Sevgili
arkadaşlarım,mübarek ramazan ayımızda allah günah yazmasın biz ibadetlerimizi
yerine getirmesekte beni seven Müslüman takipçi kardeşlerim bana ilgilerini
mesajları ile gösteriyorlar,bunlardan bir tanesi merhum muhterem profosör ESAT
ÇOŞAN hoca efendi,onla ilgili bana bazı konulardan bahsetti.
Bende
kardeşimize haliyle din alim ve ulemalarını tanımadığımı bu hadiseyi kaza vuku
bulduğu zaman basından okuduğumu ama bu dünyaya uzak olduğumuz için herhangi
bir fikre ve istihbarata sahip olmadığımı bahsettim sohbet ettim.
Arkadaşlarım
bizde TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNDE mevziye girdiğimiz zaman,orda kimsenin hangi
din,mezhep,ırk olduğuna bakılmaz tamamı
asker neferdir.
Onun
için bu kardeşimize sabah söz verdim,bu konuda tarihin önemli hadiseleri benim
ile birlikte çok yaşanıldı veya yaşanılmış hadiselerin hayatımda etkisi çok
büyük.
Ben
bunları yazarken belki dini bütün kardeşlerimizede bir hayrımız olur,bizden bir
şeyler öğrenirlerse belki onlarında bir fikirleri akıllarında oluşmasına
yardımcı oluruz.
Şimdi
benim hayatımda çok büyük önemi olan ailemiz içinde ilk trafik kazalı suikast
aile fertlerimizden bir yakınımıza yapıldı,tabi bu kaza olarak tarihe geçti tüm
bir aile 1954 yılında FRANSIZ ALP dağlarında yok oldu,hatta ailenin şöförü ve
çocuklarının mürebbiyeleride.
İstihbaratçı
kardeşlerimiz bilir bu bir REİHNARD
GEHLEN ve yeni kurulmuş GLADİO ekiplerinin operasyonu idi.
Bu
konuyu burda isim vermeden çok uzatmadan bitiriyorum,bu kadarı yeterli.
Çünkü
tekniğini sonraki satırlarda vericem zaten merhum MUHSİN YAZICIOĞLU ve merhum ABDULLAH ÇATLI
içinde MİLLİYETÇİLERE karşı KONTRGERİLLA harekatı yazımla hadiselerin TÜRKİYEDE
ilk teknik nasıl olabileceğini anlattım okuyucularıma.
Arkasından
anlatıcağım hadise 1965 yılında merhum ADNAN MENDRES bey için yassıada
mahkemelerinin gizli celselerinde ağır suçlamalarda bulunan, aslında kader ve
siyaset içindeki en yakın arkadaşlarından merhum FUAT KÖPRÜLÜ beyin geçirdiği
trafik kazası var,bu kazanın nasıl olduğunu ben tam bilmiyorum ama merhum
köprülü bu kazadan sonra ,çok kısa zaman içinde 1966 yılında hakkın rahmetine
kavuşmuş…
Arkasından
1968 yılı sonlarında ben çocukken rahmetli babamın yugoslavyada arkadaşları ile
geçirdiği bir suikast kaza var,şans eseri ağar yaralı kurtuldu,geldikten sonra birkaç
kez kırıklarından ameliyat olsada parmaklarda küçükte olsa araz bıraktı.
İşte
bu suikastin gerçeklerini yıllar sonra ben öğrendim ,vakıf oldum bunu bir
yazımda daha bahsetmiştim onun için kısa geçiyorum bunu bana KGB nin yaptırdığı söylensede sonra ben
öğrendim,yugoslavyadaki MİT sorumlusu N.B isimli çok önemli saha ajanının TÜRKİYE üstünden
aldığı emirle bunu yaptırdığı.
12
EYLÜL DARBESİNDEN sonraki yıllarda sanırım 1984 yılında merhum KENAN EVREN den
CUMHURBAŞKANLIĞI köşkünde DEVLET ÜSTÜN HİZMET madalyası aldı.
Şu
son 15 yılda bana saldıran BOŞNAK arkadaşlara STK(SEFERBERLİK TETKİK KURULU)
kapsamındaki beylere duyurulur ilgili konuları sonra sizlerin neler yaptığınıda
açıcam.
İşte
tam o sıralar MİT teknik takip tarassut şubesinde görevli genç yaşta görev
esnasında hayatını kaybeden bir arkadaşım,ZEKİ kardeşim dedi,İNGİLİZ GİZLİ SERVİSİ
İÇ İSTİHBARAT bölümü MI-5 den görevliler geldi bunlar kurs verdiler bu kurslar içinde ANKARA
GÖLBAŞINDAKİ alanda uzun tatbikatlar ve kurslarla araba ve araçlarla suikast
eğitimleri var.
İşte
ondan sonraki ilk dikkatimi çeken hadise 1989 yılında şimdi ismini
hatırlayamıycağım bir kişinin boğaz içi köprüsü üstünde trafik kazasında ölmesi
idi sabah saatlerinde.
Niye
bu hadiseyi bu şekilde hatırlıyorum istanbuldaki İngiliz servisinin yerel
unsurlardaki bir haber elemanı bana gazete üstünde göstererek konuya özellikle
dikkatimi çekmişti…
Dahada
enteresanı bana bilgi getiren arkadaşım kısa bir süre sonra tayini çıktı ve
doğuda bir görevde rahmetli oldu,yine aynı birimde bana sempatisi olan bir
arkadaşta oda rahatsızlanarak öldü.
Bu
iki arkadaşta bu birimlerde hem ekip başı idiler hemde işlerini çok iyi yapan
kimselerdi,acaba benle temasları kimi rahatsız etmişti.
Sonra
bu ekiplerin içinden devşirilerek kendi içlerinde hücreleşip oluşturulacak
sabotaj ve suikast timleri için yetiştirilecek özel haber elemanları ile ABD ve
İSRAİL gibi ülkelerin servisleri için parça başı taşoron işlermi yapılacaktı
eleme yapıldı sistem kuruldu sonrada bu zamana kadar yapılan işler bir SİNSİLE
ile eksilen personellerin yerine yenileri doldurularak günümüze kadar geldi…
İşte
1990 dan bugüne araç ile olan kazaları incelerseniz gerçeği daha iyi anlarsınız
ben burdan tek tek vermiyeceğim,sizlerin mantığına meraklı veya konu ile
birinci dereceden muhattap olan insanlar düşünsünler.
Kısaca
şunu söyliyeyim bunun sonra farkına vardım,merhum ömer lütfü topal beyin
öldürülmediği günlerden evvel gece geç saatlerde banada DOLMABAHÇE saat kulesi
önündeki çay bahçesinde randevu verildiği,sanırım o günün şartlarında bu
telefon sinyallerini MİT bu komploloları kuranlar bir aksi giden olayda B planı
iftirayı bizede bulaştırarak yine bir taşla alakamız olmayan çok kuşu avlamak
istiyeceklerdi…
Tabi
daha evvel yazdıklarım içinde APO operasyonu olduktan bir gün sonra araç ile
banada suikast yapılacağı bunun istihbaratını aldığım suikast yapıldığında
kağıthane haliç köprüsü köprü ayakları altındaki yolda suikasti beklemem
hazırlıklı olmam olay yerinden ağar hasarlıda olsa araçla uzaklaşmayı başarmam
en önemliside aracın ilk anda hızının düşük olması birde karşı ekiplerin
silahlı olduğumu bilmeleri benimle silahlı çıkabilecek müsademeli olayda
hadiselerin başka siyasi uluslararası boyuta taşınacağı korkusu en önemlisi
ALLAHIN yardımı ile yırttık.
Sonraki
oluşan hükümetin iç işleri bakanı sayın SADETTİN TANTAN beyin kamuoyuna bir
açıklaması olmuştu trafik kazalarında araç süratleri 90 km geçmezse ölümlü
kazalar azalır diye,sayın BAKAN ne kadar doğru söylemiş demiştim içimden…!!!!!
Tabi
burda yine daha evvelki bir yazımda belirtiğim 1984 yılı ocak ayı sanırım 22
sinde büyük bir trafik kazası var işte o kazada benim ile çarpışan emniyet
aracında dönemin MGK ve CUMHURBAŞKANIMIZ tarafından görevlendirilmiş MÜLKİYE
BAŞ MÜFETTİŞİ ve emniyet görevlileri ve merhum yeraltı dünyası simalarından bir
isim sonra dostluğumuzda oldu,burda sonra vali olan büyüğümüz ve ekip
arkadaşları ağar yaralandılar ilk dönemde iki ay kasıtlı yaptığımdan benden
şüphelenildi,kendi içlerindeki soruşturma ne oldu bilmiyorum.
Ama
bu bir ALLAHIN taktiriydi benim için ama olay yerinden kaçan özellikle direksiyonu benim arabanın üstüne
kıran polis memuru şöför için öylemiydi hiçbir zaman öğrenemedim,merakta
etmedim…
Arkadaşlarım,dahada
konuları açar uzatırım ama hepiniz ilim irfan sahibi insanlarsınız burdan
herşeyleri çözersiniz.
Şimdi
ben burdan özellikle ilim irfan sahibi dindar,muhafazakar arkadaşlara bir şey
yazarak konuyu kapatıyorum,arkadaşlarım adınız YUSUF,AHMET,HASAN,ÖMER,TURGAY,HÜSEYİN
İSMAİL,İSA,MUSA,MUHAMMET,hepiniz ayrı değerlisiniz çeşitli örnekler ve
adetler,gelenekler ve örflere örnek veriyorsunuz kendi cepheniz ve öğretiniz
ilim irfanınızla haklısınızdır,ama şunu kabul edersinizki her ER sizin ilim
irfan ve tedrisatınızın mahsulü değil.
Özellikle
biz çok ağar işçiyiz uzun yılların, bizim tedrisi tedrisatımızda bu sizin
işlerden hiç anlamıyoruz,onun için kıstas yaparken ilk önce ALLAHIN
hukukuna,sonra resmi hukuka,sonrada RACONA bakıcaksınız…
Bakın
size şöyle izah edeyim benim bir başkomiser arkadaşım vardı sizin bu RİZELİ
okur yazar ağbilerinize zulm edenlerin anlık bilgisini bana veriyordu,bende çok
üzülmüştüm.
Onun
içindirki demokrasi yerleşsin diye çok mücadele verdim,ama bizim gibi insana
kuvvetli iken zulm edin diye değil…
Hepimiz
girdiğimizde mevzide aynı insanız farketmez,bir tabur askerin haksızlığa gık
çıkaramadığı yerde KAHRAMANMARAŞLI bir ehlibeyt genç askerin tüm taburu
harekete geçirdiğini gördüm ALLAHIN aslanı gibiydi,onun için kimseyi kınamayın
herkesi HAKKI ile bırakınki dostluğunuzu zedelemeyin…
SAYGILARIMLA,
ZEKİ
ARSLAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder