Sevgili
takipçilerim,bir gerçeği söylemek lazım herkesin hakkını iade etmek için.
Gazetecilerimiz
tabiki bizde zihin açıyor,onların sayesinde yaşadıklarımızı tecrübelerimizi
gerçek hayatta olanları hatırlıyoruz.
Bugünlerde
bazı gazeteci arkadaşlarımız basında devlet güvenliği öne çıktığında nasıl
AMERİKA ve ALMANYA,İNGİLTERE gibi ülkelerde hukuk yolu ile müdahale edildiğini
anlatıyor ve hukukun bile zaman zaman devlet güvenliği için bazı ŞUÇ
sayılabilecek hadiseleri örttüğünü kapattığını söylüyorlar.
Bunun
bizde olmadığını ama BATI demokrasisinin kuvvetli olduğu ülkelerde olduğunu
yazıp,söylem halindede medyada beyan ediyorlar.
Bunun TÜRKİYEDE uygulamada olmadığı doğru değil
,devlet güvenliği tehdit altında olduğu durumlarda ülkemizdede kapalı
bilgilendirme ile hatta resmi gizli dosya içeriği kapalı ilgili kurumların
yazıları ile HUKUK bizdede çok eski zamanlardan beri bu tip önem haz eden
devlet güvenliği ve gizliliği gerektiren konularda TERAZİDEKİ hanfendi gözünü
kapar ona göre işini yapar.
Tabi
bu devlet güvenliğini konuları geneldede
GELENEKSEL çalışmalarla gerçekleşir,ama bir ülkede bazı şeyler yozlaşmışsa bu
tip geleneksel veya kanuna bağlanmış müdahale çeşitleride yozlaşmış şekilde
kullanılabilir,adeta KARS kaşarı gibi süner,malesef?
Ben
bunları örnek hadiselerden değil kendi yaşantımdan örneklerle kısa vereyim.
Yıl
1991 o yıllar deşifre olmadığımız yıllar bir mevzudan gözaltına alındım,toplu
halde mahkemeye sevk edildik bir tek benim tutuklanmamam lazım,ama maalesef ben
tutuklandım.
M
ALATYALI bir devlet büyüğümüz yüzünden olduğunu hemen demir parmaklıkların
arkasında anladım.
Neyse
herşeyde bir hayır var bundada hayır varmış bazı cezaevindeki tanışmalar
yüzünden bazı suikastların nasıl yapıldığını burda öğrenmiş olduk.
Tabi
bir çok tanıştığımız dostumuz oldu ilginç karşılaşmalar oldu.
Mahkeme
bir üst mahkemeye İstanbul DGM sevk etti,bir mahkum arkadaş koğuşta dediki
kardeş senin ilk mahkemeyi görmen en az sekiz ay bak burda 16 aydır mahkemeye
çıkamayan arkadaş var.
Canım
sıkıldı ankaraya şifreli mesaj geçtim DAYI ben burda böyle zordayım mahkemeyi
kısaltın ben çıkayım.
Neyse
olaylara maceralara girmiyorum cezaevine yazı geldi mahkeme için karar gelmiş 2
ay sonraya.
Bu
sefer mahkumlar bana garip garip bakıyor.)))))
Neyse
sevk aldık 2 ay sonra İSTANBUL da DGM mahkemesine çıkıcaz,birkaç gün evvel
avukat geldi dedi ZEKİ bey bu arkadaşlarla(şuç ortağı) kişilerle anlaşmazsanız
bunlar ifade verirler siz dışarı çıkamazsınız.
Avukata
dedim canım kardeşim mahkemeye gel müdahil olarak girme kendimi savunucam ve
burdan tahliye olucam,olmaz öyle şey dedi,olduğunda görürsün dedim.
Mahkeme
günü geldi ALLAHRAZI OLSUN koğuşumda SAMSUNLU MEHMET isminde bir ülkücü ağbim
gıri renkli İFSENT LAUREN marka takım
elbiselerini verdi.çıktık mahkemeye geniş bir salon arkamız dolu en arka
hadisenin ilginçliğinde POLİS arkadaşlarla dolu hatta FRANSA dan gelen bir
Fransız arkadaşım bile var.
Hakim
anlat ZEKİ ARSLAN dedi vatan,millet,sakarya anlatıyorum karar durumuna geldi
HAKİM yedek hakimlerin ortasında (o zaman bir veya iki yedek hakim ASKER di)
SAVCI beye sordu ne düşünüyorsunuz TUTUKLU hakkında, sayın SAVCI bey gözünü
kapatmış önüne bakıyor ben tutuklunun tahliyesine ve davadan vareste
tutulmasına karar verdim dedi….!!!!!!
Yargılanan
bir Malatyalı arkadaş var yanımda onun avukatı merhum MEDET SERHAT bey daha
sonraki yıllarda bir suikaste kurban gitti.
O
bana sola dönerek bir baktı,bende ülkücü bıyıkları var tabi civa gibi
delikanlıyız,salonda herkes zannetti bana KÜRT kökenli bir TÜRKİYE vatandaşı
olduğu için baktı bugüne kadar herkeste öyle bilmiştir,aslında alakası yoktu.
Burda
şunu belirteyim benim tahliyem 1.körfez savaşının start olduğu yoğun bağdat
bombalamasının başladığı geceden 24 saat sonradır.
Zaten
10 kasım günü 1990 tutuklanmam sonrada 2 ay on gün sonra serbest kalmamın asıl gizli sebebi o zaman zarfında IRAK ile
olacakları ve başka konuları bilmemden dolayıdır…
Serbest
kaldıktan sonra ankaraya gittim bir görüş bildirmek için DAYI dedim bu mahkeme
salonunda merhum MEDET SERHAT bey bana baktı iyi bir arkadaştır dedi,DAYIM..!!!
Anlatacak
çok şey var bu konularda GERÇEK DEVLET GÜVENLİĞİ için akan sular durur,ama
gerçek olucak ANTEP,KİLİS havası olmayacak)))?
Bu
yazıma BİR olarak ek yaptım devamı ilerde olucak.
SAYGILARIMLA,
ZEKİ
ARSLAN.







Hiç yorum yok:
Yorum Gönder