Sevgili
takipçilerim hepinize mutlu huzurlu pazarlar dilerim,geçmiş RAMAZAN bayramınızı
tekrar bu vesile ile kutlarım…
Batı
dediğimiz zaman AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ ve İNGİLTERE devletinin
coğrafyadaki siyasi,askeri,ideolojik ve sosyolojik planlamalarına ve örtülü
derin çalışmalarına hayran kalmamak elde değil.
Niye
derseniz ALAADDİNİN SİHİRLİ LAMBASINDAKİ CİN gibi eğer lambayı iyi okşayıp,seversen içinden çıkan CİN
sana ne istersen verir…
Özelikle
bakıyorsun ABD hedefe koyduğu insanlar bir zaman sonra yükseliyor yaptıkları
işlerde ve sosyal hayatta,ama anlıyorsunki ABD ve İNGİLTERE bunu bilerek
yapıyormuş aslında bu tip kişilikler ve yapılar kendilerinin örtülü angaje
ettiği kişiler.
Bu
sayede ABD ve İNGİLTERE kendisine karşı olan örtülü ve açık yapıları meydana
çıkartıyor bu kitlelerden kendisine nasıl zarar gelir onların tek tek tespitini
yapıyor….!!
Bu
günlerde son kamuoyu çalkantısı üç milyon SURİYELİ insanımızı vatandaş olarak
alma tartışması.
Taraflar
tartışıyor tabi çok yüzeysel konulara bakıyorlar bu yüzeysel anlayış içinde
medyada ve sosyal medyada yine seviyesi ve bilgi düzeyi düşük tartışmalara ve
çatışmalara neden oluyor,gerçek büyük tablo gözükmüyor..
Türkiye
cumhuriyeti insanı ve devleti misafirperver ,insancıl yapısı olan tarih boyunca
kendisine sığınmış milletleri kendi bünyesinde korumuş,kollamış barındırmıştır
geçmişi OSMANLI DEVLETİNDEN beri gelen büyük yapı!!
Fakat
LOZAN anlaşmasından beri dünyanın gelişimi özellikle ikinci dünya harbinden
sonraki teknolojinin çok suratli bir şekilde insanlığa sunumu ile büyük devletlerin
örtülü planlarıda çok noksansız ve eksiksiz şekilde adım adım yürümüştür.
Türkiyede
aslında ticari,ekonomik,sosyolojik olarak ilk toplumun zemin yapısında kırılma
1955 yılındaki ALTI,YEDİ EYLÜL hadiseleri ile gerçekleşmiş.Kıbrıs davası ileri
sürülerek TOPLUMUN bir kısmı özelikle ekalliyetlerden başta RUM vatandaşlarımız
sonrada ermeni ve Musevi vatandaşlarımızın mallarına yağma çok azda cana kıyma
ve adi suç kapsamına giren fiilleri işleyerek büyük bir yanlış SİYASETİN içine
TÜRK MİLLETİNİ hapsetmişlerdir.
Bu
plan aslında İNGİLİZ GİZLİ SERVİSİNİN bize yaptırdığı bir operasyondur vede
bizim devlet ricalimiz içindeki bir kısım insan bu planı uygulamış ve
vatandaşıda bu yönde sevk ve idare etmiştir.
Sonucu
ne olmuştur büyük ekonomik kayıp tüm dünyada itibar zedelenmesi bizim ülkemizin
kültürel zenginliği olan başta RUM vatandaşlarımız ve ermeni,musevi vatandaşlarımızın
ülkemizi terk edip başka ülkelere göç etmeleri ile sonlanmıştır.
Kim
kaybetti TÜRKİYE en büyük kaybıda sosyo kültürel kayıptır dünya üstündeki bu
sosyo kültürle kazanımlarından olmuş ve TÜRKİYE ve TÜRK halkının yanlış
tanınmasını sağlamış, zarar vermiştir.
Tabi
şimdi geldiğimiz noktada DOĞU ve GÜNEYDOĞU ANADOLUDA terör korkusu ile göç
ettirilmiş evinden yurdundan ayrılmış KÜRT kökenli vatandaşlarımız aslında bu
göç bölgedeki imkansızlıklar ve o dönemin daha başlamayan TERÖR hadisesinin
dışında ANARŞİ çerçevesindeki çatışmalardan kaynaklanan olaylar yöre halkını
1975 yılından itibaren göç etmesine yol açmıştır.
Özellikle
12 eylül 1980 ihtilali sonrası PKK terör örgütünün SURİYEDEKİ faliyetlerini
bilen dönemin MGK(MİLLİ GÜVENLİK KURULU) ileride oluşucak bir YIKICI FALİYETLER
ve BÖLGESEL AYRILIKÇILIĞI önlemek için gizli görüşmeler ve planlamalarla 1982
yılında aldıkları kararla DOĞU ve GÜNEYDOĞU halklarını TÜRKİYENİN BATISINA
sezdirmeden göç etirmek,bu konuya daha evvelde kısa bahsetmiştim..
Bugüne
gelirsek BATI illerimizin tamamen sosyo kültürü değişmiş bir yapısı ile çok
çeşitli kültürlerin bir arada yaşadığı,çalıştığı sosyo kültürel yeni bir düzen
yeni anlayışlar meydana çıkmış.
Ama
bu BATI şehirlerinin içinde yaşayan CUMHURİYET başlangıcında erken dönemde
ANADOLUDAN gelip belirli bir kültür birikimi sahibi olan insanlarda,bu yeni
sosyo kültür ile karşılaşınca buna adetleri,alışkanlıkları ile adapte
olamamışlar.
Bunlar
geniş anlamda bir huzursuzluk getirmesede bir zaman sonra kendi gettolarında
sıkışan bu CUMHURİYET başlangıcı sosyo kültür seviyesindeki insanlarımızda
özelikle son zamanlarda büyük sıkıntılar yapmış halada yapmakta gelen
bilgilerden anladığım..
İşte
bunun analizini çok iyi yapan BATI EMPERYALİZİMİ GEZİ PARKI olaylarında bu
kitleyi farkına varmadan bir şekilde derin bir çalışma ile faliyete sokmuş ve
kalkışmayı bugünün MUHAFAZAKAR,DİNDAR iktidarına karşı yapmış ama sonuç alamamıştır.
Sonuç
alınmamasının sebebi belkide EMPERYALİST yapının kalkışmanın bu kadar ile
kalması bugünün yönetenlerine gözdağı olarak sonrasında kullanmak istemeside
olabilirmi,düşünmek lazım?
Bu
konuda özellikle son beş yılda çok yüksek seviyede kuvvetlenen EKONOMİK, İÇ ve DIŞ
SİYASETİ yöneten İKTİDARIN belirli
kolları ve toplumun tabanındaki SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI yüksek özgüven toplumda
kazanmaları ve özellikle vatandaşın bilemiyeceği ülkemizi her dönemde derinden
yönlendiren bazı yapılar ileride tamamı ile TÜRKİYENİN gelecek yirmi,otuz
yılınında CUMHURİYETİ kendi ideolojik ve dinsel kültürel anlayışa gelebilecek
adımları atmaya başlayarak toplum içindede aslında basın yayın organları ile
bir kısım TAKİYE yaparak karşı görüşteki insanların tepkisini durdurmak.
Fakat
bazı zaman periodları ve kendilerinin ihtiyaç duydukları dönemlerde kendi
ideolojik ve sosyo kültürel dini yaşantılarında ÖNDER kişiliklerle bugünki
devlet düzeninin tam tersi yapıların CUMHURİYET içinde kurulması gerekirse
ANAYASADAKİ LAİKLİK ilkelerinin değiştirilebileceği konusunda MEDYA organları
ve SOSYAL MEDYA ile ortaya bazı düşünceler atarak toplumdaki nabzı ölçüp aynı
zamanda takiye yaptıkları konularda toplumun vericeği tepkilerin ne
olabileceğini öğreniyorlar..
Bu
konularda tabi birde vatandaşın bilemiyeceği türkiyenin tüm coğrafyasında
ilerdeki gelecek yirmi ve otuz yılda toplum içinden MİT ve EMNİYET GENEL
MÜDÜRLÜĞÜNCE seçilmiş kendi ideolojik yandaş kitle üstünden örtülü ekonomik
yapılar kurulması muhtemelen mümkün bunla TÜRKİYE cumhuriyetini alttan çalışma
ile ilerde düşünülen İSLAM dini ağırlıklı bir CUMHURİYETE gitmenin tamamı ile
yolu açılmış olabilirliğini düşünmek gerekli…
Tabi
bu planlar yapılırken adeta CUMHURİYETİ DEMOKRATİK kurallarla ele geçiren günümüz
iktidarı ve şeçmeninin ELİT her yönlü kadroları,bu kazanımları kaybememek için dışarıdan
gelen tüm YABANCI ÜLKE baskılarını çeşitli pazarlıklar,tavizler vererek korumak
istemesi mümkündür,bu tip günlük yaşantımızda bilgiler gelmektedir.
Tabi
tüm yapılan prokobanda CUMHURİYET tarihinin bir iktidarı tarafından çok
sistemli bir PİSİKOLOJİK PROKOBANDA faliyetinin yürütülmesi bize çok basit şunu
anlatır..
Oyuncağımızı
elimizden almayın biz bu oyuncağı zor bulduk vermeyiz bunun içinde herşeyi
yaparız..?
Buraya
kadar geldikten sonra ÜÇ MİLYON SURİYELİNİN vatandaşımız yapılması acaba
çeşitli görüşmeleri yapılan AVRUPA BİRLİĞİNİN lokomotif ülkesi ALMANYA ile
suyun altında anlaşılarak mültecileri AB (AVRUPA) uzak tutmak için ortaya
atılmış bir konumu aslında bu konu ALMANYA ile anlaşılıp bu şekildemi
planlandı.
İnsanlık
için SURİYELİ misafirlerimizin ülkemizde kalmalarına karşı değilim çünkü
gerçekten bizlerin özellikle sınır illerimizdeki vatandaşlarımızın akrabaları…
Fakat
İNGİLTERENİN cetvelle çizdiği OSMANLI topraklarından kopardığı IRAK ve
SURİYE devletlerinin vatandaşlarını
içimize almakmı bizi şahlandırır,yoksa SURİYEDE PKK kolu YPG ve müttefik
güçlerinin büyük KÜRDÜSTAN için HALEP ve İDİP bölgesi üstünden
AKDENİZE
koridor açmak için var gücü ile savaşması bunada bizim bakmamızla gerçekleşecek
ve sonlanacak olaylar zincirinde bir oldu bittiler ve sıkıntılarla BÜYÜK
KÜRDÜSTAN haritası oluştuğunda ne olucak..
Devletlerin
ömürleri yıkılmaları,kurulmaları kısa zamanlar içinde olmaz.Stratejik adım adım
gelişimlerle olur.
Dilimizin
ucuna getirmek istemediğim ÜLKEMDEKİ sorunlar kültürel değişimler ve erozyonlar
bize diyelimki iki parçaya bölünmeyi işaret ediyor acaba iki parça olucağını
bilip düşünebilirmiyiz.
Yoksa
gün gün boşalttığımız DOĞU ve GÜNEY DOĞU ANADOLUDAN iki devlet çıkarmı hatta
geçenlerde SIRBİSTAN CUMHURİYETİNDE eski YUGOSLAVYA devletinin parçası olan
ülkedeydim insanları tanıyınca o insanlarla nasıl bu kanlı savaşlar olmuş
anlayamadığımda,onlardan aldığım cevapta BATI,BATI EMPERYALİZİMİ oldu!!
Eski
YUGOSLAVYADAN 7 devlet çıktı,onu
HALKIMIZ,MİLLETİMİZ iyi düşünsün devleti demokratik şartlarda yöneten
HÜKÜMETLERİMİZDE tarihi sorumluluklarını çok iyi düşünerek yerine getirmek
mecburiyetindeler.
Bir
iki anımı anlatayım ve sizleri belki aydınlatır bitireyim.
2004
yılı FBI çalışan bir eski dostum var, o günden beride görüşmüyorum,çok eski
arkadaşız aslında çokta iyi bir insandır kendisi VAN kökenli bir ABD doğumlu
vatandaşımız..
Uzun
zaman sonra beni buldu ziyaretime geldi kahvelerimizi içiyoruz 2004 yılında ABD
karşı Türkiye halkının geriliminden konuşuyoruz bende anlatıyorum,yanında
getirdiği cici bir bayan var ben onu kız arkadaşı zannediyordum meğerse aynı
depertmanda çalışan bir hanfendiymiş aniden gelişmiş TÜRKÇESİ ile konuya
girince sordum nasıl öğrendiniz,AİLEDEN dedi?))
Nasıl
aileden diye sordum, biz ERMENİYİZ OSMANLI döneminde buradan ATALARIMIZ sürgün
olup SURİYE gitmişler sonrada AMERİKAYA yerleşmişler TÜRKÇEYİ ve ERMENİCEYİ hep
konuşmuşlar bende ailemden öğrendim.
Allah
için güzelde kız!
İkinci
hadisede yıl 1990 senesi ATİNA akademia street(cadde) üstünde TİTANYA otelin
roof oturuyorum macera tarafını anlatmıycam işin içinde kızlar var sadece iki
gündür iki ortadoğlu arap tipli kişi beni göz takibine aldığı gibi etrafta
istihbarat alabilecek kişilere soruyorlar(macera kısmı kitab için sonra) en
sonunda kendim gittim masalarına oturdum.
Tanıştım,kendileri
ABD pasaportlu LÜBNAN kökenli iki zatı muhterem.Ne iş yaparsınız ERMENİ KİLİSE
vakıflarının yöneticileriymiş dünyadaki ermeni kiliselerini gezip teftiş ediyorlarmış,beyanları
yemedikte gargara yapalım))!
Neyse
beni niye izliyorsunuz senin TÜRK olduğunu öğrendik sohbet etmek istedik
enteresan birisine benziyorsun dediler.
İçki
içerek sohbet başladı ve münakaşanın sonu bizim ERMENİ halkını soykırıma
uğrattığımızın onların beyan devamlı etmesi ile münakaşa çıkınca en
sonunda konuyu ben bitirdim kalktım.
Onlarda
otelden ertesi sabah ayrıldılar,o günki bendeki kanaat onların benim üstüme
belirli bir DERİN MERKEZDEN yollanmalarıydı.
Bunları
anlatırken TÜRKİYEDE yaşayan ermeni arkadaşlarımı ve dostlarımı bu konulardan
tenzil ederim sakın yanlış anlamasınlar bu meseleler dediğim gibi BATILILARIN
bizimle farklı meseleleri!
Arkadaşlarım
ANLAYANA SİVRİ SİNEK SAZ,ANLAMAYANA DAVUL ZURNA AZ..
Hepinize
iyi pazarlar..
DR:)
Hayatı fazla abartmamak lazım önemli olan ne yaşadığın?
SAYGILARIMLA,
ZEKİ
ARSLAN…..













Hiç yorum yok:
Yorum Gönder