Sevgili
takipçilerim hepinize mutlu ve eğlenceli keyifli bir Pazar günü dilerim..
Bu
hafta maalesef size iç açıcı konular yazamıycam.Dünyamızda ve özellikle son
dönemde ülkemizde artan bir şekilde başta çocuklara ve kadınlara karşı işlenen
cinsel taciz ve kötü muamele şuçlarını özellikle bu son haftalarda bazı
ÖĞRETMEN hanımların anlatımı ve bazı kendilerini çok beğendiğim hanfendilerin
basın ve medyada feryatlarını izleyince tam zıvanadan çıktım ve bu konu hakkında
sizlere biraz yaşanmış eski hikayeleri anlatmak kararı aldım..
İnanın
diyorum herkes benim ne kadar duygusal ve insancıl bir yapım olduğunu
bilir,özellikle başta çocuklar ve kadınlar olmak üzere insanlara karşı işlenen
şuçlar beni hasta ediyor..
Birde
bu insancıl yapım içinde malesef bu tip hadiselerde sinir sistemim bozulduğunda
kendimi kontrol edemiyecek duruma geliyorum..
Biliyorsunuz
demokrasi ve kanunlara bağlılığımı her daim burda yazılarımda ifade
ediyorum,şuça karşı bir alerjim var.
Yazıcaklarım
sadece benim gözlemlediğim ve başkalarından aldığım özellikle yakın
çevre,akraba ve dostlarımdan bilgiler.
Unutmayalımki
bu tip sapıklar DÜNYADA heryerde olduğu gibi çevremizde ve toplumumuzda
bilmediğimiz her tipte ve şekle girmiş olabilir,özellikle çocuklarımızı ve
kadınlarımızı koruyalım!!
Kanunsuz
olanlarıda yazıcam kötü örnek teşkil etmesin ama eski zamanları ve özellikle bu
istismar ve kötü davranma şuçlarına karşı toplumdan nasıl tepkiler
geliyor,toplumda eskiden neler olmuş
bunları sizle paylaşıcam..
Biliyorsunuz
tarihte KAZIKLI VOYVODA diye geçen EFLAK prensi KONT DURAKULA vardır,özellikle
bizim tarihimizde çok yeri olan 15. Yüzyılda yaşayan bu EFLAK PRENSİNİN en büyük
adını duyurduğu konu düşmanlarını ve onların ordularını KAZIK a oturtması..
Tabi
bunu OSMANLI elçilerinede yapınca yaptığı en büyük hata olmuş,FATİH SULTAN
MEHMET HAN tarafından ordusu yenilip kendisi esir alınarak TOKAT ta hapise
konulmuş.Uzatmıycam
Sonrasında
hapisten serbest kalarak bir zaman çeşitli maceralar ve rahat durmadığından en
sonunda kellesi FATİH SULTAN MEHMET HAN ın önüne getirilmiştir..
Biliyorsunuz
bizde ülkemizde BASTON kullanımı özellikle eski DEVLET adamlarında çok yaygın
olarak kullanılır ve önemlide örtülü simgeydi bu bazı şahıslar için..
Türkiyede
en iyi bastonda ZONGULDAK ilimizin DEVREK ilçesinde imal edilir,DEVREK ilçemiz
BASTON üretimi ile meşhur olmuş tarihsel bir yurt köşesidir..
Devam
ediyorum işte kısa bir tutuklu kaldığım hadise vardır EDİRNE KAPALI CEZA ve
TUTUKEVİNDE..
KURTLARIN
DERİN YOLUNDA rumuzlu yazımda yine kısa bahsetmişimdir,akşam geç saatte
cezaevine getirildim KARANTİNA tabir edilen mahkum bekleme koğuşuna koydular..
İki
kişi kalıyor karanlık bir mekan aynı eski OSMANLI KALELERİ zindanları gibi altı
kişilik ranza var ikisi dolu girdim ALLAH KURTARSIN dedik arkadaşlara sordum
hayırdır şuçunuz ne?
Başladılar
em küm etmeye UZMAN ÇAVUŞLAR TSK da,dedi bir hayat kadını ile başımız belaya girdi davacı
oldu ondan tutuklandık..
Peki
sizin askeri cezaevinde olmanız gerekli niye burdasınız TSK hemen bizle
ilişkiyi kesti ondan?
Pek
bu lafları yutmadım sabah oldu bizi gideceğimiz ana koğuşa işlemler yapıldıktan
sonra götürdüler..
Mahkum
arkadaşlar, geldik hemen çay püsküvüt koydular allahrazı olsun sohbet
ediyoruz..
GÜMÜŞ
dayı dedim karantinada iki UZMAN ÇAVUŞ tutuklu var onlar ne iş dedim..
Güldüler,onları
buraya getiremiyorlar.Neden dedim?
Nedeni
dedi,onlar bulundukları bölgede bir kadınla biri yaşarken diğeri ile birlikte
kadının beş yaşındaki kızına cinsel tacizde bulunmuşlar..
Mahkum
arkadaşlar uzun zamandır onları bekliyor,ama cezaevi yönetimi onları
KARANTİNADA muhafaza ediyor..!!
Dedim
GÜMÜŞ DAYI zaten verdikleri cevaplardan işkillenmiştim şimdi anladım..
Yıl
1983 sonları ADANA ilimizin CEYHAN kazasındayım,yiğenim MEHMET ağbi ZEKİ yürü
KARAKAPLANIN meyhaneye gidelim dedi.
İçki
içerken sohbet ediyoruz TAN gazetesi çıkmış acayip bir gazete içinde yaşanmış
diye prokobandası yapılan bir sürü günlük sapık sapık cinsel içerikli yazılar
var..
Onlardan
konu açılmışken bu namus mefrumlarından konuşuyoruz eski tarihlerde insanlık
nasıldı ahlak çöktü diye.
Yiğenim
MEHMET ağbi dur ZEKİ dedi sana CEYHAN da geçmiş bir hadiseyi nakledeyim dedi.
1930
lı yılların sonunda olmuş bu hadise dedi,bunu eski CEYHAN lılar iyi bilirler
dedi.
Ne
ağbi dedim.Burda FİKRET (KOD ADI) ağa diye kayseriden buraya göçen bir kişi yaşardı.Ailesinin
bir kısmı,hala burda azda olsa var dedi..
Devam
et ağbi dedim FİKRET AĞANIN hikayesi uzun istiklal harbinde URFA,ANTEP
kurtuluşuna adamları ve ailesi ile katılmış,sonra TC kurulduktan sonra
KAYSERİDE bir hadiseler olunca ailenin bir kısmını CEYHAN ilçemizde iskana
mecbur tutmuşlar..
Fikret
ağada gelmiş yerleşmiş burda çok sevilmiş HAN,HAMAM,OTEL işletir olmuş
çocukları ve adamları ile,sonra ağbi dedim..
Bir
gün kasabaya bir adam gelip otele yerleşmiş,sonrada HAMAMA gelmiş fakat hamama
geldikten sonra adamı izleyenler bakmışlarki adamda bir sapkınlık emareleri var
izlemeye almışlar ve adamın sapkın olduğuna ikna olunca,hemen enterne edip
HAYVAN HANINDAKİ boş bir yere koymuşlar ve FİKRET AĞA ya haber etmişler.
Ağa
gelmiş çok heybetli iki metre boyunda bir insanmış ve yüz ifadesi çok
korkunçmuş..
Ağa
gümüş kartal başlı bir baston taşırmış,birazda adamı o sorguladıktan sonra
adamın yanından ayrılıp nerden geldiği ve daha evvel neci olduğu anlaşılsın
diye çeşitli yerlere haber salınmış.
.
Meğerse
daha evvelde böyle sapkınlıkları olduğu için kendi memleketinde barınamamış bir
çok suça karışmış sabıkalı birisiymiş..
Fikret
ağa hemen bunu alın NİĞDE ye bağ evine götürün diye emir vermiş,arabaya atıp
götürmüşler..
Daha
sonra ağa bağ evine kendide gelerek sapığı kendi bastonunu KAZIK yaptırarak bağ
evinin bir köşesinde kazığa otutturmuş..
Evin
bakıcı çalışan kadınları fenalık geçirince ağa hepsini izinli saymış ve devamlı
GRAMOFON dinleyip rakı içerek şahsın can verişini uzun saatler izlemiş..
Vay
be MEHMET ağbi dedim,dur daha bitmedi ZEKİ kardeşim dedi..
Eski
insanlar çok namuslarına düşkün insanlardı dedi.Bizim millet AMERİKAN KOVBOY filmi
seyrediyor sanıyorki kovboylar bir tek AMERİKADA var, bu insanları görseydin
hepsi ayrı KOVBOY du.
Daha
sonra ağbi dedim,FİKRET ağanın eşi dolayısı ile KONYA da yakın akrabaları var devamlıda
gider gelirlermiş birbirlerine..
Devam
et ağbi dedim.Fikret ağanın bu
akrabalarıda KONYA ilimizde aynı şekilde SEFERBERLİK işlerinin hepsine
bakıyorlar OTEL,ŞARAPHANE,PAZAR YERİ,RESTORANT işletme gibi, sonra ağbi
dedim,bir gün bu ailenin ileri gelenlerinden birinin hanımı bir yüzbaşı ile
basılıyor..
Sonra
ağbi dedim,bu adam KONYA ilinde 1940 ların başında öyle bir şahsiyetki,
öğretmenin biri kızkardeşine tokat atıp darp etti diye hocayı okulun içinde
vurup ağır yaralamış tabanca ile..
Dedim
MEHMET ağbi öyle bir anlatıyorsunki yani CILİNT ESWOOD filimlerini geçti
SALLAMIYORSUN değilmi ağbi dedim.
Dediki
senin elin kolun uzundur KAYSERİ,KONYA doğumlu eski MİT mensublarına sor
bilirler dedi..?))
Sonra
ağbi dedim,basılan karısını hemen kendi bir mekanında hapsedip,boşanma
işlemlerini yaptırıp kadını bir daha dönmemek üzere KONYA ilinden yollayıp
İZMİR şehrine göndermişler..!
Yüzbaşıya
ne yapmışlar MEHMET ağbi dedim,onun durumu berbat dedi,nasıl ağbi dedim onu
ŞARAPHANEDE kırık cam şişenin üstüne oturtup sonrada parçalanmış halde
birliğinin önüne atmışlar KONYA da hastane almayınca askeri uçak ile acil ankaraya yetiştirmişler..
Tabi
ben bu anlatılanları KARAKAPLAN merhum HÜSNÜ KIZILTAN ağbimizin meyhanede
dinledim..
Eski
ANADOLU insanının bu tip şuçlara bakış açısını öğrenmiş olduk..
Tabi
bunlar bir HUKUK DEVLETİN de hiç güzel şeyler değil,dünyanın heryerinde
sapkınlar var fakat son zamanlarda bu artan sapkınlıkların önüne geçmenin bir
yolunu HUKUK DEVLETİ olarak bulmamız gerekli..
Çocuklarımız,onların
anneleri kadınlarımız çok önemli..
Hepinize
iyi pazarlar,
SAYGILARIMLA,
ZEKİ
ARSLAN..






























Hiç yorum yok:
Yorum Gönder