Sevgili
takipçilerim,hepinize selam ederim.Biliyorsunuz uzun yıllardır yazılarımla
sizleri,ülkemi yazılarımla aydınlatmaya çalışıyorum.
Bu
sefer türkiyenin ve dünyanın en karanlık olaylarından biri olan GAZATECİ ŞEHİT
APTİ İPEKÇİ beyefendinin hiçbir zaman nedeni tam olarak belirlenemeyen katlinin
ve suikastinin nedenlerini kendi yaşanmışlıklarımdan anlatıcam.
Yıl
1977 rahmetli babamda tedirginlikler başladı.Babam araba kullanmayı
bıraktı.Artık tamamen annem arabayı kullanıyor.İşe giderken sefertası ile yemeğini
evden götürmeye başladı.Anlatımlarında daha ekonomik olduğunu ofisteki
personelede yemek paralarını verdiğini isteyen evden isteyen dışardan
yiyebileceği talimatını vermiş.
O
aralar banada ASLAN PARÇASI sendeki 6.35 mm tabancayı arabanın torpidosuna
koyalım devamlı orda dursun dokunma olurmu dedi.
Bu
arada bu silahla annemde birkaç defa eğitim verdi.Bize anlattığı anarşi ortamı
çok daha fazla artacağı eğer araba ile giderken herhangi bir saldırı olursa
kesinlikle hiç korkmadan silahı kullanın kim geçerse geçsin önünüze ezin geçin
en yakın karakola sığının ordan beni arayın, tamam dedik babama.
Kendiside
artık hergün işe silahla gidiyor silahla geliyor.
Yıl
1978 senesi aniden paraya ihtiyacım var dedi ve arabayı sattı zaten 12 eylül
1980 darbesi olana kadarda araba almadık ne zaman darbe oldu o zaman tekrar
araba satın aldık.
Yine
yıl 1978 mutat hergün yemek masasında rakısını içerken günün hadiselerini
konuşuruz , bana çok kısa bilgilendirmeler yapar bende dinlerim yıllar sonra
anladımki kulağımda yer yapması içinmiş.
Yine
1978 yılının kış aylarında çok sıkıntılı olduğu günlerde kısa rakısını içerken
dediki elime öyle belgeler geçtiki ortalık sarsılır.
Kısa
söyledi ve kesti içimden geçirdim üyesi olduğu dernekle ilgili diye.
Çocuk
olduğun için sorgulayamıyorsun ne biliyor ve kısıtlı neye şahitlik edersen onla
yetiniyorsun.
O
aralar yakın zamanda kaybettiğimiz yiğenim merhum GALİP TEKİN karikatürist
olmadan evvel istanbulda GÜZEL SANATLAR AKADEMİSİNE başlaması lazım, onun için
sınavlara çalışıyor.
Babamında
AKADEMİDE hoca yakın dostu sonrada akademiye rektör olan merhum prof. GEVHER
BOZKURT ile dostluğu olduğu zaman zaman görüştükleri için GALİP ile
tanıştırıp akademiye girmesini sağladı.
O
yıllarda GEVHER HOCA çok iyi tenisçi olduğu için zaman zaman APTİ İPEKÇİ beyi
bizim kulübe davet ediyor ve merhum İPEKÇİ ile tenis oynuyorlardı.
Bende
onları izliyorum özellikle Pazar günleri geliyordu.Çünkü o gelmeden evvel
GEVHER HOCA özellikle A kapı kortun bakımını özel yaptırtıyor kort
çalışanlarına, ağaç gölgelik olduğu için o kortu tercih ediyorlardı.
Merhum
İPEKÇİ taşlık tenis kulübünde oynadığı için bu kulüpte çalışan ve diğer
kulüplerdede familya olarak bulunan SOYSAL aileside sayın İPEKÇİ beyi
tanıyorlar ve çok saygı gösteriyorlardı.
Tabi
zaman zaman anlatımla veya karşılaşmalar olduğunda bende babamın çeşitli
şekillerde İSTANBUL daki SOVYET diplomatları ile görüştüğüne şahit oluyordum
1975 yılından sonra.
1977
yılında bir gün canı sıkkın geldiğinde SOVYET diplomat dostu Y.ZAYSEF in
LÜBNANDA bir çatışmada hayatını kaybettiğini anlattı.
Hatta
çok zaman bu görüşmelerde hiç siyaset
konuşmadan yemek yerken alkol aldıklarını sadece TEKNİK konulardan
konuştuklarını anlatırdı.
General
ZAYZEF ülkemizde 1970 li yıllardan itibaren çalışmaya başlamış 1976 yılında diplomatik gelişmelerden dolayı
İSTENMEYEN ADAM yani NON GRATE PERSONA verilmiş kendiside LÜBNANDA görev
yapmaya başlamış.
Ben
sonra tam özelliklerini öğrendim kendim bizzat aynı konuda çalışmaya
başladığımda çok cesur ve gözü kara ve ilk defa İSTANBUL da ilgili bölüme GENERAL
rütbesinde atama yapıldığını öğrenmiştim.
Yine
aynı yıllarda dahada evvel bazı yazılarımda ve bir televizyon programında
bahsettiğim SEFERBERLİK yapısı içinde babamla irtibatı o günlerde sağlayan
ŞEHİT MAHMUT DİKLER emniyet müdürü SİYASİ 1.şubeden sorumlu haftanın mutat
günleri gelerek babamla başbaşa görüşüyorlar bazen evde babam bana bazı tıraji
komik hadiselerden bahsediyordu.
Kısa
bir örnek şehit DİKLER at yarışlarına meraklı meşhur 1978 yılındaki HİPODROM
soygunu sırasında ikiliyi kazanmış parasını kasada alıcakken soygun
gerçekleşiyor.
Arkadaşlar
meselenin bu kişilerin pozizyonlarını ve görevlerini ve yetkilerini anlattıktan
sonra şimdi sadete gelicem yoksa yazıyı bir hafta yazmam gerekir.
Rahmetli
babam SOVYET yöneticileri tarafından arkadaşları ile vatansever olarak
bilindikleri ve babamın GÜVENİLİR şahıs olarak resmi olarak SEFERBERLİK yapısı
içinde karşılıklı bilgi alışverişi yapıldığı için TÜRKİYEYİ 12 eylül 1980
darbesine götürecek tüm askeri,sivil ve bürokratik yapının şema halinde
dosyasını veriyorlar.
Bu
dosyayı göz geçirdikten sonra bunun nasıl sağlam bir şekilde
değerlendirileceğinin yol haritasını çiziyorlar.
En
sonunda rahmetli babam ve şehit MAHMUT DİKLER karar vererek merhum İPEKÇİ beyle
bir ön görüşme yaptıktan sonra merhum İPEKÇİ ye sonradan dosya şehit DİKLER ile
ulaştırılıyor.
İşte
ne oldu ise o 1 ŞUBAT 1979 günü bu bilgilendirme dönemin BAŞBAKANI merhum
BÜLENT ECEVİT beye yapıldıktan sonra merhum ipekçi evinin önünde katledilerek
şehit ediliyor.
Bu
olayda ilk anda rahmetli babam ve şehit mahmut dikler ile ilgili kimse hiçbir şey bilmiyor.
Bu
hadiseler gerçekleştikten sonra aynı türden yaşantımız devam ederken SOVYET
yetkililerinin yardımı ile 1979 yılının eylül ayında rahmetli babam ve annem,kardeşim
sağlık nedenleri için MOSKOVA ya gidip 25 gün o dönemde orda kaldılar.
Bu
olaylardan sonra rutin yaşantımız devam ederken anılarımda yazdım okursanız
anlıycaksınız zaman zaman çektiğimiz sıkıntıları.
Arkasından
nihayi son 12 eylül 1980 darbesi geldi.
Arkasından
kısa zaman sonra ŞUBAT 1981 yılında İSTANBUL EMNİYET MÜDÜR muavini MAHMUT
DİKLER maslakta şehit edildi.
Nisan
1981 sabah saatlerinde babam, oğlum ben annenle KIBRIS a gidiyorum saat 14.00 uçak
kalkacak ev sana emanet.Peki baba dedim.
Cumartesi
günü ÇINAR OTELİ diskoteğinde gündüz matinası var oraya gideceğim üstümü değiştirmek
için eve saat 13.00 geldiğimde ŞOK oldum bizim kapı kırık.
Hemen
apartman emektarı HÜSEYİN ağbiye gittim beraber bir eve girdik darma duman ev.
Dedi
baban nerde HÜSEYİN ASLAN apartman görevlisi, dedim saat 14.00 uçakla KIBRISA
gidicek.
Git
babana yetiş alana, o ne emir verirse ona göre hareket edelim.
Hemen
taksiye bindim ALANA gittim orda annem ve babamı yakaladım.
Gümrüklü
alanda durumu anlattım babam sıkıntıya girdi,havalimanı emniyet müdürü ile görüşerek
UÇAĞI alanda beklemeye aldırdı.
Hemen
benle taksiye binerek eve geldi,evi kontrol etti hiçbir şey çalınmamış, hırsız
birde bardan bir şişe viski açarak bir duble viski içmiş.
Babam
dedi polise haber vermeyin hüseyin, ASLAN parçası sana emanet ben gidiyorum
kapıyı bacayı yaptır.
Alana
döndükten sonra yolcular uzun zaman uçak içinde teknik arıza var denerek
bekletilmiş en son babam binmiş..
İki
üç saat sonra babam kıbrıstan telefonla aradı.Oğlum doğru karakola git
giderkende yanında bir şişe viski götür evrak memuru MİKAİL i bul durumu anlat
eve gelsin zabıt tutsun.
Peki
baba dedim aynı şekilde yaptım eve geldiler arkasından parmak izi şubesi geldi
ve hadise tamamlandı.
Bir
hafta sonra babam döndü iki ay sonra hırsız yakalandı ve eve getirildi.
Tutanaklara
ben imza attığım için teşhise ben bulundum.
Birde
farkına varmadan hırsızı gören arkadaşım KEZBAN.Hüseyin ağbinin kızı.Kezban bu
değil dedi,polisler dedi herşeyi itiraf etti sen iyi bakamamışın o gün.
Getirdikleri
şahısın ayakları 50 numara olmuş ayakkabının üstüne basıyor.
Polis
sordu bu evden ne almıştın 57 ekran siyah televizyon.
Dedim
bizden hiçbir şey çalınmadı.Polis sordu şikayetçimisiniz.
Yok
dedim.
Polis
o zaman ilerdeki olay mahaline gidelim.
İlerdeki
olay mahalli birkaç apartman ilerimizdeki bir ALBAYIN da aynı anda evine
girilmiş ordada hiçbir şey alınmadığı gibi ALBAYIN beylik tabancası hırsız
tarafından yatağın üstüne atılmış.
Sevgili
okurlarım bundan sonra hadiselerin devamı ve bir çok ilgili konuda benim
yaşanmışlıklarım var.
Hatta
o dönemde METRİS CEZAEVİNDE sol örgütlerden devşirilerek itirafçı tetikçi olmuş
ŞEHİT MAHMUT DİKLER ve diğer suikastlerinin
tetikçilerine kadar.
Bu
belgelerede ben hiçbir zaman ulaşamadım.Yanlız yaşadıklarımla öğrendiğim hayatını genç yaşta kaybeden ve bu konularda
bana bilgi ve haber taşıyan tüm
dostlarıma ALLAHTAN RAHMET dilerim.
(ORJİNAL)
Bu
hadiseler günümüze kadar büyüyerek ve evrilerek geldi içindeki yaşayan kişilikler
ve gizli yapılarla?
SAYGILARIMLA,
ZEKİ
ARSLAN















https://www.vidivodo.com/sagir-oda-samsurlu-bolum ARAS DAĞLI izleyin,konu şle ilgili.
YanıtlaSilhttps://youtu.be/oGy0GW5fALI ARAS DAĞLI MANOLYA APT.
YanıtlaSil