbarat jargonunda HEDEFE TEK GİTMEK denilen hedeflenen konuya
istihbaratçının kendi insiyatifi bilgisi birkimi ile yönelmesi başka bir yerden
kesinlikle fikir,emir almamasıdır.
Çok
uzun yıllar 1981 yılından beri bu şekilde tek hareket ederek hedeflediğim
noktaya yürüdüm.
Arkadaşlar
TÜRK DERİN DEVLETİNDE özellikle kapalı kapılar ardında bir sinsile yolu ile
sistem şantajla yönlendirilir.
Bu
şantaj sistemi özellikle güvenlik kurumlarının içinden teknik takip elektronik
istihbarat ve dinleme ile ele geçen malzeme yine gayrımeşru bir hiyerarşi ile
çeşitli yerlere saklanır,zamanı geldiğinde kullanılmak üzere faydalı olucak
kişiye zimmetlenir el altından.
İşte
buna nasıl süre giden işlerimizde tam profosyonelce bilgi sahibi oldum,MİT
beraber çalıştığımız bir arkadaşımız böyle bir teklifte bulununca bende
hadisenin boyutunu öğrenmek istedim.
Teknik
anlamda bana konuyu anlatıp ilgili şahsı birden fazla görüntüleme ile ilgili
filme alıcağını söyleyince bunlardan birinin,kadın,ikincisinin para
üçüncüsününde çeşitli başka yabancı servislerle temas olarak izah etti.
Ben
bu teklifini kabul etmiyceğimi izah ettim ama karşıdaki şahısla samimi olmamdan
dolayı bunların bulunduğumuz ortamlarda bize bu teknik çalışmayı yapacaklarını
tahmin ettim sonraki zamandada tahminim doğru çıktı,bunu yaptıklarını
biliyorum.Etrafımdaki bu konuda insana dayalı istihbarat çalışmasında kimlerin
olduğunu çok iyi biliyorum.
Bu
çalışmayı yapan benle herhangi bir görevi
olmayan kişinin şu anda önemli bir vazifede olduğunuda biliyorum.
Bu
işlerde işte 2010 yılında PARALEL yapı diye adlandırılan emniyet yetkililerinin
MİT mensublarına operasyon yapmaları benide bu konuya hiç alakam yokken
karıştırmaları aslında şikayetçi konumundaki İTO başkanının şikayetine değil
burda tamamen beni yaralamak için bana bu adi konumda gösterip kendileri
aslında çok gizli olan uluslararası çıkar ve menfaat ilişkilerini götürüp GÜÇ
sahibi olmak için yaptıkları bir KOMPLO operasyon.
Buna
defatle niye dönüyorum,aslında bu konularla ilgili bir TUĞLA çekildikten sonra
öyle geçmişe doğru bilgi ve belge ortaya çıkıcak meydana dökülecek TÜRKİYEYE
illet olmuş bu yapı ortaya dökülecek.
Bakın
özellikle ŞANTAJ müeesesesi öyle bir yapıdırki kimi hedef alıp etkisi altına
aldığını onu yönettiğini bilemezsiniz,öyle bir müessesedirki bu bir ÜLKENİN
felaketi olabilir…
Sayın
emniyet istihbarat dairesi başkanı sayın BÜLENT ORAKOĞLU beyin KARAMANIN
KOYUNU- 1 rumuzlu bir yazısı vardı bu yazıyı muhakkak okuyun YENİŞAFAK
gazetesinde pazartesi günü yayınlandı işte 1981 yılında HEDEFE TEK gitmek için
başladığımız yolda niye başladık,niçin ve sonuçta geldiğimiz nokta çok önemli.
Bu
olayların iç yüzünü muhakakki bir gün anlatıcaz ama şuna emin olun özellikle
bugün yine yenişafak gazetesi genel yayın yönetmeni sayın İbrahim karagül beyin
BARAJIN ALTINDA SEN KALACAKSIN yazısında şunu çok iyi anlayın
İSTİHBARATÇILARLA,GAZETECİLER paralel aynı İSTİHBARİ bilgilere ulaşabiliyorlar.
