12 Aralık 2017 Salı

ŞEHİT APTİ İPEKÇİ GERÇEĞİ…

                        

Sevgili takipçilerim,hepinize selam ederim.Biliyorsunuz uzun yıllardır yazılarımla sizleri,ülkemi yazılarımla aydınlatmaya çalışıyorum.
Bu sefer türkiyenin ve dünyanın en karanlık olaylarından biri olan GAZATECİ ŞEHİT APTİ İPEKÇİ beyefendinin hiçbir zaman nedeni tam olarak belirlenemeyen katlinin ve suikastinin nedenlerini kendi yaşanmışlıklarımdan anlatıcam.
Yıl 1977 rahmetli babamda tedirginlikler başladı.Babam araba kullanmayı bıraktı.Artık tamamen annem arabayı kullanıyor.İşe giderken sefertası ile yemeğini evden götürmeye başladı.Anlatımlarında daha ekonomik olduğunu ofisteki personelede yemek paralarını verdiğini isteyen evden isteyen dışardan yiyebileceği talimatını vermiş.
O aralar banada ASLAN PARÇASI sendeki 6.35 mm tabancayı arabanın torpidosuna koyalım devamlı orda dursun dokunma olurmu dedi.
Bu arada bu silahla annemde birkaç defa eğitim verdi.Bize anlattığı anarşi ortamı çok daha fazla artacağı eğer araba ile giderken herhangi bir saldırı olursa kesinlikle hiç korkmadan silahı kullanın kim geçerse geçsin önünüze ezin geçin en yakın karakola sığının ordan beni arayın, tamam dedik babama.

Kendiside artık hergün işe silahla gidiyor silahla geliyor.
Yıl 1978 senesi aniden paraya ihtiyacım var dedi ve arabayı sattı zaten 12 eylül 1980 darbesi olana kadarda araba almadık ne zaman darbe oldu o zaman tekrar araba satın aldık.
Yine yıl 1978 mutat hergün yemek masasında rakısını içerken günün hadiselerini konuşuruz , bana çok kısa bilgilendirmeler yapar bende dinlerim yıllar sonra anladımki kulağımda yer yapması içinmiş.
Yine 1978 yılının kış aylarında çok sıkıntılı olduğu günlerde kısa rakısını içerken dediki elime öyle belgeler geçtiki ortalık sarsılır.
Kısa söyledi ve kesti içimden geçirdim üyesi olduğu dernekle ilgili diye.
Çocuk olduğun için sorgulayamıyorsun ne biliyor ve kısıtlı neye şahitlik edersen onla yetiniyorsun.
O aralar  yakın zamanda kaybettiğimiz yiğenim merhum GALİP TEKİN  karikatürist olmadan evvel istanbulda GÜZEL SANATLAR AKADEMİSİNE başlaması lazım, onun için sınavlara çalışıyor.

Babamında AKADEMİDE hoca yakın dostu sonrada akademiye rektör olan merhum prof. GEVHER BOZKURT  ile dostluğu olduğu  zaman zaman görüştükleri için GALİP ile tanıştırıp akademiye girmesini sağladı.
O yıllarda GEVHER HOCA çok iyi tenisçi olduğu için zaman zaman APTİ İPEKÇİ beyi bizim kulübe davet ediyor ve merhum İPEKÇİ ile tenis oynuyorlardı.

Bende onları izliyorum özellikle Pazar günleri geliyordu.Çünkü o gelmeden evvel GEVHER HOCA özellikle A kapı kortun bakımını özel yaptırtıyor kort çalışanlarına, ağaç gölgelik olduğu için o kortu tercih ediyorlardı.
                                              

Merhum İPEKÇİ taşlık tenis kulübünde oynadığı için bu kulüpte çalışan ve diğer kulüplerdede familya olarak bulunan SOYSAL aileside sayın İPEKÇİ beyi tanıyorlar ve çok saygı gösteriyorlardı.

Tabi zaman zaman anlatımla veya karşılaşmalar olduğunda bende babamın çeşitli şekillerde İSTANBUL daki SOVYET diplomatları ile görüştüğüne şahit oluyordum 1975 yılından sonra.
                              

1977 yılında bir gün canı sıkkın geldiğinde SOVYET diplomat dostu Y.ZAYSEF in LÜBNANDA bir çatışmada hayatını kaybettiğini anlattı.
                                           

Hatta çok zaman  bu görüşmelerde hiç siyaset konuşmadan yemek yerken alkol aldıklarını sadece TEKNİK konulardan konuştuklarını anlatırdı.
General ZAYZEF ülkemizde 1970 li yıllardan itibaren çalışmaya başlamış 1976  yılında diplomatik gelişmelerden dolayı İSTENMEYEN ADAM yani NON GRATE PERSONA verilmiş kendiside LÜBNANDA görev yapmaya başlamış.

Ben sonra tam özelliklerini öğrendim kendim bizzat aynı konuda çalışmaya başladığımda çok cesur ve gözü kara ve ilk defa İSTANBUL da ilgili bölüme GENERAL rütbesinde atama yapıldığını öğrenmiştim.
Yine aynı yıllarda dahada evvel bazı yazılarımda ve bir televizyon programında bahsettiğim SEFERBERLİK yapısı içinde babamla irtibatı o günlerde sağlayan ŞEHİT MAHMUT DİKLER emniyet müdürü SİYASİ 1.şubeden sorumlu haftanın mutat günleri gelerek babamla başbaşa görüşüyorlar bazen evde babam bana bazı tıraji komik hadiselerden bahsediyordu.
Kısa bir örnek şehit DİKLER at yarışlarına meraklı meşhur 1978 yılındaki HİPODROM soygunu sırasında ikiliyi kazanmış parasını kasada alıcakken soygun gerçekleşiyor.

Arkadaşlar meselenin bu kişilerin pozizyonlarını ve görevlerini ve yetkilerini anlattıktan sonra şimdi sadete gelicem yoksa yazıyı bir hafta yazmam gerekir.
Rahmetli babam SOVYET yöneticileri tarafından arkadaşları ile vatansever olarak bilindikleri ve babamın GÜVENİLİR şahıs olarak resmi olarak SEFERBERLİK yapısı içinde karşılıklı bilgi alışverişi yapıldığı için TÜRKİYEYİ 12 eylül 1980 darbesine götürecek tüm askeri,sivil ve bürokratik yapının şema halinde dosyasını veriyorlar.
Bu dosyayı göz geçirdikten sonra bunun nasıl sağlam bir şekilde değerlendirileceğinin yol haritasını çiziyorlar.
En sonunda rahmetli babam ve şehit MAHMUT DİKLER karar vererek merhum İPEKÇİ beyle bir ön görüşme yaptıktan sonra merhum İPEKÇİ ye sonradan dosya şehit DİKLER ile ulaştırılıyor.
İşte ne oldu ise o 1 ŞUBAT 1979 günü bu bilgilendirme dönemin BAŞBAKANI merhum BÜLENT ECEVİT beye yapıldıktan sonra merhum ipekçi evinin önünde katledilerek şehit ediliyor.
Bu olayda ilk anda rahmetli babam ve şehit mahmut dikler ile  ilgili kimse hiçbir şey bilmiyor.

Bu hadiseler gerçekleştikten sonra aynı türden yaşantımız devam ederken SOVYET yetkililerinin yardımı ile 1979 yılının eylül ayında rahmetli babam ve annem,kardeşim sağlık nedenleri için MOSKOVA ya gidip 25 gün o dönemde orda kaldılar.
Bu olaylardan sonra rutin yaşantımız devam ederken anılarımda yazdım okursanız anlıycaksınız zaman zaman çektiğimiz sıkıntıları.
Arkasından nihayi son 12 eylül 1980 darbesi geldi.
Arkasından kısa zaman sonra ŞUBAT 1981 yılında İSTANBUL EMNİYET MÜDÜR muavini MAHMUT DİKLER maslakta şehit edildi.
Nisan 1981 sabah saatlerinde babam, oğlum ben annenle KIBRIS a gidiyorum saat 14.00 uçak kalkacak ev sana emanet.Peki baba dedim.
Cumartesi günü ÇINAR OTELİ diskoteğinde gündüz matinası var oraya gideceğim üstümü değiştirmek için eve saat 13.00 geldiğimde ŞOK oldum bizim kapı kırık.
Hemen apartman emektarı HÜSEYİN ağbiye gittim beraber bir eve girdik darma duman ev.

Dedi baban nerde HÜSEYİN ASLAN apartman görevlisi, dedim saat 14.00 uçakla KIBRISA gidicek.
Git babana yetiş alana, o ne emir verirse ona göre hareket edelim.
Hemen taksiye bindim ALANA gittim orda annem ve babamı yakaladım.
Gümrüklü alanda durumu anlattım babam sıkıntıya girdi,havalimanı emniyet müdürü ile görüşerek UÇAĞI alanda beklemeye aldırdı.
                                       

Hemen benle taksiye binerek eve geldi,evi kontrol etti hiçbir şey çalınmamış, hırsız birde bardan bir şişe viski açarak bir duble viski içmiş.
                                          

Babam dedi polise haber vermeyin hüseyin, ASLAN parçası sana emanet ben gidiyorum kapıyı bacayı yaptır.
Alana döndükten sonra yolcular uzun zaman uçak içinde teknik arıza var denerek bekletilmiş en son babam binmiş..
İki üç saat sonra babam kıbrıstan telefonla aradı.Oğlum doğru karakola git giderkende yanında bir şişe viski götür evrak memuru MİKAİL i bul durumu anlat eve gelsin zabıt tutsun.

Peki baba dedim aynı şekilde yaptım eve geldiler arkasından parmak izi şubesi geldi ve hadise tamamlandı.
Bir hafta sonra babam döndü iki ay sonra hırsız yakalandı ve eve getirildi.
Tutanaklara ben imza attığım için teşhise ben bulundum.
Birde farkına varmadan hırsızı gören arkadaşım KEZBAN.Hüseyin ağbinin kızı.Kezban bu değil dedi,polisler dedi herşeyi itiraf etti sen iyi bakamamışın o gün.
Getirdikleri şahısın ayakları 50 numara olmuş ayakkabının üstüne basıyor.
Polis sordu bu evden ne almıştın 57 ekran siyah televizyon.
Dedim bizden hiçbir şey çalınmadı.Polis sordu şikayetçimisiniz.
Yok dedim.

Polis o zaman ilerdeki olay mahaline gidelim.
İlerdeki olay mahalli birkaç apartman ilerimizdeki bir ALBAYIN da aynı anda evine girilmiş ordada hiçbir şey alınmadığı gibi ALBAYIN beylik tabancası hırsız tarafından yatağın üstüne atılmış.
Sevgili okurlarım bundan sonra hadiselerin devamı ve bir çok ilgili konuda benim yaşanmışlıklarım var.
Hatta o dönemde METRİS CEZAEVİNDE sol örgütlerden devşirilerek itirafçı tetikçi olmuş ŞEHİT MAHMUT DİKLER  ve diğer suikastlerinin tetikçilerine kadar.

Bu belgelerede ben hiçbir zaman ulaşamadım.Yanlız yaşadıklarımla öğrendiğim  hayatını genç yaşta kaybeden ve bu konularda bana bilgi ve haber taşıyan  tüm dostlarıma ALLAHTAN RAHMET dilerim.
                                  (ORJİNAL)
                                            

Bu hadiseler günümüze kadar büyüyerek ve evrilerek geldi içindeki yaşayan kişilikler ve gizli yapılarla?
SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN

2 yorum:

  1. https://www.vidivodo.com/sagir-oda-samsurlu-bolum ARAS DAĞLI izleyin,konu şle ilgili.

    YanıtlaSil
  2. https://youtu.be/oGy0GW5fALI ARAS DAĞLI MANOLYA APT.

    YanıtlaSil

                                                                                                    01.01.2022                           A...