7 Aralık 2017 Perşembe

KUDÜS YOLU…

                      

Sevgili takipçilerim,hepinize hayırlı ve mutlu günler geçirmenizi dilerim.
Öncelikle günlük bir konudan bahsedicem maalesef TARİHİMİZ boyunca sahte kahramanlar ve sahte olaylara şahit olanların dünyası içinde yaşıyoruz.
Bu sahte kahramanlar ve olaylara tanıklık edenler her köşede ve her mesleki konuda en önde gidiyorlar.
Sebeblerini ararsak yazımızın sonu gelmez.
Ben size yine kendi biyografimden yaşanmışlıklardan kesitler vererek bugünki DÜNYA hadiselerine pencere açmak istiyorum.
Yıl 1971 çocuğum akşam evde yemeğimizi yedik rahmetli babam anneme seslendi.

ARAS ı alıp araba ile BAKIRKÖY e kadar gidip gelicem.1964 model ford tanus coupe araca binerek akşam karanlığında yol almaya başladık.
O yıllarda bu bölgeler çok ıssız ve karanlıktı.Araba ile yol alırken tam HAVA HARP OKULU komutanlığının arka nizamiyesi ayamoma deresine bakan yüzünde karanlık içinde bir insanın beklediğini gördük sivil kıyafetli.
Babam o karanlık içinde aracı durdurdu beni arka koltuğa yolladı ve araca bu bekleyen şahsı aldı.

Babama göre genç ince yapılı uzun sayılacak hatırladığım bir boyda sessiz ve durgun bir kişi.
Fısıltı ile babam sordu nasıl çıktın.Revire yattım ordanda arka nizamiye kapısından askerle sohbet ederek çıktım.
Harp okulu reviri ve arka nizamiye kapısı birbirine çok yakın.
Hiç konuşmadan BAKIRKÖY tren istasyonuna geldik orda park ettik aracı.
Babam cebinden çıkarttığı çift taraflı kağıt para cüzdanı ile biraz para sayarak bu genç insana verdi bu paranın kendisine yeteceğini söyledi.
Arabadan inmeden evvel babamdan parayı alırken hafif arkaya dönüp bana baktı ve arabadan indi.

O gece korkmuştum ama belli etmemiştim.
Yıl 1978 Ankara etimesgut.
Misafir olarak gittiğimiz babamın arkadaşı em.hava astsubay N.G evinde kalıyoruz.Eşi yıllar evvel rahmete kavuşmuş kızkardeşi ile oturuyor birde oğlu var üniversite öğrencisi o günlerde ANKARA ÜLKÜ OCAKLARINA kayıtlı ve çeşitli çatışmalara girmiş T.G.
Astsubay N.G o gün keyifliler babamla, OSMAN ağbi dedi bir şişe viskim var HAİG ondan içelim.
Kendisi şeker hastası bir iki dubleden fazla içemiyor.
Babam rakıcıdır ama tamam dedi, içerken anlatmaya başladı.
Osman ağbi dün gibi dedi,tam senin oturduğun yerde başladı ağlamaya dedi.Babam tebessüm ediyor ama ağzından çıt çıkmıyor.
Ulan dedi kocaman YÜZBAŞI olmuşun bu kadarda korkulurmu dedi.
Çocuk gibi ağladı dedi,ikna ettim  rahatladı ondan sonra.
Arkadaşlar bu bahsedilen yüzbaşı İSRAİL devletinin istanbul başkonsolosu EFRAİL ELROM cinayetine adı karışan İLYAS AYDIN.
Mahir çayan örgütlenmesinin içine sokulan HAVA KUVVETLERİ subaylarından bir tanesi.

Toprağı bol olsun EFRAİL ELROM un özelliği NAZİ şuçlularını takip eden MOSSAD ekiplerinde faliyet göstermesi ve bu konuda büyük başarı sağlaması.

1961 yılında ARJANTİNDE gizli yaşamını sürdüren ODOLF AİCHMAN isimli NAZİ şuçlusunu yakalayarak İSRAİL devletine getriren ekipteki önemli bir isim.

Bundan sonra konuyu atlayarak başka bir yere getirirken olayları birbirine bağlayacağım.

Ve bunda şunu göreceksiniz İSTİHBARAT KURULUŞLARI ve içindeki hücre yapıların birbirinden habersiz nasıl çalıştığını.
Yıl 1986 bir dost vasıtası ile kısa boylu tıknaz bir beyefendi ile tanıştım.
Sert bir surat ifadesi tabancası hemen ceketinin ön düğmesine gelen hizzada 14 lü browning marka beyaz kabzeli.
Kod adı ÖNDER bey.      (ORGİNAL KENDİSİ )

Kim merhum ÖNDER bey.Yıkıcı faliyetler kontrkominizim dairesi başkanlığı yapmış 1976 yılında İSTANBUL MİT bölge başkan yardımcısı olarak görev yapmış MİT efsane bir kişilik.
Zaman içinde tüm çalışma arkadaşlarını istanbulda ve ankarada tanıdım farkına varmadan birden dev bir yapılanma oluştu.
Tabi bu zaman zarfında ÖNDER beyin MAHİR ÇAYAN ve arkadaşlarına nasıl tokatın niksar ilçesinin kızıldere köyünde operasyon yaptığını operasyonda kimlerin olduğunu hepsinin kendisinden bizzat anlatımlarından öğrendim.
Hatta bu operasyonda kurtulan şu anda milletvekili olan sayın ERTUĞRUL KÜRKÇÜ beyin babası ile görüştüğünü anlattı
.
Sayın MEHMET EYMÜR beyin tarassutu kendisinden alarak 2015 yılında eşinin yanında şehit edilen jan.alb.FEHMİ ALTINBİLEK ile nasıl yaptıklarını anlattı.

Daha sonra FEHMİ albayıda tanıdım,ben tanıdığımda iki tane koruma ile geziyordu şehit albayımız.

Yalnız anlatmadığı bir tek şey vardı.Yüzbaşı ilyas aydın.
Çünkü bu konun dışında görev yapmıştı o dönemde tüm bunları bilsede İLYAS AYDIN ve havacı arkadaşları konusu başka bir istihbarat faliyeti içinde değerlendirilmiş.
Tabi onun ve arkadaşlarının anlatımından bu sefer benim zihnim açıldı ben yaşadıklarımın farkına vararak yüzbaşı İLYAS AYDIN beyi son görenlerden olduğumu anladım.
Bu konuda daha geniş bilgiyi değerli gazeteci sayın CEM KÜÇÜK 24.05.2013 tarihinde yenişafak gazetesinde köşe yazısı olarak yazmış meraklısına okuması için öneriririm.

Merhum ÜZEYİR GARİH beyin cenazesinde ortağı ve yoldaşı yakın zamanda yine kaybettiğimiz İSAK ALATON beyin konuşmasında önemli bir sözü vardı.
BENİM ORTAĞIM ve ARKADAŞIM  ÖLDÜKTEN SONRADA YAŞAYANLARDAN OLUCAK.

BİRDE YAŞARKEN ÖLENLER VAR?
İstihbarat örgütleri tiyaro ve sinema oynatırlar.Dünyanın yönetilmesinde payı büyük olan istihbarat örgütleride İLİZYON yaparlar.
                           

SAYGILARIMLA,

ZEKİ ARSLAN.

1 yorum:

  1. http://birdeburadandinleyin.blogspot.de/2013/07/mossad-efraim-elrom-ve-ilyas-aydnn.html

    http://birdeburadandinleyin.blogspot.de/2013/07/kim-bu-ibrahim-turker-cem-kucuk.html


    Stuttgarttan selamlar.

    YanıtlaSil

                                                                                                    01.01.2022                           A...