Sevgili
takipçilerim,hepinize yine mutlu bir Pazar günü dileyerek bu haftaki yazımı
sizlere sunuyorum..
Hayatımız
aslında basit yaşamın gelişiminden oluşan bir büyük kainat içindeki küçük,küçük
hadiselerden ve günlük olaylardan gelişiyor..
Bakıyorum
kitap yazanlara konuları ağasının paşasının beraber biyografileri, kiminin
kendi yaşamı ama en sonunda konuşmalarını ve gülüşlerini fark ettiğimde ABD ve
AVRUPA ülkelerindeki kitap satışlarından gelen büyük ciroları ve ordaki
yazarların ekonomileri ile ilgileniyorlar..
Bizde
size yine yaşanmış gerçekleri ulaştırmaya doğrularla çalışalım.
Kitap
yazmayı en sona bırakalım, vazifemiz
bitince..)
2003
ocak ayı eşim bir rahatsızlık geçiriyor allah vermesin kimseye ÖZEL hastaneye
gidiyoruz evimizin yakınında bir yerde, para oluk gibi gidiyor ama bir türlü
teşhis koyamıyorlar..
En
sonunda bir ay sonra teşhis koyduktan sonra acil ameliyata alınması gerektiği
başka bir ünüversite hastanesinden özel ameliyata girecek profosör ve
asistanını getireceklerini söylediler tamam dedik..
Hastanenin
içindeyim telefonum çaldı kadim dostum ve arkadaşım ALTAN astsubay arıyor,
açtım ZEKİ naber dedi uzun zamandır görünmüyorsun.Kanka dedim durum böyle bunla
uğraşıyorum çok üzüldü yav dedi ben KASIMPAŞA da ordu evindeyim atla eşini al
gel birde bizim asker hastanesindeki doktorlara gösterelim.
Düşündüm
faydası olurmu dedim,burda ameliyata alıcaklar olsun atla gel birde bizim
doktorlar görsün,peki dedim..
Eşime
dedim gel kasımpaşaya ASKER hastanesine gidiyoruz gerekli tahliller ve filmleri
aldık gittik hastaneye ALTAN kardeşimle buluştuk.
Tüm
doktorlar geldi başta şu anda em. Dnz.Tb.alb A.K ve arkadaşları bir baktılar
tahlillere ve filmlere arkasından yapılan muayenede şunu söylediler ZEKİ bey
eşiniz şimdi ameliyat olursa ameliyat masasında kalır kalkamaz ameliyat olması
için tüm vücut değerlerinin düşürülmesi gerekli bunun içinde dört ay lazım..
Bunu
hangi hastanenin doktorları söylemişse onların AMK dediler..
Sağolsunlar
siz bize gelin gidin bu ilaçları ve tedaviyi uygulayacağız dört ay sonrada
ameliyatını yaparız bu işi mutlu sonla bitiririz..
Tabi
sevindik devamlı gittiğimiz o ÖZEL hastane ile ilgimizi tamamen kestik..
Tabi
bu konu olunca devamlı tedavi için hastaneye giderken ALTAN ve ailesi ilede
buluşuyoruz eşlerimizde zaten arkadaş devamlı akşam masaları ya evlerde
kuruyoruz ALTAN zaten Kasımpaşalı yada genelde KASIMPAŞA ordu evine gidiyoruz
iş çıkışı çünkü onada yakın banada yakın.
Ordu
evi ile asker hastaneside yakın günlerimiz böyle geçiyor.
Eskiden
askeri tersanede Cuma günleri subay,astsubay moral günlerimiz olurdu tersane taşınınca
orda küçük bir bölük bıraktılar tabi eski günler kalmadı.
Altan
kardeşimde eski İstanbul çocuğu yemek ve içme kültürü yüksek, takılıyoruz macerada
var çok eski tanışmamız.
Eski
yazılarımda var DENİZ KUVVETLERİ ile ilgili olanlarda..
Günler
geçiyor o arada kız kardeşim nişanlı o evlenecek sohbet muhabbet ederken gel
dedi ORDU EVİNDE yapalım DÜĞÜNÜ vallahi iyi olur dedim gittik gün aldık, ondada
işlerimiz hayırlı gitti ama her şey çok süratli geçiyor ameliyattı,düğündü işti
güçtü hepsi bir arada olunca yoruluyorum ve devamlı ayaktayız..
Bir
akşam 2003 mayıs ayının ilk günleri hava çok güzel,hastaneden çıktık ALTAN ile
eşide geldi hep beraber ordu evinde yemek yiyip içki alıyoruz.
Geç
saat oldu çıktık ordu evinden harika bir MEHTAPLI hava haliçin üstünde,ALTAN
baktı ZEKİ dedi şurdan bira kaptırayım tersaneye gidelim deniz kenarında
mehtabı seyreyleyelim hanımlarda sohbet eder belki bu gece ALİ astsubayda nöbetçidir
muhabbet ederiz..
Ali
astsubay deniz piyade ŞIRNAKTA terörle mücadele etmiş bir arkadaşımız yalnız biraz
orda sinirler yorulmuş istanbuldayken
bir görev esnasında yüzbaşı bir arkadaşı vurmaya kalkıyor olay çok büyüyorda en
sonunda kapatılıyor..))
İyi
dedim gittik ama ALİ nöbetçi değil başka bir arkadaş nöbetçi girdik içeri deniz
kenarında sohbet ederken genç bir UZMAN ÇAVUŞ arkadaş geldi ALTAN astsubayı
eskiden tanıyormuş,ALTAN ağbi dedi ocağına düştüm kuvvetten beni atıcaklar ALİ
astsubay hakkımda vukuat raporu tuttu aslında benim bir kabahatim yok ALİ
astsubay bana taktı ağbi dedi..
Altan
dedi vallahi fena yerden vukuat raporu tutmuş,ALİ ye bak diye söyleniyor bir
anda ALTAN kardeşimin eşi ağlamaya başladı üzüldü uzman arkadaşı atıcaklar diye
ALTAN eski kıdemli başçavuş eşi orduyu ve hadiselerin sosyolojisini iyi
biliyor.
Altana
başladı, ALİ ye baskı yap raporu şikayeti geri çeksin,ALTAN diyor ALİ m…. teki Çekmez
benim dememle banada ekşir..))
Ortam
keyfi kalmadı ALTAN uzmana elimden geleni yapıcam sen merak etme dedi.
Kalktık
gidiyoruz ALTAN dedi ZEKİ bu ALİ seni çok seviyor bunu sen ikna edip uzmanı bu
işten çıkartırız dedi..
Düşündüm
buna bir senaryo yazsak olurmu ALTAN dedim.Nasıl dedi?
Bir
senaryo yazıcam kandırıcam UZMAN dan şikayetini çektiricem ama sonra iş
patladığında rezil oluruz onu nasıl yapıcaz.
Yav
sen hallette dedi bir müddet ortalıklarda gözükmeyiz ALİ de o zamana kadar
kızgınlığı geçer yine takılırız..
İyi
dedim,sen ALİ nin nöbetçi olduğu günü ayarla gidelim orda bir içerken ben ALİ
yi ikna edicem UZMAN dan şikayetini çekicek..
O
zamanlar arabam sport megan mavi birkaç gün sonra atladık
arabaya,hava çok
güzel tersaneye gittik ALİ nöbetçi deniz kenarına masayı kurduk biz biraları
içiyoruz o görevde olduğu için alkol almıyor çay içiyor.
Ben
senaryoya girdim ALİ dedim UZMAN dan şikayetçi olmuşun çocuğu atıcaklar
dilekçeni geri çek.Zeki sen bu işlere karışma o benim meselem yok ondan değil
dedim geçen burda çocuk çok üzgündü altanın eşi ağladı boşver AF et gitsin
dedim.
Bak
hem önemli bir iş var sana teklif edicem hem maceralı hem paralı senide yazıcam
AF et gitsin sevabı bizim önümüzü açar..
Altan
astsubaya baktı gözleri ile okeyi alınca nasıl bir iş dedi.
Ay
sonunda kardeşimin ordu evinde düğünü var ÇOK GİZLİ bir operasyon tüm ekibi
orda topluyacam sende eşini al gel gece düğün bittikten sonra konuşucaz konuyu
orda açıcam..
Tamam
dedi çıkıyoruz ALTAN yarın unutma dilekçeyi al ALİ dedi.
Ertesi
günü UZMAN altan astsubayı aramış sevinçle teşekkür etmiş ALTAN geldi
gülüyor,gülme dedim bu işin sonunu nasıl getiricez hayatımda YALAN söylemedim
yalancı çıkıcaz sonunda ama çocuğun hayatı önemliydi katlanıcaz..
Düğün
günü geldi birkaç gün sonrada eşimin ameliyatı var hepsi üstüste ama ALLAH
yardım ediyor.
Düğün
günü geldi çattı bir çok sivil asker düğünde ALİ,ALTAN eşlerimiz bir masada
oturuyoruz ben aliye göz ucu ile bazı insanları gösteriyorum o aradada düğünün
sahibi olarak etrafı dolaşıyorum..
Tabi
bu arda MİT çalışan bazı haber elemanları var misafir, onlarıda uzaktan kontrol
ediyorum bakıyorum telefon mesajı ile devamlı içersi hakkında bilgi geçiyorlar
uyanıyorum..
Bir
ara düğünün sonlarına doğru sigara yakıp dışarıya çıktım ORDU EVİNİN tam
karşısında MİT teknik takip tarassut şubesinin elektronik düzenek yüklü
panelvan siyah aracını gördüm..
A…..
dedim bu düğün niye geriyorda teknik
takip aracı yolluyorlar dinleme ve elektronik teknik istihbarat yapma kapasiteli ALLAHALLAH..))
Neyse
düğün bitti herkesi yolladık ben ALTAN,ALİ,elemanım rahmetlik İsmail ile
rahmetlik tatar yakup kaldık beraber.
Eşlerimiz
uzak bir masada gelelim dedik konuya..İsmail ile yakup ağbi tembihli sadece
dinlemede kalıcaklar masada..
ALİ
kardeşim dedim vatan bizden görev bekliyor yıllarca ŞIRNAK bölgesinde çarpıştın
bu iş bilen adamsın ÖZEL bir takım kurma yetkisi verildi bana, görevimiz
tamamen GAYRİNİZAMİ yakalanırsak veya ölürsek devlet kesinlikle bizi tanımıyacak.
Bu
görev için senin ile beraber beş subay,astsubaya ihtiyaç var,diğer dört kişiyi
düğünde gösterdiğim eski ülkücü arkadaşım bize yolluyacak.
Böylece
bir takım kurucaz kısa bir müddet eğitim ve stratejik bilgi ile donanım sağlandıktan
sonra KUZEY IRAK bölgesinde MUSUL,KERKÜK ve diğer yerlerdeki önemli KÜRT
yöneticilere suikast,sabotaj yaparak belirlenen takvimden sonra dönebilirsek
dönücez, dönemezsek VATAN SAĞOLSUN.
Bu
görev esnasında dönersek bize, dönemezsek ailelerimize yüz bin dolar para teslim
edilecek..
Konu
bu ALİ dedim varmısım geriye kalan beş kişiyi bulabilirmisin..
Varım
yaparım ben bu işi arkadaşlardanda kim müsait olursa araştırıcam geriye kalan
kişileri bulup sana bildiricem.
Ne
kadar zamanımız var dedi,dedim iki gün sonra eşimin ameliyatı var onu
atlatmamız ve ondan sonra en az bir ay boşluğumuz var sen bu kişileri
bulabilirmisin bu zaman zarfında halletmeye çalışıcam sanırım hallederim dedi…
Sordu
silah,teçhizat,patlayıcılar dedim onların hepsini ayarlıyorlar sen merak etme o
benim işim dedim,Okey dedi.
Benim
ile bu zaman zarfında irtibat kurma ALTAN ile sıkıntı olursa haberleş ben ondan
bilgi alırım şimdi kalkalım GAZAMIZ MÜBAREK olsun dedim ve kalktık..
Birkaç
gün sonra ameliyat başarı ile bitti,altan ile her gün görüşüyoruz arada ALİ
arıyor soruyor ve çalıştığını ima ediyormuş.
Altan
diyorum nasıl bu işi ALİ ye kapatıcağız,ALTAN gülüyor bazen dalıyor diyorki
işallah ALİ bizi vurmaz bu işin BALON olduğunu anladığında..))
4
temmuz 2003 SÜLEYMANİYE de ÇUVAL hadisesi ÖKK(ÖZEL KUVVETLER KOMUTANLIĞI)
takımına yapılınca içimden ALLAHALLAH dedim..
Bu
iş benim yazdığım senaryo ile bir benzerlik taşıyor ALLAHALLAH dedim…
O
hafta ALTAN ile görüşüyorum ALİ arıyormuş ALTAN ona söyle iş patlamış de
unutsun bu hadiseyi görev iptal diye söyle dedim..
Ama
içim gerçekten huzursuz bir SENARYO yaptık fakat önümüze gelen gelişmeler aynı
benzerlikte gerçek olaylar..
12
temmuz cumartesi sabah evde kimse yok,bahçeye çıktım kahvemi içerken elimde
HÜRRİYET gazetesi baş sayfa.
Amerikan
savunma bakanlığından bir yetkili,ÇUVAL hadisesinde bizim bir kabahatimiz yok
sizden gelen raporlarda bazı eski ülkücü ve ipten kazıktan kurtulmuş SUBAY,ASTSUBAY
ın Musul,Kerkük,Süleymaniye,Erbilde KÜRT yerel unsurlarına, suikast ve sabotaj
yapacaklarına dair BİLGİ aktarıldı bizim NSA (AMERİKAN ULUSAL GÜVENLİK TEŞKİLATI)
yetkililerine diye beyanat vermiş HÜRRİYET gazetesine..
Bunu
okuyunca bu sefer emin oldum ve moralim çok bozuldu bu sahte bilgileri
sahte,yalan ve şaka olduğunu bildikleri halde sanki doğruymuş gibi
AMERİKALILARA servis etmişler, çok belli MİT üst yönetiminin servis ettiği.
Hemen
anladım bunun tüm kabağınıda bize patlatıcaklar zaten birkaç yıl sonra
düşündüklerim kesin doğru çıktı aynen bu şekilde bir tertip kurulmuş öğrendim.
Bakkala
telefon ettim bir büyük CİN ve TONİK istedim geldi ve içmeye başladım.
Bu
hadise çok berbat bir olay oldu ve kurulan bize büyük bir KOMPLO var bu çorabı
başımıza örüp bizi imha edicekler.
Özel
harp dairesini çocukluğumdan beri bilen insanım herkes sineye çeker ÖZEL HARP
mensubları bu hadiseyi unutmaz…
Bu
işin dibine kadar gidecekler ve MİT te bize bu komployu hazırlayan kişiler
onları bizim üstümüze yönlendirecek…
İyi
bir istihbaratçı böyle anlarda karşı atak yaparak İSTİHBARAT açığı,karşı
espiyonaj faaliyetini ortaya çıkartır ve
kendini aklar.
70
cc lik CİN bitti fakat bana bir şey yapmadı akşam geç saatte bakkala bira
söyledim onlar geldi.
Üstüne
iki bira daha içtikten sonra ANKARA ÖZEL KUVVETLER KOMUTANLIĞINI aradım..
Onlar
bizi yalan yanlış dolmuşa gelmiş şekilde bulmadan ben onları bulayım en iyisi
dedim ve aramaya karar verdim…
Özel
kuvvetler komutanlığını çevirdim karşıma bir er çıktı kendisinden NÖBETÇİ
AMİRİNİ istedim,bağladı kimle görüşüyorum dedim, yine astsubay baş çavuş bir
arkadaşımız.
Kendisine
beni harfi harfine dinlemesini söyledim ve tüm olayları anlattım,konunun nasıl
yanlış tarafa çekilmiş olduğunu bu anlattıklarımın en tepe noktaya acil
aksettirilmesi gerektiğini söyledim.
En
önemlisi diğer kuvvetteki personelin adlarını verdim onlardanda teyit alın
birazdan kendilerini bende arıyacam size konuyu aksettirdiğimi kendilerine
bildiricemi beyan ettim…
Özel
harp mensubu astsubay arkadaş telefondan seslendi şu ana kadar ne kadar içtin
diye sordu..?)
Dedim
bir büyük cin üstünede iki bira içtim.O zaman doğrusun dedi.
Ben
şimdi gerekli üstlerimle temasa geçicem senin şu andaki adresini ve
konumlanmanı tespit ettiricem ondan sonrası bizim merak etme rahat ol..
On
dakika sonra bir ekip aracı ve içinde iki polis bahçe kapısına gelip baktılar
ben bahçede oturuyorum,araca binip gerisin geriye gittiler..
Sonrası
ne oldu diyeceksiniz çok şey oldu zaman içinde,İYİLERMİ KAZANDI şu ana kadar
HAYIR....
Bu
yazdıklarıma CEVAP veren olursa hemen
CEVAPLARIM,eğer veren olmazsa zamana yayar yavaş yavaş sizlere sonraki yılları
yazarım.
SAYGILARIMLA,
ZEKİ
ARSLAN

































Hiç yorum yok:
Yorum Gönder