Sevgili
takipçilerim,hepinize iyi pazarlar diliyorum ve bu hafta yazımı HİNDİSTAN
eksenli konulara girerek size bazı geçmiş konuları yazıcam.
Hindistan
nerden aklıma geldi ABD NEWYORK güney bölgesi başsavcısı sayın PRET BAHARARA
televizyonlara verdiği bir mülakatta ben HİNT PENCAP kökenli bir AMERİKAN
vatandaşıyım diyerek kökenini belirtti.
O
zaman ilginç HİNDİSTAN ile ilgili konular aklıma geldi geçmişe bir dalınca
sizede yazayım bu haftanın konusu olsun dedim.
Malumu
OSMANLI DEVLETİNİN ilk resmi istihbarat teşkilatı olan TEŞKİLATI MAHSUSA
afrikadan,asyaya,balkanlardan ,avrupaya kafkasyadan,ortaasyaya yayılmış 30000
kişilik bir teşkilat.
Tabi
HİNDİSTAN ve bölgelerinde faliyetleri oluyor bunlar çok uzun konular, taki
MİLLİ MÜCADELEDE bize ordan gelen yardımlar gibi.
TEŞKİLATI MAHSUSA bu bölgelerdende becerikli
işine yarayan kişileri bünyesine alıyor.
Bunlardan
biride HİNT asıllı GULAM RESUL.Gulam Resulun fotoğrafını vericem size ama
sosyal medya ortamında bulamadım seferi olduğum için kendi kitaplarım yok onun
için özür diliyorum.
Tabi
HİNTLİ GULAM RESUL çalıştığı kendi bölgesinde büyük başarılara imza atıyor
özellikle İNGİLİZ ordusuna karşı kuvvetli bir istihbarat yapılanması kuruyor OSMANLI ve onun PADİŞAHLARINA büyük hizmet
ediyor.
Pek
anlatmazlar TARİHTE teşkilatı mahsusanın büyük çoğunluğu MİLLİ MÜCADELEYE
katılmamışlar, onada şunu sebeb göstermişlerdir.
Biz
PADİŞAHIMIZA YEMİN ederek bu teşkilata girdik PADİŞAHIN olmadığı yerde biz
mücadele etmeyiz.
Bunlardan
biride HİNTLİ GULAM RESUL dur.
Ben
İstanbulun düşman işgali altında olduğu yılları inşaat yüksek mühendisi merhum
T.T beyefendiden dinleyerek öğrendim o günün İŞGAL İSTANBULUNU ve olayları.
Muhterem
merhum büyüğümüz T.T babasıda inşaat mühendisi BEYOĞLUNUN en büyük
pasajlarından birini inşaa ediyor ve 2.MEŞRUYİTENİN ilan edildiği 1908 yılında
açılışını yapıyor.
Merhum
T.T beyefendide özellikle 1940 lı yıllarda TÜRKİYENİN çeşitli il ve ilçelerinde
devlet binalarını inşaa ediyor.
Bunlardan
biride CEYHAN hükümet konağı.Tabi ben sık sık giderdim o zamanlar bana binayı
kontrol ettirirdi.Döner rapor verirdim taş gibi duruyor T.T amca derdim
anlatırdım boyasına, penceresine kadar çocuk gibi sevinirdi ve derdiki
hayatımda müteahhit olarak çok iş yaptım ama zengin olamadım ama yaptığım
binalar taş gibi sağlamya onların hepsi bana madalya derdi!
T.T
işte birde bana bu İNGİLİZ HİNT askerlerini anlatmıştı.İstanbul işgali
esnasında yoğun olarak HİNT asıllı asker varmış.
T.T
derdiki bunların MÜSLÜMAN olanları çok iyi ve nazik bizlere
davranıyorlardı.Yanlız Müslüman olmayanlarının İNGİLİZ den bir farkları
olmadığını anlatıyordu.
Onada
şöyle bir örnek teşkil edicek bir hadise bana anlatarak izah etti.
Yaz
mevsiminde Beyoğlundan kanlıcaya yazlık
evlerine gidiyorlarmış.
O
dönemde kendisi 15 yaşlarında İNGİLİZLER evlerine baskın veriyor ve her yeri
arıyorlar KUVVAYI MİLLİYE ilgili belge,döküman varmı onu araştırıyorlar fakat evi çok dağıtmışlar bir şey bulunmamış tabiki ,
T.T şuna dikkat ediyor evdeki KURANI
KERİM Hintli askerlerin eline geçtiğinde öpüp başlarına koyup hemen yerine geri
koyuyorlarmış.
Hint
meselesine birde başka konudan gireyim ve yazıma devam edeyim.
Yıl
1988 o zaman bir ekibiz yeni bir arkadaş geldi adı C.K bizde kod adı ŞİŞMAN!
Şişman
kardeşim ODTÜ ( orta doğu teknik ünüversitesini) iyi derecede bitirmiş uluslararası
ticaret bölümünü okumuş, babası emekli albay rütbesinde bir ordu mensubu.Şişman
bir ailenin tek çocuğu ailesi üstüne titremiş hep.
Bize
nasıl geldi kardeşim 1985 yılında iki ortak ankarada bir şirket kurup hayata
atılmışlar MİLLİ SAVUNMA BAKANLIĞIMIZA DRONE(İNSANSIZ HAVA ARACI) satıcaklar
işe girişmişler KANADA dan , bir şirketin mümessilliğini almışlar herşey on
numara CİNNAH caddesinde ofis ama işler ters gitmiş üstlerine bazı güçler
gidince kardeşim ağır batmış.
Borçlarını
ödüyor fakat elden ödediği bir çekin konyada gıyabında yerel mahkemeden haberi
olmadan bir yıl hapis cezası alıyor ve farkına varmadan kesinleşiyor…
Alıcaklı
ben alacağımı aldım desede haberi olmadan ceza kesinleştiği için yapılacak bir şey
kalmıyor.
Şişman
o kadar temiz kalpli bir arkadaşki cezasının üçte birini yatacağından bile
haberi yok.
Sanıyor
bir yılın tamamını yatıcak tabi perişan.Rahmetli babası devreye giriyor bizim
bir BÜYÜĞÜMÜZÜ buluyor yardım istiyor.
O
aralar bizim büyükler IRAK üstünden iş yapıyorlar ŞİŞMANIN mükemmel İngilizcesi
var yanımıza alıyoruz ve istanbula geliyor İNFAZ polislerine yakalanmasın diye
benimle beraber çalışıyor banada çaktırmadan diyorlar SERT yap başında ol devamlı çalışsın.
Şişman
çalışıyor fakstı,telefondu,daktiloydu rahmetli bir büyüğümüz var buna biraz
kızgın küçük bir mesele, bana diyor haylazlık yaparsa ACIMA))!!
O
aradada çok nadir olan bir konu ünlü bir avukat olan U.A ile adalet bakanlığına
konuyu ŞİŞMAN lehine gelişmesi için dava açtılar.
Bir
sürü anımız var istanbulda hafta sonu ankaraya gidiyordu hafta başı geliyordu.
Bir
gün sabah bir geldim bu benden erkenci ama renk bed beniz atmış.
Ne
oluyor ŞİŞKO dedim sorma ZEKİ büyükleri ara polis evi bastı))!
Peki
polis evi bastı sen nasıl burdasın.Dedi ben arka camdan atlayıp bahçeden
kaçtım.
Halasının
evi kadıköyde birinci katta bir daire,diyor bana hemen ara söyle, hallederim diyorum iki dakikada bir beni dürtüyor ara.Diyorum acele etme
ararım.Nerde kalıcam şimdi diyor dedim bende kalırsın içini rahatlatmaya
çalışıyorum.
Ben
aramadım akşam bize gidicez gel bir BALIK PAZARINA gidelim kafayı çekelim öyle
gideriz.Ama korkuyor niye aramıyorsun diyor bana gülüyorum….
Oturduk
rakılar geldi ama hiç keyfi yok en sonunda dedim ASLAN ŞİŞMANIM koskoca TÜRK
POLİSİ seni ANKARADAN buraya takip edip bulsa senin arka camdan atlayıp
kaçıcağının hesabını yapmazmı adamlar enayimi))?
Bir
fırt aldı rakıdan yavaş yavaş yüzü gülmeye başladı dedim sen akşam halana git
rahat rahat uyu bunlar eski adamlar bu numaralarda eski))!!
Kafayı
çektik o eve ben eve!
Bir
yıl sonra işlerimiz bitti o arada ŞİŞMAN için açılan ADALET BAKANLIĞINA davayı kazandılar ,cezası ertelendi.
Hatta
kutlamasını ANKARADA yemekli içkili yaptık kardeşim o gün beni GAZİOSMAN PAŞA
semptinde evindede misafir etti.
Artık
arada bir telefonla konuşur olduk dedi bir ağbimiz daha var onun SAN ile biten
bir şirketi var o gidiyor ABD bana şirketi kağıt üstünde devredicek.
Sonra
tamamen bağlarımız koptu hiç haberleşmez olduk.
1995
yılında bir telefon etti ZEKİ nasılsın sağol canım kardeşim dedim nerdesin
ANKARA dayız çok iyiyiz işlerimizde iyi, seni ziyaret edicem kardeşim sana
ihtiyacım olabilir beklerim canım kardeşim dedim,ama bir daha aramadı?
Yıl
1996 benim dünya çok değişmiş yaz günü
BALAYINDAN yeni gelmişim keyfim gıcır,üstümde KETEN takım elbiselerim gözümde
siyah gözlüklerim.
Arkadaşlar
bir TÜRK KAHVESİ alayım dedim,gazeteyi açtım kahvemi içerken baş sayfadaki
haberi okuyunca KAHVE burnumdan çıktı bizim pantolon gömlek berbat.
Bizim
ŞİŞMAN ve bir ortağı daha onu tanımıyorum ama oda asker çocuğuymuş T.A büyük
bir ÜRE(SUNİ GÜBRE) ticaretine girmiş bir ortaklarıda HİNDİSTAN BAŞBAKAN
yardımcısının oğlu.
Şişman
kardeşim ALTMIŞMİLYON dolarlık bir gayri yasal bir ticari işlem yapmış ve bu
HİNT hükümetinin kasasından çıkmış.
Kısa
anlatıyorım ŞİŞMAN kardeşim ve ortağı yüzünden HİNDİSTANDA bu skandaldan dolayı
hükümet koalisyon bozulmuş.
İşte
asıl mesele şimdi başlıyor , ŞİŞMAN kardeşim ortağı ile TÜRKİYE de bir
sıkıntısı yok İSVİÇRE devletine gidiyorlar uçakla ZÜRİH havalimanında İŞVİÇRE
polisi tarafından gözaltına alınıyorlar.
Üç
gün ZÜRİH havalimanında tutulduktan sonra aslında uluslararası kanunlarca
TÜRKİYE DEVLETİNE geri iade edilmesi gerekirken HİNDİSTAN HAVA YOLLARI ile İSVİÇRE polisi eşliğinde iki ortak HİNDİSTANA
iade ediliyorlar.
Bir
daha kendisinden hiç haber alamadım fakat sanırım 1996 yılından bugüne kadar
hala ortağı ile tutuklu olduğu kanatındayım.
Yılllar
sonra bir arkadaş vasıtası ile duydum eşi ile ANKARA da tesadüf görüşmüş YOGA
uzmanı olmuş yerden havaya doğru havalanabiliyormuş ve çivili yatakta
yatıyormuş.
Dünya
iyisi bir arkadaştı ALLAH yardımcısı olsun hala sıkıntıdaysa,ALLAH kötülerden
insanı korusun MELEK gibi çocuktu kimbilir kimler çocuğu kandırıp bu yola
soktular!
Hepinize
iyi pazarlar dilerim tekrar var olun, sağ olun!
SAYGILARIMLA,
ZEKİ
ARSLAN.
Hayrullah Mahmud Özgür hakkında bilginiz var mı sayın yazar?
YanıtlaSil