12 Ocak 2014 Pazar

KOZMİK KAREKTER ZAFİYETİ……



Sevgili takipçilerim hayırlı pazarlar,bugün birkaç gün evvel DIŞİŞLERİ BAKANIMIZ sayın AHMET DAVUTOĞLU beyin şu açıklamalarını okudum,hemşerimdir kendisi onuda bildirim.
Ne diyor DEVLETİN BEKASI için OSMANLIDAN beri gerekirse ANNELER evlatlarını feda eder.
Güzel bir açıklama,açalım biraz sevgili kardeşlerim bu evlat feda etme olayı zannederim ASYADA HUN devleti parçalandığından beri gelen bir gelenek parçalandıkça veya zafiyete uğradıkça içimizdeki insanları feda ederek DEVLETİ kurtarmak ama maalesef çözüm olmamış.
Bu konu ile ilgili RUSLARDA böyle ilginç hadiseler vardır 2. Dünya harbinde STALİNİN oğlu ALMAN ordusu ile çarpışırken komutanlar cephe gerisine almak istiyor oğlunu, STALİN müdahale ederek cephede ön saflara yolluyor ve oğlu orda şehit oluyor.
Arkadaşlarım gelişmiş hangi devlette insan feda ederek devlet kurtulduğunu gösterin yok,NEDEN çünkü sistemde TAKIMA ve MAÇA göre insan kaynağı bulup veya yetiştirip takıma ve oynuycağı maça hazırlamak var.
Şunu kabul edicez biz bunu hiç yapmadık,yapamadık ve genetik olarak zafiyetimiz olan konular.
Eskiden KADIN olgusu zafiyetimizdi şimdi ondan evvel PARA öne geçti,arkasından KADIN ilşkileri sıralamayı aldı,yani ARAPLARLA yapılan istatistiklerle zafiyetimiz aynı olaya eş değer oldu ZAFİYET kılasmanında.
Sıkıntıya gelelim çocukken anlatıyorlar bir istihbaratçı ağbimizi işe arşiv dairesinden başladı diyorlardı, bende dedim dandik iş rahmetlik ağbimiz olurmu öğren dedi KOZMİK kurumların arşiv dairesine en sağlam adamları koyarlar,arşivi güvenli ve sağlam tutmak en önemli hadisedir.
Sonra 1980 ihtilalinden sonra bazı şu andaki yaşlı BARONLARIN nasıl BAŞBAKANLIK arşiv dairesinden bazı OSMANLI arşivlerinden belgeleri götürüp yurt dışında yüksek fiata sattıklarını gördüm ve olayları nasıl kapattıklarını gördüm.
Arkadaşlar bir defa herkesin karakterli olması lazım,ama kozmik görevdeki insanların bu ÖZELLİKLE İSTİHBARAT görevleri ve onla ilgili konularda çalışanların EĞİTİMİ çok önemli fakat bir o kadar psikolojik gelişimi,karakteri ve ailesinin seceresinde geçmişte NATO standardında bile olsa ANGAJE olunmuş veya ilgi alanı olan başka devlet varmı bu konuların testi yapılması gerekli ama bizde hiçbir sistem olmadığı için iyi okumuşmu,güvenlik tahkikatında ailede şuç yok çocuk homoseksüel bir ilişkisi olmamışsa geçmişinde birde KURUMLARDAN torpilli ise GEÇ…….?
Homoseksüelden bahsettim geçmişte OXSFORD mezunu bir başvuru oluyor işleme alıyorlar çok sağlam çıkıyor yalnız OXSFORD ta iken güvenlik tahkikatında homoseksüel eylemi olduğu çıkıyor almıyorlar.
Uzatmayalım arkadaşlar geldiğimiz noktada zannımca KOZMİK sırlarımızı koruyamamanın sıkıntısını günümüzde yaşıyoruz,bu olaylar çok geçmişten geliyordu KAB doldu ve taşınca etrafı pislik kaplamağa başladı,tabi bunun bize uluslararası dönüşü oluyor vatandaş algılamasada devlette bir sıkıntı var.
Devlet adamlığı zor zanattır,gerçek büyük devlette çok şeçilmiş insanlar belirli görevlere ve kritik alanlarda istihtam edilir,hatta çok entresan bir konu anlatıcam o insanların çok basit zafiyetleri bile takip edilerek bu zafiyetlerin karşı ülkelerin istihbarat servislerince öğrenilmemesi sağlanır.
Liderlerin özellikle çocukluklarından gelen pisikolojik zafiyetleri tespit edilir bunların açığa çıkmaması sağlanır.
Mesela yabancı bir servis mensubu TÜRKİYEDEKİ  ilk faaliyetlerinden biri sayın BAŞBAKANIMIZIN biyografisi ile pisikolojik yapısı üstünde çalışmak olur….
Birde ne yaprasan yap tüm filtreleri çalıştırsanda TİYATRO kabiliyeti fazla adama rast geldinmi bununda EMANETE HIYANET huyu içinde saklı ise,vefa duygusu yok içinde vicdansızlığı gizli saklıyorsa yapar kardeşim DEVLETİNDE,MİLLETİNDE başını belaya sokar.
İstihbarat faaliyetlerinde çok görevli arkadaş gördüm zafiyet içinde karaktersiz ilişkimi kurumda görevli dahi olsa yetkisi üst seviyede bile olsa devam ettirmedim görev esnasında kestim ve yeri geldiğinde ağar hakaret ettim,yine ederim biz CANIMIZLA iş yapıyoruz?
Bu olaylar aslında olmaması gerekli emniyet mensublarının sorgularında çıktı ve zannederim kayda alındı,zaten dinleme tapelerinde mevcut artık TARİHE mal oldu.
YUNAN ATASÖZÜ VARDIR BAZI İNSANLAR EKMEĞİ DİZİNDE TAŞIR AYAĞA KALKTIĞINDA DÜŞÜRÜR,TÜRK ATASÖZÜDE  DERKİ ,DERE GEÇERKEN AT DEĞİŞTİRİLMEZ.
Allahıma bin şükür bir yerede gelsek kimseyi satmadık dere geçerken AT değiştirmedik dereyi geçemezsekte ATIMIZIN başında iyi olmasını iyileşmesini bekledik dereyi  O ZAMAN geçelim.
Bazen insan ne oldum delisi olur,çevresi yanlış yönlendirir bence bazı insanlarda en önemli olay çevrenin onu bunaltıp yanlış hareket etmesine sevk etmesidir,ÖRNEKLERİNİ duymasakta aslında hergün kapalı kapılar ARKASINDA YAŞIYORUZ.
Ben hayatımda öyle insanlar tanıdım İNGİLİZ KIRALİYET ailesinin özel antik kolleksiyonları ile ilgilenen,basit bir insanımdır SİMİTÇİDEN CUMHURBAŞKANINA kadar herkesin insan olduğunu kabul ederim.
ER den GENELKURMAY başkanına gibi?Nedir açılımı herkes ASKER……!
Herkesimin affı kabul görür hatalar insanlar içindir,ama bazı hadiselerin affı olucağını maddi olmasada manevi olarak zannetmiyorum.
TÜRKİYEDE dolandırıcılığı 12 eylül 1980 yılında ülkeye sokup türk ticaret hayatında ahlak erezyonunu başlatan TÜRKİYE  devletin seferberlik sistemini organize eden güçtür kitabımda isimlerle ve yaşanmış hadiselerle sizlere ulaştırıcam,şunuda bilinki bu model hadiseyi İNGİLİZ GİZLİ SERVİSİ bizim burdaki kozmik partnerleri ile sokmuşlardır,unutmayın bugün KOZMİK ŞUÇ varsa bu muhakkak O aklın yine bugünlere yansımadıdır,devleti yönetenlere tavsiyem ASLINIZA DÖNÜN,KİMİ NERDE BULDUYSANIZ YİNE ORDA ARAYIN.
Son şunuda sizlere açim KOZMİK kurumlarımızda görev yapan bürokratların şu oyunu vardı
Kirli görevi planla,icra et fakat öyle bir sistem kur ortaya bir şey çıktığında ülkede en yüksek mevkideki yürütmedeki insanlar konu ortaya çıktığında SORUMLU olsun ve şuçlu pozisyonda olsunki biz yükü üstümüzden istediğimiz gibi atalım gerekirse YÜRÜTMENİN BAŞINI bu işten çıkartırız,istemezsek ÇIKARTMAYIZ.
İYİ PAZARLAR DİLERİM…..
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN……

10 Ocak 2014 Cuma

SAKİNE CANSIZ….(SERA)

SAKİNE CANSIZ….(SERA)

Sevgili takipçilerim,geçtiğimiz yıl 9 0cak tarihinde PARİSTE PKK terör örgütünün üç bayan yöneticisi çok profosyonel bir şekilde öldürüldü.
O günlerde büyük ses ve tartışma yaptı hadisenin devam ettiği günlerde ÖMER GÜNEY isimli SİVAS ili Şarkışla kazasına bağlı 31 yaşında atletik uzun müddettir AVRUPADA yaşayan fakat bohem bir hayat sürdüğü iddia edilen pek PKK terör örgütü mensubları gibi yada bir gayrinizami örgüt kurallarına uymayan bir tarzı ortaya dökülüyor peki hadise nedir.
14 ocak 2013 tarihinde sevdiğim bir arkadaşıma konu ile ilgili bu toprağı bol olsun sakine hanım ermeni dedim,aynı arkadaşım hayretle beni arayarak 21 ocak 2013 13.46 sularında zeki bey hayret verici dediğiniz doğru çıktı HABERTÜRK televizyonu yayın yapıyor sakine cansızın ermeni olduğu ismininde SERA olduğunu haber olarak veriyor.Tebrik ederim dedi.
Sonra omu yaptı bumu yaptı dediler ortalık bulandı türk devleti yaptırdılar dediler ama hiçbir şey çıkmadı hatta zanlı güneyin ailesinin MHP bilindiği güneyin sıkı sık avrupadan ankaraya geldiği bu olaydan evvelde geldiği ankarada kaldığını söylediler hatta bugünlerdede diyorlarki CANSIZ ve arkadaşlarına CEMATTEN bazı guruplar yaptırdı bende gülüyorum şundan olayın ilk anında bazı önemli gazetecilere demişimki,bu operasyonun İNGİLİZ aklı ile MOSSAD kurumunun operatif yapısının icra ettiği bir operasyon olduğunu anlattım  hatta şaşırdılar neden diye sorduklarında,şunu söyledim.
Türkiye PKK tasviye ediyor görüşmelerle ve müzakerelerle herkes bunun milli bir operasyon olduğunu sansada bunun aklı ve derin siyasetinde İNGİLİZ&YAHUDİ konsorsiyumu her zaman olucak bundan sonrada olucak.
Fakat avrupada bazı menfaatleri bozulacak kendi stratejileri bozulacak ülkeler var hangisi bu başta ALMANYA,FRANSA,İTALYA bu tip çok önemli üç isme MOSSAD fransada rahat operasyon yapar ve sonrasınıda çok rahat kapatır çünkü fransada mossad çok hakim devlet kurumları içindede çok söz sahibi ciddi bir Yahudi geçmişi var fransanın,
 Zaten 1 yıldada kayıtları incelediğimde tüm gelişmeler o gün ne söylediysem çıktığını gösteriyor.
Ankaradan döndükten sonra bu eylemi yaptığı dolayısı ile bunu MİT yaptığı konuşuldu arkadaşlar ANKARA öyle bir yerdirki bazen orda bulunan yabancı servis karar mekanizmaları bizim kurumlardaki kendilerine  angaje olan kişilere bile danışmadan bu işleri planlayıp harekete geçirebilirler hatta sonra bizim servislerin tepe noktalarına pazarlık konusu olsun diye iyi niyet sohbetlerinde hissetirirler yada çok evvelde kurumun başındakilere böyle bir planı devreye sokucaklarını söyler bunun yararlarına ikna eder ortak akıl çıkartırlar bence böyle oldu.
Size bir anımı anlatim daha iyi anlayın olayı bir gün yıl 1998 oturuyorum kim söylemişse kurumun bir haber elemanı buldu beni bir operasyon içinde bulunduğunu fakat ters bir olaydan dışarda kaldığını şu anda işsiz olduğunu söyledi ağbi varmı bir iş falan koşalım yeni dedi yok vallahi dedim,dedi bende o zaman ALMANYAYA atlar gider 50 mark verir PKK kayıt yaptırır işi oraya taşırım dedi,dedim yolun açık olsun yani ÖMER GÜNEYİN PKK giriş senaryosu ile nasıl oturuyor iş.
Sevgili arkadaşlarım MİLLİ size hissettirilen bir çok şey aslında MİLLİ değil,sebebide bizim DERİNLERİMİZİN çocukları şimdi türkiyenin  SİYASİ ve EKONOMİK ana arterlerinde kilit noktadalar,bunların hepsi çocukluğunda ve gençliğinde BATIDA tahsil gördü oralarda yetişti en dindar gördükleriniz bile oraların kültürünü ve oraların gizli servisleri veya derin yapıları ile entegre oldular,şimdi bunlar ANKARADA Kocatepe caminde beş vakit namazda görsenizde aldı verdileri bu batılı ve görünmez  İsrail derin  KATSA yapıları ile TEMAS ederek bu işleri organize ediyorlar siyasette ve bürokrasidede bu şekilde geniş yelpaze var.
Onun içindirki bugünlerde hedefdeki çatışmanın bir köşesinde cemat  olduğu için bu yapıları cemat içindede güçlü var olduğu için, hemen günün POPÜLER çatışması içindeki guruplara bindirirler .Zaten hükümetimizin ve cemat tabir ettiğimiz gurupların böyle çatışmasıda inanın bu sızma operasyonlar.

Bir örgütü yıkarken temelden yıkmanız gerekli,İNGİLİZ aklı özellikle PARİSTEKİ sakine cansızı temel olara görmüş,bunlar çok uzun neden ve sonuç ilşkilerini gerektirir,size bu kadar veriyorum ve PKK terör örgütü kuruluşundaki 1976 yılında bir toplantıyı ve katılanları burdan sizlere aktardığımda yazımın bütünü ile entegre ederek düşünürssünüz.
Tarih 1976 yer STOKHOLM-İSVEÇ ana arterlerde seavagen bölgesinde eski tarihi bir binanın üst katında ASALA mensubu FRANSADA  ve LÜBNANDA yaşayan ermeni kökenli kişiler,YUNAN GİZLİ SERVİSİ (KİP) ve avrupada yaşıyan önemli bazı kürt aydınlar bu toplantının tabi maskeli gücü bildiğimiz büyük emperyal batının büyük devletleri.
Bu toplantıda alınan kararlar bizim coğrafyamızda ABDULLAH ÖCALANI devreye sokan içimizdeki bu batı emperyal devletlerinin ve İSRAİLİN taşoronu  yerli işbirlikçi ama bizim beyaz yakalı veya çeşitli meslek dalları içinde hürmetle andığımız kişilerinde organizasyonu ile kurularak TÜRKİYEYİ bu sürece taşıdılar,taşıyanların bir kısmı rahmetlik olsada yaşayanlarla beraber onların çocukları hala bu işlerin içinde ,günün dünya konjöktürüne göre bu operasyonların bir parçası.
Arkadaşlarım mevzu uzun ve meşakkatli ALLAH NASİP EDERSE sizlere konular geldikçe açıcam.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN…
.

http://www.son.tv/haber-227898
İKİ DUAYYEN VE İSTİHBARAT ÖRGÜTÜMÜZÜN NADİR KİŞİLERİNDEN PROF.MAHİR KAYNAK beyin kitabından alıntı yaparak bu hafta ÖRTÜLÜ OPERASYONLAR başlıklı yazısı eski MİT müsteşar yardımcısı sayın MEHMET EYMÜR kaleme almış buyrun okuyun arzu ederseniz gerçek yaşanmış hadiselerin TEKNİK ve AKADEMİK açılımını yapıyor dosdoğru olarak TÜRKİYENİN DOĞRULARA İHTİYACI var, yalakalık ve riyaya değil.

9 Ocak 2014 Perşembe

KIŞLALAR………




Sevgili takipçilerim dün akşam GAZETECİ YAZAR sayın HAKAN ALBAYRAK beye bir iddasından dolayı,bazı kişilerden kamuoyunda yoğun tepki geldiğini gördüm,gülümsedim bir müddet evvel aslında ben bu konuyu raporlaştırmıştım,haksız yere sayın ALBAYRAKA saldırıldığını fark ettim sizlere bu konuyu yazıp bilgilendirmek istedim.
Konu askeri kışlalar şehir merkezlerinden kaldırılsın çekilsin her an türkiyede darbe tehlikesi vardır devam ediyordur.
Sevgili kardeşlerim benim yetiştiğim ortamda öyle büyüdükki ASKERİ ünüforma gördüğümüzde dünyanın sadece onun etrafında döndüğünü zanneder TSK ALLAH,MİT PEYGANBER,EMNİYETİTE onların SAHABELERİ gibi düşünürdük öyle siyasetçi,şucu bucu onlar sanki yokmuş gibi aklımızdan geçer etrafımızdada öyle konuşurduk bunu izah etmemin sebebi yazıcaklarımın TSK düşmanı olduğum gibi bir sonuç çıkartılmaması için bu yaşımda halada TSK laf söyletmem çünkü sapla samanı ayıracak yaştayım,DARBENİN ne olduğunu çok acı şekilde öğrendim DEMOKRASİYİDE burda sizlere bu yazıyı yazabiliyorsam ne olduğunu öğrendim.
Aslında çok uzun yıllardır eskiden şehir dışında olan,şehirlerin büyümesinden şehir içinde kalan kışlaların şehir dışına çekilmesi porojesi ve düşüncesi 2000 li yılların başında TSK emir komuta zinciri içinde düşünülüp planlamaya konulması için bu konularda fizilitibe raporları çıkarılmasına dair MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞI İNŞAAT EMLAK DAİRE başkanlığına direktif ve emir verilerek başlatılmış ve bu konuda zannederim son zamanlarda büyük bir yol alınmıştır.
Sayın ALBAYRAKIN kaygısı çok gerçekçidir ben bunu aylar evvel raporlaştırdım oda şurdan
Son GESİ türü ayaklanma hadiselerinde İstanbul ve ankarada yapılan organizasyonlarda başbakanlık ve başbakanlık konutlarının önüne kadar gelip nerdeyse içeri girecek göstericilere mazallah mesela İstanbul içinden 3. Veya 5. Kolorduya bağlı  alt rütbeli cunta faliyeti  içinde bulunabilecek subaylara bağlı küçük zırhlı birlikler ve motorlu piyade alayları ile bir destek gelmesi ile organize hareket ettirilebilen bu başı boş gösterici gurupları ile bir oldu bitti sağlanarak kalkışma tam bir toplumsal ayaklanmaya döndürülebilir ve darbe gerçekleşmiş olur,yağmalar ve şuçu durdurmak polisçe başarılı olamaz,durduramaz gücü yetmez.
TSK (TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ) zaten bu tip olaylar ve askerinin bu kadar sivilin içinde olmasını istemez hiçbir zaman özellikle sivil yurttaşlarımız aklında şunu iyi tutsun askerlik mesleği disiplin mesleği olduğu için sivile çok yakın ikamet eden askerin displini bozulur çeşitli sıkıntılar her zaman olur onun içinde TSK yöneticileri zaten bu konularda çok hassas düşünürler.
Olayın bir başka boyutuda özellikle terör ve organize şuçlarda birliklerin şehir içlerinde olması bu tip şuç örgütlerinin çok işine gelmekte hücresel faaliyet olarak bu tip birliklerde bulundurabilecekleri kişilerin askeri personele şuç işleterek polis takibinden çabuk kurtulup birlikler içinde kendilerini kamufle edebilmelerinden dolayı elverişli bir duruma geliyor bununda bilinen ve bilinmeyen bir çok olayı vardır ve istihbar edilmiştir geçmişte.
Bir diğer konuda bu konu ile paralel büyük şehirler içindeki VIP havalimanları, artık dünyadaki gizli servisler öyle büyük maddi imkanlarla ve sofistike alet,araç ve gereçle çalışıyorlarki  bu VIP uçaklarla devamlı dünya üstünde ring atıtorlar istihbarat servislerinin kordinesininde operatif hareketleri bu VIP uçaklar ve meydanları kullanarak üst düzey insan angajelerini bu alanlarda yada bu alanların verdiği ülkeye giriş çıkış avantajlarını kullanarak bu alanlarda özellikle büyük operasyonları gerçekleştirecek birinci NAKİT emtiayı yüksek miktarda sokuyorlar ikinciside bu olayları yöneticek üst SOFSTİKE gelişmiş personeli hızlı bir şekilde bu alanlardan getirip götürebiliyorlar.
Bu raporlar dikkate alındı geçtiğimiz ay İSRAİL vıp uçaklarının alanlardaki 1998 yılında yaptıkları kalış ve giriş çıkış anlaşmalarının büyük kısmı budandı,en özellikle uçakla girişteki pasaport beyan zorunluluğu geri getirildi.
Artık dünyada yapılan darbe ve aksiyonel hadiselerin yapılış şekli çok değiştiği için bir kısım insanımızın aklına hala eskisi gibi bazı şeyler olur diye bu tip senaryoları düşünmek akıllarına pek  gelmiyor.
Bir anımlada bitirim yıl 1997 MİT bir arkadaşımla boğazda rakı içip keyif yapıyoruz o esnada yetmiş seksen bin grostonluk bir LPG tankeri geçiyor biz SOVYET uzmanı olduğumuz için BOĞAZLAR yakın alakamızdır her zaman geçerken gözüm takıldı dedim KAMİL bey bak boğazın kıvrımına göre en dar yerde terörist bir gurup tüm güvenlik mekanizmalarını  atlatıpta RPG-7 roketarlarla bu gemiye hücum etseler,yada biraz daha farklı mesafeden güdümlü tanksavar veya omuzdan atılabilen hava savunma güdümlü silahları ile ateşe alınsa LPG tankerindeki patlamanın nasıl bir İSTANBUL üstünde patlama etkisi yapabileceğini bir hesaplatın bak ne çıkıcak vakum etkisi dediğimiz etkiyi yaparmı,sonraki günlerde üstünde çalışmışlar ZEKİ bey harfiyen dediğiniz doğru çıktı raporlaştırdık ve ANKARAYA geçtik dedi,hemen akabinde bu konu uluştırma bakanlığı deniz kuvvetleri,kıyı emniyetini koruma ve sahil güvenlik komutanlığının koordinasyonunda yapılan müzakerelerle yeni tüzükler hazırlanarak bunlar yasalar halinde uygulanmaya başladı ve o tarihten sonra özellikle LPG tankerleri ve belirli tonajdan sonraki PETROL tankeri geçişlerinde güvenlik önlemi eskort yeri gelirse boğazı kapatarak geçişlerin trafiğni düzenleyici yaptırımlar getirildi.
İşte gelişen dünyada yepyeni güvenlik sorunları ile karşı karşıya kalıyoruz onun içinde devamlı stratejik yeni konseptler üstünde çalışmamız şarttır.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN..

8 Ocak 2014 Çarşamba

DERİN BÖCEK….


Sevgili arkadaşlarım ülkemizde derin bir iç çatışmayı bugünlerde haberler vasıtası ile izliyorsunuz sizi çok ilgilendiren bir tarafı olmasada yine toplum içinde yaşamanın getirdiği özellikler ile sizde olayları takip ediyorsunuz.
Peki sizce izlediğiniz tüm olaylar gerçekmi yoksa bu gördükleriniz sizlerin gözüne takılan bir gözbağı,suyun altındaki mücadeleler ve mücadelesi yapılan hesaplar çok başkamı,belkide çok güçlü gördüğünüz kurumlar ve guruplar çok güçlü değil hiç bilmediğiniz tahminin yapamadığınız güçler çok geri plandan çok değişik bir şekilde savaşıyor bu ortada gözüken sadece sizlerin farketmemesi için yapılan bir ilizyon ,inanın seyrettiğiniz tüm film öyle.
Bu anlattığımı çok az konuşan fakat çok güzel açılım yapan bazı akademisyen arkadaşlar sosyal medya yolu ile bugünlerde anlattılar fakat gürültü çıkartan çok, bu akil çıkışları örtüyorlar.
Peki şimdi bu komplo düzenine bir anda savaş açan değerli devleti yöneten büyüklerimiz daha evvel neden başkalarına yapılan bu tip komplo operasyonlarda sesi çıkmadığı gibi bu güçlere çok rahat emir verdirerek her türlü bilgi koordinasyonunu kuruyorlar ve çokta güzel bir koordinasyonla devleti yönetiyorlardı,ne olduda çok kısa bir zaman içinde böyle büyük bir sıkıntıya dönüştü hadise.
Böcek,kelimesi bazı dinleme tapelerinde geçiyor,burda geçmesinin sebebi derin devlet yöneticilerinden bazı kimselerin BİZ DEVLETİZ SEN BÖCEKSİN kelimesine kullanılan tepki.
Sevgili arkadaşlarım dürüstçe bir şeyi kabul etmek gerekli ise tüm kavgaların son noktası güç ve ekonomi paylaşımındaki anlaşmazlıktan çıkan sorunlardır,heleki aynı ve benzer yapılar ve akım ,düşünceler içinde olan guruplarda..
Bu anlaşmazlıklar bir şekilde savaşa dönüşür ve siyasi argümanlar kullanılarak taş devrinden beri hadiseler  böyle gelişir ,şu andada  durum böyle.
1980 li yılların başından beri tanıdığım bir dostum avukat manisa,akhisarlıdır  kendisi çokta derin bir insandı girdiği bunalım neticesinde 6 ay gibi zaman zarfında intahar ederek yaşamına son verdi,tabi zor bir hadise insan çok üzülüyor,geçenlerde bir televizyon izliyorum benim KUMPAS isimli yazımla ilgili bazı devletimizin tepe yöneticileri sıkıntı duymuşlar tabi bir bağ kuramadım,düşünürken araştırdım yollar beni çok entresan manisa,akhisara götürdü,derine bir daldınmı ordan 1969 kıbrısa BAYRAK radyosuna kadar insan gider.
Aslında arkadaşlar benim bir devlet büyüğümüze bir lafım vardır,efendim demişimdir ülkemizdeki tüm derinlerin kuyruğu bir birine bağlıdır…
İhanet ve ceza konusunda RUS devleti çok enteresan bir tutum sergiler onların felsefi ve anlayış konusunda çok değişik bir yapıları vardır.
Leon Troçkiyi SOVYET devriminin kurucularından RUS ordusunun kozmik yapısının organizasyon dehasın,ı türkiye üstünden kaçtığı meksikada bulup öldürmüşlerdir.
Soğuk savaş döneminde bir öldürme olayı olmasada RUS devletinin birkaç uzun mesafeli takip hadisesine şahit olmuştum bir tanesi hiç üşenmemişler FRANKFURTTAN kordiplomatik bir porche 924 model spor araçla iki kişilik ekip gelmişlerdi istanbula,bir RUS dostuma bu konuları genç yaşımda sorduğumda bana şunu söylemişti ZEKİ bizde bir atasözü vardır RUSLAR BAZI DURUMLARDA ÖNCE ÖLDÜRÜR SONRA DÜŞÜNÜR….
Buraya nerden geldim,son rusya içindeki terör saldırılarından sonra RUSYA devletinin 2001 de aldığı karar neticesinden TERÖR MÜCADELESİ içinde dünyanın heryerinde saldırı,atak operasyonel faaliyetlerle yani ANTİ TERÖR operasyonları ile  terörü yok etme kararı alıp bunuda şimdiye kadar bizzat uygulamarından dolayı,bu saldırıların arkasından bunları dünyada organize eden güçlere karşı bir hareketlenmesi olucaktır,başkan PUTİNİN YENİ YIL KONUŞMASINDA bu konuya diplomatik olarak değindiğini gördüm….
Netice itibari ile büyük devletlerin büyük olmasının sebebi,onları yöneten derin akılların,çiçekti,böcekti gibi işlerle uğraşmayıp YAŞLI TEYZE KAFASI KOPARIP etrafta caka satan basit organizasyonlarla olmayıp AKİL DEVLET STRATEJİK aklı ile düşnerek iş yapması ile olur,bizim en uzun stratejik düşünce zamanımız 72 saattir SEFERBERLİK KAPSAMINDA ondan sonrası paketi kurtaran kahraman…
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN…..


6 Ocak 2014 Pazartesi

Sayın ÖNEŞE cevap..!

Sayın ÖNEŞE cevap..!
Sayın MİT eski müsteşar yardımcısı CEVAT ÖNEŞ beyefendi zaman zaman bazı seminerlere katılarak ve basın yolu ile çok akil açıklamalar yaparakta şerefli 41 yıllık meslek hayatının emekli günlerindede memlekete hizmetini bu çok verimli açıklamaları ile devam ettiriyor.
Ama birde CİN başka PERİ başka durumu dediğimiz yani suyun altında yaşananlar ve yaşanacaklar öylemi buz dağının görünen yüzü nasıl onu biliyormu halkımız hayır kesinlikle bilmiyor.
Sayın öneşin verdiği demeç aynen başlığı bu. (Paralel devlet ancak böyle temizlenir!)
Sayın öneş paralel devletin hukuk,kanunlar ve anayasa ile temizleneceğini savunuyor yerden göğe hak veriyorum yazısını okursunuz.
Ama 41 yıllık meslek hayatında MİT ve onla hertürlü irtibatlı olan kurumların içinden gelen kişilerle zamana ve dünyanın ve ülkenin konjöktürüne göre paralel yapıların kendileri tarafından oluşturulduğunun bunlarda hata yaptıklarını,anlatmıyor hatta İSTİHBARAT örgütlerinin yasalarla değilde görevleri gereği ilkeler ve geleneklerle yürütülen adil olunması gereken konularda dahi uymadıkları,MİT seferberlik kapsamı ve 5.kol faliyeti dediğimiz yapı içinde çeşitli örgütsel maddi menfate dayanan beyaz yakalı şuç şebekeleri oluşturduğumuzdan bahsetmiyor.
Bunlara katılmayan şuçtan imtina eden insanların nasıl İSTİHBARAT yöntemleri kullanılarak zorla şuça bulaştırılmak istenmesi,yakınlarının maddi,manevi hayatlarının zehir edilmesinden bahsetmiyor.
Şuçla mücadele etmek isteyen kişilerin nasıl POLİS lakabı takılarak alay edildiğini,işe gelmeyince kurumsal fişlerin kapatıldığını,ailelere ve yakınlara dost akrabalara iftira atıldığını anlatmıyor özellikle 1999 daire başkanı olduğu dönemde uluslararsı gelişen hadiselerin gerçek nedenlerini söylemiyor,bugün AK parti milletvekili sayın ŞAMİL TAYYAR beyefendinin PKK MİT kurdu açıklamasının bende çocukluktan içinde olarak ve sonraki yaşamımda bazı gerçeklerle karşılaştığımda ŞOKE olduğumu bu istihbarat çalışmalarının SOS kıvamında tarih boyunca nasıl çeşitli terör örgütü kuruluşları organize şuç örgütü kuruluşlarının kurumsal direk olmasada kurumun içindeki bazı oluşumların bunların yapısal temel taşı olduğunu anladım ve gördüm.
Dahası 1977 1 mayısının sırlarını kendilerine sorduğumuzda onuda ANAYASA,HUKUK ve neyle hangi vicdanla çözüceğimizi,bir merhum APTİ İPEKÇİ açmıyorum konuyu neyle anlatıcaksınız,en yakın silah arkadaşınızın kahpece bir sokağın köşesinde öldürüldüğünde şuçu kimlerin üstüne atmışız asıl şuçlular kim hiç onlara bakmıycakmıyız?
Sayın ÖNEŞ beyefendi hukuku,anayasayı,kanunları hatırlatmak çok güzelde VİCDANIDA hatırlamak lazım,ben hayatımda VİCDANI MİT kurumu içinde bir kere ŞANSLI ve dik gördüm,oda dönemin saygın MÜSTEŞARI ve yardımcısı sayesinde..
Bizde siyasi şube derlerdi eskiler bilir şimdi TERÖRLE MÜCADELE şubesi orda çalışan bir çok polis arkadaş bazen bir çok BAŞBAKANLIK,CUMHURBAŞKANLIĞI yapmış büyüğümüzün bilmediklerini bilir,C-BLOKTA bir komiser KARDEŞİMİZ dediki ZEKİ bey orası için 50 yıl çok uzun zaman,birde yerinde durmayıp girip her gerçeği görmüşken.
Burdan MİLLETİMİZE şunu tavsiye ederim devlet tecrübesi olan büyüklerimizin fikirlerini doğruluğunu tasvip edelim ama suyun altında aynı şeyler olmadığını düşünerek derin SORGULAYIP,DERİN muhakeme edelim,ilk HUKUKSAL sonra VİCDAN ile ikisinede ŞANS verelim.
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN

5 Ocak 2014 Pazar

PARALEL DEVLET……

PARALEL DEVLET……
Sevgili takipçilerim,gündemi ağırlıklı PARALEL DEVLET konusu şu anda meşgul ediyor,peki nerden çıktı bu paralel devlet?
Biraz kendimce anlatim,halkın herkesiminin içinde olduğumuz için işimizde halkı gözlemek bir yerde 1990 lı yıllarda arkadaşlarımla konuşuyorum,fakat bana kızıyorlar fikirlerimi beğenmiyorlar,yada o anda onların o konuları düşünecek stratejik düşünme güdüleri eksik.
Konuda şu bir çoğumuz CUMHURİYETİN burjuvazisinin elit kadrolarından geliyoruz,hepimizin yurt dışı bağlantıları var devletin içinde örgütlenmemiz var her ideolojiden ve siyasetten,ama geleceği bitmiş niye belirli kazanılan zaman içinde maddi ve manevi kazanımlar özellikle 1970 li yıllardan sonra devlet içine kadro yerleştirme olayında kısıtlama doğal şartlardan  ötürü getirmiş  artı ailelerde az yapılan çocuk sayısı eskisi gibi devlet kurumları içinde çalışmaktan imtina ederek evlatlar iyi imkanlarla yurt dışına okumak ve sonra yaşamak için göç ettirilmiş yada burda okutulup özel sektör içinde istihdam edilir olmuş,yada ticaret ve sanayici olarak yola devam edilmiş.
Kısacası CUMHURİYETİN ELİT BURJUVAZİSİ artık çocuğunu DEVLET için yetiştirmekten imtina etmiş o zamanda ANADOLUDA özellikle kırsalda yaşayan toplumumuzda fakri zaruretten ve diğer doğal şartlardan okuma hadisesi az iken özellikle DP iktidarı ile başlayan seferberlikle örgütlenerek çocuklarını zor şartlarda olsa okutarak devlet görevleri için  yavaş yavaş insan yetiştirmeye başlamışlar ve devletin içindeki boşluğu o anadolunun babaları,anaları okumamış çocukları okuyarak çoğunluğunuda vakıflarla ,STK larla organize ederek yavaş,yavaş devletin içinde söz sahibi özellikle sivil ve güvenlik  bürokrasisinde olmuşlardır.
Bu merhum TURGUT ÖZAL iktidarı ile iyice perçinleşmiş ve sonunda 1990 lı yılların ortasında devletin o CUMHURİYET burjuvazisinden gelen ELİT DİNAZOR kadroları bunu görerek 28 şubat darbesini gerçekleştirmişler bunun önüne geçicek kanunlar,baskılar,hukuksuzluklar icat ederek durdurmak isteselerde durmamış 2002 AK parti iktidar olunca daha evvelden bu tip bir İKTİDARIN olabileceğini hesaplayan ELİT güçler 2000 yılında hazırlamaya başladıkları darbe planları ve yine kendilerinin icatı olan GLADİO TÜRK ERGENEKON örgütünde tasviye süreci ile DARBE planlarını uygulamaya koymuşlar fakat işte bu anadoludan yetişmiş fakat okuyarak devletin özellikle EĞİTİM,HUKUK,EMNİYET bürokrasisinde yer tutmuş çok iyi kendilerini geliştirmiş guruplar bunlarla mücadele etmiş ve başarılıda olup AK parti iktidarını kendi gelişimlerinin teminatı görerek ayakta canları pahasına tutmuşlar.
Artık bu  AK PARTİ gücü ve onun getirdiği sinerji ile baş edemeyeceklerini anlayan ELİTLER bağlı oldukları NEOCON yapısı ile şu kararı almışlar kendi siyasi tabanlarının hem oy vererek hemde devletin içinde yapılanmasının çok zayıf olduğu için BATININ siyasi ve maddi gücünü kullanarak bu ANADOLU çocuklarının içinde sızma olan haber ağı gücü ile bir organizasyon kurup bu ORGANİZASYONU kendi yapılarındaki güce kaynak yaparak istedikleri hedeflere gitmek, gittikten sonrada ilk yapıdaki dizaynı değiştirmek,arkasından yeniden en geride NEOCONLARLA birlikte CUMHURİYETİN azınlıkta kalmış ELİT güçleri bu çok gelişmiş sofistike Anadolu çocukları ile devletteki devamlılıklarını götürmek istiyorlardı,işte bu yavaş,yavaş anlaşılmaya başlayınca baştan açıkçası bir zarar görmedikleri için  önümüzdeki yıllardaki şeçimlerin hatrı binayen ses çıkartılmıyordu,fakat bu GÜÇ  7 şubat,GESİ olayları ve diğer bazı olayları gerçekleştiripte arkasından 17 kasımda bu YOLSUZLUK ve RÜŞVET operasyonu ile sofistike bir tasviye planını yürürlüğe sokunca bunun farkında olan hükümette daha evvel bu konudaki savunma mekanizmalarını çalıştırdı devlet içindeki bu gücün yerlerini değiştirerek bir çamaşır makinesi gibi kadroları dağattı,zannederim şu andada yapacağı bu yapının en keskin bölgesine bir cerrahi müdahale yaparak DEVLET içinden PARALEL yapı denen bu gurubu söküp atıcak.
Tabi bunlar yapılırken sayın büyüğümüz eski MİT MÜSTEŞAR yardımcısı MEHMET EYMÜR beyin son yazısına dikkat etmek gerekli çünkü bu tip yapıları tasviye etmekte uzman bir isim,DEVLET tarafından tasviye edilecek guruptan arkası,arkasına saldırılar geleceğinin bu güçlerin arkasındaki BATININ kuvvetinin bir kenara atılmamasını dikkat edilmesini sağlık veriyor sözlerine çok dikkat edelim…
İYİ PAZARLAR DİLERİM….
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN….


4 Ocak 2014 Cumartesi

SUSURLUK,İLİZYON

SUSURLUK,İLİZYON
Sevgili takipçilerim ANKARADA çok değer verdiğim gazeteci sayın ARZU YILDIZ hanfendinin bir haberini okuyunca,biraz hatırlatma yaparak gitmek istedim,bu yazıyıda ekstra yazıyorum,ama istedim okuyun iyi düşünün basın mensublarıda kaynaklarından haber alarak tabi doğruluğunu az çok teyit ederek geliyorlar ama İSTİHBARAT ve GÜVENLİK dünyası İLİZYON sanatının,bir parçası gibidir.NE GİBİ DERSENİZ?
Şuç işle başkalarının üstüne yık,şuç işlettir farkettirmeden onun üstünden siyasi ve maddi rant elde et yani AMERİKAN filmlerinde gördüğünüz tüm komplolar İSTİHBARAT ve GÜVENLİK operasyonlarında ilizyon şeklinde kullanılır,bunlardan çok bilinmeyenli denklem çıkar.
Şimdi bu yazıcaklarımı soru şeklinde ve yaşanmış konuyu atlayarak,çünkü onu kitabıma saklıyorum sizlere yazıcam.
Yer İSTANBUL,İLÇE BAKIRKÖY,KÖY ŞENLİKKÖY MAHALLE FLORYA….
30 mayıs 1994 gün gece 24.00 suları bir toyata spor yine bir yabancı dört kapılı araç şenlik köy caddesi üstünde caddenin her iki yanını tutmuş araçlarda ikişer kişi ve birde arada ring atan üçüncü bir araç her iki aracı kontrol eden,araçtaki şahıslarda cep telefonu mevcut devamlı şekilde cep telefonu ile haberleşip bir pusu atmış vaziyeteler,araçtaki kişiler dinamik ve atletik ve tetikte kişiler.
Üç gün boyunca aynı pusu aynı yerde atıldıktan sonra aynı araçlar ve aynı kişilerle bölge o yıllarda çok ıssız o saatlerde özellikle ve kavşak bir yer bölgeden hızlı bir şekilde ayrılıp çok farklı yönlere ankara veya edirne istikametine devam etmek çok kolay ve çok hızlı gerçekleştirilecek bir hadise….
Evet burası neresi BOLUNUN YIĞLICA kazasında cesetleri bulunan üç kişi ADNAN YILDIRIM,SAVAŞ BULDAN,HACI KARAY merhum kişilerden, HACI KARAY isimli Yüksekova nüfusuna kayıtlı kişinin evinin bir üst sokağındaki çıkış noktasındaki caddenin kesişme noktası…
Peki bu kadar ıssız bir yere PUSU atanlar ve üç gün gibi orda bulunan OPERASYON ekibi niçin bu merhum üç kişiyi üç gün  pusu attıkları yerden 3 kilometre uzakta beş yıldızlı uluslararası tarihi bir OTEL olan yaz günü kalabalığın en yoğun olduğu saatler otelin ve otelin kumarhanesinin hemen yanında İNTERNATİONAL HOSPİTAL hastanesinin olması kumarhaneden ve hastaneden dolayı orda bir taksi durağının ayrıca olması fakat ne hikmetse sabah 4,30 da otelin doormen(kapı görevlisi) ve diğer kumarhane giriş görevlilerinin şahitliğinde bu üç arabadaki kişiler polis yelekleri ve telsizlerle merhum üç kişiyi OTELİN KUMARHANESİNDEN alarak,BOLUNUN yığılca köyünde katlettikleri iddia edilmektedir.
Köyün yakınındaki bazı görgü şahitleride JANDARMA sorgularında araçların marka ve rengine kadar anlatarak tutanakla tanık  olmuşlardır.
Şu ana kadar bu hadiseyi gerçekleştiren kişiler öğrenilsede bunlar hukukun karşısında cezalarını çeksede şu anda birkaç tanesi varki bu olayları aydınlatmak isterken zor duruma düşmüş hala tutuklu olarak sıkıntı çekmektedirler.
Peki şimdi adama sormazlarmı bu kadar ıssız yerde bu üç kişiyi almak varken bu kadar kalabalık yerde niye aldılar bir çok görgü tanığı arkalarında bıraktılar?
Şöyle olamazmı bu üç kişiyi bilinmeyen bir üst düzey MİT yetkilisi arayarak ÇINAR OTELİNE çağırdı çünkü zaten tarihi bir karargahları idi orası,listeden çıkma karşılığında canlarının bağışlanması karşılığında yüklüce bir miktar para aldı ve orda bir mizansende bu üç kişiye anlatarak siz önemli şu gazeteciyi arayın burda OTELDE tarassut altında olduğunuzu SUSURLUK ekibince söyleyin,buda size sigorta olsun ben şimdi ilgili en tepe kişiyi arıyorum oda onlara haber vericek tarrassutu dağatıp sizi almayacaklar,tabi bu bir kandırmacaydı
Merhumlar çıkınca dışarda hiçbir şeyden haberi olmayan vatanı kurtarıyoruz diye uğraşan personel verilen son emir neticesinde bu üç kişiyi infaz etmeye götürdüler belki infazcılarına çok durumu anlatsalarda ,anlıycak kimse olmadığından İNFAZI gerçekleştiren kişiler infazı yaparak aldıkları emirle geri döndüler çünkü araçları gören köylüler var,düşünüyorum bu bölgede infazların yapıldığı, çoğunluk hangi milletimizin ırkından yoğunlukla yaşadıkları bölgeler?.
Dahada entresanı bu konularla çokça suçlanan  eski İÇ İŞLERİ bakanımız sayın MEHMET AĞAR beyefendide alınmanın ilk vuku bulduğu ÇINAR OTELİ kumarhane önü ile oturduğu o dönemdeki İstanbul yeşilköydeki DİLKUM sitesine sadece 500 metre, dahada tesadüfe bakınki 1996 yılında öldürülen yine aynı ekibin yaptığı  söylenen merhum ÖMER LÜTFÜ TOPAL beyefendide aynı sitede sayın BAKANIMIZLA ikamet etmekte hatta merhum edebiyete intikal ettikten sonra ailesi o sitede oturmaya devam etmişlerdir.
Sevgili takipçilerim tabi bunların tamamı ile yaşanmış gerçek maceralarını kovalamacalı,takipli,kavgalı,silahlı daha sonra yapıcağım birkaç cild kitabımda tafsilatlı olarak yazıcam şimdilik PROMOSYON tadında okuyun istermisiniz ve benimsermisiniz diye ÖN BİLGİ olarak bilgilerinize sunuyorum,ARZU YILDIZ  kızımızıda UNUTMAYALIM BAŞARILAR DİLEYELİM,VAZİFESİNİ KOŞARAK CANI GÖNÜLDEN yapıyor bu yazımı kendisine itaf ediyorum…
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN….

ÇIKMAZ SOKAK…….

ÇIKMAZ SOKAK…….
Sevgili takipçilerim bazen biraz gerçek ve reel yazmak lazım.Şimdi bakıyorum,doçent,profosör ünvanlı arkadaşlar tabi yüksek ihtisas esnasında aldıkları AKADEMİK bilgiyi milliyetçi ve muhafazakar iç dünyaları ile birleştirip çok güzel yazılar yazıyorlarda,gerçek hayatta HATİCEnin başından geçenler NETİCEYİ etkilemiyor.Netice çok önemli, şöyle mesela MİLLİ TAKIMIN yurt dışında deplasmanda oynadığı takımla berabere kaldığında büyük ümitlerle bir üst klasmana yükselme umudumuz fazla iken karşı takımın gelip bize burda üç tane çekip gitmesi gibi,ne diyeyim.
Hayatımın büyük kısmı HARVARD,OXSFOR,WEST POİNT,RUSYA YÜKSEK  ASKERİ AKADEMİLERİ mezunları ve bunların kurmay üst zekaları ve dışişleri yetkilileri ile sohbetle geçti,kısa bir anektot anlatim beni okuyan AKADEMİK düzeyde arkadaşlar belki daha iyi anlar,bir gün önemli bir YABANCI istihbarat servisinden arkadaşımla oturup kahve içiyoruz beraber çok yorulduk ama uzun zaman sonra işimiz bittiği için bir rehavet üstümüzde var,sohbet ederken sordu ne yapmak istiyorsun şu anda diye vallahi beş yıldızlı bir otele yerleşip havuzun başında viskimi açıp güzel bir hanfendi ile sohbet etmek istiyorum dedim,sen ne yapmak istiyorsun dedim,bana dediki sizin hükümetten kazı izni çıkartıp ARKEOLOJİK çalışma yapmak istiyorum dedi,iyi devam et……….!
Arkadaşlar o büyük devletin,stratejileri ile hareket ediyor onun yaptığı doğru,benim yaptığımda bana doğru,burdan şimdi bu yazıyı okuyan bir ton adam beni eleştirir ama bu öyle ünüversitede sıralarda kızlarla muhabbet edip okumaya benzemez sahada gelde başına ne işler alıyorsun,görürsün.
Sistemde senin hangi interlandda sahip olduğunun bir önemi yok,o sistemin en tepe noktasından itibaren sistemdeki kaptanlar kim dümendeki kaptan ve yardımcı kaptanlar kimse açık denizde binlerce mil düz gittikten sonra,kaptanın geminin dümenini hafif bir kırması ile gemi açık denizde ROTASI değişerek bambaşka bir noktaya gidiyor,felsefesi bu.
Gerçek hayatta 1988 yılında yeni biten IRAK,İRAN savaşının döneminde IRAK cennet gibi imar edilmiş Saddam tarafından bir ülke idi parası,pulu herşeyi ile 10 yıldır savaşan bir ülke hali yoktu,o zaman gençtik saçlarımız simsiyah kemik gibi çocuklardık,hiç hayalimiz olmadı çünkü hayal kurmak için ne vaktimiz nede yaşadığımız ortamdan dolayı ihtiyacımız vardı hepimiz ilerde bu işlerin sonunda bir yerlere geliceğimizi biliyorduk,orda biraz hatalı düşüncelerimiz toplu halde olmuş kabul etmek lazım ama kabahat bizde değil SİSTEMDE.
Arkadaşlarım,canım kardeşlerim hiç din,dil,ırk gözetmeden sizlere bunu yazıyorum ve çok kafanızı ütülemiycem son 40 yıldaki ülkemizdeki çatışmaları içerde inceleyin dışardaki bunu yansımalarını ve TÜRKİYENİN kar ve zarar hanesine bakın bir hesaplama yapın sonra bana ister küfür edin ,isterseniz adam doğru söylüyor olabilir diyin ondada ben söyliyeyim  aklınıza yatsada söylediklerim hemen inanmayın kafanızın bir yerinde şüpheniz olsun içinizden deyin ne malum belkide başka ülkenin ajanı bize PİSİKOLOJİK HARP tekniği ile
Etki etmek istiyor.
Bakın üç yıl evvelden bazı gazeteci arkadaşlara yazmışım mhafazakar kesim içinde çatışma çıkartıp ikiye bölüp büyük kavga çıkarmaya hazırlanıyorlar çok uyanık olun bunu tüm muhafazakar kesime anlatın düşmesinler birbirlerine ülke zaten son 40 yılın çatışmasının manen,pisikolojik ve maddi olarak ağır hasarı altında toplum çok güverek üçüncü defa yapıcağı iktidardan sonra,muhafazakar kesimin içinde çıkıcak bir çatışmadan büyük hayal kırıklığına uğrar bu çatışma toplumda bölünmeyi dahada körükler vs,vs yazarak konunun ilgili kişilerine bildirmişim ama sonuç şu anda ortada.
Demekki sen istediğin kadar OSMANLI İNTERLAND tından bahsetsende TÜKİYEDE büyük aile resimleri çizsende bir TERÖR örgütünü tasviye eden yapıyı 2 yıl gibi kısa zaman içinde bu sefer onları bir ORGANİZE ÇETE faliyeti götürüyorlar diye tasviye ediyorsan ve bundan ülkede büyük bir çekişme ve sözlü kavga çıkıyorsa SİSTEMİ sen kontrol edemiyorsun ÇIKMAZ sokaktasın demektir……
Size dahada anlatırım,nasılsa ALLAHIN İZNİ olursa karşınıza çıkarız bu konuları dahada deşerek sizlere anlatırız,hayatta hiç sevmediğim şey,UKALA insanı kendini beğenmişi sevmem,NANKÖRÜ hiç sevmem……?
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN….

3 Ocak 2014 Cuma

TEŞKİLAT…

                TEŞKİLAT…
Sevgili takipçilerim,izledikçe ülkemizle ilgili size bilgi veriyorum,şunu kısaca söyliyeyim,ülkemizde yorum yapan bir çok insanın yorumları ve fikirleri politize olduğu için kendi çerçevesinden işlerine geldiği gibi değerlendiriyorlar,yada konunun uzmanı değil bilgi veriyor yalan yanlışla dolu.
Şimdi gelelim birkaç gün evvel hatayda aranan TIR ve MİT mensublarının müdahalesine.
Arkadaşlarım yasayla görevleri belli olan kurumlardan MİT çok geniş yetkileri olduğu gibi,yurt dışında operasyon ve bunlarla ilgili geniş yetkisi olan görevleri icabı  sorumluluğu  SADECE BAŞBAKANA karşı olan bir kurumdur.Bu tip operasyonlarda MİT mensublarının araçlarını ve konvoydaki TIRI ,yetkileri dahilinde aratmamaları gayet doğaldır,bu konuda aslında herhangi bir evrak gösterme sorumluluğu yoktur en fazla operasyonu yöneten AMİR niteliğindeki görevli,olayın olduğu ilin bölge başkanlığı veya ünütesini,veya direk ankaradaki ilgili DAİRE başkanlığını arayarak o ilin en üst yetkili VALİ ile temas kurularak sözlü olarak VALİ nin önlemeyi yapan kolluk güçleri amirini arayarak KONVOYUN salıverilmesini sözlü,şifaen sağlamasını talep eder,bu konuda yazılı emre bile gerek kalmaması lazımdır, yoksa işte böyle görevlerde yazılan  yazılı emirleri gazetelerin baş sayfasında okursunuz,bu tam bir operasyonu suya düşürmektir,bunları yapanlar kimlerse bu istihbaratları hangi kuruluşlardan alıp yol keserek ve konuyu basın yayın ORGANLARINA taşıyarak DEVLET İSTİHBARAT OPERASYONLARINI deşifre edenlerin gerekli kanunlar nezdinde sorumluluğu olan kişilere soruşturma açılması gereklidir.Bu tip operasyonlarda şakası yok görevin gizlilik derecesi ve o esnada gizli görevle operasyonun içinde olan kişilerin bir yoğun stres anında yapabilecekleri bir yanlışlık allah muhafaza kardeş kanı dökülmesine kadar yol açar,tabii bunları böyle yazıyoruz,şundan dolayı bir 1.sınıf emniyet müdürü veya kıdemli jandarma albayı  bazen tüm meslek hayatında bırakın böyle bir DEVLET İSTİHBARAT OPERASYONUNU bu tip bir konuya şahit dahi olmamamıştır,olmamasıda gayet normaldir her zaman yapılan  operasyonlar değildir özellikle bu tip operasyonlar bizim ülkemizde komşularımızda savaş ve iç savaş olduğu dönemlerde  ortaya çıkan durumdan yapılan operasyonlardır,şunuda ekleyeyim şuç işlenmemişmidir bu tip operasyonlarda evet geçmişte İRAN ve IRAK savaşı ve bu ülkelerin içindeki kargaşa dönemlerinde yapılan DEVLET OPERASYONLARININ içinden bazı kişiler sonra bu konuda rant gördükleri hadiselerde kurumdan haber vermeksizin kirli işlere girmişler ellerine yüzlerine bulaştırdıklarında mecburen devlete ve MİT zarar gelmesin diye yine kurum kendi olanakları ile olayları temizlemiştir…..?
Sayın eski MİT müsteşar yardımcısı MEHMET EYMÜR beyin dün SONTV haber sitesinde yeni yazısı çıktı çok ilginç şeyler söylüyor,ben kendisinin söylediklerine hep kulak veririm çok sıkıntılı yaşadığımız olayların devamı gelebilir diyor,bakıyorum yine çok değer verdiğim sayın HÜSEYİN GÜLERCE beyefendidende aynı yorumlar CUMHURBAŞKANLIĞI şeçimlerine giden yolda geleceğini söylüyor,oturuyorum eski olayları gözümün önüne getiriyorum ve herkesi çok dikkate davet ediyorum.
Yazımızın başlığı TEŞKİLAT bu konuda kitaplar yazıldı evet tarihten gelen bir özeliği olan resmiyeti olmayıp gelenekler üstünden gelen bir camia yapısı diyelim derin bir konu derin bir yapılanma,kendimle ilgili tarafını sizlere kısa anlatıcam 1993 yılında sessiz sakin bağlarımı koparmaya çalıştım,sebebide yapısal olarak kendime ve şahsi yapıma uygun görmedim bu tip bir ilişkiyi götürmek o günden sonra uzaklaşmaya başlasamda nazikçe maalesef maddi,manevi saldırıya geçtiler bu zamana kadar,örgütsel bir yapı olduğu için fikri konulara değer vermeyen kendine göre bir hiyerarşik ve sosyolojik düzeni olduğu gibi katı düşman algılaması ve kendine göre tarihten gelen düşman belirleme sistemi var.
Çok geniş bir konu bu kadarını burdan sizlere verdim,gerekirse ilerde açmak lüzumu hasıl olursa açarız..
Hepinizi gözlerinizden öperim,hayırlı cumalar…….
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN


1 Ocak 2014 Çarşamba

DEVLET HEP 16 YAŞINDA…..!



DEVLET HEP 16 YAŞINDA…..!
Sevgili takipçilerim hepinize mutlu,bereketli,sağlıklı bir 2014 diliyorum,yılın bu ilk gününde size biraz renkli gelecekte kitap formatında,yaşanmış reel hikaye olarak okuduğunuzda doğru olduğunu göreceğiniz çoğu rahmetlik olmuş arkadaşlarımla aramızdaki şu sloganla ilgili yazıma günümüzle bağdaştıracağınız örneklerle,giriyorum.
Devlet hep 16 yaşında,parala ve slogan ilerde görüceksiniz dinleme TAPE lerindende önünüze gelicek,nedir bu pralonanın örnekleri.
ALLAH gani gani rahmet eylesin insanlar bir birinin değerini sonra anlıyorlar yaşarken o sıcaklıkla anlayamıyor insanlar birbirlerinin değerini.
Nerden gelicem devletin şu anda elindeki raporlarda 2000 üst düzey  emniyet yetkilisi ve diğer meslek guruplarındanda oluşan bir örgüt yapılanmasının ellerinde dosya halinde çalışması varmış.
1980 ihtilalinde köklü bir aileden gelen bir ağbim vardı CAĞLOLUNDA TURİZİM şubesinde görevli polis memuru zevk için polis olmuş uzun hikayesi var paraya pulada ihtiyacı yoktu başından çok şey geçti,allah rahmet eylesin haklıymış hep davasında POLDER üyesiydi ihtilalden evvel.
Anlatıyor ZEKİ kardeşim diyor,bizim şube küçük personel sayısı az sağcı polislerle,solcu polisler masalarımızı bile ayırmıştık,biz fikriyat içinde mücadele ediyorduk diye anlatıyor
İhtilal olunca şubede içimizde bir çoğu askerlerin darbesi ile gelen soruşturmalarla tutuklandı,ondan sonra bizede olmuycak şubelere görev çıkartıldı hatta 2 ayda yeniden temel askerlik eğitimi aldık istanbula yakın birliklerde,günü birlik gidip geliyorduk,tabi arkadaş sohbeti konuşuyoruz benim bildiklerim var gülüyorum oda rahmetlik bana bildiğim için anlatıyor,ZEKİ kardeşim diyor sonra arkadaşlarla çok konuştuk anladıkki diyor içimizdekilerin bazıları MİT çalışıyor tabi askerin kontrolünde olduğu için MİT tüm bilgiler DARBE planlaması içinde organize edilmiş,yani TSK BAYRAK harekat planının eklerinde CAĞLOLUNDA emniyet turizm şubesine geldiğinde hangimizi alacağını,ne şuçu olduğunu a dan z ye biliyor çünkü içimizdeki MİT ajanları günlük rapor veriyor MİT giden TSK raporları orda tasnif edilip BAYRAK harekat planının eklerinde bulunuyor,arkasından çayımızı içerken gülerdik devlet hep 16 yaşında diye…..
Tabi konuyu arkadaşlar abartmıyorum öyle bir geniş yapılanmadırki KONTRGERİLLA paralel HARP karargahını tüm birimleri ile eksiksiz kurar.
Şimdiki yazıcağım olayı biraz şifreli yazıcam kimse açığa düşmesin,aslında bu konu bir şu anda sıkıntılı olan emniyet müdürümüzle açığa çıktı ama kimse hatırlamaz.
Bir yerde ifademi alıyorlar,alan arkadaş diyorki İ  ler  I çıkıyor ağbi İ….   tuşu bozulmuş bak işe tabi anladım demek istiyorki telefonun dinleniyor konuşma telefonda mesaj çekme I ları İ basıyorsun içimden diyorum dinlemeyenin kendi payına,tabi sonra hadiseler patlak verince savcılık makamının kararı ile dinlenildiği anlaşıldı.
12 eylülde tabi bu tip içerden olaylar MİT yakın tanıdıklarımdan oldu tutuklandılar askeri cezaevine girdiler şu anda devlet sırrı kapsamında olduğu için yazamıyorum size devlet sırrıda önemli değilde arkadaşı riske atarız,ama ilerde bir yolu geldiğinde anlatıcam sizlere.
Yeni yılınızı tekrar kutlar hayırlı 2014 diler,ama bir zaman makinesi olsa 1970 lere dönmek isterim.
Bu yazımı yazarken çok güldüm hiç bu kadar bir yazı yazarken gülmemiştim….
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN….

                                                                                                    01.01.2022                           A...