Geçmişten
bugüne ve özellikle son yıllara gelen yazılarımda 1970 li yıllarda TÜRK GLADİO
sunun MARKSİS LENİNİNST yapı üstünden kurdurduğu suni KÜRT hareketi bugünde
yine derin İngiliz aklı ile seferberlik kapsamı altında eski MARKSİST görünümlü
Kafkas kökenli guruplarla,yine belirli yeni parlatılmış KÜRT kökenli guruplar
ve bunların arkasındaki TÜRK GLADİO sunun derin yapılı kişilikleri
yükseltilicek şiddet dalgası ile TÜRKİYEYİ aslında çok kötü bir yola sevk etmek
için yola çıkmışlardır,bunun hazırlığını yapmışlardır…
Bu
oluşturulan yapının çok maksatlı bir yapı olduğunu sizlere yazmıştım,İRANDAN
tutun RUSYA ve onun interlandındaki bölgeler ve Ortadoğu coğrafyası içinde TÜRKİYE
içine sardırılacak bir çatışma ortamı ile ULUSLARARASI GLADİO yapısı kendi
nihayi hedefine giderken içimizdeki TAŞORON BARON lar kendi çıkarları
doğrultusundaki kazançlarını ve yerlerini sağlamlaştırıcaklar.
Arkadaşlar
o kadar karşımızda derin yapılar varki hükümetleri ve liderleri sakın bunlar
karşısında çok kuvvetli zannetmeyin çünkü bu yapılar hükümetler,partilerin
içinede sızmış vaziyettedirler her zaman liderlerin etrafındada uyur sızmış
halde bulunurlar.
Aslında
TÜRKİYE bu son 10 yıldaki çok hızlı iskana dayalı kalkınma hareketinde başarılı
olurken başarılı olamadığı nokta bu derin şimdi kendilerinin ÜST YAPI diye
kullandıkları tabirdeki yapının üstüne gidemediler,sadece çeşitli lokal
operasyonlarla bu yapıyı etkilemeye çalıştılar ama sonuç şimdi ortada bu yapı
son hamle TBMM meclis aritmetiği üstünde şeçimlerden evvel çalışması şimdi
kendilerinin tekrar aktif harekete geçmesini kolaylaştırdı…
7
haziranda bu şekle gelen bir meclis aritmetiği bir çelmedir,bu üst yapı
parlattığı yeni hareketle BATI destekli muhakkakki çeşitli ayak oyunu yollarla
ikinci bir çelme atmaya çalışıcaktır işte o çelme KAOS çıkartmak için
kullanılıcaktır.
Maalesef
bu konularda çok kimsenin hatası vardır,işte bu hatalar acaba kimler tarafından
nasıl yaptırılıyor kimler yanlış bilgilendiriliyor,DOST DÜŞMAN tanımlaması
yanlış işaret ederek DOST kuvvetleri vuruyor.
Bunu
öğrenmemiz ve başarılı olmamız için ne yapmamız gerekli liderin ve liderlerin
acil şeffaf olması ve SEZAR ın HAKKININ SEZARA tesli edilmesi,o zaman derinlerde
yapılar alt üst olucak?
Araştırmacı
yazar sayın BANU AVAR hanfendinin güzel bir araştırmasını izledim ilk defa
cesaretle bir gazetecinin bölge ile
ilgili araştırmalarını video izledim İNGİLTERENİN geçtiğimiz yüzyıl KAFKASYAYA
girerek nüfuz ederek nasıl RUSYAYI durdurmaya çalıştığını çok güzel anlatıyor.
Aslında
aynı İNGİLTERE aynı yapılarla şu andada benim KÜRT kardeşimi son elli yılda
nasıl yanlış yönlendirdiyse içimizdeki bu hain unsurlarla yine aynı şekilde
yönlendiriyor.
1981
yılında İŞÇİ PARTİSİ binası basılmış orda bir operasyon SİYASİ ŞUBE götürüyordu
bende hayata yeni atıldığım yıllar BAŞKOMİSER bir beyefendi daha sonra emniyet
müdürü olarak emekli oldu.
Hepte
SİYASİ şube ve sonraki TERÖR şubesinde çalışarak ihtisas yapıp emekli oldu.
O
dönemde SSCB(SOVYETLER BİRLİĞİ ) dönemi konuşuyorum hep bunların işi değilmi
ağbi dedim yok ZEKİM bunların bu işlerle hiçbir işleri yok 54 adet
örgüt,franksiyon ve sol gurup açtık hepsinin izini sürdüğümüzde ZEKİM dedi
NORMANDİYA sahilinde kaldık…)))
Arkadaşlar
hainimiz bol olmasaydı içimizde bende sizlere bunları yazamazdım,çünkü aktif
olurdum aktif olan kişi kendini deşifre edemez işte bu hainler yüzünden sizlere
bunları yazabiliyorum.
Kadına
şantajla bomba yükleyip patlatan milletlere ALLAH her zaman bela verir.
SAYGILARIMLA,
ZEKİ
ARSLAN.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder