Sevgili
takipçilerim,bir süredir sayın CUMHURBAŞKANIMIZ RECEP TAYYİP ERDOĞAN
beyefendinin muhtarlarla yakın toplantıları ve onlara dönük çalışmaları var
zaten bunu kamuoyu basın vasıtası ile çok açık şekilde izliyor.
Bu
konuyu bende sayın CUMHURBAŞKANIMIZ göreve geldikten sonra yaptırdığı
çalışmaları merakla izliyordum,çünkü aslında bu konu çok stratejik derin bir
konu.
Merhum
eski CUMHURBAŞKANIMIZ SÜLEYMAN DEMİREL beyefendinin en büyük özelliği ülkemizdeki
o zaman 72 vilayetinin(o yılarda 72 vilayetti) en küçük beldesi ve köyüne kadar
orda yaşıyan ileri gelenlerini tanıması ve bunları hafızasında tutması ile
bilinir ve BABA da bu yeteneğini çok iyi kullanırdı.
12
eylül 1980 darbesinden sonra KURUCU MECLİSİN ANAYASAYI yapması ve yeni
CUMHURBAŞKANIMIZI referandurumla şeçtikten sonra çok partili hayata kısa zaman
içinde geçerken tabi merhum TURGUT ÖZAL bey arkadaşları ile ANAP(ANA VATAN
PARTİSİ) kurdu ama şeçimlere çok kısa
bir hazırlık zamanı vardı.
İşte
orda MERHUM DEMİRELİN bu özelliğini bile merhum TURGUT bey ve kurmay heyeti
kısa zamanda türkiyedeki tüm muhtarların büyük kısmına köy ve mahallerde
ulaşarak onların desteğini yerel halktan hızlı bir şekilde alarak,iktidar
yolunu kendine hazırladı.
Aslında
bu çalışma ve burdaki özellikle ilk açıklıyacam o yılların SEFERBERLİK TETKİK
KURULU sivil yapılanmasının yurt çapındaki desteği ve zaten ANAP içindeki
kurmaylarının çok büyük kısmının bu tandastan gelmesinin büyük yardımı olmuştur,
merhum TURGUT ÖZAL beyefendiye.
Zaten
şöyle düşünürseniz tüm siyasi yasaklılar içinde mehum ÖZAL beyefendi gibi bir
dindar insanın 1975 şeçimlerinde MSP den aday olması ama kendisinin
darbecilerce HÜKÜMETE alınması ve sonrada siyasi parti kurarken KÖŞK ten YASAK
vetosunu yememesi o dönemde NATO GENEL KOMUTANI BERNARD ROGERS beyin gizli
desteğinide alarak bu sıkıntılardan kurtulduğunun istihbari bilgilerini
konuların güvenlik tahkikatında bulunmuş bazı kimseler bana iletmişti.
1982
ANAYASASINI yapan KURUCU MECLİS ÜYELERİDE o zaman TÜRKİYE genelinde çok hassas
şeçilmiş yine TÜRKİYE tabanını temsil eden elit kimselerdi.
Şu
anda sayın CUMHURBAŞKANIMIZIN bu çalışması muhtarlarla ilgili o kadar o yılları
bana hatırlatıyorki zaten 1981 nufuz sayımında ,sayım memuru olarak görev yapmıştım
şu andaki çalışmalar sanki yine benzer bir sistemde yürüyormuşuz gibi geliyor.
Hatta
o günün RİZE bölgesi kurucu meclis üyelerinden biri çok sevdiğim bir büyüğüm
kendi KONYA bölgemin bir KURUCU MECLİS üyesi merhum TURGUT beyin çok arkasında olan yakın bir isim oda bizzat şahsımla çok
yakınen görüşen ,muhterem şu anda merhum olmuş bir beyefendiydi…
Tabi
teknik olarak bugün bu çalışmalar ve son saatlerde sayın CUMHURBAŞKANIMIZIN
yeni açıklamaları TÜRKİYE yi yönetim sistemini değiştirme açıklamalarını getirmesi
hep YENİ kelimesini kullanarak yönetim tarzlarının değişmesi gerektirdiğini
kamuoyuna deklare etmesi 12 eylül 1980 den sonraki gibi yeni bir ANAYASA
çalışması yapılmak istendiğini bize gösteriyor.
Tabi
son haftalarda yüksek yoğunlukta bir TERÖRE maruz kalmamız ve özellikle kendi
kaynaklarından aldığım güneydoğu bölgesinden istihbari bilgiler ve yine basın
medya yolu ile görsel olarak izlediğimiz terör hareketi ve terör örgütünün
toplumsal hareket dizayn edebilmesi bende verdiği izlenim 1992 21 MART NEWROZ
kalkışmasından daha geniş, daha gelişmiş ve sofistike olmuş bir terör hareketi
ile karşı karşıya kaldığımızı gösteriyor.
Şırnak
bölgesinde ÖZERKLİK ilan edilmesi gibi terör örgütü tarafından yapılan
açıklamalar bana tebessüm ettirdi.
1992
nevruzunda ŞIRNAK ilini basan 1500 silahlı PKK terör örgütü militanı ile
dönemin ŞIRNAK valisi sayın MUSTAFA MALAY beyin silah arkadaşları ile ŞIRNAK
ilini güvenlik güçleri ile topyökün bir muharebe ile çarpışarak koruması ve Şırnak
ilindeki TATAR aşiretinin korucularla verdiği büyük destek ile ŞIRNAK ilinde
TÜRK BAYRAĞI indirilememiş,sadece İL EMNİYET MÜDÜRÜNÜN biraz basiretsiz durumu
canlı yayında televizyonlardan toplumda moral bozucak şekilde aksetmiş fakat
dönemin valisinin üstün başarısı ile ŞIRNAK TERÖR ÖRGÜTÜ tarafından düşürülememiştir….
Bugün
duruma baktığımızda maalesef bazı kötü yapılan hadiselerin dönüşüde bize kötü
olabiliyor.
Yıllar
sonra diyoruzki darbelere ,sıkıyönetimlere,olağan üstü hal uygulamalarının alt
yapısını çeşitli kontra örgütler hazırlamış terörü ve anarşi ateşinin üstüne
onlar benzini dökmüş ceremesini TÜRKİYE halkları çekmiş.
Evet
maalesef doğru fakat bu şekildede devletin yapıcağı bir şey
kalmıyor,TOPRAKLARIMIZIN BEKASI için son anda sert reflek kullanıyor devlet.
Yani
çok uzun zamandır,terör örgütüne yurt sathında fazlaca yeni unsur yapılanmaları
mesela KCK gibi göz yummak ,hatta 2000 li yıllardan
itibaren yurt sathında PKK şehir yapılanmaları ve KÜRT entelektüel yapısı ile
BATI lı istihbarat servislerinin burda dans etmesine göz yummak bizi şu günkü
durumlara getirdi…
Sonuç
gerekirse ülke bekasının tümünü gözetip korumak için ekonomik,siyasi,milletin
can güvenliği açısından 82 vilayette aynı andan itibaren sıkıyönetim
uygulamasına geçilebilir olmasının düşünülmesi ve bunla beraber TÜRKİYE
DEVLETİNİN nasıl bu coğrafyada tüm kardeş halkları ile barış içinde müreffef
bir şekilde yaşayabileceği bir yönetim modelini uygulamaya halkın desteğini
alarak geçmek gerektiği düşünülebilir…
Türkiyeye
her zaman içerdeki taşoronlarla dışardaki BATILI güçler hep stratejik
derinlikleri olan tuzaklar hazırlıyorlar,umarım bu ülkenin yöneticileri hem
kendileri için hemde yönettikleri devletin bekası için bu tuzakları fark edip
kestirebiliyorlardır.
Burda
içimizden unutmayın suyun başını tutanlardan bu TUZAKLARA büyük destek
verildiği kanatı içindeyim.
Zaman
bize göstericektir?
SAYGILARIMLA,
ZEKİ
ARSLAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder