Sevgili
takipçilerim,iyi pazarlar diliyorum pek keyifli değilim bu son DARBE KALKIŞMASI
artık tüm keyfimi kaçırdı.
Onun
için bugün sizleri eski tarihlere götürüp biraz şifreli bilgilendirmeye
gidicem..!!Birazda düşündürerek keyiflendiricem..
İnsan
bazen ummadığı zaman enteresan olaylarla karşılaşıyor.
Çok
basit gözüksede aslında insana derinden öğretici oluyor,hayat bilgisi olarak…
Bu
sene MOSKOVA da bir parkta bank üstünde oturuyorum,güvercinlere yem veriyorum
her gün alışkanlık edindim parkın yabani
güvercinlerine kuru ekmekleri ufalayıp veriyorum..
Bir
gün tüm yabani güvercinler etrafımda toplanmışken aniden bir CİNS bembeyaz bir
güvercin geldi kondu biraz uzağımıza.
Baktım
oda gelsin diye önüne yem attım,hayır hiç yemiyor ve çok enteresan sadece
birkaç metre uzaktan diğer küme halindeki güvercinleri seyrediyor,onların
arasına girmiyor ve belirli bir mesafede duruyor yaklaşmıyor.
İnanın
on dakikaya yakın bu şekilde onları seyretti,bende içimden düşünmeye başladım
acaba CİNS güvercin diğer yabani güvercinleri niye izliyor,onları izlemekle ne
eline geçiyor.
Çünkü
yemleri yemiyor,onlardan değil niye onların içine girmeden uzaktan
izliyor..Sizce?
On
dakika sonra geldiği gibi tek kanat çırpması ile yanımızdan ayrılarak uçtu
gitti?))CİNS GÜVERCİN!
Konuma
bu haftaki reel DERİN yaşanmışlıklara gireyim,sizlerinde aklında olsun CİNS
güvercini düşünün!
Baştan
şunu izah edeyim 1980 li yılların başından itibaren rahmetli babam ölmeden
evvel bazı sadece benimle yürüyen bilgi ve bunla beraber bir düz yaşam ve
yürüyüşe malik oldum..
Tüm
kararları kendim aldım,her türlü aldığım yardım ve desteğin maddi ve manevi
karşılığını verdim..
Kimseye
borçlanmadım maddi,manevi VİCDANEN çok rahatım.
Onun
için size sindire sindire bilgileri tarihe geçicek şekilde aktarıyorum.
Tarih
1987 yılı EYLÜL ayının ilk günleri askerlik hizmetini TSK(TÜRK SİLAHLI
KUVVETLERİ) da yerine getirmek için ANKARA MAMAK MUHABERE OKULU(şimdiki adı
MEBS) birliğime katılmak için ANKARA ya gittim.
Birliğimi
teslim olucağım gün, daha evvel bir yazımda bahsettiğim BABALARIN BABASI
lakaplı rahmetli T.G ile buluştuk sabah saatleri,biraz sohbetten sonra dedi
hadi DAYI ya gidelim ,kalktık TUNALI HİLMİ caddesinin bir paralel sokağı
BESTEKAR sokakta dayının ofisine gittik.(eski TUSLOG evleri,sokağın bitimi eski
MGK).
Tabi
ben o yıllar bilgi birkimim yüksek olsada genç ve toy yirmi iki yaşında bir delikanlıyım....
Neyse
geçtik rahmetli DAYI beyle sohbet ediyoruz çok ağır ve sakin yavaş
konuşur.Konuşurkende devamlı bir yerden PİPO ile uğraşır konuşmamız bittiğinde artık PİPO
yu yakar zaten herkes kalkar gider!))
İşte
o gün benim askerlik durumum sohbetinin
dışında birde MİT kurumundan sızan bir RAPORDAN bahsediliyor(1. Mit RAPORU)
raporun taslak halinde sızdığı ve İSTANBUL ,ANKARA da büyük yankısı olduğu
yanımda konuşuluyor.
Fakat
bunun basına sızmasada eninde sonunda sızıcağının konuşması DAYI ile T.G
arasında geçiyor bende dinliyorum…
İzin
istedik kalktık ÇANKAYA da ünlü URFALI bir kebabçıya götürdü T.G rahmetli
yemeğimide yedirdi,ordan beni taksiye bindirip helalleşip tek başıma birliğime
yolladı.Hey gidi günler dün gibi!!
Mamak
muhabere okulu nizamiyesinden içeri SİLÜSÜ(ASKER ALIM EVRAKI) vererek girdim..
Asker
alımı yapan masalarda kendi masamı buldum,bir astsubay başçavuş arkadaş evrakımı
aldı,baktı dedi BEDELLİYİ yakalamışın evet komutanım dedim..Güldü iyi dedi, iki
er arkadaşa bunu CİNS bölüğe götürün oraya verdim dedi.
CİNS
BÖLÜK?))
Neyse
berbere gittik,traştı,mebrusat torbamı aldım hamama gittik elbiselerimi giydim
çakı gibi askerim aynada hamamda kendime baktım..
Tabi
şunu belirteyim özellikle takipçi arkadaşlarıma ben TSK giriş yaptığım 22
yaşında TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNİN üç kuvvet komutanlığının toplam tüm müşterek
teçhizat bilgisi ve TÜRK harp doktirininin dost,düşman tanımlaması o günün
şartlarında ve gerektiğince stratejik askeri sır kapsamındaki bilgi ve birikime
sahiptim.Yani bir KURMAY subayda olmayan bilgi donanımı bende vardı!!
Er
arkadaşlarla TELSİZ tabura yani benim bulunduğum HABER MERKEZ bölüğüne doğru
takribi iki kilometre dik yokuşu tırmanmaya başladık…
Sağımızdan
solumuzdan yürüyüş kolunda bölükler geçiyor etrafımızdan geçen USTA askerlerde
soruyor KUŞU nereye götürüyorsunuz ER arkadaşlarda söylüyor CİNS BÖLÜĞE herkes
gülüyor.
Tabi
kıllandım,yav dedim niye CİNS bölük diyorlar,USTA askerler gülerek gittiğinde
anlarsın diye söylediler?
Tam
o anda bir MARŞ uğultusu uzaktan geliyor acayip bir ses ama,yer gök
inliyor,diğer yanımızdan geçen bölüklerden farklı?))
Usta
askerler bana dedi aha CİNS bölük yürüyüş kolunda bak senin bölük,içimden dedim
ZEKİ yine bir FİLME geldik!))
Neyse
bölüğe geldik kısa anlatayım askere gelmeden iki yıl evvelki sivilde olan
hadiseli maceraları, çünkü ben asker kaçağıydım,kaçakta olmasam bedelli yapamıycaktım
onun için kaçtım ve sonraki askerdeki
maceralarımı ayrıca yazıcam..
Bizim
HABER MERKEZ bölüğüne CİNS demelerinin sebebi YOZGAT lı çok değerli kıdemli bir
üsteğmenimiz ,yaşıyor hayatta ise ALLAH UZUN ÖMÜR versin N.D isminde aşırı
disiplinli ASKERLİK mesleğine AŞIK rambo kıvamında bir komutanımız.
Kısa
geçiyorum 1987-3 tertip tüm HBR MRK BL ve TLS TB benim ALAYI ayağa kaldırdığım PAROLAYI bilir…
AMK
ANKARA yamı GELDİK VİETNAMAMI GELDİK
ANNE!!)))))))))))))))))))
Neyse
ilk günleri atlattık işte o yıllar şunu belirteyim arkadaşlar çok gizli yaşıyorum
yalnız ben ve aklım var.Profosyonel istihbartçılar bilir HEDEFE TEK gidiyorum..
UZUN
İNCE UZUN STRATEJİK BİR YOLDAYIM..))
Askerliğmizin
ilk günlerinde bölük silah deposuna indik içeri girdik tüfek zimmetliyecekler
bir adet M1-A1 ABD yapımı piyade tüfeği zimmetlediler 5 milyonlu seri numaralı.
Depoya
bir göz attım bir bölüğü donatacak G1-A1 NASİONEL FABRİQUE BELGIUM tüfeklikte
duruyor.ZEKİ BİNGO doğru tarihi yerdeyiz.
Cemat
sahte operasyon yaptığında benden tutanaklarla aldıkları RUHSATSIZ tabancada
aynı BELÇİKA devlet silah fabrikasının üretimi,G1-A1 piyade tüfekleri ile aynı
tarihi dönemin bize mal oluşu babama....
Kıbrıs
BARIŞ HAREKATINA katılan 28 tümene bağlı bir birliğiz.28. tümen ve 39. tümen
KIBRIS BARIŞ HAREKATINA katılan ana unsur birliklerdir,onun için bizim
birliğimiz, biraz daha özellikle o yıllarda MİLLİ hassasiyeti fazla
birliklerimizdendir.
Eski
emniyetçiler bilir 1978 sıkıyönetim kararları alınmaya başladıktan sonra TÜRK
emniyet teşkilatı silah bakımından çok zayıf olduğu için 28.tümen depolarından
yurt sathındaki tüm karakollara birer adet G1-A1 piyade tüfeği ve genelde küçük
karakolara ikişer adette STEN marka 45 cal makinalı tabanca zimmetlenmiştir..
Yerel
unsurumuz karakollarımızın mukavemet ve ateş gücü artsın diye ANARŞİSTLERE
karşı!!))
Neyse
o arada 3. Takım komutanımız MUHABERE
ASTSUBAY ÇAVUŞ F.G isimli komutanımız benden iki yaş küçük aslen KIRIKKALELİ
onla yakın arkadaş oldum..
Okumayı
çok seven bilgili,tam bir Anadolu kültürü ve güzel terbiyesi almış kibar bir
arkadaş..
Kendisi
yüksek okul okumak ve İngilizce öğrenmek istiyor..
Bende
OXSFORT yayınlarının İngilizce öğrenim kitapları tam takım var evde, ARTUR,MARY
hikeyeleri.
Onun
için hemen istedim istanbuldan yolladılar..O arada F.. bana söylüyor aşağı
taburda devrem HAKAN FİDAN diye arkadaşım var bak kendisi yüksek okul okumaya başladı,çokta
başarılı parlak bir insan diye bahsediyor devamlı..
Hiç
tanışmadık fakat o yıllarda FETTULLAH GÜLEN cematinden astsubayların yeni yeni
muhabere okulunda köklendikleri konuşuluyor ama hiç açık veren bir durum
gözükmüyor özellikle MUHABERE okulu çok elit bir birlik olduğu için,
bünyesindede enteresan hadiseler var görev yapanlar bile içindeki fazlaca konuları bilmez..
O
aralar küçük bir rahatsızlıktan dolayı 15 gün revire çıktım
istirahatteyim,Diyarbakırlı beraber istihrahatte koğuşu paylaştığımız R. KAPLAN
isimli bir arkadaş var elinde gazetelerle geldi sabah kahvaltısı
yapıyoruz,HÜRRİYET gazetesini bir aldım elime baş sayfa yarım sayın MEHMET
EYMÜR bey sayın ATİLLA AYTEK ve DEMİR kod adlı rahmetlik TİMUR HANOĞLU (ölene
kadar görüştük) konu yeni çıkan pasaportların sahtesi olmaz deniyormuş,DEMİR
kod adlı TİMUR HANOĞLU MİT ajanı sahte evrak ve pasaport uzmanı emniyet genel
müdürlüğü kaçakçılık istihbarat dairesinde tüm yetkililerin önünde yeni
pasaportu tahrip edip sahte pasaport haline getirmiş.
Sayın
EYMÜR ve hepsinin resimleri..
Sanırım
1987 ekim sonu ,içimden dedim adım adım ortalık kaynıyor,taraflar savaşıyor..!
Bu
arada bir gün bölüğün üçüncü katıda boş olarak duran 4 adet bölük yatakhanesi temizliği
esnasında orayı temizleyen asker
arkadaşlar beni çağırdı acele.Bir gittim ne var dedim, bir ranzanın şiltesinin
altından 40 adet FOTO FİLM MERKEZİNDE çekilmiş askerlik künye tahtalı
fotografım..
Arkadaş
ZEKİ dedi temizlik yaparken buradan çıktı,bende renk gitti.
Çünkü
sakıncalı er durumundan tabur İKK(İSTİHBARATA KARŞI KOYMA) takıp resimleri
istihbarat personeline dağıtacak olsalar,boş duran bölük yatakhanesinden
çıkmaz,bu İLLEGAL bir hadise ileriye dönük..
Hemen
bölük komutanımıza gittim ER arkadaşla ve resimlerle,komutana izah ettim
ortalık ayağa kalktı FOTO FİLM MERKEZİ ve personeli bizde hepsi sorgulandı ama
bir şey çıkmadı.
Bu
beni o dönemde ürküttü şimdi tahmin edebiliyorum
O
aylardan sonra ARALIK 1987 yılının başında terhis kağıdını aldım 10 günlük iznimde MSB hesabına bedel ücretini
ödeyerek tekrar ANKARA ya dönüp birliğimden teskeremi aldım..
Eğer
bedel ücretini ödemesem usta birliğim şu olucaktı, GENELKURMAY BAŞKANLIĞI
BİLGİSAYAR BİLGİ İŞLEM MERKEZİ ANKARA, adresindeki birliğime teslim olmak
durumundayım..
Ne
tesadüf bunuda birkaç yıl oldu, yeni öğrendim aynı yıl sayın DR HAKAN FİDAN
beyde aynı birime atanmış o sene!
Teskereden
sonra hayat devam ediyor İSTANBULDA takılıyorum işte o anda AYDINLIK
gazetesinde 1.MİT raporu patlak verdi ortalık bir birine girdi ayrı ayrı
görüştüğüm üç büyüğüm var ikisi rahmetli bunlar devamlı sayın EYMÜR ve HİRAM
beyle görüşüyorlar bende geri planda takılıyorum..
O
arada merhum HİRAM beyin oğlunun düğününde ANKARADAN rahmetlik T.G geldi burada
tabi bir kalabalıklaşmamız oldu o dönem Ş.G hanım(Kenan paşanın kızı) ve
rahmetlik T.G gelin ve damat tarafı olarak HARBİYE ORDU evinden gün
alındı,düğün hazırlıkları yapılıyor fakat 1. MİT raporunun kaynaşması büyük
gürültüler koparıyor tabi DERİN DEVLETİN
yer altı kaynaklarında konuşmalar ve sürtüşmeler devam ediyor,bende en
küçük ÇÖMEZ olarak aralarda bir yerde olaylara şahit olup izliyorum.
Meşhur
düğün günü geldiğinde tüm büyüklerim düğüne katıldılar,hatta ertesi sabahı
kendilerinden dinledim kamuoyuna yansıdığı gibi düğün esnasında sayın MEHMET
AĞAR sayın MEHMET EYMÜR beyin masaya geliyor ve o malum münakaşa çıkıyor sayın
MEHMET EYMÜR sayın AĞARA çok ağar konuşmalar yapıyor..
Yazarken
gülüyorum o günleri ve sıcaklığını unutmak mümkün değil,bazen aklım almıyor o
kadar AKSİYONU nasıl yaşıyormuşuz diye,anlam veremiyorum..
Tabi
o dönemde sayın EYMÜR ve ŞEHİT HİRAM ABAS emekliliklerini istedi ve kurumdan
ayrıldılar..
Sayın
EYMÜR ANKARADA FARABİ sokakta bir ofis açtı ordan götürüyor işlerini bende
ANKARA ya indiğimde yine BESTEKAR sokaktayım ama bu üç büyüğüm devamlı sayın
EYMÜR ile irtibattalar banada bilgi veriyorlar..
O
dönemde bir BABADAN yakınım var FARABİ sokağın başında ofisi var oraya
gidiyorum onunda kızkardeşi TEŞKİLATTA üst düzeyde görevli..
Bunların
KANLI CANLI devamı var,gerektikçe yazarız ölçüsü doğrultusunda kitaplara
yansımamış.
Ama
şunu bilin birileri herkesi takip edip izlemiş hatta ve hatta benim gibi 1980
yılının başlarından itibaren HEDEFE TEK GİDEN bir insanı bile
izlemişler,belkide bugün ülkemizin çektiği sıkıntı, bizler gibi DERİN
oluşumların fazlaca fark ettirilmeden izlenmesi..
Acaba
bu kadar geçen uzun yıllardan sonra tekrardan sayın DR HAKAN FİDAN beyle
tesadüfün iğne deliğinden geçicek mekanizmalarda karşılaşmışmıyızdır?
O
arada unutmayayım terhis olduktan sonra ASTSUBAY ÇAVUŞ F.G ve ASTSUBAY ÇAVUŞ M.D
bana geldiler KIRKLARELİ PINARHİSAR muhabere taburuna tayinleri çıkmış hatta
yemek yerken MKE(MAKİNA KİMYA ENDİSTÜRÜSÜ) çalışan ALMAN hükümetinin atadığı
bir mühendis dostumda üstüne geldi(ALMAN VATANDAŞI) hep beraber bir öğlen
yemeği yedik.Bir dahada hiç görüşmek nasip olmadı!
Sokakta
ALMAN LEOPART-2 tankları ile MİLLETE ateş edildiğini görünce delirdim.
Pezevengler
bu MİLLETİN parası ile 90 mm topu olan M-48 model AMERİKAN benzinli tankını zor
zamanda ne gizlilik içinde reorganize edip yeni TANK haline getireceğimiz çalışmalarından
yol alıp, sizlerin altına son model o tankları verdik, bu MİLLETİN anlının teri,parası ile kavatlar bu
MİLLETE tank ile ateş ettiniz,bu hiç olmadı?
Sayın
CUMHURBAŞKANIMIZ dindar ve inançlı bir BAŞKOMUTAN olarak anlattıklarımı çok iyi
analiz yapsın isterim,TARİHİ birikimin üstüne ALLAHA ŞÜKÜR sadece kendi
yaratıcılığımız ve cesaret,bilgi,beceri ile kattığımız çalışmaların, son yirmi
yılda GENETİK KODLAMASI maalesef zavallılık olan sadece arkadan kalleşçe
vurarak bir şeyleri elde etmeyi kendine meslek etmiş KOZMİK bazı kurumlarımızın
üst yetkililerinin zamanında işlediği
günahları , yanlış bilgilendirme ile başka devlet yöneticilerinide bu
kötülüklere ORTAK etmeleridir..
Bu
başarısız darbe girişiminden sonra herkes inanmalıki TAKTİRİ İLAHİNİN
tarafgarlığı yoktur,muhakkak eninde sonunda herkes hak ettiği cezayı kanunlar
önünde bulmasa ALLAHIN huzurunda bulucaktır…
HERKES
KENDİ KOŞUMLARINI ve KENDİ KILICINI TAŞIMAK MECBURİYETİNDEDİR!!
Arkadaşlar
bu haftalık bu kadar,hepinize mutlu pazarlar..
DR:)One
timberland,
A
few pieces linen pants,
A
few pieces of colored linen shirt,
I
bought them,and I am going.!!)
Mr
METİN ERSOY ,he says,if I had whit me on the ship))
Life
is short,let’s go!))
SAYGILARIMLA,
ZEKİ
ARSLAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder