Sevgili
takipçilerim yoğun seven desteği aldığım gibi yoğunda tepki alıyorum bunların
başındada tahmin edeceğiniz gibi RUSYA ile olan gerilimden dolayı banada MOSKOF
lafını yapıştırıyorlar,ankarada bazı tanıdıklar ARASOF diyorlarmış varsın
desinler,bu zamana kadar denmeyen ve yapılmayan kalmadı,önemsemiyorum.
Yazımın
başlığına gelince bugünkü bir BANKER hadisesi bu olayı ve bu konuyu yıllar
evvel kaleme almıştım, bugünki adli hadiselerden bu konuların daha derin
tarihsel yapısını yazmak zorunluluğu hissettim.
Çünkü
toplumumuz yurt içinde ve yurt dışında yaşantılarını idame ettirenler son 60
yılda bazı eksikliklerini özlemlerini elde edebilmek için onlara yalan
beyanlarla öyle yapılanmalar tuzaklar kurup iyi niyetleri sömürüp insanların
birikimlerini yok edip iç ettiler ve bunu defalarca çeşitli ihtiyaç ve çeşitli
kisve,ideoloji,sosyal yaşantıları örnekleme yapıp bu çerçeveden insanların
zaaflarından yararlanarak birikimlerini yok ettiler siz bunun nasıl aslında
içerde ve dışarda büyük uluslararası bir yapılanma olduğunu tarihi geçmişi ile
vericem.
Hatta
namuslu hareket eden kurumsal yapılarında nasıl bu büyük sistem tarafından çökertildiğini
işe gelmediği zaman anlatıcam.
Birincisi
çok uzun yıllardır TÜRKİYEDE devam eden bir televizyon dizisi, aslında çok başında size bir gizli
yapının varlığını bir DERİN oluşum olduğunu ÜLKEMİZDE gösterdi.
Tabi
bu işin SENARYO arka planındakilerin amacı TÜRKİYE insanının kafasına bilinç
altına girip yer etmek ve TÜRKİYE insanını farkına varmadan gerçekleri bir
SAHTE KAHRAMAN üreterek ÜLKE içinde pisikolojik harp ve prokobanda ile kendi
istikametlerinde insanların aklında bir DÜŞÜNCE oluşturmak.
Nedir
bu EKONOMİYİ,SİYASETİ,TİCARETİ,SANAYİYİ,SOSYAL HAYATI kısacası hepsini geri
plandan dizayn eden gizli bir uluslararası güç var ,onunda burda bir TAŞORON
oluşumu var.
Aynen
doğru 1947 yılında ABD ve İNGİLİZ güçleri ile faliyete ülkemizde geçen bu derin yapı 1955
gelindiğinde kendi sistemine göre bir SANAYİ,TİCARET,EKONOMİ ve
SOSYAL,KÜLTÜREL,SANATSAL,SPORTİF bir yapılanmayı oluşturuyor.
Aslında
bunu TÜRKİYEDE TSK içinde kurumsal olarak kuruyorlar fakat asıl bu yapının
PARALEL yapılanmasını dışarda idare edecek ve üst yönetici kadroları MASONİK
yapı içinden şeçilen ona görede bir hiyerrarşi kurulan sisteme GAYRİNİZAMİ
olarak dönüştürülüyor.
Daha
sonra bu yapı 1960 darbesinden sonra ikiye ayrılarak bir birleri ile rekabet
içinde olan zaman zaman , DERİN bir
uluslararası yapıya dönüşmüştür.
Bu
yapının bir kısmı laik Atatürkçü kesime dönük çalışırken yapının yani ELMANIN
öbür yarısı muhafazakar,dindar,milliyetçi kadrolara dönük çalışıyor.
Aslında
rekabetleri dönem dönem çok kanlı dahi olsa aralarında bir anlaşmalı hiyerrarşi
ve gizli adı konmamış kurallar ve kanunlarla SEVK ve İDARE oluyor…
Aslında
son noktada iki gurubunda bağlı olduğu tüm emirleri TÜRKİYE içinde harfiyen
uygulayan bu iki derin yapı direk ANGLASAKSON gücünün idaresinde ekonomik güç
sağlamasınıda ANGLASAKSON güçlerin SİYONİSLERE işaret ederek verdirilmesi
sağlanıyor.
Tabi
asıl bu derin yapılanmaların elde ettiği kaynaklar paylaşılmış karlı
ticaret,sanayi sahaları bunlar üstündeki egemenliklerini ve çekişmelerini ÜLKE
içinde siyasete egemen olarak her dönemde STRATEJİK planlamalar ve her konuda
insan yetiştirerek gerçekleştirip bunlar üstündende ülkede kritik yerlere
yerleşiyorlar.
Yerleşemedikleri
yerleri GAYRİNİZAMİ veya YASAL KILIF lar bularak yok edip,imha edip oraları
dolduruyorlar.
Yani
basit bir türkiye insanı neye zar atarsa atsın fark etmiyor en tepeden
yönetenler aynı, ülke kaderini değiştiriyorum sananlar sadece STRATEJİK
hedefleme yapılmış planlar üstünde giden legal veya ilegal oluşumlar.
İşte
buna son 60 yılda
ERGENEKON,GLADİO,BOZKURTLAR,KONTRGERİLLA,GÖKTÜRKLER,SÜPER
NATO ve şu anda dillerde olan ÜST AKIL diyorlar.
Tekniği
kısa verdikten sonra ÜST AKLIN size ekonomik alanda yıllarca çeşitli vaatlerle
insanımızı nasıl sömürdüğüne biraz dem vurucam.Çünkü bu örgütü siz hep eli
silahlı kar maskeli aradınız aslında onların eli hep sizin cebinizde olan
tiplerini görseniz hadi canım diyeceğiniz basit kimselerdi,ama TARİHE,ÜLKE
YÖNETİMİNE,EKONOMİYE hiç sezdirmeden onlar yön veriyorlar.
1960
lı yıllar bir yakınım o dönemde mevduat tasarruf fonu olan devletin memura
verdiği TASARRUF BONOLARINI toplar bulunduğu bölgede İstanbul o dönemde birkaç bölgeye
ayrılmış bu toplanan yani DEVLETİN MEMURA ZORUNLU BORÇLANMA senetlerini kırarak
yani vadesinden önce para vererek toplayıp,meşhur son toplanma ana yeri
rahmetli KASTELLİ lakablı merhum ABİDİN CEVHER ÖZDEN beyde biriktiriyorlar oda
bu bonolar üstünden piyasada spekilasyon yapıyor ve bu işlerden büyük para
kazanılıyor.
Tabi
mekanı cennet KASTELLİ BORSA ve BANKACILIK yatırım konusunda uzman bir insan
İSTANBUL BORSASININ o yıllar yani 1960 larda en hızlı namuslu ve dürüst
tüccarı.
Bu
yıllarda anlattığım gibi büyük servet yapıyorlar dostları ile,TÜRKİYE nin 12
eylül 1980 darbesi ile tanıştığı günler.
Darbeyi
yaptıran üst akıl darbenin başarılı sonuç verebilmesi için daha evvelden
planladıkları ve bu planları ÜST aklın dışardaki ANGLASAKSON beynin kendi
ülkelerinde 1970 li yıllarda sahaya sürdükleri TOKAT(NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK)
sistemini ŞABLON plan olarak bizde uygulanması için veriyorlar.
Bunun
baştan şimdi açıklayamıycağım bir küçük konuda labaratuar denemesini İZMİRLİ
bir iş adamı ve ortağı geri plandaki bir emekli albayla deneyip başarılı sonuç alınca,planı
TÜRKİYE geneli ve YURT dışı ayağı olarak iki ayrı programa koyuyorlar.
Birincisi
BANKERLİK furyası başlatarak yurt içi tüm türkiyede BANKER görünümlü kişiler
yaratılıp,bunlara parayı bankaların vermediği yüksek meblağlı faiz oranları
verdirerek , halkımızdan büyük meblağda para toplayıp toplanan paralarıda geri
plandaki ÜST YAPININ güvenli kişileri üstüne alarak bir müddet sonrada PARA ve
FAİZ sarmalı dönmüyeceği için BÜYÜK PLAN dahilinde dönemin MALİYE BAKANI sayın
ADNAN BAŞER KAFOĞLUNA yaptırılan bir açıklama ile BANKERLER heran batabilir
sözlerini basın vasıtası ile savurarak ,piyasalarda büyük KAOS çıkartıp zaten
HAYAL mahsülü olan BANKERLİK müessesesi batırılarak insanlar BANKERLİK
bürolarına hücum ettirilerek aslında büyük bir defter kapatılıyordu.
Yurt
dışında yaşıyan İŞÇİ vatandaşlarımız iki defa darbelilerdi hem yatırımlarını
BANKERLERE hemde bazı medya kuruluşları kullanılarak ucuz araba,ev,arsa gibi
vaatlerle onlardanda toplanan tüm paralar ÜST YAPININ kasalarına adeta bir nehir gibi aktı.
Bir
çok namlı BANKER sokak köşelerinde açlıktan yok olup gitti,bazıları hatta bazı
gazetecilere konu oldu mesela BANKER YALÇIN çaycılıktan nasıl banker oldu ve
tabiki ŞENER ŞEN filmlerinde İlyas salmanın oynadığı BANKE BİLO tiplemesi konu
oldu, aslında bunlarda PİSİKOLOJİK harp ve prokobandanın bir usülü idi bir
yerden vatandaşı soyan ÜST AKIL bir yerdende bu tip sanat ve sosyal yapıtlarla
dikkatleri başka yönde toplayıp kendilerine ÖRTÜ sağlayarak nihayi hedefte
yürüyorlardı.
İşte
burda işini bilen hadiseyi gören benim akrabam tüm parasını ZİRAAT bankasında
tutuyor o iki sene boyunca yakın arkadaşlarına sakın bankerlere para
vermemesini hatta hiç batmıycak olan sağlam dediği KASTELLİ ye bile para
vermemelerini çok söylediği halde arkadaşları paralarını veriyorlar ve büyük
servetleri gidiyor.
Tek
KASTELLİ batmıycak BANKER zaten o aralar BANKACILIĞA geçicek bazı banka
sahipleri ile görüşüyor fakat KASTELLİNİN batmaması kurulan KAPAN oyunu bozar
illaki kastellininde batırılması gerekli,oda şöyle yapılıyor kastelli topladığı
tüm mevduatı garantili sağlam BÜYÜK BANKALARA veriyor ve onlardan aldığı
BONOLARI, parasını aldığı müşterilerine GARANTİ olarak veriyor.
Üst
akıl ne yapıyor bu büyük banka yönetimlerine baskı yaparak KASTELLİYE ödeme
yapmayı durdurtuyor alacaklı
vatandaşı KASTELLİ üstüne sürerek onu
mağdur ediyor arkasından kaçması için zora sokuluyor zaten o arada mecbur kalıp
kaçan kastelli otomatikman yıkılmış oluyor.
Ama
TÜRKİYE tarihinde batan BANKER müeesesinden vatandaşın parasını aldığı sonuna
kadar TEK KURULUŞ ,5 YIL İÇİNDE BANKER KASTELLİ merhum ABİDİN CEVHER ÖZDEN dir.
Namuslu
olduğu için ÜST YAPI tarafından artık hedefe konmuş bu büyük SIRLARI bildiği
için şüpheli bir intahar hadisesine kadar bu yapının hedefi olmuştur.
Kastellinin
intahar ettiği yıl içinde intahar vakalarına bir baksınlar belkide ÜST YAPI
kendi içindeki ikili rekabetten birbirlerini yok edip SAHALARINI
temizliyorlardı???
O
yıllarda TÜRKİYE nin en iyi işadamlarından biri olan hala devasa iş yaşamına devam eden ,TÜRKİYE iş hayatında tarihsel
gelişimi olan sayın MEHMET EMİN KARAMEHMET zor duruma ihtilalcilerle düşürülmüş
hatta ahbablığımız olan ÇUKUROVA holding mali müşavirlerinden merhum Z.T hiç
yok yere uzun bir zaman cezaevinde kalmış ve çıktıktan sonra üzüntüsünden
kalbine yenik düşmüştü.
Tabi
üst yapının çeşitlide atraksiyonları vardır sonra ERGENEKON mahkemelerine düşen
tapelerde gördükki hala yıl 2004 senesi bazı işadamlarımıza baskı yapan
gurupların olduğu acaba bunlarıda ÜST YAPI o resmi kurumların içindemi
görevlendirmişti?
VADİLİ
dizlerin SENARYOSUNU kim veriyor diyede araştırdıklarında bu KURUMLARA uzanan
dinleme TAPELERİ ortalığa dökülmüştü.
Arkadaşlar
konu uzun mevzu BÜYÜK size bugünki mevzuya dönecek olursam 28 şubatın
arkasından İSLAMİ adla başlayan ve hedefleri AVRUPADAKİ işçi kardeşlerimiz olan
yapılar aynı atraksiyonlarla yine temiz niyetli,Müslüman,dindar insanların
paralarını tokatladılar çeşitli büyük SANAYİ ve TİCARİ sahte PROJELERLE bir kere
daha ÜST YAPI dönemin uluslararası konjöktürüne uygun ekonomik dolandırıcılıkla
hem para topladılar,hemde ÜST YAPININ gayrinizami servetine tur attırdıkları
gibi ileriye dönük STRATEJİK siyasi açılımları için ÖZELLİKLE İŞVİÇRE merkezli
ALMANYA üstünden toplanan paraları orda biriktirdiler.
Neyle
start aldı bu para toplama işi en büyük 1999 APO operasyonu arkasından MİLLİ
araba üretme projesi ve bunun kısa zamanda sonlanması ile bazı büyük ESRARENGİZ
cinayetler ile kamuoyunu meşgul eden
günler…
Sonrası
aniden yıkılan koalisyon hükümeti ve bugünki seçimlerden büyük başarı kazanan
bir SİYASİ partinin çıkışı ve bu partinin SİYASİ yasaklı liderinin yasağının
kalkması ile MİLLİ proje üreten MİLLETVEKİLİ şeçilmiş memleketinden beyin şeçim
sonuçlarında HİLE çıkması ve MİLLİ beyin JET hızı ile cezaevine giden MİLLİ
serüvenin yerine bugün devletimizin en tepesine halkın milletimizin oyu ile
şeçilerek gelen devlet büyüğümüz.
Bu
yazımda SPOR ve SANAT,SOSYAL hayatı içine koymuyorum çok uzun oluyor
sıkılmayın,ama şunu söyleyebilirim ÜST AKLIN dünyada ve içimizde
HIRİSTİYAN,MUSEVİ,İSLAM tarikatları hatta bunların bazılarını mesela HİRİSTİYAN
ve MUSEVİ ortak içinde bulundurdukları ührevi dinsel yapılar vardır uluslararası
nitelikte.
Bunlar
çok iyi derecede bulundukları ülkelerde İSTİHBARAT ÖRGÜTLERİNİ ve GÜVENLİK
GÜÇLERİNİ ve diğer kamu ,özel sektör kuruluşlarını kullanabiliyorlardır.
Sevgili
arkadaşlarım bu çok küçük TÜRKİYE insanının nasıl ezildiğinin bir küçük
kronolojisi bu çok daha büyüyecek sayfalar dolusu kaleme alınacak yaşanmış
konular…
İşte
arkadaşlarım bir iş yapan gerçekler vardır,birde çok iş yapıyoruz diye gözüken gizli mihraklar vardır MİLLETİ planlı programlı tongaya düşürerek SERVETLER
elde eden.
Delikanlı
adam İMZA attığı yeri bilir,MİLLETİ esir alıp kadınlardan medet uman sahte
KAHRAMANLARDAN olmadık..
SAYGILARIMLA,
ZEKİ
ARSLAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder