Sevgili
takipçilerim haftanın son dinlence günü pazarı mutlu geçirmeniz dileği ile
yazıma başlıyorum.
Sizlere
çok şey yazmak istiyorum ama ZÜCCACİYE DÜKKANINA GİREN FİL olmak istemiyorum.
Onun
için tatlı hatıralar yazıp kendimide mutlu edip sizleride iyi hatıralarla,aramızdan
kayıp gitmiş iyi insanları özellikle benim için yazıp sizlerinde
değerlendirmesi için kaleme alıyorum.
Bugünlerde
benim için KORKAK diyen insanlar,dostlar
oluyor çok önemli değil korkmak kötü bir şey değil insani bir duygu ömrümün
uzun yıllarını macera ile geçirdim,bırakından ellimizden sonra korkalım.
Korkalım
onunda tadını çıkartalım,sizler gibi hayat boyu korkmak için bir nedeni olmayan
insanlar korkunun tabiki ne olduğunu bilemez.
Şimdi
arkadaşlarım benim bir hocam,ağbim,arkadaşım vardı çocukken ilk dokuz on
yaşlarında baktı bende kabiliyet var tenisi ilk ciddi anlamda sadece özveri
olarak öğretmek için.
İsmi
yaşar dı ismi gibide yaşardı.
İlk
önce merhum ağbimiz tanıtayım 1930 doğumlu aslen kars kökenli fakat kars
vilayetimizle hiç alakası yok Suadiye doğumlu orda çok büyük bir köşkte doğmuş
zengin bir ailenin tek oğlu olarak,baba sirkecide büyük bir manufaturacı,tabi
çocukken özel ihtimamla büyümüş Galatasaray lisesini bitirmiş iyi derece Fransızca
konuşur aile içinde YOYO derlerdi biz yaşar ağbi derdik,kısa boylu ama çakı
gibi muazzam entelektüel bir insan.
Babasını
kaybettikten sonra türkiyede jet sosyete içinde muazzam bir hayata giriyor
fakat zaman içinde servetini bu yaşantıda kaybediyor ve yengeyi alıp FRANSA
PARİSE 1960 lı yılların ortasında yerleşiyor.
Ordada
yine renkli bir hayat büyük bazı gazetelerde çevirmenlik yapıyor fakat gece
hayatı son surat fransanın sahil şehirleri ve pariste devam ediyor.
Tabi
ben istanbulda tanıdığımda yaş dokuz on bana tenis oynamamda yardımcı olmaya
başladı ben ve benden küçük oğlu ile oynatıyor ama oğlu tenisten çok futbol
oynamak istediği için ben yaşar ağbi ile antreman yapıyorum tabi o beni dahada
geliştiriyor.
Avrupada
yaşadığı için program yapmayı seviyor günde iki saat tenis oynuyorsak sonra 1
saat benim havalı tüfeğimle kort arkasında atış talimleri yapıyoruz bazen
turnuva düzenliyoruz tost veya kolasına genelde ben kazanırdım ALLAH için silah
kullanmakta kabiliyetliydim.
Babamla
yaşıt oldukları halde bir samimiyetleri babam tarafından olmadı hatta babamda Fransız
kültürü ile yetişmiş bir insandı fakat konuşmazdı arada bir takılırdı hocanla
nasıl gidiyor diye iyi baba çalışıyoruz.
O
günlerde babam 6.35 mm CZ marka bir tabanca hediye etti bana iki kutuda mermi
trabzondan getirtti S&P ben o marka mermiyi çok severdim çünkü kovanları
krom kaplama çekirdekleri çelik olurdu.
Babamın
hediye ettiği tabancayı gösterdim,dedi baban seni çok seviyor,güldü ve çok
güveniyor.
Tabi
o zamanlar türkiyede yabancı basını takip etmek hem çok pahalı hemde zor iş
yaşar ağbi fransanın önemli dergileri ve gazetelerine abone aylık onlar geliyor
onlardan tenis ile ilgili olanları bize okutuyor bilgi veriyor.
O
yıllarda dünyada şimdiki gibi tenis turnuvaları çok değil tutulan iki büyük turnuva var biri efsanevi
ingilterede WIMBELEDON,fransada ROLAN GAROS işte bu ROLAN GAROS kulübü aynı
zamanda dergide çıkartıyordu yaşar ağbide abone tüm uğraştığımız sporun
bilgisini yaşar ağbiden alıyorduk,arada bizi eve toplar orda kahve çay
sohbetler ederiz.
Tabi
yaş büyüdü artık alkol ,akşam gezmeleri çeşitli arkadaşlarla toplantılar,bazen
özel geceler yemekli tabi onlara yaşar ağbi yenge ile oğlu ile gelir her zaman
janti kıyafetleri boynunda fuları ailesi ve tüm çevremiz kendisini ünlü Fransız
komedyen aktör luis de fenuse benzetir,bazen söylerler kızar ama güler geçerdi.
Çokta
bilekli ve kavgada ederdi bir gün yine hemşerisi KARSLI SEMENDER bey var(gerçek
isimler) bir mevzuya restorantta kızıyor kendi 1.60 sinirli geriliyor 1.90
boyunda semender beye vuruyor tabi semender beyde kaş göz aşağıya iniyor.
Tabi
yaşar ağbiyi tüm galatasaray camiası tanır,kendisi yenge benim akrabalarım bir
aile gibiydik.
Onlar
derdi ZEKİ hepimizin çocukları var bizle oturmazlar bir sen varsın bizimle
gelip oturan arkadaşlık yapan,bazen gece ailece restorandan çıkarız yaşar
ağbiye veya rahmetli enişteme gideriz sabah gün ışır masadan öyle kalkılır,güzel
sohbetlerimiz olurdu.
12
eylül oldu PAŞA tutturmuş herkes silahını teslim edicek,yoksa 30 yıl hapis
arkadaş çöp tenekeleri içinde sokaklarda silahlar fışkırıyor,alınmıyorki şuçlu
olur bilinmeyen silah adam teslim edeceğime çöpe atarım diyor teslim etsemde
fişlenicem diyor gidiyor sokakta bir yere,çöpe denize atıyor.
O
aralar İngilizce kursuna gidiyorum,tren istasyonunda bekliyorum bir baktım
yaşar ağbi geldi,hayırdır ağbi ilçeye iniyorum elinde bir poşet bunu teslim
edicem ne teslim edicen ağbi, bunu dedi poşete bir baktım baygınlık geçiricem
38 cal SİMİT&WESSON revolver krom nikelaj tabanca ağbi sen bana ver sen
burdan git bende kursa gitmeyim.
Başladı
düşünmeye eline yapıştım ama bırakmıyor,vermedi kaymakamlık binasına kadar
ayrılmadım ikna etmek için edemedim üzülüyor ama düşünüyorda.
Akşam
eve gittim babama anlattım güldü vermedimi dedi,korkmuştur dedi baba dedim
yandım yandım bittim dedim teslim etti sonuna kadar gittim ikna edemedim.
Yıllar
sonra bir gün ailece içiyoruz ZEKİ dedi içimde bir şey kaldı söyliyecem dedi,ne
ağbi dedim o gün sana silahı vermedimya dedi çok pişman oldum sonra,eğer sana
verseydim hiç olmazsa benden sana bir hatıra olurdu,çöpe gitmezdi ben onu ta
fransadan getirmiştim ama korktum meğerse korkucak bir şey yokmuş dedi.
Bir
gün lokalde oturuyorum kış günü akşam alkolü fazla kaptırmışım ayılayım diye
bir yerden kahve bir yerden soda elimde hürriyet gazetesi TÜRKİYENİN ilk kadın
dedektifinin hatıraları onu okuyorum aha kadın anlatıyor aylarca takip ettim
sosyetenin içindeki elmas hırsızını en sonunda bir parti esnasında görevli
olarak katıldığımda büyük takip ve kovalamacayla yakaladım ama adam çok atletik
ve iri yapılı boğuşurken yoruldum silahıma davrandım ve enterne ettim.
Hadise
1950 li yılların başında geçiyor kadın isim verince şimdi rahmetlik oldu eşide
öyle B.K ben şok oldum tarifte uyuyor yav bu bizim çokda zengindir,çokda yakışıklı
asil görsen sanki dersin buchingam kıraliyet sarayında eşi ile öyle bir insan
zaten lakabı LORD.B sonra düşündüm yaşar ağbi ile arası yok hep konuşmazlar
küst ne zaman sorsam yaşar ağbi s… sabıkalı derdi ama söylemezdi ne
olduğunu.Bende merakla sorardım suratı ile boşver der elini sallardı.
Tabi
gazeteyi usulca katladım arkama yaslandım lokalde beklemeye başladım yaşar
ağbiyi geldi, dedim ağbi şuna bir bak bizimki bir okudu o kısa boyu ile bana
bakarak gülmeye başladı demek buraya kadarmış dedi,tabi yaşar ağbi ta o
yıllardan bu iş biliyor açık etmiyormuş,gazeteyi aldı muzipçe her oyun
masasında büyüklerimize okutmaya başladı tabi hadise dalga,dalga yayılmaya
başladı bu mekanı cennet olsun LORD B. ağbimizde yine kendisine çok benziyen
duayyen gazeteci bir sarışın büyüğümüzünde yakın ahbabıydıda TÜRKİYENİN ilk
kadın komiser dedektifi hadiseyi bilmeden çatlattı.
Tabi
LORD lokalde dava edicem gazeteyi tekzip edicem isim benzerliği falan,filan ama
artık lokalden uzaklaştı ne bir tekzip ne bir yalanlama zaten YOYO işi
sosyetedeki hızlı günlerinden biliyormuş bu konuyu açığa vermemek için ona söz
vermiş…
İşte
daha böyle bir çok çocukluk,gençlik anısı YAŞAR ağbi ile geçti.
Artık
son yıllarda görüşemiyorduk birgün bir baktım geldi beni galatasarayda buldu
benimde hasret gidermeye ihtiyacım varmış ağbi yürü krependikiye giyoruz,yok
dedi GUT başladı az içiyorum öğleden sonra, az içersin dedim iyi dedi gittik oturduk
gündüz mezeler rakı ne az içicez sohbet akıyor, akşam geç oldu üç gün sonra bir
akrabamda buluşmak için sözleştik orda devam edicez,toplanıp sohbete.
İki
gün sonra bir haber geldi yaşar ağbi ani bir kalp kırizi ile hayata gözlerini
yummuş.
Suadiyede
sevenleri,yakınları,ahbapları YOYO yu son yolculuğuna uğurladık.
ALLAHRAHMET
EYLESİN MEKANI CENNET OLSUN.
Bizim
geleneklerimizi biz zannederdikki MİLLİ şimdi öğrendikki bir zamandır biz MİLLİ
değilmişiz bu milletin örfü adeti ile yetişmemişiz.
Arkadaşlar
hepinizin gözlerinden öperim.
SAYGILARIMLA,
ZEKİ
ARSLAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder