Sevgili
takipçilerim her zamanki gibi yine mutlu ve eğlenceli bir Pazar günü geçirmeniz
diliyorum..
Bu
Pazar yazıma şöyle başlıyacağım sizden gelen yoğun ilgiden dolayı tabi bazı iyi
ve kötü eleştiriler geliyor,tabi gülümsüyorum sayenizde sizlere yazarken o
eleştirileri olumlu olumsuz yapanlarada topluca cevap vermiş oluyorum..
Birincisi
şunu söyleyeyim yazılarımı yazarken AYDINLIK bir TÜRKİYE için ülkemizin önünü
açmak için yazıyorum,kendi dağarcığımda
birikim yapmış bilgilerimle..
Sanırım
yazılarımı sonlandırdığımda baştan sona konuyu iyi değerlendiren okuyucularım
ÜLKEMİZİN bir çok bilinmezini öğrenmiş olucak..
Bazı
okuyucularım ülkemizde çok taşların yerinden oynuycağını söylüyor ben tam
aksini düşünüyorum yazılarım tamamlandığında ÜLKEMİZİN temelleri daha sağlam ve
sağlıklı yerine oturacağını inanıyorum..
Geçmişimizi
bilmezsek geleceğimizi iyi tayin edemeyiz..!
James
Bond romanlarının yazarı toprağı bol olsun IAN FLEMING beye benzetenler var
beni,gülüyorum estafurlah diye arkadaşlara hitap ediyorum..
Aramızdaki
benzerlik sadece şu sayın FLEMING bey gibi, bende içki ve sigaraya düşkünüm..
Sigarayı
bırakalı yedi yıl oldu bu aralar maalesef AŞK tan yanada şansım yok ama düzelir
sanırım,içkiye devam ediyorum birde geriye kalan benzerlik sayın FLEMING ikinci
dünya harbinde İNGİLİZ ORDUSUNDA İSTİHBARAT subayı olarak görev yapmış.
Biliyorsunuz
bende İSTİHBARAT UZMANI yım ve özellikle bıranşım ASKERİ İSTİHBARAT üzerine..
Benzerliğimiz
olmayan taraflarımız sayın FLEMİNG büyük bir yazar,edebi eser ustası ve
yazdıkları sadece sahadaki deneyimleri değil, kendi hayal dünyasında üreterek
ve kurgulayarak bu ROMANLARI kaleme almasıdır..
Ben
edebiyat ve edebi eser konusunda bir hiçim sizlerden en çok bana gelen eleştiri
imla ve yazı hatalarım..
Birde
bende ROMAN yazıcak kapasite ve hayal dünyası yok.Ben sadece sizlere
yaşadıklarımı ve izlenimlerimi yazıyorum..
Yeniden
edebiyat konusunda ve imla konusundaki zayıflığımdan dolayı sizlerden özür
dilerim..
Yazılarımı
kaleme alıcak yanımda korkmadan durucak güzel bir hanfendi bulana kadar idare
edin.WANTED!))
Şimdi
gelelim gerçek hayata ve yaşadıklarımıza başlık GÖLGELERİN SAVAŞI olunca size
ilk izah ediceğim aşşağıda vericeğim bazı resimler tamamen orginaldir bunu
bilmenizi istedim..
Arkadaşlarım
ÜLKEMİZ içinde ve dışardaki başka ülkelerle ile irtibatlı bazı güçler vardırki
bunlar DERİN KİN,HUSUMET güden ve GÜÇ ele geçirmek için ömürlerini bu konular
için tüketmiş guruplar ve bu gurupların içinde bazı DERİN kişilikler vardır..
Ben
çocukluğumdan beri en çok istihbar ettiğim konulardan biride karşımdaki
kişilerin pisikolojisi ve onun gelişimi ile hareket tarzı,düşünceleri ve neyi
yapıp nelerden kaçınacağının istihbaratını biriktirip bunu analiz yapmak..
Guruplaşmış
DERİN ETKİLİ HÜCRE yapılarında bunlar özellikle DEVLET yönetiminde etkili
olmaya çalışırılar çünkü DEVLETİ yönetme ERKLERİNİ ele geçiren özel sektör ve
diğer tüm alanlarda etkili olur maddi ve manevi olarak..
İşte
bu çekirdek yapılarında içindeki asli beyin unsurları öğrendiğinizde bunları
izlemek,takip etmek ve yapıcaklarını zamanlamasını ve taymingini yakalamak daha
kolay olur..
Yıl
1979 tenis takımı kaptanımız çok atletik,karizmatik,yakışıklı bir ağbimiz adı
HAKAN(istihbarat jargonu kod adı) yanıma geliyor ZEKİ bana doğru söyle bir erkek
kardeşin yok değilmi üvey.
Ya
HAKAN ağbi git işine benle eğlenme diyorum ama arada takılıyor ben oralı
olmuyorum..
Sebebi
okuduğu okulda aynı tıpa tıp bana benzeyen
bir arkadaşı varmış onun için soruyor,aslında bizede yakın bir ilçede
oturuyormuş…
Fakat
derdi senle hiç alakası RUHSAL olarak yok, sen çok hareketlisin o çok sessiz ve
sakin evden çıkmayan bir tip derdi.
ORGİNAL ZEKİ ARSLAN DEĞİL..
Hakan
ağbi derdim insan insana benzer evet derdi ama nasıl böyle bir şey olabilir
anlamıyorum bu kadarmı olur derdi..
Aradan
yıllar geçti 1985 yılında bir DOĞAN 131 araba aldım ona biniyorum,aşşağıda
başka bir araba ile bir arkadaşımla çektirdiğim yerde bir olay oluyor onu size
izah edip devam edicem..
ORJİNAL ZEKİ ARSLAN !
Kırmızı
arabanın olduğu yerde arkadaşlarım beni yeni aldığım DOĞAN araba ile park eder
ve içinde oturur halde görünce yanıma geliyorlar..
Cama
vuruyorlar ZEKİ naber,ben camı açıyorum ve diyorumki arkadaşlar siz beni birine
benzettiniz ben ZEKİ değilim..
Bizim
çocuklar benim kafama vurup yanağımdan fiske almışlar yav ZEKİ bırak şimdi bu
KEMAL SUNAL ayaklarını oğlum koktu bu işler artık diye işte o anda bizim ZEKİ
sinirleniyor bir hırsla ulan ben zeki değilim kafamı bozmayın s…. gidin demiş..))
Tabi
çocuklar ciddi böyle bir tepki alınca ŞOK oluyorlar yıllardır günümüz değil her
saatimiz beraber geçtiği arkadaşlarım bozuluyorlar..
Biri
hemen arabanın önüne geçip plakaya bakınca şok oluyor plaka benim plaka değil
işte o zaman bu işte bir bit yeniği var anlıyorlar ve donup kalıyorlar..
ORJİNAL ZEKİ ARSLAN..
Bir
saat sonra aynı araba ile ben geldim,arkadaşlarda bir anormallik var hemen
plakayı kontrol ettiler evet dediler bu ZEKİ nin plakası.
Oğlum
ZEKİ senmisin dediler yok A.A dedim vallahi bu bizim ZEKİ dediler öbürü küfür
etmedi bak buna daha senmisin dedik annemizi andı…))
Ne
diyorsunuz oğlum siz manyakmısınız dedim, sen yokken bir ZEKİ daha vardı burda
dediler..
Ne
ZEKİ si dedim vallahi aynısından bir ZEKİ daha vardı.
KÖYE gidip cıgaralık alıp içmiyorsunuz işallah
dedim…
Yok
vallahi deyip heyecanla durumu anlattılar dediler birebir ağbi kopyan ayırt
edemedik birde heriften dayak yiyorduk az daha OKAN yanak aldı, ATİLLA kafasına
vurdu çocuğun..))
O
değil araba aynı modeli aynı,rengi aynı..
Tabi
o yaşta bile gizli bir dünyam var düşünmeye başladım hemen tenis takımımızın
kaptanı HAKAN ağbi geldi aklıma, içimden dedim bu çocuk onun söylediği çocuk
yakınımızdaki bir ilçede oturuyormuş eyvallah tamamda araba ve renk o niye bu
kadar benzer içime bir KURT düştü..
Soğuk
savaşın devam ettiği yıllar bilsen bildiğini söyleyemezsin,konuşamazsın kimseye
açılamazsın yaşantımız en büyük örtümüz ama bu bende sıkıntı yaptı kafamın bir
kenarına attım..
Yıllar
akıp gidiyor tabi ben kendi hayatımı bir şekilde yaşıyorum sizlerlede
paylaşıyorum bunları..
Bizler
filmleri , karakterleri oynayan aktör ve aktiristleri seyrederiz fakat fazlaca
bu filmlerin senaryolarını kimler yazar onlara hiç dikkat etmeyiz..
Yıllar
içinde bu konu unutuldu gitti tabi ben hayatım içinde bir çok önemli insanla
oturup kalkarken kozmik ve stratejik işler içinde oluyorum..
1999
yılında dönemin MİT müsteşarlığı bana karşı bir operasyon yapınca tabi bu
dönemde bu operasyonu gayrinizami yapanlar yıllarca yanımızda biriktirdiğimiz
haber elemanlarını etrafımıza dolduruyorlar…
Aradan
bir zaman sonra 2000 yılı başlarında bunlardan bir tanesi tabi yılların
yakınlığıda var beraber yeriz devamlı içki içeriz geçmişte bazı olayların içine
girmiştir benle.
Oturduk
dışarda bir yerde ZEKİ sana bir sır söyliyecem dedi daha evvel söyleyemedim
bulunduğumuz ortamlarda dinlemeye takılırız diye ama burası uygun ve ben sana
bunu aktarıcam dedi.
Ne
kardeşim dedim,bunların elinde senin bir
kopyan var bunların konuşmalarını dinlerken istihbar ettim.
Bunu
MANİSA taraflarında bir yerde tutuyorlarmış,lazım olduğu zaman gel buraya
diyorlarmış istedikleri yerde dolaştırıp gösterdikten sonra geri yerine
yolluyorlarmış..
Eyvallah
kanka dedim,tabi bu işleri yaparken banada nefes aldırmıyorlar..
Tabi
bu arkadaş bunları anlatırken başka bir ANKARA lı bir dosttan önemli bir
KURUMUN içinde çalışan üst düzey MALATYALI bir MİT yöneticisinin hanfendi
eşinin bazı (k.ş.e) yok edip ortadan kaldırdığının bilgisini getirdiler bana…
Bu
insanlar niye bu bilgileri bana aktarıyor?
Sevdiklerinden
ben onların cebine para koymuyorum ama yıllarca karşılıksız beni bulduklarında
oturmuşuz yemişiz,içmişiz sohbet etmişiz!!
Hayatım
boyunca ülkeme düşman olanı anladığım anda onla mücadeleye girdim..
Eğer
bana karşı girişilmiş bir mücadele varsa şundan çok emin olun bu ülkenin BEKASI
için değildir..
Benim
vicdanım her tarihte rahat..
Tabi
ALLAH oyun kuranında zaman zaman oyununu istemeden ayağına doluyor..
2010
yılında FETÖ (FETTULLAH TERÖR ÖRGÜTÜ) polisleri komplo operasyon anında beni
sorguya çekerken şunu soruyorlar madem resmi olarak ikametgah olarak bu evde
oturuyorsun bir öbür sokakta niye ev tutuyorsun!
Dedim
memur bey benim öbür sokakta evim mevim yok kafayımı yediniz?
Arkadaşlar
orayıda bastı kimse çıkmadı ama daha evvelki çalışmalarımızda bunu tespit
ettik..
Fakat
bu konuşmalar ne olduysa daha sonra eve gelen diğer emniyet mensublarınca
işaret edilerek bu konuyu kapattılar..
Sonra
serbest kalmamdan sonra kendi çalışmalarımla bazı MİT görevlilerinin gerçekten
bir alt sokakta bir evi boş tuttuklarının istihbari tespitini yaptım…
ES
MEDYA yönetim kurulu başkanı sayın ETHEM SANCAK beyin bir konuşmasını
dinlemiştim,şöyle bir ifade kullandı..
BİR
ŞEYİN HAKİKİSİ VARSA TAKLİTİ İLE BAŞARILI OLMANIN MÜMKÜNATI YOKTUR DİYE..
Hayatı
gerçeklerle yaşamış insanların tespitleri çok doğru..
Maalesef
GERÇEKLER VADİSİ içinde geçen son 65 yılda bir çok hadiseler yaşandı,bu yukarda
yazdıklarım sizlere bunun özet ifadesi.
Malesef
insan hırsları ve ruh yapılarındaki aşırı bozukluk,kıskançlık ve güçlü
görünümler altındaki eziklik ve ruhsal hastalıklar bazı DERİN GÜÇLERE o beyaz
yakaları altından akla hayale gelmiyecek ŞUÇ sistemlerini kullanmaya meğil
ettiriyor..
Bunlarda
başarılı olmalarının sebeblerinden en büyükleri KOZMİK kurumları
kullanabilmeleri ve bunları kullanırken herkes için şantaj malzemesi üreterek
adeta SATRANÇ OYUNUNDA bu malzemeleri oyunun hamlelerinde taş olarak
kullanmaları..
Derin
tarihte icraatsız BABALARIN maalesef icraatsız OĞULLARI oldukları için işe
yarıyacak ne varsa onun EMİTASYONUNU üreterek yol alıyorlar ama EMİTASYON ÇİN
MALI DERİNLİKLE geldiğimiz nokta belli ama zaten onlarında umrunda değil…?
Bu
hadiseler çok ciddi anlamda içleri dolduğunda vahim nitelikli hadiseler bugüne
kadar gelicek....
Televizyon
ekranlarına sahte kahraman üretenlerin GÜÇ elde etmek için nasıl küçüldüklerini
kapalı kapılar arkasında nasıl vahşi olduklarını ama karşımıza çıktıklarında
nasıl gerçek yüzlerini sakladıklarını bir bilseniz..
En
üzüldüğüm fakat hayatın gerçeklerini böyle zamanlarda öğreniyorsun hastalığım
esnasında yapılan pisikolojik prokobanda bir gurup insan tarafından ABBAS yolcu
demeleri,bir kısım insanın kıskançlık ve hasetlerini yüzlerinden okumam
içlerinden ABBAS CEHENNEME selam söyle deyişlerini unutmuyorum.
Gerçekten
bazı insanlarında üzüldüklerini içten görmem ve onların o ince duygularını ve
içten üzülmelerini hiç unutamıycam..
En
acısıda bir ÖRNEK vereyim iyileştikten sonra beni yolda gören dostlarımın ilk önce
HORTLAK görmüş gibi zıplamaları sonra derin,derin beni süzmeleri acaba ÇAKMA
ZEKİ mi diye, sonra benden ARGO kelimeleri duyunca heyecanlanarak konuşmaları…))
Bir
gün çok yakın bir dostum yine beni görünce ŞOK oldu sonra boynuma sarıldı ağbi
vallahi saklamıycam söyliyecem ben seni en son gördüğümde senle HELALLEŞMİŞTİM
bir daha göremem dedim içimden dua ettim dedi,güldüm ne yapalım hayat keşke
herkes o insan gibi açık sözlü olsaydı..
Neyse
dediğim gibi bunlar zaman içinde GÜN IŞIĞI ile çakıştığında çok ciddi
SENARYOLARIN palavra olduğunu asıl güldüğünüz sizi güldürenlerin gerçek
olduğunu anlıyacaksınız….
2000
yılında bir bahar günü balkonda bir arkadaşla bira içiyoruz yavaş yavaş hurma
olmaya başladık gündüzden, dedi ZEKİ biraları al pazara çıkalım bakalım ne var
hemde elimizde içerek sohbet ederek gideriz..
Sardık
biraları gazete kağıtlarına yürüyoruz PAZAR ın olduğu sokakta MİT lojmanları
var pazarcı esnafındanda MİT haber elemanları var…
Tam
pazarın başına girdik ilerden esnaf pazarcılar bağırıyor açılın RIFKI ağbimiz
geliyor….
Başka
bir sıradan esnaf bağarıyor TARZAN
ağbimiz MELEHAT yenge yokmu diye..
Yanımdaki
arkadaş soruyor yav ZEKİ bu pazarcılara
ne oldu domates biber satan TARZAN ağbi MELEHAT yenge yokmu diye bağarıyor don
atlet satan RIFKI ağbimiz diye bağırıyor,bunlar ne aralarında şifreli konuşuyorlar
rahmetli KEMAL SUNAL ın TARZAN RIFKI filmi ile.
Ne
bileyim dedim RECEP(KOD ADI) vardır aralarında bir mevzu sen boşver domatesimizi
biberimizi alalım akşama mangala bakalım..))
Ama
bir gerçek var herkesin o yıllarda kabul ettiği ailemde aynı şeyi söylüyor
SAĞIR ODA dizisinin baş aktörü sayın ORHAN KILINÇ ile o yıllardaki aramızdaki
tarifsiz benzerlik…
ORGİNAL ZEKİ ARSLAN.
Taklitimiz,emitasyonumuz
şahıs olarak bol olduğu gibi,şimdi yazılarıma sizlerin ilgisi çok olunca
heryerde bu DERİN kelimesi,DERİN İSTİHBARAT ve daha bir çok benzer isim medyada
ve sosyal medyada kullanılmaya başlandı maalesef..
Eskiden
beri bilirim ülkemizde TAKLİT ve ÇAKMA işler ÇİN devletinden sonra katogoriye
girebilir…
Tek
DERİN İSTİHBARAT var oda ZEKİ ARSLAN ile beraber olan..!!
TAKLİTLERİMDEN
SAKININ!!
DR:)Canım
sende dikkat et bu çakma emitasyon ÇİN malı ZEKİ ARSLAN lara, parolayı
biliyorsun!))
Herkese
iyi pazarlar dilerim..
SAYGILARIMLA,
Bu yorum yazar tarafından silindi.
YanıtlaSil