Sevgili
arkadaşlarım dostlarım uzun zamandır PAZAR yazısı yazmamıştım,bu aralar bazı
dostlar ağbi PAZAR yazılarını kestin niye diyince size açılayım hemde yazayım
bu hafta diye düşündüm.
Ben
devamlı aynı şeyi yaparsam bir müddet sonra o işi yapamam böyle bir
rahatsızlığım var,her Pazar yazıyorum daha sonra bu bana esaret gibi esir
olmuşum gibi geliyor onun için PAZAR yazılarını kesmiştim,yoksa mevzu
kitlendiğinden değil bende mevzu lebiderya.))
Kızarsam
ağzımda çok bozuktur,kızdırmazlarsa şerefsizim şeker gibi çocuğumdur,on numara
delikanlıydım sigortamı attırdılar.
Gelelim
başlığımız KURTOĞLU meselesine hayatta bir babam öldüğünde ağladım birde
KURTOĞLU SUAT bey öldüğünde.
Suat
bey 1931 doğumlu babam akranı bir ağbimdi,RİZELİ aslen lazcayı çok iyi bilir müthiş
entelektüel sosyalist görüşlü ve müthiş bir çevreye sahip,hümanist,dost
canlısı,iyilik sever mütevazi dört dörtlük insan yoktur ama dört üçlük insandı.
Tabi
babam erken ölünce çevremde eski tanıdığım bir büyüğüm hiç evlenmedi ama çok
zampara gençliğini ben kısa pantolonlu bilirim süper güzel kaliteli hanımlar ile yaşardı.
1960
lı yıllarda meşhur ÇATI kulübü işletmiş tiyatro çalıştırmış sonra büyük ithalat
ihracat işleri ile meşgul olmuş bir insandı.
Tabi
benim dostluğum onun elli dört yaşlarına tekamül ediyor ben o zaman genç on
dokuz yaşında bir delikanlıyım.
Bana
eğer keyfi yerinde ise MORUK naber der şundan dolayı ne olucak senin halin 1923
doğumlu adamlarla arkadaşlık yapıyorsun oğlum bir gün herkes atta olucak bak
ortada kalıcan,ileriyi görüyormuş.
Bazende
sinirliyse ne o KÖPEK dama çıkıp uluyormuşun diye takılır ne yapıyor o İT
sürüsü arkadaşların diye bana laf koyar.(oda şundan dolayı o dönemlerde ben
biraz sağ görüşlüydüm ondan bana kızardı.)
Haftada
bir gün, iki gün akşamları boğaz manzaralı ÇATI home beyoğlundaki ofiste
çilingir masamızı kurar manzaraya karşı rakımızı içer siyaset ,derin işlerden
konuşurduk.
Siyasi
bir konu işine gelmedimi hemen HOŞT KÖPEK yine faşistliğin tuttu der bana yüzünü
buruşturur kıpkırmızı olur sinirinden gözlüklerinin altına bakarak derin bir
rakı kadehinden fırtını çeker sonrada ZEKİ alınmıyorsun dilmi derdi,gülerek yok
be ağbi derdim gülerdik.
İşte
ilk videosunu ben verdim şu anda benim oğluma bir konuyu yaşlılıktan sorduğum
gibi şu tuşa basarsam ne olur buna basarsam ne olur sorar bende anlatırdım.
Arada
başı zamparalık yaptığı hatunların yakınları ile belaya girer ZEKİ diye arar
gider bir gözükürüm etrafa, bir sürü böyle anı ama şu anda bile insan gülüyor
ama anlatamıyor.
Kaldığı
bina tarihi bir bina en üst katı bir ara SÜLEYMAN cemati büyük bir daireyi 8
odalı yurt olarak tutmuş yanı başında,tabi çocuklar badem bıyıklı efendi
insanlar fakat bir gece soba için odun kırıyorlar SUAT ağbide uykudan uyanıyor
çıkışıyor tabi çocuklar ellerinde balta rahmetliye çıkışınca korkmuş hemen
içeri girmiş.
Ertesi
günü beni aradı ZEKİ böyle böyle ağbi akşam masayı kur geliyorum dedim,silahı
belime koydum gittim rakımızı içiyoruz hakikaten gece 00.30 suları bam güm bir
sesler hemen kapıyı açtım çıktım karşımda iki arkadaş ZAGOR gibi odun kesiyor
ne oluyor lan burda tabi birazda gazı almışım çocuklar baktı bu sefer bela bir
tip anladılar silahlı külahlıyız ağbi kusura kalma malma dedim bir daha burda
böyle şey görmiyeyim gündüz kırın odununuzu,ağbi okuyoruz aslanım dedim o zaman
akşam üstü kır gece millet uyuyor kırılmazki odun ,yıl 1985)))
Neyse
hadise rayına girdi SUAT ağbinin kadim dostları var gel dedi bir gün seni
birileri ile tanıştırayım kim ağbi bunlar,dedi bunlar meşhur merhum AHMET
MERTER beyin katilleri.
Konu
şu istanbulda bu merter ilçemizin o dönemde toprak sahibi zengin bir işadamı
AHMET MERTER bu suat ağbinin bana tanıştırdığı iki kişi tarafından
öldürülüyor,bu öldürenlerde maktulün oğlunun arkadaşları ADAPAZARI HENDEKLİ
abaz milletinden iki kişi bu 25 nolu MASON locasının biraz ilersinde NURİ ZİYA
sokağın o zaman beş katlı iki ortak bir HAN ları var.
Gittik
ne hikmetse adamlar bana o yıllarda 1961 yılında işledikleri şuçu anlattıkları
gibi konunun ince taraflarını diğer asli suçlularıda anlattılar,o zamanda bu iki
kişi bayağı yaşını almıştı.
Hadise
bayağı vahim bir hadise belki bilmiyorsunuz basında bazı arkadaşlara bazı eski
işlenmiş cinayetlerin orijinal mahkeme tutanaklarını verdim incelesinler diye
sonra bana iade ettiler teşekkür ettiler bende çocukluktan biraz CİNGÖZ
RECAİ(AYHAN IŞIK macera filmleri) hastalığı vardı bu konuları çok incelerdim.))
Bunun
gibi daha sonra SUAT ağbinin yine çok yakın arkadaşı meşhur TÜRKİYENİN ilk en
büyük eroinini FRANSA MARSİLYADA yakalatan KELEBEK RUŞEN KAPTAN ile tanıştırdı
oda rahmetlik oldu üç çocuğu vardı bana yakın yaşları oda tüm macerasını
fransanın en kaçılmaz cezaevinden kendisini mafyanın nasıl kaçırdığını ve
türkiyeye soktuğunu uzun rakı içerek kendi leventteki evinde anlattı.
Zaten
sonrada sayın UĞUR DÜNDAR beyin programına çıkarak ordada televizyona bu
macerasını anlattı.
İşte
KURTOĞLU RİZELİ SUAT beyle böyle günlerimiz geçti bazen balık pazarında
CUMHURİYET meyhanesinde,bazen KEPENDİKİ KADİRİN yerinde bazen rahmetli
refik,yakup ağbilerin mekanında içeriz haftada bir gün sohbet eder onu evine
bırakır ordan çeker giderdim.
Bana
derdi seni bir gün meşhur RİZELİ YUNUS bey vardı SOVYET MASASINDA MİT uzun
yıllar çalışmış,emekliydi o yıllarda onla tanıştırıcam derdi olmadı.
Suat
ağbi ile daha evvel bir yazımda var bir SİLAH satış işine girdik fakat çıkmamız
o yıllarda çabuk oldu başımıza büyük iş aldık oda yanlışlık şundan SİLAHLAR
FİLİSTİNE gidicek anlaştığımız firma bir ABD li musevinin firmasıymış ben onu bilmiyordum,kısa
geçiyorum bir dünyayı başımıza topladık SUAT ağbi çok sinirli ZEKİ lütfen bir
müddet görüşmeyelim dedi ve görüşmedik.))
Suat
ağbinin son yılları kızdırıyordum MORUK daha ölmedinmi diye çok
sinirleniyordu,bende gülüyordum KÖPEK diyordu bana.
En
son hanım çok severdi ağbi gel ayşe kadın fasulye yapıcam dedi maalesef rahatsızlandı
hastaneye gittim turp gibiydi hep aynı senaryo SUAT ağbi basit bir ameliyata
girdi fakat çıkamadı.
Babası
rahmetlik İSTİKLAL HARBİ GAZİSİ edirnekapı şehitliğinde sakin ve az bir yakını
ile defnettik,ALLAH RAHMET EYLESİN MEKANI CENNET OLSUN.
Şimdi
bu insanlardan numunelik bile kalmadı,sizlere eski istanbulun ve ülkemizin
çeşitli bölgelerinin insanlarını yaşantılarını ve maceralarını anlatmak
isterim.
İstanbulun
özellikle delikanlıları has insanlardı YEŞİLKÖY sahilinin delikanlılarından
başla,BAKIRKÖYLÜLER,SAMATYALILAR,KUMKAPILILILAR,CANKURTARANLILAR,KARAGÜMRÜKLÜLER,KASIMPAŞALILAR,TOPHANELİLER,KADIKÖY,FENERBAHÇE,ÜSKÜDAR
gurubu,FINDIKZADELİLER çok büyük delikanlılar,esnaf mahalle delikanlılarıydı o
yıllarda çakallık,şerefsizlik,arkadan vurmak,kadına kıza tebelleş olmak yoktu.
Sizlere
bu mahallerin içindede olduğum şahitte olduğum kavgalarını
barışmaları,eğlenceleri emniyette yenilen sopaları zaman zaman anlatıcam.
Ben
gençken zaman boşa gidicek diye günün 22 saatini ayakta geçirirdim,hiç yerimde
duramazdım valide hanım bir gün bir arkadaşı görüyor OKAN evladım ZEKİ yi
gördünmü ortalıkta yok demiş arkadaş teyze BODRUM da demiş validede anlamamış
hangi evin bodrumunda evladım demiş yok teyze ev bodrumu değil EGEDE AYDIN
ilimizin yazlık ilçesi BODRUM,valide demiş evladım dün akşam sempte lokale
iniyorum diye çıktı teyze işte ordan bir arkadaş dedi fırladılar BODRUMA
gittiler.
Bundan
sonra tavsiyem ANKARADA bunca yıl bana ağır şeyleri yapanların içindede
bilinçsizce varmış gibi gözükenlerin aslında bilinçli var oldukları çok planlı
ve SİNSİCE bu işleri yaptıkları belli oldu.HERKES HADDİNİ BİLECEK?
Hepinize
iyi pazarlar.
SAYGILARIMLA,
ZEKİ
ARSLAN.









Hiç yorum yok:
Yorum Gönder