Sevgili
takipçilerim dostlarım,hepinize iyi hafta sonu dilerim önümüzdeki haftanında
bize mutluluklar,bolluk,bereket,sağlık getirmesini temenni ederim.
Dostlarım
biliyorsunuz yazılarımda bazı insanların güvenliği için isimleri şifreli KOD
adı kullanarak yazıyorum özellikle insanlarımıza zarar gelmemesi için bu
konulara çok dikkat ediyorum.
Daha
evvelki birkaç yazımda CEMİL kod adı ile erken yaşta kaybettiğimiz bir
büyüğümüzden bahsetmiştim…
Tesadüf
bu hafta bir dostumun ilettiği gazete haberi ile şaşırdım ve benim CEMİL kod
adı ile bahsettiğim mekanı cennet olsun CUMA YAVUZ büyüğümüzden sayın MEHMET
EYMÜR beyefendi ATİN ORG adlı sitede kendisinden bahsetmiş,bunuda YENİ ŞAFAK
gazetesi 19 EKİM 2002 tarihinde haber olarak sunmuş,gazeteci sayın FERHAT ÜNLÜ
beyefendide EYMÜRÜN AYNASI adlı kitabında sayın CUMA YAVUZ ve sayın MEHMET
EYMÜR beyin görüşmelerine yer vermiş.
(ORGİNAL RESİM)
MERHUM CUMA YAVUZ..
Verilen
bilgiler kısıtlı,ben konuyu dahada fazla açayım kendi yaşadıklarımdan,yazının
linkinide yazımın bitimi ile en alta koyucam mukayesesini ikisinide okuyarak
yaparsınız,aynı zamanda rahmetlinin bana verdiği bir vesikalık resmide koyucam
ne kadar ciddi olduğumu yazılarımda anlayın.
Kendimle
başlayayım rahmetli Cuma beyi 1986 yılında tanıdım. Hayatta olan derin bir ağbim GEBZE DİLOVASI bölgesinde tanınan
ZENCİ MUSA kod adlı H.T bey tarafından tanıştırıldım.
Cuma
bey çok nazik,girişken ve mert bir insan olup aynı zamanda MATAMATİK hocası
olan bir büyüğümüzdü.
Kendisinin
çok geniş bir çevresi ve o yıllarda çok önemli gözle görünmeyen bir yetkisi
vardı.
O
yıllarda yakın dost olduk , haftada birkaç gün sık sık görüşüyorduk,yemeğe
çıkar ve topluca dostlarımızla sohbetlerimiz olurdu.
O
yıllarda MÜCADELECİ denen 1970 li yıllarda milliyetçi mukatdesatçı bir gurubun içinden gelen bir insandı.
O
dönemde İSTANBUL da sayın MEHMET EYMÜR ve merhum HİRAM ABAS beyefendilerle
aramızdaki köprülerden en önemlisi sayın CUMA YAVUZ beyefendiydi.
Eski
yazılarımda anlattım ben o yıllarda çok gençtim,gece hayatı kavga gürültü
patırtı olduğunda CUMA beyi arar CUMA
dayı sıkıntı var bir el at derdim.
Derdi
ARAS yine nerde ne karıştırdın:)
Sayın
MEHMET EYMÜR beyin dediği gibi rahmetli o dönemde banada kısa ziyaretlerinden
birinde o tarihler merhum ABDULLAH ÇATLI ile geldi fakat tanıştırırken
o zaman başka bir isimle tanıştırdı..
Merhum
CUMA bey o yıllarda ÖZEL HARP mensubları ve bazı subaylarlada arası çok iyiydi
sayesinde onlarıda hep o günki yaşantımız içinde tanıdım.
1990
yılına geldiğimizde sayın CEMİL ÇİÇEK
beyefendi o yıllarda devlet bakanıydı,sayın MELİH GÖKÇEK beyefendi SOSYAL
HİZMETLER ÇOCUK ESİRGEME KURUMU genel müdürüydü, merhumun kendiside İSTANBUL ÇOCUK
ESİRGEME KURUMU il bölge müdürü oldu.
Arada
gider ziyaret eder cağlolunda dayı nasılsın derdim sohbet ederdik.
Merhum
CUMA bey için DİNDAR diyorlar ama o bilindik dindarlardan değil çok modern ve
ileri görüşlü bir insandı.
Yıl
1993 yılına geldiğinde CUMA bey MELİH GÖKÇEK beyin ANKARA BELEDİYE başkanı
olması ile ANKARAYA yerleşti fakat ani gelen bir KÖTÜ hastalıkla kendisini
kaybettik mekanı cennet olsun ALLAH RAHMET EYLESİN.
Hayat
devam ediyor tabiki 1994 yılının EYLÜL aylarına geldiğimizde ciddi anlama
türkiyenin PKK TERÖRÜ ve bu konularla ilgili dünya devletleri arasında suyun
altında yaşanan savaşlardan dolayı bir çok olayın içine girdim.
1994
yılında BİRİNCİ ÇEÇEN savaşı başlamadan evvel ciddi faliyetler ve çalışmalar
içinde bulundum.
1995
yılının sonuna doğru eski CİA ve LİBERTE örgütünde AVRUPADA çalışmış TATAR
YAKUP kod adlı merhum büyüğüm bir genç arkadaş getirdi bana.
Bu
arkadaş o dönemde ayrılıkçı ÇEÇEN güçlerinin içinde faliyet
gösteriyormuş,onlara lojistik destek sağlamak için istanbulda bulunuyormuş. Tanıştık
ikisi birlikte gelip gitmeye başladılar,anlattığı annesi ÇEÇEN babası GÜRCÜ çok
becerikli, bir gün şirketin santirali kitlendi panik yaptı personel, hemen bir
tornavida varmı dedi verdik eline tornavidayı ON dakikada santraldaki arızayı
tamir etti.
İçki
içiyoruz ofisteki odamda sohbet ediyoruz, fakat anladımki bu arkadaş aslında
RUS GİZLİ SERVİSİNİN bir elemanı hep bilmemezlikten geldim,oda benim için TATAR
YAKUP ağbiye çok sağlam adam diye ranselman vermiş,gülmüştüm😊
Kim
bu arkadaş TİMUR kod adlı GÜRCÜ vatandaşı RUSLAN PAPASKERİ.
Yakın
zamanda KİEV de kendisine aracındayken bombalı bir saldırı yapılmış ve hayatını
kaybetmiş.TOPRAĞI BOL OLSUN.
Birinci
ÇEÇEN SAVAŞINDAN sonra hiç kendisini görmedim.2012 yılından sonra kendisi ile
ilgili malumatları gazetelerden aldım.
Aynı
dönemde CAHAR DUDAYEV öldükten sonra MİKAİL isimli bir arkadaş geldi.
Kahramanmaraş
ilimize bağlı ÇEÇEN KÖKENLİ bir vatandaşımız, temiz yüzlü atletik yapılı.
Anlatmaya
başladı RUS ORDUSUNA esir düşmüş ÇEÇENİSTAN da.
RUS
ordusu askerlerinin kötü davranacağından korkmuş fakat iyi davrandıkları için
çok mutlu olmuş ve bunun gibi konuları anlatarak birkaç defa daha uçakla
KAFKASYA bölgesine gitti.
Tabi
MİT SOVYET MASASI yetkililerinin kendisini sorguya aldıklarını geldikten sonra
banada anlattı.
Fakat
sonra benim yaptığım istihbaratta bu MİKAİL adlı arkadaşın NEC marka uydu
telefonu CAHAR DUDAYEVE ulaştıran kişi olduğunun bilgisi bana geldi.
Bu
arkadaşın bu bilgisi geldikten kısa bir müddet sonra İNGİLTERE ye giderek
LONDRA ya yerleştiğinin haberini aldım…
Bu
sohbetlerimiz esnasında TARIK ÜMİT kaybolmuştu daha çok yeni olmuştu bu hadise.
Kafkas
kökenli olduğundan belirli bir gurubun içinden bana geldiği için bilgisi
olabileceğinden kendisine sorduğumda bana cevabı onu unutun ağbi o öldü diye
cevap verdi?
Tabi
o aralar gazetelerden okuduğumda bir şey dikkatimi çekmişti.
Çünkü
TARIK ÜMİT ABAZ kökenli bir istihbarat elemanıydı en son göründüğü yer SELAMİ
ÇEŞMEDE ŞİLİBOM pastanesi çok enteresan 1994 ve 1995 yıllarında bende em.MİT
daire başkanı ÖNDER kod adlı bey ile bu pastanede sık sık görüşüyordum.ÖNDER
beyde ABAZ kökenli olup MİT kurumuna bir çok ABAZ kökenli personelin alınmasına
vesile olmuş bir insandı.
Derin
devlette bir sistem vardır hayatta olmayan bazı hadiselerin içinde bulunmuş ve
hayatını kaybetmiş insanların üstüne ne kadar kirli iş varsa yıkmak.Onun için
emin olmadan sadece bir kişiyi şuçlamak hayatta yokken büyük hata olur bu
işleri öğrenmek isteyen insanların dikkatini çekeyim.
O
yıllarda rahmetli ABDULLAH ÇATLI ile ikamet ettiğimiz evimiz birbirimize çok
yakın mesafedeydi.
Ortak
dostlarımız var o yıllarda ATAKÖY de ofislerinde beraber çalıştıkları bir
ANKARALI ülkücü ağbim var, fakat o yıllarda hiç karşı karşıya gelmedik.
Başka
hayatta olmayan ülkücü büyüklerim var onlarda bana gider gelirler ama o
yıllarda bizi hiç yanyana getirmediler:)
Fakat
sistem öyle bir kurulmuşki herkes herkesten DERİN mekanizmalarda haberliydi.
Özellikle
o yıllarda 1990 ve 1997 yılları arasında EMNİYET güçleri ile MİT ve TSK güçleri
arasında çekişme vardı.
Yıllar
geçti 2013 yılının başları gazeteci SAYIN CEM KÜÇÜK YENİŞAFAK gazetesine beni
davet etti gazeteci FERHAT ÜNLÜ beyle tanıştırayım belki program canlı
yaparsınız bazı önemli konularda diye,sağolsun.
Atladım
gittim sayın KÜÇÜK ile otururken acil bir telefon aldı gitmek zorunda
kaldı,birazdan FERHAT bey gazeteye gelicek dedi,özür dileyerek ayrıldı.
Kısa
zaman içinde sayın FERHAT ÜNLÜ geldi sağolsun misafir etmek için gazetenin en
üst katındaki TELEVİZYON programı odasına götürdü, çünkü sayın CEMALETTİN ÜMİT
beyle TARIK ÜMİT hakkında program yapmak için randevulaşmışlar.
Program
odasında kısa çaylarımızı içerken ranselman olsun diye bazı ABAZ istihbaratçıların
ismini verdim sessiz kaldı.
Arkasından
konular açılınca bir on dakika kadar daha kısa kendisine 1996 yılında yiğeninin
kaybolduğunda MİKAİL isimli soyadını hatırlayamıyorum KAHRAMANMARAŞLI ÇEÇEN
kökenli arkadaşın söylediğini naklettim.Soğuk kanlı bir insan sessiz kaldı.
Bende
kısa bir sohbetten sonra sağolsun sayın FERHAT ÜNLÜ beyin nazik davranışı ile
uğurlanarak televizyondan ayrıldım.
Bu
MİKAİL isimli arkadaşın NEC telefonu CAHAR DUDAYEVE götürdüğünün bilgisi
sanırım 1998 yılında birkaç gazetede yazınca dikkatimi çekmişti.
1996
yılında tanıdığım merhum MEDET ÜNLÜ beyin yardımcısı o yıllarda sohbet edip
yemek yediğimiz bir beyefendi İ.Ş rastlaştığımızda gazeteyi vermiştim sinirlenip
donup kalmıştı.
2013
senesinin başlarında YENİŞAFAK gazetesinde olan bu görüşmeden sonra 2013 mayıs
ayında ANKARA ilimizde MEDET ÜNLÜ ye suikast yapıldı ve akametinde hayatını
kaybetti.
Allah
rahmet eylesin,mekanı cennet olsun.
Evet
dostlarım size bilgileri dezenformasyon yapılmadan kendi yaşantımdan kesitlerle
veriyorum.
Konuların
içinde olanların çabuk kıymetlendirebileceği, meraklısı vatandaşlarımızında doğru
yanıltıcı bilgi olmadan direk aldıkları bilgi olacaktır.
LİNK
ADRESİ: ttps://www.yenisafak.com/arsiv/2002/ekim/19/g10.html
Hepinize
iyi bir hafta sonu dilerim.
SAYGILARIMLA,
ZEKİ
ARSLAN.
Yazınızda bir hata var. Melih Gökçek bey Sosyal Hizmetler Ve Çocuk Esirgeme Kurumunun İl Başkanlığı görevinde bulunmamıştır. 1989-1991 yılları arasında Genel Müdürlük görevi yapmıştır.
YanıtlaSilsağol düzelttim,dalmışım.tşk ederim.
Silrica ederim. bu güzel yazınız içinde ayrıca teşekkür ederim.
Sil